Ana Sayfa HABERLER Collins Aerospace’in Eyleyici Sistemlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Edward Dryden: “Türk savunma, havacılık ve uzay sanayisinin başarısına katkıda bulunmak istiyoruz.”

Collins Aerospace’in Eyleyici Sistemlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Edward Dryden: “Türk savunma, havacılık ve uzay sanayisinin başarısına katkıda bulunmak istiyoruz.”

Yazar: MSI

MSI Dergisi’nin 187’nci sayısında yayımlanan tanıtıcı makale, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Collins Aerospace’in Eyleyici Sistemler Bölümü, müşterilerine ve özellikle de Türkiye’deki uçak programlarının geleceğine, geliştirdiği en son yenilikleri sunmayı hedefliyor. DSEI 2019’da görüştüğümüz Collins Aerospace’in Eyleyici Sistemlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Edward Dryden, firmanın, bu alandaki çalışmaları ve gelecek hedefleri hakkında bilgi verdi.

2018 yılında, UTC Aerospace Systems ve Rockwell Collins’in bir araya gelmesiyle oluşturulan Collins Aerospace; küresel havacılık, uzay ve savunma sanayisine sunduğu inovasyonların ve çözümlerin, sektörün en iyisi olması hedefiyle çalışmalarına devam ediyor. Dryden, Collins Aerospace’in vizyonunu, şu kelimelerle ifade ediyor: “Biz, havacılık ve uzay kavramını yeniden tanımlıyoruz. Bu çok cesur bir açıklama; ama Collins Aerospace olarak, müşterilerimize çok yönlü çözümler sunabilmek ve onlarla güçlü ve güvenilir ilişkiler kurabilmek için sektörümüzün çalışma dinamikleri doğrultusunda ön planda olmak istiyoruz.”

Collins Aerospace, kullanıcıların karşılaştıkları en zorlu durumlara yönelik çözümler sunabilecek ve hızla gelişen küresel pazarın taleplerini karşılayabilecek yeteneklere, kapsamlı bir portföye ve uzmanlığa sahip. Bu durum, özellikle Dryden’in yöneticileri arasında olduğu Eyleyici Sistemler Bölümü için geçerli.

Collins Aerospace’in Eyleyici Sistemler Bölümü, çeşitli amaçlara özel olarak geliştirilen Amaca Uygun Eyleyici Sistemleri sunuyor. Bunlar arasında Silah Bölmesi Kapı Tahrik Sistemi (WBDDS) de bulunuyor.

 

Geniş Yelpazedeki Yetenekler

Son teknolojik gelişmeleri bünyesinde barındıran Collins Aerospace’in; sabit kanatlı, döner kanatlı ve askeri platformlara yönelik geniş bir eyleyici sistemler portföyü var. Eyleyici sistemler konusunda 50 yıldan fazla deneyime sahip olan şirket, ürettiği bir dizi eyleyici ürün ve sistem ile müşterilerine çok çeşitli çözümler sunabiliyor: Ana uçuş kontrol sistemleri (sabit kanatlı ve döner kanatlı platformlar için), yatay kuyruk trim eyleyicisi, yüksek kaldırma (high lift) sistemleri, hava alığı (nacelle) eyleyicisi, buzlanma önleyici valfler, çeşitli kompozit parçalar, füze güdüm kontrol yüzeyi eyleyicileri ve amaca uygun çeşitli eyleyiciler.

Collins Aerospace’in geleceğe yönelik odağında ise elektrikli sistemlere yönelik teknolojiler, entegre bileşenler ve sistemlerin durumunu izleyen teknolojiler var. İnsansız hava araçları, 5’inci ve 6’ncı nesil savaş uçakları, eğitim uçakları veya ABD’nin FVL (Future Vertical Lift / Geleceğin Dikey Kalkış-İniş Aracı) programı için uçak tasarlayan firmalar, yeni nesil hava platformlarının zorlu görev profillerine uygun çözümler sunan Collins Aerospace’e güvenebilir.

