Milscint.com - Ana Sayfa
29.08.2008
 

MSI Dergisi’nde Çalışmak İster misiniz?...MSI'ın 34. sayısı çıktı. Derginizi bayinizden istemeyi unutmayın... MSI'ın 34. sayısı çıktı... SAVUNMAHABER...MSI ... Aylık Savunma Teknolojileri Dergisi ...SAVUNMAHABER...MSI... Military Science & Intelligence ...MSI... Aylık Savunma Teknolojileri Dergisi ...SAVUNMAHABER...MSI... Military Science & Intelligence ...SAVUNMAHABER...


Kullanıcı Adı :
Şifre :
Beni Hatırla :

Lütfen haber arşivi içerisinde arama yapmak için bir kelime giriniz.

341- Anadolu Kartalları

 

 

                 Bir Önceki Sayı        Bir Sonraki Sayı

E-mail gönderin

 

Sayfa 4 BAŞYAZI
Türkiye’nin Yeni Nikos Samspon Örnekleri: Barzani ve Talabani
Ardan ZENTÜRK / a.zenturk@milscint.com

Cumhuriyetimizin “ikinci adamı” İsmet İnönü’nün, 1963 yılında Başbakan olarak o günkü adı Avrupa Ekonomik Topluluğu olan AB ile tarihi “Ankara Ortaklık Anlaşması”nı imzalamadan hemen önce, yanındaki genç diplomatlara dönüp söyledikleri, tarihi bilgelik taşıyor...
“Bakın, bana bu metni imzalatıyorsunuz. Bu anlaşmada, günü geldiğinde ve istediğimiz zaman kendi özgür irademizle bu topluluktan çıkma hakkımız var mı?..”
O günün tanıkları, İsmet Paşa’nın, diplomatlardan, “Merak etmeyin Paşam, istediğimiz an, bu anlaşmayı tek taraflı olarak feshedebiliriz” garantisi aldıktan sonra imzaladığını anlatıyorlar. Aynı İsmet Paşa, Kıbrıs’taki Başpiskopos Makarios yönetiminin Ada’daki Türkler’e dönük etnik temizlik stratejilerini ortaya çıkartıp, faşist bir örgüt olan EOKA’nın planlarını suya düşürmeye karar verdiğinde, yani 1964 yılında, ABD Başkanı Johnson’dan aldığı tehditkâr mektuba verdiği cevapla da tanınır: “Gerekirse dünya yıkılır, yeniden kurulur ve Türkiye o dünyadaki yeni yerini alır...”
...(Haberin Devamı)

Sayfa 8 SAVUNMA KISA

Sayfa 20 ANALİZ
Atlantik-Avrupa Savunma ve Güvenlik Politikalarında Yeni Fırsatlar ve Riskler
Doç. Dr. Mesut Hakkı CAŞIN
/ m.casin@milscint.com
Yeditepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

İkinci Dünya Savaşı sonrasında uygulamaya konulan Avrupa savunma ve güvenlik politikaları, NATO ve Varşova Paktları arasında karşılıklı dengelerin korunmasına dayalı ve ideolojik vizyonun ön planda olduğu bir “güç rekabeti” yaşanmasına yol açtı. Avrupa Güvenlik vizyonuna daha yakından bakıldığında; Demirperde'nin iki tarafında yer alan “bölünmüş Avrupa”nın dominant aktörleri olan Washington ve Moskova, iki kutuplu sistem içerisinde, periferide yer alan müttefikleri arasındaki “müşterek düşman” kavramının tarafları konumundaydı. Bu yüzden, Atlantik-Avrupa coğrafyasındaki kolektif güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik müttefikler arasındaki askeri ve diplomatik çabaların odak noktasını, “derinlikli ve güçlü çıkar birliği”ni zorunlu kılan, ideolojik ana fikirler şekillendirdi.
Bu süreç içerisinde, ABD’nin nükleer caydırıcılığı ve Hava Gücü şemsiyesi, Batı Avrupa’daki demokratik rejimlerin güvencesi olmakla kalmadı, İkinci Dünya Savaşı’nda ciddi ölçekte zarar gören Avrupa Güvenlik Mimarisi’nin yeniden tesis edilmesinin de temel taşını teşkil etti. Bir başka ifadeyle, 1815 Viyana Kongresi’nden, 1919 Viyana Antlaşması ve nihayet İkinci Dünya Savaşı sürecine kadar devam eden “Avrupa Ahengi”nin kontrolü, 1945 tarihi itibariyle kaptan köşküne geçen Washington’un ... (Haberin Devamı)

