Ana Sayfa Söyleşiler 2023 Yılında Üretim ve Teslimatlara Ağırlık Veren Meteksan Savunma, 2024 Yılı için Yeni Anlaşmalara Hazır

2023 Yılında Üretim ve Teslimatlara Ağırlık Veren Meteksan Savunma, 2024 Yılı için Yeni Anlaşmalara Hazır

Ana faaliyet alanlarından biri olan sualtı akustiği alanında özgün çözümler ve ürünler geliştiren Meteksan Savunma, bu alanda birbirinden prestijli projelere imza atarak savunma ve havacılık sanayisinin güvenilir oyuncusu pozisyonunu güçlendirdi. 2023 yılı boyunca PN MİLGEM, Ukrayna Korvet, açık deniz karakol gemilerinin sonarları ile PREVEZE sınıfı denizaltılar için geliştirilen ön elektronik birimlerini teslim eden Meteksan Savunma, sualtı akustiği alanındaki üretim yeteneklerini daha da geliştirdi. Konuyla ilgili sorularımızı cevaplandıran Meteksan Savunma Genel Müdür Yardımcısı Özgür Cankara; “Deniz kuvvetlerinin platform ihtiyaçları doğrultusunda, önümüzdeki 3-4 yıl için iç pazarda önemli bir sonar talebi olacağını tahmin ediyoruz. Bu dönemin teslimatlarımızın bitişine denk gelmesi bizim açımızdan çok kritik. Teslimat döneminde çok iyi bir seri üretim altyapısı oluşturduğumuz için kısa süredeki teslimat taleplerine cevap verebilecek bir çevikliğe ve bilgi birikimine sahibiz. Bu açıdan 2024’ün yeni anlaşmalar ve sözleşmeler yapabileceğimiz bir yıl olacağını tahmin ediyorum.” diye konuştu.

Meteksan Savunma Genel Müdür Yardımcısı Özgür Cankara: “Yurt içindebizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliğimizin deneyimimiz olduğunu söyleyebilirim. Bu alana çok erken girmiş olmaktan ve ürünlerimizin de sahaya daha erken çıkmasından dolayı ciddi deneyim sahibi olduk.”

MSI Dergisi: Özgür Bey, Meteksan Savunma’nın sualtı akustiği alanında yaptığı çalışmalar ve bu alanda sunduğu çözümlerin güncel durumu hakkında bilgi verir misiniz?

Özgür CANKARA: Meteksan Savunma, Türkiye’de sualtı akustiği konusunda çalışmaya başlayan ilk firmalardan biridir. Neredeyse kuruluş yıllarımızdan beri sualtı akustik bizim ana faaliyet alanlarımızdan birini teşkil ediyor. Bu alanda çok ciddi AR-GE ve ÜR-GE projeleri yaptık. Son 6 yıldır da ürünlerimizin platformlara entegre olduğu, sahada çalıştığı bir dönemi yaşamaya başladık. Özellikle YAKAMOS 2020 karinaya monteli sonar sistemimiz, bu anlamda çok iyi bir mesafe kat etti. YAKAMOS 2020 sonarı açısından 2023 yılı, yoğun bir üretim ve teslimat yılı oldu. Askeri Fabrika ve Tersane İşletme AŞ (ASFAT) ve STM üzerinden toplam 7 adet sonarı başarıyla teslim ettik.

Denizaltı sonarı çalışmalarımız tarafında ise TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi’nin (BİLGEM) ana yüklenicisi olduğu PREVEZE MÜREN projesinde, sonar suitinin ön elektronik birimlerini tasarladık ve ürettik. 2023 yılında proje kapsamında TCG SAKARYA denizaltısının ön elektronik birimlerini teslim ettik. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nin (MAM) ana yüklenicisi olduğu bütünleşik sonar sistemleri projesi (BOSS) kapsamında geliştirilen orta frekans denizaltı savunma sonarının gemi içi elektronik birimlerini Meteksan Savunma olarak biz sağlıyoruz. Bu sonarın, gelecekte TF2000 ve Milli Uçak Gemisi gibi çok değerli ve büyük platformlarımızın denizaltı savunma harbi (DSH) sonarı olması planlanıyor. Bu yıl ağırlıklı olarak projenin tasarım aşamalarında görev aldık.

Roketsan’ın ana yüklenicisi olduğu, bizim de şirketimizin kuruluşundan beri içerisinde yer aldığımız AKYA torpidosunda yine sualtı akustiği çözümlerimizle yer alıyoruz. AKYA projesinde çok ciddi bir paydaş ekosistemi var. Ortaya çıkan nihai ürün, hepimizin gurur duyduğu, deniz kuvvetlerimize ve Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) çok büyük bir katkı sağlayacak, önemli kuvvet çarpanı olacak bir ürün oldu. Projede yer alan bütün paydaşları da bu anlamda tebrik etmek lazım. Türkiye, dünyada kendi özgün torpidosuna sahip olan sayılı ülkeden biri oldu. Bu anlamda da ayrıca önemliydi, bunun bir parçası olmaktan gurur duyduk.

MİLGEM ile dünya denizlerinde kanıtlanmış bir saha performansına sahip olan YAKAMOS 2020, 6 bin seyir gününün üzerinde saha tecrübesi edindi. Meteksan Savunma, yapılan geri bildirimlerle ürünün gelişimine katkıda bulunacak yatırımlar ve geliştirmeler yapmayı sürdürüyor.