Son teknolojik gelişmeleri bünyesinde barındıran Collins Aerospace; sabit kanatlı, döner kanatlı ve askeri platformlara yönelik geniş bir Eyleyici Sistemler portföyüne sahip.

 

Collins Aerospace’in Eyleyici Sistemler Bölümü’nün üretip teslim ettiği sayısal kontrol (Fly-By-Wire) eyleyicileri, bugüne kadar toplam 10 milyardan fazla uçuş saatini tamamladı. Eyleyici Sistemler Bölümü, hidrolik ya da mekanik çözümlerden elektromekanik çözümlere kadar, tam ya da kısmi eyleyici sistemler için müşteri gereksinimlerine özel çözümler üretebiliyor; ayrıca, ürünün tam performans göstermesini sağlamaya yönelik tam sistem entegrasyonu ve test hizmetleri sunuyor.

Dryden, bir noktayı özellikle vurguluyor: “Müşterilerimizi desteklemeye yönelik en önemli araçlarımızdan biri, onlara sunduğumuz satış sonrası çözümlerimiz.” Collins Aerospace, bu konuda, tam anlamıyla küresel yeterliliğe sahip olmasıyla öne çıkıyor. Dünyanın her yerinde, yılın 365 günü, 7/24 hizmet veren bir destek ağına sahip olan Collins Aerospace, satış sonrası hizmetler/bakım-onarım-işletme hizmetleri konusunda da yetkinlikleriyle dikkat çekiyor.

Geleceğe dair değerlendirmelerini de paylaşan Dryden, “TX, FVL, Tempest, FCAS ve TF-X gibi askeri programlarda ve sabit kanatlı savaş uçakları ve eğitim uçakları gibi alanlarda muazzam bir potansiyel olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullanıyor.

Collins Aerospace, milyarlarca saat uçuş süresini geride bırakmayı başaran yüksek kaliteli havacılık sistemleri sunuyor.

 

Eyleyici Sistemler Bölümü, Dryden’ın gelecek için sıraladığı projelerdeki iş birliği fırsatlarını, firmanın küresel düzeydeki yetkinlikleri ve V-22, NH90, A400M, KC-390, HAWK, M-346 ve Eurofighter gibi programlarda edindiği tecrübeler sayesinde değerlendirmeyi hedefliyor.

“Türkiye, Eyleyici Sistemler açısından son derece önemli bir konumda.” diyen Dryden, sözlerine şöyle devam ediyor: “Eyleyici Sistemler Bölümü, bir yandan mevcut ortaklıkları pekiştirme çalışmalarına devam ederken diğer yandan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), ASELSAN, HAVELSAN, Roketsan ve TÜBİTAK gibi kurumlarla yeni ortaklık fırsatlarını araştıracak.”

Collins Aerospace, Türkiye’deki mevcut programlar kapsamında; HÜRKUŞ’un Çevresel Kontrol Sistemi (ECS)’ni ve T625’in ana ve kuyruk pervanesindeki eyleyicileri sağlıyor. Ancak Collins Aerospace’in geneline bakacak olursak firma aynı zamanda, BLACK HAWK’ın farklı sürümlerine ve T625’e, telsiz ve navigasyon sistemleri; F-16 simülatörlerine çeşitli sistemler ve insansız hava araçlarına uçuş kontrol sistemleri de tedarik ediyor.

Dryden, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Örneğin TF-X ve HÜRJET, hâlihazırda, Eyleyici Sistemler Bölümü’nün takip etmekte olduğu iki stratejik program. Mevcut varlığımızı arttırıp yerli içerik ve çözümlere odaklanarak, Türkiye’deki yerel sektör liderleriyle iş birliği yapmak istiyoruz. Türk havacılık ve uzay sanayisindeki büyümeden cesaret alıyoruz. Eyleyici Sistemler Bölümü olarak, küresel projelerimiz için kullanabileceğimiz bir tedarik üssü oluşturabileceğimize işaret eden potansiyel fırsatlar görüyoruz.”

Collins Aerospace, savaş uçaklarına yönelik simülasyon çözümleri de sunuyor.