Sayfa 30 HABOM
THY’nin Uluslararası Bakım Üssü
Ümit BAYRAKTAR / ubayraktar@milscint.com

Uluslararası alanda faaliyet gösteren havayolu işletmecileri, kurallar gereği, filolarında bulunan uçakların ve uçaklar üzerindeki motor ve diğer komponentlerin belirli periyotlarda bakım ve onarımını yaptırmak zorundadır. Uluslararası faaliyetin devamı için olmazsa olmazların başında gelen bu zorunluluk, hava taşıtlarına yönelik bakım/onarım pazarında milyarlarca dolarlık bir iş potansiyelini de beraberinde getiriyor.
Dünya genelindeki bakım/onarım pazarına bakıldığında, 1980–2004 yılları arasında yüzde 2,4 oranında bir büyüme yaşandığı görülebilir. 2004–2010 yılları arasında ise yüzde 4,8’lik bir büyümenin gerçekleşmesi tahmin ediliyor. Bu pazardaki dış kaynak kullanımı yaklaşımı incelendiğinde ise; 1996’da yüzde 43 olan dış kaynak kullanım oranının, 2003’de yüzde 57’ye yükseldiği, dış kaynak kullanımının en yaygın olduğu faaliyetlerin başında motor bakım/onarımı geldiği ve dış kaynak kullanımı yaklaşımının en çok Avrupa’da benimsendiği görülebilir.
...

Sayfa 32 ANALİZ
M60 Modernizasyon Programı ve Türk Savunma Sanayi
Sami ATALAN/s.atalan@milscint.com

Dünyanın yaşadığı bu çok kritik dönemde, ulusal savunma sanayimizin var olma mücadelesini dikkate almak zorundayız. Türkiye’nin ana muharebe tankları için alacağı karar, belki de Türk Savunma Sanayisi’nin geleceğini belirleyecek. Ya, milyarlarca dolarımızı batırıp, yaklaşık 50 bin çalışanıyla savunma sanayimizi bir daha zor toparlanacağı bir krize sokacağız ya da Türkiye dünyanın önde gelen savunma endüstrilerinden birine sahip olacak…
Savunma Sanayi İcra Komitesi geçtiğimiz Ocak ayının 19’unda yaptığı toplantının ardından, M60A1 modernizasyon projesi kapsamında İsrail’in IMI (Israel Military Industries) firmasının taahhütlerini yerine getirmemesi gündemin üst sıralarında yer aldı. Sözleşme gereği Ocak 2005’te teslim edilmesi gereken ilk M60A1 Sabra prototipinin teslimatında yaşanan gecikme üzerine Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül şu açıklamayı yaptı: “ M 60 tank modernizasyonu konusunda bir gecikme var. Gecikme olduğu için ödemeler durduruldu. Eğer bu gecikme olmasaydı şimdiye kadar...

