MSI üye olmak için tıklayınız.

Aciklama 4
Aciklama 5
Aciklama 6






Aciklama 3

Ümit BAYRAKTAR

E - mail : ubayraktar@milscint.com




NATO Afganistan’da TSK’nın Omuzları Üzerinde Yükseliyor- [01.08.2005 ]

Yıllardır süren savaşın her yönüyle harabeye çevirdiği ve baktığınız her yeri esir almış yoksulluğun had safhada olduğu bir ülke Afganistan. 1960’lı yıllarda çekilmiş fotoğraflarda görülen ve dönemin Ankara’sına benzediğini öğrendiğimiz Kabil, bu gün bir başkent görüntüsünden çok uzak… Bırakın Ankara’yı, büyük bölümü Anadolu’nun ücra köşelerinden bile daha kötü durumda olan bugünün Kabil’ini -bir başkenti- bu durumda görmek, her kim ne derse desin, üzerinde yaşadığımız bu toprakların değerini daha iyi anlamasını sağlıyor insanın. Türkiye’ye batıdan bakıp beğenmeyenler, bir de doğudan bakmayı denesinler…

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından icra edilen faaliyetleri yerinde izlemek amacıyla, Genelkurmay Başkanlığı’nın davetlisi olarak 17-20 Temmuz tarihleri arasında Kabil’deydik. Afganistan ve TSK’nın bölgedeki faaliyetleri üzerine söyleyecek, her zamanki gibi çok sözümüz olsa da yine sayfalara takıldık…

Özellikle stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca savaşlardan bir türlü yakasını kurtaramayan Afganistan’da bugün, silahların gölgesinde, çok kırılgan da olsa bir istikrar görmek mümkün. ABD’nin liderliğindeki koalisyon güçlerinin El-Kaide bağlantısı olduğuna inandıkları Taliban Hükümeti’ni devirmek amacıyla Afganistan’a müdahalesinin ardından, 6 Aralık 2001 tarihinde Bonn''da varılan mutabakata paralel olarak Afganistan''da barış ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunmak ve Afgan geçici hükümetini teşkil etmek üzere, BM Güvenlik Konseyi''nin 1386 sayılı kararı doğrultusunda oluşturulan Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti-UGYK (International Security Assistance Force-ISAF) Ağustos 2003’de sorumluluğu NATO’ya devretti.

İlk dönemden beri UGYK’ya destek veren Türkiye, 20 Haziran 2002 ve 10 Şubat 2003 tarihleri arasındaki ikinci dönemde ilk kez liderliği üstlendi. Liderliği ikinci kez üstlendiğimiz, genel mevcudu birlikler dahil 8714 olan ve 36 ülkenin görev yaptığı VII. Dönem ise 13 Şubat’ta başladı. Türkiye, 3ncü Kolordu Komutanı Korgeneral Mustafa Ethem Erdağı tarafından komuta edilen bu döneme, 4 general ve 232 subayın da aralarında bulunduğu toplam 1433 personelle iştirak etti. UGYK karargahına bağlı ana ast birlikler Tuğgeneral Ümit Dündar’ın komutasındaki 26 ülkeden 3079 personelin görev yaptığı Kabil Çok uluslu Tugayı (KÇUT) ve Hv.Plt.Kur. Albay Kazım Öndül’ün komutasındaki 392 personelin görev yaptığı Kabil Uluslararası Havaalanı’dır.

Afganistan’daki Türk Ayrıcalığı

Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkmış Atatürk Türkiye’sinin, yokluk içindeyken de olsa Afganistan’a yardım elini uzatarak, en iyi eğitmenlerini ve diplomatlarını oraya göndermesi ve yaptığı diğer yardımlar, Afgan halkı tarafından halen unutulmamış ve TSK’nın bölgedeki faaliyetlerinin ardından unutulacağa da benzemiyor. TSK, cebinde Atatürk resmi taşıyan insanlarla karşılaşabileceğiniz bu ülkede, mevcut bağları daha da güçlendirmek için elinden geleni yapıyor. Her ülke Afganistan’a “yardım etmek” amacıyla burada bulunsa da Türkiye, hem icraatları, hem de askeriyle ilk bakışta diğerlerinden ayrılıyor ve hepsini gölgede bırakıyor.