 

Güçlü Kabiliyetler

Collins Aerospace’in Eyleyici Sistemler Bölümü’nün, GLMRS (Güdümlü Çok Namlulu Roket Sistemi) ve Standart Missile gibi programlar da dâhil olmak üzere, hassas güdümlü füzelere yönelik Kontrol Amaçlı Eyleyiciler hakkında geniş deneyimi bulunuyor. Eyleyici Sistemler Bölümü, pek çok füze uygulaması için Kontrol Eyleyici Sistem (CAS) ve İtki Vektör Eyleyici (TVA) sağlama kabiliyetine de sahip. Örneğin; firma, çok çeşitli füze uygulamaları için ayrık eyleyicilerden, füzelere tam entegre çözümlere kadar çok çeşitli paketleme konseptlerine sahip CAS’lar geliştiriyor. Collins Aerospace’in imalat süreçlerinde, üretim hızı düşükten yükseğe değişkenlik gösteriyor; bazı ürünlerden yılda yalnızca birkaç tane üretilirken bazı sistemlerden binlerce üretiliyor.

Collins Aerospace, yeni teknolojiler içeren yeni ürünler geliştirmeye devam ediyor.

Eyleyici Sistemler Bölümü’nün bir diğer özelliği de Amaca Uygun Eyleyici Sistemler tasarlayabilmesi, geliştirebilmesi, üretebilmesi ve kalifiye edebilmesi. Amaca Uygun Eyleyici Sistemler; kapı, valf ve askeri platformlarda bulunan diğer mekanizmaların hareketini sağlayan tek amaçlı özel eyleyicilerin bir araya gelmesiyle oluşuyor. Firmanın geliştirdiği amaca uygun eyleyici sistemler arasında şunlar yer alıyor: silah bölmesi kapak tahrik sistemi, yakıt ikmal probu, hava freni, kanat katlama (uçak gemisinde konuşlanabilen uçaklara yönelik), çeşitli kapak eyleyicileri, döner lançer (bombardıman uçaklarına yönelik), kanat ok açısı eyleyici sistemi ve çeşitli yatak kilitleri.

Eyleyici Sistemler Bölümü’nün; Ana Rotor, Kuyruk Rotoru ve Tilt Rotor Uçuş Kontrol Eyleyicileri konusunda, özellikle de çeşitli döner kanatlı platformlara yönelik Doğrudan Tahrik Değeri (Direct Drive Value / DDV) ve Elektrohidrolik Servovalf (Electrohydraulic Servovalves / EHSV) gibi çözümler içeren sayısal kontrol çözümleri konusunda oldukça köklü bir geçmişi var. Dryden, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Mekanik uçuş kontrol eyleyicileri ve elektromekanik çözümler sağlama konusunda uzun yıllara dayanan bir tecrübeye sahibiz ve Collins Aerospace’in, yedeklilik ve arıza emniyet parçaları dâhil olmak üzere arıza emniyetli tasarım konusundaki deneyimi gerçekten çok kapsamlı. Eyleyici teknolojilerimizin genel bakıma ihtiyaç duyacağı zamana kadar olan süreyi uzatmak ve eyleyici kontrol sistemi mimarisini basitleştirmek için araştırma ve geliştirmeye yoğun bir şekilde yatırım yapmaya devam ediyoruz. Sipariş üzerine, özel yapım test ekipmanları sunabiliyoruz ve ayrıca dikey entegrasyon yapma kabiliyetine de sahibiz.”

50 yıldan fazla uçuş kontrol tecrübesine de sahip olan Collins Aerospace; FBW, Elektro-Hidrostatik (EHA) ve Elektrikli Yedek Hidrolik Eyleyicilere (EBHA) yönelik ilk ticari eyleyici teknolojilerini geliştirdi. Elektrikli Eyleyiciler (EHA / EBHA) sağlama konusunda 10 yılı aşkın bir hizmet içi tecrübesi olan ve kısa zaman önce yeni platformlar üzerinde SMART eyleyici teknolojilerini tanıtan firmanın ürün portföyünde, hem ticari hem askeri uçaklara yönelik ürünler yer alıyor. Eyleyici Sistemler Bölümü, gelecekte, yeni nesil uçaklara yönelik Elektromekanik Eyleyiciler (EMA) geliştirmeyi hedefliyor.