Sayfa 35 HABER
TAI de Artık Milli Şirket

TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TAI) tesislerinde 12 Ocak 2005 tarihinde gerçekleştirilen imza töreniyle; 15 Mayıs 1984 tarihinde Türk Ticaret Kanunu ve Yabancı Sermaye Teşvik Kanunu uyarınca kurulan TAI’deki Lockheed Martin of Turkey, Inc. (yüzde 42) ve General Electric International, Inc. (yüzde 7) şirketlerine ait hisseler Türk Uçak Sanayi A.Ş. (TUSAŞ) tarafından satın alındı. TUSAŞ firmasını temsilen Murad Bayar ve Muharrem Dörtkaşlı, Lockheed Martin of Turkey, Inc. firmasını temsilen Larry McQuien, General Electric International, Inc. firmasını temsilen de Brett BeGole’un imzaladığı “Hisse Satış Anlaşması”yla TAI hisselerinin yüzde 98’iTUSAŞ’ın oldu.
Yaklaşık altı ay önce başlatılan çalışmalar sonucunda imzalanan sözleşmenin ardından TUSAŞ ve TAI’nin tek bir çatı altında birleştirilmesi planlanıyor. Havacılık Sektörü’ndeki bu gelişmeyle birlikte, Türk Savunma Sektörü’nün SSM ve TSKGV kontrolündeki şirketlerini içine alan “yeniden yapılandırma” sürecinin önemli bir aşaması da tamamlanmış oldu.
...

Sayfa 36 ANALİZ
Şehir Cehenneminde Savaş
Sami ATALAN/s.atalan@milscint.com

Asimetrik bir savaşın güçlü tarafı için en riskli çatışma alanı meskûn mahal olduğunu daha önceki sayılarımızda belirtmiştik. Bu makalede ise, ABD Ordusu’na gerçek anlamda şehir savaşını tattıran “Phantom Fury” (sonradan Operation al-Fajr olarak değiştirildi) ve İsrail Ordusu’nun gerçekleştirdiği “Operation Defensive Shield” operasyonları kapsamında, son yıllarda sıkça üzerinde durduğumuz ve konseptlerini anlatmaya çalıştığımız şehir savaşları, yani meskûn mahal muharebelerinin gerçek uygulamalarına göz atacağız.
ABD Rövanşa Çıkıyor
Irak’ta yapılan 30 Ocak 2005 seçimlerinden önce, ABD Ordusu Irak’taki direnişçilerin (ABD ve Irak Hükümeti direnişçileri terörist olarak tanımlıyor) kalesi olarak bilinen Felluce’yi kontrol altına almak ve güvenli hale getirmek amacıyla geniş çaplı bir operasyon başlattı. Bu operasyonun gözlerden uzak bir başka amacı daha vardı. Felluce’ye karşı düzenlenen ilk operasyonda uğranılan bozgunun acısını çıkarmak...

Sayfa 42 ADVERTORIAL
Bilişim Teknolojileri ve Savunma Sanayi: NETAŞ
N. Tolga DİŞKAYA/ ntolgad@milscint.com

Türkiye’nin 1950’lerde başlattığı sanayileşme hareketi, “kendi teknolojilerimizi üretmek” için yapılan çalışmaların ardından teknolojik bağımsızlığımızı kazanmaya yöneldi. Teknoloji üretmek için ayrılan bütçeler ve hayata geçirilen projeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kararlı girişimlerinin önderliğinde, stratejik önemi nedeniyle doğal olarak savunma sanayimizde yoğunlaştı.
Savunma sanayi, teknolojik gereksinimler açısından değerlendirildiğinde, ülkelerin teknolojik gelişimini doğrudan etkileyen bir lokomotif olarak karşımıza çıkıyor. Teknolojiye yol gösteren stratejik ve taktik sahadaki gereksinimler ve bu gereksinimlerin karşılanması için aşılması gereken teknolojik engeller, doğal olarak dünya genelinde oldukça yoğun ArGe faaliyetleri başlatılmasıyla sonuçlandı.
Internet, savunma sanayinin teknolojiye nasıl liderlik ettiğini gösteren...