Korgeneral Erdağı ile birlikte Kabil sokaklarında dolaşırken bunu çok daha iyi anladık. Pazaryerinde bizlere ve askerlerimize gösterilen yürekten sevgi ve ilgi, halkın kendilerine yapılan yardımlarda Türkleri ve Türkiye’yi çok ayrı bir yerde tuttuğunun çok açık bir kanıtı. Hatta, TSK tarafından misafir edildiğimiz Kabil Havaalanı’ndan şehre intikalimiz öncesinde aldığımız brifingde; “Kesinlikle burkalı Afgan kadınlarının fotoğrafını çekmeyin, başınıza bela açarsınız” uyarısına aldırmayan bir gazeteci arkadaşımızın, burkalı bir kadının fotoğrafını çekmeye çalışırken fark edilmesi ve sonrasında yaşananlar, bu sevginin ne kadar üst düzeyde olduğunu fazlasıyla anlatıyor. Arkadaşımızın bir anda etrafını saran öfkeli kalabalık, Türk olduğunu öğrenince, bırakın öfkelenmeyi, poz vermeye bile razı oldular.

Diğer ülke askerlerinin kurşun geçirmez yelek, kask ve ağır silah koruması altında olmadan asla çıkamayacakları, terörün kol gezdiği Kabil sokaklarında, güle-oynaya ve korkmadan dolaşmak ve pazarda her şeyi en düşük fiyata alabilmek sadece biz Türklere tanınan bir ayrıcalık. TSK ise görev bölgesinde bu ayrıcalığın altında yatan kardeşlik bağlarını daha da güçlendirecek çalışmalara imza atıyor.

TSK’nın Başarısı, NATO’nun Başarısı

TSK, bugün terörle mücadele ve barışı destekleme harekâtlarında dünyanın en iyi ordularının başında geldiğini, UGYK VII döneminde bir kez daha kanıtlamış durumda. Bu dönemde 36 ülkeden 8714 askere komuta eden ve sadece askeri operasyonların değil, Bosna-Hersek ve Kosova’da olduğu gibi bir ülkenin yeniden yapılandırılmasının söz konusu olduğu Afganistan’da, bu alandaki tecrübesine tecrübe katan TSK, yukarıda ancak kısaca değinebildiğimiz faaliyetler ve yerel halkla kurmuş olduğu diyalogun bir neticesi olarak halkın sevgisini ve desteğini de arkasına aldı.

UGYK VII döneminde TSK’nın imza attığı bu üstün başarı sadece Türkiye için değil, aynı zamanda ilk kez Avrupa’nın çok uzağında önemli ve büyük bir alan dışı operasyon üstlenen ve 11 Eylül’ü bütün ittifak üyelerine yapılmış, dışarıdan gelen bir tehdit olarak kabul ederek ilk kez ittifakın 5nci maddesini yürürlüğe koyan NATO için de büyük önem taşıyor. Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte tehdit algılamaları değişen NATO, böylesine önemli bir görevi başarmak zorunda. Çünkü bu görevin başarısızlığı, aynı zamanda NATO’nun da başarısızlığı anlamına gelecektir. Ki UGYK VII döneminde halk arasında yapılan bir ankete göre; prestiji en yüksek, en güvenilir ve uzun süre burada kalması en fazla arzu edilen teşkilat şu an için NATO’dur.

Geçen seneki devlet başkanı seçimi son derece başarılı ve barış içinde gerçekleşmiş. Ancak 18 Eylül’de yapılacak ve 5800 adayın yarışacağı parlamento ve onunla birlikte genel meclis seçimi sürecinde işlerin bu kadar kolay olmayacağı söyleniyor. Fakat UGYK VII döneminde gerek koalisyon ve gerekse Afgan yetkilileriyle sürekli diyalog içinde çalışmaların sürdürülmesi ve seçimde alınması gereken önlemler konusunda çok önemli adımlar atılmış. Bu duruma gelinmesinde büyük pay sahibi olan TSK’nın başarılarının, Genel Sekreter de dahil olmak üzere bütün NATO çevreleri tarafından takdir edildiğini öğrenmek bizi son derece gururlandırdı. Yine aldığımız başka bir habere göre, son derece başarılı geçen bu dönemden sonra TSK, büyük olasılıkla UGYK X döneminde Afganistan’da komutayı yeniden devralacak.

Afganistan’da Terör

Afganistan’da bir gelenek var. Sovyet işgalinden beri, kışlar sakin geçirilirken, ilkbaharda eylemler mutlaka tırmanışa geçiyor. Bu yıl da gelenek bozulmamış ve sakin bir kıştan sonra Afganistan’daki terör eylemleri beklenildiği üzere tırmanışa geçmiş. Buna bir de teröristlerin, kendilerini göstermek amacıyla, medyanın ve dünya kamuoyunun ilgisinin olduğu yerlerde daha fazla eylem yapmaya çalışmaları eklenince… Bilindiği üzere terörist faaliyetler, önemli olayların arifesinde artış gösterir.