Collins Aerospace, bir dizi yeni nesil teknoloji üzerinde çalışıyor.

Yeni Teknolojiler İçeren Yeni Ürünler

Firmanın inovasyon yapmaya odaklandığı bir başka alan da Yüksek Kaldırma Sistemleri. Yakın bir geçmişte, Collins Aerospace’in Eyleyici Sistemler Bölümü, 2022 yılına kadar, yüksek üretim hızlı / yüksek üretim hacimli Yüksek Kaldırma Sistemi’ne yönelik sistemler, bileşenler ve kurulum teknolojisi konseptleri sunmak için, 8,5 milyon dolar değerinde bir proje üzerinde çalışmaya başladı. Dryden, yürütülen çalışmalar hakkında şu bilgileri veriyor: “Mühendislerimiz, mekanik olarak senkronize edilmiş tüm yüzeyleri süren merkezi bir güç ünitesi yerine, her istasyondaki birimleri çalıştıran, yeni sistem için dağıtık bir mimari arayışı içinde. Bu sayede pilotlar, panellerin ayrı ayrı kontrol edilmesi yoluyla sistemi daha yüksek hassasiyetle çalıştırılabilir ve geleneksel sistemlerin gerektirdiği iletim millerine olan ihtiyaç ortadan kaldırılabilir. Bu gerçekleştiğinde, sistemlerimiz daha kolay işletilebilir ve uçak üreticileri için sistem kurulumu daha maliyet etkin bir hale gelebilir.”

Yeni nesil Yüksek Kaldırma Sistemi’nde, mevcut sistemlere kıyasla daha az parça kullanmalı; böylece uçak yapımı için gereken süre ve ayrıca uçak yapısına aktarılan yükler azaltmalı ve yapısal bileşen ağırlığı, boyut ve bunlarla orantılı olarak yakılacak yakıt miktarı da azaltılabilmeli. Yenilikçi dişli tertibatı sayesinde sistemin kendisi de hafif olmalı ve ağırlığı daha da azaltabilmek için ileri teknolojiyle üretilmiş malzemelerden imal edilmeli.

Eyleyici Sistemler Bölümü, ayrıca, yeni nesil Yüksek Kaldırma Sistemi’ni, kablosuz sensörlerden oluşan akıllı bir sistemle donatmayı hedefliyor. Bu sistemin, tasarımcılara elektronik tork sınırlandırması getirmesi; operatörlere ise sistemin çalışma koşullarını izlemek suretiyle öngörülebilir bir idame kabiliyeti sağlaması amaçlanıyor.

Collins Aerospace’in imalat süreçlerinde; üretim hızı, düşükten yükseğe değişkenlik gösteriyor; bazı ürünlerden yılda yalnızca birkaç tane üretilirken bazı sistemlerden binlerce üretiliyor.

 

Havacılık ve uzay sektöründeki temel trendlerden biri, hidrolik teknolojilerden elektrikli sistemlere geçiliyor olması. Collins Aerospace, elektrikli sistemleri içeren hava aracı çözümlerinin getirdiği faydalardan istifade etmeye yönelik ürünler geliştiriyor ve piyasaya sürüyor. Bu faydalar arasında, ağırlık ve maliyet düşüşünün yanı sıra güvenilirlik ve esneklik yer alıyor. Elektrikli, motor tahrikli eyleyiciler ve sistemler, elektrikle kontrol edilen hidrolik servo valflere ve hidrolik hatlara olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Collins Aerospace, uygulama için gerekli hızda ve torkta yüksek verim elde etmek için, elektrikli tahrik motorlarının optimizasyonu konusunda geniş deneyime sahip bulunuyor. Collins Aerospace’in geliştirdiği düşük maliyetli ve ölçeklenebilir motor sürücüleri, farklı güç gereksinimlerine sahip sistemlerde kullanılabilir ve bu da ortak bileşenlerin ve mimarinin yeniden kullanılması nedeniyle tekrarlanabilir performans sağlayan, yüksek güvenilirlikli bir çözüm sunuyor. Öte yandan elektrikli sistemler, işletme açısından esneklik sunuyor ve hidrolik gücün daha kritik kullanım sistemlerine yönlendirilmesine olanak sağlıyor.