Sayfa 44 ANAVATAN SAVUNMASI
Bilişim Cephesi
Burak CODUR/bcodur@milscint.com

Savaşlar silah yerine bilgisayarlarla yapılıyor olsaydı, ordulara “silahlı kuvvetler” yerine “bilgisayarlı kuvvetler” derdik. Son yıllarda yaşanan gelişmeler “bilgisayarlı kuvvetler”in “silahlı kuvvetler”in yerini almasını henüz sağlayamadı, fakat “bilgisayarlı kuvvetler”i ülke savunmasının bir parçası haline getirdi.
Devletler çok geniş bir yelpazede tehditlerle karşı karşıyadır: düşman bir ordunun saldırısı, ekonomik bağımsızlığının elinden alınmaya çalışılması, kendisine yönelik casusluk faaliyetleri, başka devletlerin kültür ihracı çabaları, insanlarına uyuşturucu madde satılması gibi. Bu tehditler devlet örgütlenmesinin değişik birimleri tarafından ele alınır. Ordu, istihbarat teşkilatı, polis ya da bir bakanlık, bu tehditlere karşı koymakla...

Sayfa 52 TEKNOLOJİ KISA

Sayfa 54 HOVERCRAFT
Uçan Bot
Şamil YALÇINER / editor@milscint.com

1870’lerde İngiliz John Thornycroft, gövde bölümü basınç odası biçiminde olan bir teknenin bu bölmesine hava pompalandığında, teknenin suyun üzerinde yükseleceğini ve sürtünme azalacağı için daha hızlı hareket edebileceğini ileri sürdü. Bu düşüncesini geliştirdiği modellerle denedi ve 1877’de patent aldı. Ne var ki, havanın teknenin altından sızarak dışarı kaçmasına bir çözüm üretilememişti…
Tarih boyunca üretilen deniz araçları, genel itibariyle çok büyük tasarım farklılıkları göstermediler. Fakat Soğuk Savaş yıllarındaki birkaç faklı tasarımın alt yapı oluşturmasıyla birlikte, son dönemde son derece farklı ve ilginç tasarımların ortaya çıkması ve yeni teknolojilerin denenmesi çeşitliliği arttırdı. Ancak bu yeni tasarımlar arasında bile hovercraft, ayrıcalıklı ve gelecek vaat eden yapısını koruyor. Son dönemin katamaran ve trimaran gibi farklı çalışmaları bile hem su, hem de kara aracı havasını veren hovercraft kadar çok boyutlu değiller. Gemi yapısında olmayan hovercraftlar ilk tasarlandıkları dönemlerden beri askeri ve sivil çevrelerin oldukça ilgisini çekiyor.
...

Sayfa 59 HABER
Tiger HAD Geliyor

Fransa ve İspanya için Tiger’ın HAD versiyonunun geliştirilmesini kapsayan sözleşme, Aralık ayında Eurocopter Tiger, MTR/ITP, SAGEM ve INDRA ile adı geçen ülkeleri temsilen OCCAR arasında imzalandı. OCCAR, Fransa ve İspanya tarafından HAD versiyonunun geliştirilmesi için Ekim ayında yetkili kılınmıştı. Çok amaçlı Tiger HAD helikopteri; muharebe ve destek kabiliyetlerine sahip HAP versiyonu ile havadan yere güdümlü mermilerle taarruz kabiliyetine sahip UHT versiyonunun birleşmesinden oluşacak.
...

Sayfa 60 TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ’NDEN HABERLER

Sayfa 64 GEOMILITARY

Zor Günler / Ukrayna ve Rusya
Kremlin’in direnişine rağmen Ukrayna devlet başkanlığı koltuğuna oturan Viktor Yuşçenko, belki ilk resmi ziyaretini Moskova’ya yaptı ve burada, Ukrayna-Rusya stratejik ilişkilerinin kalıcılığına dikkat çekti ama, gelişmeler Avrasya'yı zor günlerin beklediğine işaret ediyor...
Avrupa Birliği’nin Polonya üzerinden sağladığı yoğun destekle Kiev’deki zafere ulaşan Yuşçenko’nun ülkesini bir gün AB’nin tam üyesi olarak görmek istediğini artık herkes biliyor... Bu gelişme ise Rusya’nın, Avrasya’da Avrupa Birliği’ne alternatif olarak yaratmaya çalıştığı Birleşik Ekonomik Bölge projesine darbe anlamına geliyor...