Afganistan’da en fazla görülen terörist faaliyetler; roket taarruzu ve patlayıcı maddelerin yollara yerleştirilmesi şeklinde gerçekleştiriliyor. Ancak güvenlik ve istikrar düzeyinin giderek arttığı Afganistan’da, UGYK kontrolü altındaki bölgelerde, olayların ve terörist faaliyetlerinin sayısı, daha önceki dönemlere nazaran daha da azalmış. Özellikle Türkiye’nin liderliği sürecinde, koalisyon güçlerinin faaliyet gösterdiği güney ve doğu bölgeleri hariç, seçim sürecine yaklaşılmasına rağmen olay sayısı yok denecek kadar az.

Fakat NATO Afganistan’da henüz doğrudan terörle aktif mücadele harekâtı yapmıyor. Sadede BM’nin verdiği yetki ve mevcut angajman kuralları dahilinde istikrar ve barışı destekleme harekâtları icra ediyor. Örneğin NATO birini tutuklayıp, muhafaza etme ya da doğrudan taarruzî bir harekât yapma yetkisine henüz sahip değil. Ancak güneye ve doğuya genişleme süreci sonrasında NATO bütün Afganistan’ın sorumluluğunu devraldığı zaman, terörle daha aktif mücadele söz konusu olabilecek. Bu noktada başkent bölgesinin sorumluluğuna talip olan Türkiye’nin nasıl bir karar vereceği ise henüz belli değil.

Kabil’in Kalbi

Bizleri Afganistan’a inişte karşılayan Albay Öndül’ün emir ve komutası altındaki, Afganistan resmi hükümetinin giriş çıkış kapısı olan Kabil Havaalanı’nda personel, araç ve uçak trafiği yoğunluğu sabahın erken saatlerinde başlıyor. UGYK komutanlığının ana unsurlarından olan Kabil Havaalanı’nın ikinci kez görevlendirilen Havaalanı Komutanı Albay Öndül’den edindiğimiz bilgilere göre; günde yaklaşık 200 adet askeri ve sivil uçağın iniş-kalkış yaptığı, aynı zamanda yer ve hava harekât merkezi olarak da kullanılan havaalanında icra edilen faaliyetler; hava trafik, uçuş planlama, yangın, kırım kurtarma, yükleme boşaltma, meteoroloji ve meydanın uçuşa hazırlanması gibi askeri ve sivil hizmetlerin tamamını kapsıyor.

Daha önce aynı görevi sadece Türk Hava Kuvvetleri personeliyle icra eden Albay Öndül’ün komutasında bu sefer, 86’sı TSK mensubu olmak üzere 26 ülkeden toplam 392 personel görev yaparken, yine Albay Öndül’ün komutasındaki Kabil Havaalanı garnizon komutanlığında da 2000 personel görev yaptı. Havaalanında yapılan çalışmaların ana maddeleri kısaca şöyle:

  • Taksi yolu ve ana pistin asfalt kaplanması ve gerekli düzeltmelerin yapılması faaliyetleri: Her gün saat akşam saat 18.00’da başlayan faaliyetler kapsamında, sabah 06.00’ya kadar yaklaşık 200 m asfalt dökülerek, pistin ertesi gün, dünyanın en büyük uçaklarının da inebileceği hale getirilmesi.
  • Afganistan yetkililerinin isteği üzerine, Afganlı personelin ileride havaalanını işletebilecek şekilde eğitilmesi.
  • Havaalanının iniş kalkış için güvenli hale getirilmesi amacıyla yabancı maddelerden temizlenmesi ve bir başkente yakışır şekilde düzenlenmesi.
  • Havaalanı bölgesindeki mayınların temizlenmesi.
  • Meydanın faaliyetlerine emniyetle devam edebilmesi için; görevli personelin uyumlu çalışmasının sağlanması ve meydan dışından gelebilecek tehdidi bertaraf etmek üzere, bölgedeki muhtarlar seviyesine kadar inerek, ilişkilerin sürdürülmesi.

Havaalanında, UGYK VII döneminde TSK’nın başarısının bir başka göstergesine daha tanık olma fırsatı yakaladık. Katıldığımız madalya töreninde, Mevcut en kıdemli NATO komutanı Albay Öndül tarafından NATO Genel Sekreteri adına takılan madalyalara layık görülen havaalanı personeli arasındaki TSK mensubu sayısının ezici çoğunlukta olması, fazla söze gerek bırakmıyor.

Kamp Doğan’dan Afganistan’a Uzanan Yardım Eli

Birliklerimizin ana karargâhı olan Kamp Doğan Kışlası’nda konuşlu Türk Ani Müdahale Taburu, devriye gibi asli görevlerinin yanı sıra Kabil halkına sağlık hizmeti de veriyor. Arnavutluk ve Azerbaycan askerlerinin de Türk askerlerle birlikte görev yaptığı taburda görevli sağlık personeli, mahalle mahalle dolaşarak sağlık taramaları yaptığı gibi gerekli durumlarda halkı kamp alanındaki hastanede tedavi ediyor.