Entegrasyon çalışmalarının doğal bir sonucu olarak Collins Aerospace, işlevsel unsurları bir araya getirmeye yönelik fırsatlar arayışı içinde. Amaca uygun eyleyici denetleyicilerinin Araç Yönetim Bilgisayarları (Vehicle Management Computers / VMC)’na entegre edilmesinin yararlarının araştırılması, buna örnek verilebilir. Collins Aerospace’in VMC’si, yüksek yedeklilik gerektiren, uçuş açısından kritik uygulamalarda kullanılmak üzere üçlü çok çekirdekli işlemcilere, yüksek hızlı iletişim sistemlerine ve açık mimariye sahip. VMC’nin gelişmiş işlevselliği, sayısal kontrollü uçuş imkânı sağlıyor, otonom ve insansız operasyonu destekliyor ve sistemin görev yönetimi ve hizmet yönetimi gibi birden fazla uygulamayı barındırmasına izin veriyor. Bu entegrasyon, daha az ayrık kontrol üniteleri anlamına geliyor ve bu da uçak ağırlığından önemli derecede tasarrufu sağlıyor.

Collins Aerospace, ayrıca, akıllı sensör sistemleriyle donatılmış eyleyici paketleri de geliştiriyor. Titreşim, sıcaklık ve yük gibi parametreleri, gelişmiş öngörü algoritmalarla izleyen sensörler kullanan Collins Aerospace, orijinal ekipman üreticilerinin (OEM) arızaları erken bulmasına yardımcı olabiliyor veya bakımın daha masraflı ve zamana dayalı bir bakım çizelgesine göre değil, daha maliyet etkin ve koşula dayalı bir şekilde yapılmasına olanak sağlayabiliyor. Bu algılama sistemleri, sistem veya eyleyici ağırlığı üzerinde ihmal edilebilir bir etki yaratacak şekilde uygulanabiliyor.

Collin Aerospace, ana ve kuyruk pervanesindeki eyleyicilerin yanı sıra T625’teki telsiz ve navigasyon sistemlerinin de tedarikçisi.

 

Collins Aerospace, kompozit malzeme alanında ise bu malzemenin yüksek maliyetli olduğu algısını yıkmaya çalışıyor. Havacılık ve uzay sektöründeki geleneksel bakış açısına göre, kompozitlerin düşük ağırlıklı olmasıyla sağlanan tasarrufun da bir maliyeti var. Fakat birleştirme ve malzeme teknolojilerinde olduğu kadar, tasarım ve üretim yöntemlerinde de gerçekleştirilen atılımlar sayesinde Collins Aerospace, artık kompozitlerin avantajlarını, dünya çapındaki müşterilerine, çoğu zaman ek maliyet olmadan sunuyor. Bunu başarmak için Collins Aerospace’in, İngiltere Banbury’deki, Eyleyici Sistemler Kompozit Mükemmeliyet Merkezi, eksenel yüklerin iletimi için yenilikçi kompozit-metal birleştirme teknolojileri; ayrıca, yüksek viskoziteli reçine sistemleri ve yüksek oranda otomatize edilmiş üretim sistemi kullanan patentli bir süreç geliştirdi. Uçak kanatlarının ve gövdesinin yapısal bileşenleri olan çubuklar ve bağlantı çubukları gibi yapısal parçalar, bu yeni gelişmelerin uygulandığı temel kısımlar. Böylelikle Collins Aerospace de malzeme alanındaki uzmanlığını, kompozitlerden en yüksek faydayı sağlayacak şekilde kullanabiliyor.