Mavi Devrim Beklentisi / Belarus
Seks, muhafazakâr yayıncılık anlayışına sahip olan Belarus gazetelerinin manşetlerini pek süslemez. Ama, Çek diplomat Pavel Krivohlavi’nin, iki Belarus erkekle eşcinsel ilişkisini ispatladığı ileri sürülen fotoğraflar ve bu yöndeki geniş haberlerin gazetelerin bir numaralı gündem maddesi haline gelmesi dikkat çekiciydi.
Çek diplomat, bu haberlerden hemen sonra 21 Ocak günü, sert bir notayla ülkeden atıldı. Bu süreçte, Belarus’un devlet kontrolündeki televizyonu iki genç çocuğun cinsel taciz öykülerini...

Anti-Semitizmin Yeni Adresi / Ermenistan
Ermenistan, dünyada soykırıma uğradığını savunan bir ülke. Bilim adamları 1915 sözde soykırımıyla ilgili toplantılardan kaçsalar da, özellikle Ermeni diasporası, dünyadaki varlığın, bu içi boş teze dayandırmış durumda. Ermenistan’daki son gelişmeler, bu ülkenin ne kadar samimi olmadığını bir kez daha gösterdi ve Ermenistan, İsrail’i rahatsız edecek boyutta bir Yahudi düşmanlığının sergilendiği ülke konumuna geldi.
Ermenistan Musevi cemaatinin “laik” lideri Rimma Varzhapetyan, “Bugüne kadar, bir Yahudi olarak Ermenistan’dan yaşamaktan büyük mutluluk duyduğumu söylüyordum. Çünkü, eski Sovyetler Birliği coğrafyasına baktığımızda, kendimizi şanslı görüyorduk. Ermenistan Yahudi düşmanlığının (anti-semitizm) olmadığı, siyasi açıdan da...

AB ile Köklü Yakınlaşma / Sırbistan
Ermenistan, dünyada soykırıma uğradığını savunan bir ülke. Bilim adamları 1915 sözde soykırımıyla ilgili toplantılardan kaçsalar da, özellikle Ermeni diasporası, dünyadaki varlığın, bu içi boş teze dayandırmış durumda. Ermenistan’daki son gelişmeler, bu ülkenin ne kadar samimi olmadığını bir kez daha gösterdi ve Ermenistan, İsrail’i rahatsız edecek boyutta bir Yahudi düşmanlığının sergilendiği ülke konumuna geldi.
Ermenistan Musevi cemaatinin “laik” lideri Rimma Varzhapetyan, “Bugüne kadar, bir Yahudi olarak Ermenistan’dan yaşamaktan büyük mutluluk duyduğumu söylüyordum. Çünkü, eski Sovyetler Birliği coğrafyasına baktığımızda, kendimizi şanslı görüyorduk. Ermenistan Yahudi düşmanlığının (anti-semitizm) olmadığı, siyasi açıdan da...

Zor Olanı Başarmak / İran
Ardan ZENTÜRK / a.zenturk@milscint.com

İran, ısrarla sürdürdüğü nükleer programı konusunda giderek, daha çok köşeye sıkışıyor... Amerikan yönetiminin, programın nükleer silah üretmeye dönük olduğuna ilişkin kaygılarının, özellikle Avrupa Birliği’nin üç güçlü ülkesi, İngiltere, Fransa ve Almanya tarafından paylaşılıyor olması, Tahran’ın manevra alanını iyice kısıtlamış durumda...
Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak savaşı gölgesindeki dünyada, İran’ın, zor olanı başarması dikkat çekici. Tahran, bir türlü tam olarak Uluslararası Atom Enerjisi Kurulu’nun gözetimine açmadığı nükleer programıyla, daha düne kadar imkânsız bir oluşumun doğmasına neden oldu: Amerika ile Avrupa’yı aynı zeminde buluşturdu.
Oysa, Avrupa Birliği ile sürdürdüğü...