Kamp Doğan’da Afgan halkına verilen bir diğer hizmet ise “Radyo Türkiyem”. 13 Şubat 2005 itibariyle Kamp Doğan’dan yayına başlayan Radyo Türkiyem, 91.6 frekansından Kabil’in tamamına 24 saat yayın yapıyor. 1 subay, 1 astsubay 2 er ve 1 tercümanın görev yaptığı Türk radyosu; 3 saat yerel dilde kültürel, eğitici ve öğretici yayınlar, 1,5 saat istek yayını ve kalan sürede Türkçe müzik yayını yaparak, Afganistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin gelişmesine destek sağlıyor.

TSK’nın İnsanî Hizmetleri

TSK, Afganistan’da sadece UGYK şemsiyesi altındaki operasyonel görevleri başarıyla yerine getirmekle kalmadı, sivil-asker işbirliği kapsamında Afgan halkına yardım maksatlı pek çok diğer projeyi de hayata geçirdi. Burada bahsedeceğimiz projeler sadece TSK tarafından sağlanan maddi kaynaklarla yapılmıştır ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Afganistan’a yaptığı yardımlar bunun çok daha ötesindedir. UGYK VII döneminde Kabil’e kalıcı eserler kazandıran TSK tarafından 2,7 milyon dolar harcanarak gerçekleştirilen toplam 11 adet proje şöyle:

  • Su sıkıntısı çekilen kentte halkın kullanımına yönelik Kabil bölgesinde 10 adet su kuyusu açılması,
  • Kabil’de Türk-Afgan kardeşliğinin bir nişanesi olarak, 16 derslikli Atatürk Lisesi’nin inşasının tamamlanması ve ayrıca bittiğinde Atatürk İlköğretim Okulu ismiyle hizmete girecek 16 derslikli bir ilköğretim okulunun daha inşası,
  • Maiwand Hastanesi için yeni poliklinik binası inşası,
  • Atatürk’ün ö zel doktorluğunu da yapan ve Afgan Kralı Amanullah Han’ın talebi üzerine 1926 yılında sağlık alanında çalışmalar yapmak için Afganistan’a giderek 17 yıl kalan ve bu süre içerisinde Kral ve ailesinin doktorluğunu yaparak, Afganistan’ın ilk tıp fakültesi olan Kabil Tıp Fakültesi’ni kurarak ilk dekanı olan Prof. Kamil Rıfkı Urga anıtının onarımı,
  • Khair Khana Mina`da bulunan Özgürlük Parkı’nı yeniden düzenlenerek Afgan halkının hizmetine sunulması,
  • Mahfi Badaksi Okulu’na bilgisayar dershanesi yapt ı r ı lması,
  • Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı tarafından yeni nesil kuvözler hediye edilen Atatürk Çocuk Hastanesi’nin bakım ve onarımının yapılması, yeni bölümlerinin faaliyete geçirilmesi ve müstakil bir poliklinik inşa edilmesi,
  • Kabil’de bulunan Türk Mezarlığı’nın bakım ve onarımının yapılması,
  • Günde üç grup olmak üzere yaklaşık 5000 öğrencinin öğrenim gördüğü Seyit Nur Lisesi’nin bakım ve onarımı,
  • Allahuddin ve Thahaimaskan yetimhanelerinin onarımı ve
  • Afganistan askeri spor kulübü nizamiyesinin onarımı.

Dost ve Kardeş Ülke Türkiye

Samimiyeti, dürüstlüğü, iyi niyeti ve açık yürekliliğiyle Afganistan halkının iyiliğinden başka hiç bir amaç peşinde olmayan Türkiye’nin, Afganistan halkına karşı izlediği dostluk ve kardeşlik politikasının Afganistan’daki uygulayıcısı TSK’nın, kendisine verilen her görevde olduğu gibi, bu görevi de layıkıyla icra ettiğini ve başarılarını yerinde gördük.

Kabil Uluslararası Havaalanı''nın sorumluluğunu 1 Ağustos 2005''te Portekiz''e, UGYK ve KÇUT’un komutasını 4 Ağustos’ta İtalya’ya devreden TSK, görev yaptığı süre boyunca tüm mensuplarının disiplini, bilgi birikimi, tecrübesi, alçak gönüllülüğü ve hepsinden önemlisi Afgan halkı ile bütünleşmesiyle tüm uluslararası camianın takdirini kazanarak, Afgan halkının bildiği ve inandığı “dost ve kardeş ülke Türkiye” imajını daha da güçlendirmiştir.

 


Bu haber 8955 defa okunmuştur.

Ümit BAYRAKTAR