Malzemelerin özelliklerine en uygun yerlerde ve en doğru şekilde kullanılmasını sağlamayı amaçlayan Collins Aerospace, hem maliyet hem de ağırlık açısından etkin çözümler sunuyor. Örneğin, yük yolları ve geometriler karmaşık olduğunda, izotropik özelliklerinden dolayı genellikle metal avantajlıdır; burada izotropi, malzemenin her yönde aynı özelliklere sahip olduğu anlamındadır. Kompozitler, genellikle yük yollarının ana lif yönü ile hizalanabileceği durumlarda üstündür. Collins Aerospace, çubuklarda ve bağlantı çubuklarında, sıkıştırma ve gerilme yükleri için optimize edilmiş laminatlı hafif karbon fiber kompozit tüp kullanıyor; kenet demirleri gibi uç kısım bağlantılarında ise karmaşık gerilimlere ve geometrilere ihtiyaç duyulduğu için metal kullanıyor.

HÜRKUŞ’un Çevresel Kontrol Sistemi (ECS), Collins Aerospace tarafından sağlanıyor.

 

Metal ve kompozitin bir araya gelmesi söz konusu olduğunda, Collins Aerospace’in Eyleyici Sistemler Bölümü’nün kanıtlanmış tasarım felsefesi, yapıştırarak bağlama yönteminden farklı yöntemlere dayanmaktadır. Böylelikle, yapıştırılmış bağlantıların imalatında, test edilmesinde ve kalifikasyonunda ortaya çıkan zorlukları ortadan kalkmakta ve her tür çalışma koşulu altında; maliyet etkin, sağlam ve güvenilir bir yük transferi sağlamaktadır. Yapıştırıcı madde kullanılmayan bu birleştirme teknolojileri, daha az kritik olan uçak yapıları için de maliyet etkin olmakla birlikte, esas olarak kritik uçuş uygulamaları için sertifikalandırılmaktadır. Eyleyici Sistemler Bölümü’nün kullandığı birleştirme teknolojileri, bir yandan mekanik bir arayüz sağlarken, diğer yandan yüksek stres konsantrasyonlarının bir sonucu olarak laminatı zayıflatan perçinlere duyulan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Birleşme yerleri, kompozit ve metal yüzeyler arasında aşınmayı önlemek için, önceden yüklenir; göreceli bir hareket olmaması, yüksek yorulma yüklerinin, birleşme yerlerine zarar vermeden sürdürülebileceği anlamına gelir. Bunun müşteriler açısından anlamı ise hizmet süresi boyunca bakım gerekmemesidir. Bileşenler, uçağın ömrü boyunca dayanacak şekilde tasarlanmış ve test edilmiştir.

Collins Aerospace’in Eyleyici Sistemler Bölümü, gerek önceden empregne edilmiş gerekse de kuru elyaf işlemenin faydalarını entegre etmeye yönelik tescilli bir üretim teknolojisi geliştirdi. Havacılık ve uzay sektöründe, genellikle performans ve üretim maliyeti arasında büyük bir ödünleşme söz konusudur. Üstün performans sunan yüksek viskoziteli reçine sistemlerinin, pahalı prepregler olarak tedarik edilmesi ve işlenmesi gerekmektedir. Collins Aerospace, yüksek viskoziteli reçine sistemlerinin, reçine hazırlama ve empregne etme işlemlerini birleştiren tescilli patentli bir işlem aracılığıyla prepreg maliyetinin bir kısmı karşılığında kullanılmasını sağlamıştır. Prepreg adlı bu malzeme, daha sonra yüksek düzeyde otomasyonla çalışan bir filament sarım makinesine doldurulur. Geleneksel prepreg malzemelerin yerine girdi olarak lif ve reçine kullanılması, hammadde maliyetlerini önemli ölçüde azaltırken, daha fazla ürün optimizasyonu ve esneklik sağlıyor.

Bu yenilikçi birleştirme ve işleme teknolojileri, Collins Aerospace’in Eyleyici Sistemler Bölümü’nün, havacılık ve uzay uygulamalarında kompozit kullanımı konusunda büyük bir sıçrama sağlayarak, aynı fiyata, dövülmüş alüminyum çubuklara kıyasla %50’ye varan ağırlık tasarrufu sağlayabileceği anlamına geliyor.

 2,881 total views,  4 views today

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.