Sayfa 73 B–52B / “ 008”
Havacılık Tarihinde Bir Sayfa Daha Kapandı
Ümit BAYRAKTAR / ubayraktar@milscint.com

Yaklaşık 50 yıldır göklerde olan NASA’nın en kıdemli uçağı, 17 Aralık’ta emekliye ayrıldı. NASA Dryden Uçuş Araştırma Merkezi’nin en eski uçağı ve uçuştaki en yaşlı B-52B olma özelliklerini taşıyan 008 kuyruk numaralı uçak, ilk uçuşunu 1955 yılında yaptıktan sonra, X-15 araştırma programında kullanılması için 1959 yılında ABD Hava Kuvvetleri tarafından NASA’ya verilmişti.
Bugüne kadar, havacılık tarihinde dönüm noktası teşkil eden pek çok projede görev alan uçağın macerası, az önce söylediğimiz gibi X-15 programıyla başladı. 008, roket motorlu X-15’leri gerekli irtifalara çıkartmak için kullanılan iki B-52’den biriydi. 003 kuyruk numaralı diğer uçağın 1969 yılında müzeye gönderilmesinin ardından ise bütün yük 008’e kaldı.
...

Sayfa 74 HARP TARİHİ
İkinci Dünya Savaşı’nda Avrupa Hava Harekâtı
Doç. Dr. Mesut Hakkı CAŞIN
/ m.casin@milscint.com
Yeditepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Yirmibirinci yüzyılın şekillendirdiği uluslararası sistemin kuvvetler dengesi, devletlerin ve uluslararası güvenlik teşkilatlarının, “savaş” ve “barış” kavramlarını teorik ve pratik anlamda yeniden tanımladığı bir sürecin başlangıcı olarak kabul edilebilir. Ancak, küreselleşme olgusunun devletlerin egemenlik kurdukları toprakların sınır kavramlarını sorguladığı bu fevkalade hassas çatışma ve yeni kolektif güvenlik arayışları döneminde, olası saldırganın nasıl caydırılacağı ve dış politikada “havuç-sopa” yaklaşımının hangi hukuki ve siyasal esaslar altında uygulanacağı halen belirsizliğini korumaktadır. Bu doğrultuda cevap bulunması gereken belki de en önemli soru şudur: “Uluslararası barış ve istikrarı tehdit eden “asimetrik savaş” ve “terörle mücadele” stratejileri kapsamında, Hava ve Uzay Gücü’nün rolü ne olacak?”.
...

Sayfa 78 WALTHER
Bir Alman Klasiği
Şamil YALÇINER / editor@milscint.com

İkinci Dünya Savaşı’nın en ünlü silahları genellikle Almanlar tarafından üretildi. Bu tabancalar arasında en ünlüleri Luger ve Walther P38’dir. Öyle ki, müttefik askerleri bu silahları bulduklarında kendi tabancalarının yerine kullanır ve çok özel savaş ganimetleri sayardı.
Luger daha eski ve daha meşhur olsa da, Walther P38 Alman Ordusu’ndaki üst düzey subaylara dağıtılan özel bir tabanca olmasıyla öne çıktı. Atış hızı çok daha yüksek olan bu silah, yüksek emniyet ve kolay bakım gibi özellikleri bünyesinde barındırıyordu. Özellikle, ele rahat oturması sayesinde nişan almanın oldukça kolay olduğu P38’in zamanının ötesinde bir teknolojiye sahip olduğu kabul ediliyordu.
...

 


Yeni Sayımız

Yeni sayımızı bulabileceğiniz bayilerin listesi için, buraya tıklayınız.



Albümler








Military Science & Intelligence Magazine / MSI
Gizlilik ve Kullanım Prensipleri
Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Kullanılamaz.© - 2005
En iyi Microsoft Internet Explorer 5+ ve 1280x1024 çözünürlükte görüntülenir.
E - mail : editor@milscint.com