“Yaptığımız Geliştirmeler Rekabet Gücümüzü Arttırıyor”

MSI Dergisi: Meteksan Savunma’yı sualtı akustiği konusunda yurt içi ve yurt dışında bu alanda faaliyet gösteren diğer oyunculardan ayıran özelliklerden bahseder misiniz?

Özgür CANKARA: Yurt içindebizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliğimizin deneyimimiz olduğunu söyleyebilirim. Bu alana çok erken girmiş olmaktan ve ürünlerimizin de sahaya daha erken çıkmasından dolayı ciddi deneyim sahibi olduk. Özellikle saha tecrübeleri bizim için çok değerli. YAKAMOS sonarının 6 bin seyir gününün üzerinde bir saha tecrübesi oldu. Aldığımız geri bildirimlerle birlikte, ürünün daha da gelişmesine katkıda bulunacak yatırımlar ve geliştirmeler yapmaya çalışıyoruz. ADA sınıfı korvetlerimiz, tüm dünya denizlerinde görev yapıyor. Teslimatı devam eden iki farklı ülkenin deniz kuvvetlerinden gelen birtakım geri bildirimler var. Sonarlarımız başka deniz kuvvetleri tarafından kullanılması sadece bize referans olmayacak, aynı zamanda gelen geri bildirimler ürünün daha da gelişimine ciddi katkı sağlayacak.

Biz, müşteri odaklı bir şirketiz ve kullanıcı konumundaki kuvvetlerin yanında olmayı seviyoruz. Sadece sualtı akustik alanı için söylemiyorum; diğer tüm ürünlerimiz için de benzer durum söz konusu. Kullanıcının ihtiyaçlarını anlamak ve özgün çözümler üretmek konusunda çaba harcıyoruz. Bunun da şöyle faydalarını görüyoruz: Bu kaygılarla geliştirdiğimiz ürünlerle yurt dışına çıktığımız zaman, aslında başka deniz kuvvetlerinden de benzer olumlu geri bildirimler alıyoruz. Sadece maliyet ve performans değil; ergonomi, bakım ve tutum avantajları, kullanım kolaylığı, kullanıcı dostu arayüzler gibi pek çok konuda olumlu geri bildirimler alıyoruz. Tüm bu geri bildirimlerle yaptığımız ürün geliştirme çalışmaları sonucunda, dünyada hangi deniz kuvvetlerine gidersek gidelim, yaptığımız çalışmalar bize avantaj olarak dönüyor ve bu da bizim rekabet gücümüzü arttırıyor. Kullanıcıya yakın olmanın getirdiği başka bir rekabet avantajı ise pazarın ihtiyaçlarını daha doğru ve zamanında tahmin edebilmemiz. Örneğin özkaynaklarımız ile geliştirdiğimiz YAKAMOS-RT böyle bir çalışma oldu. Deniz kuvvetlerinin daha sığ sularda görev yapabilen küçük deniz platformları için denizaltı savunma harbi amaçlı kullanmak üzere askeri standartlarda üretilmiş sonarlara ihtiyaç duyduğunu gördük. YAKAMOS 2020’nin aynı arayüzlerini kullanan küçük ve daldırılabilir bir versiyonu olan YAKAMOS-RT’yi bu amaçla geliştirdik. 

Ayrıca yoğun teslimat takvimimiz, üretim kaslarımızı da oldukça geliştirdi. Teslimatları yapabilmek için çok yoğun üretim yapmamız, ürettiklerimizi de platformlara entegre etmemiz gerekti. Bu konularda da aslında oldukça geliştiğimizi ve rekabet avantajları elde ettiğimizi düşünüyorum. Özellikle son dönemlerde platform sayılarının artması ve sonar talebinin çoğalmasıyla birlikte, sanırım bizim bu güçlü kaslarımız, önümüzdeki fırsatlar açısından Meteksan Savunma’ya çok ciddi rekabet avantajı kazandıracaktır diye düşünüyorum.

“Dünyada sonar sistemlerinin otomatik çalışmasıyla ilgili bir trend var. YAKAMOS’un da otomatik tespit ve takip algoritmaları var. Biz de yapay zekâdan faydalanarak sonarı otonom kılmak için birtakım çalışmalar yürütüyoruz.”

“Sualtı Akustiğinde Derinleştik”

MSI Dergisi: Meteksan Savunma, sualtı akustik sistemleri konusundaki faaliyetlerini, “Mükemmeliyet Merkezi” yaklaşımıyla yürütüyor. Bu kavramın ilk ortaya çıktığı günlere kıyasla bugün sektörde çok sayıda firmanın sualtı akustiği alanında faaliyet gösterdiğini görüyoruz. Bu konudaki değerlendirmelerinizi paylaşır mısınız?

Özgür CANKARA: Meteksan Savunma’nın kuruluş yılı olan 2006’ya döndüğümüzde, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) içerisinde, mükemmeliyet merkezleri oluşturulmasıyla ilgili bir stratejik yaklaşım olduğunu görüyoruz. Kaynakların tekrar eden işler için harcanması yerine belli firmalar tarafından belli konulara odaklanılması, uzmanlıklar oluşturulması, ilgili firmaların bu uzmanlık alanlarında derinleşip ekosistem oluşturması, istihdam sağlaması, ekosisteme iş verilerek ekosistem firmalarının gelişimine katkıda bulunulması ve seçilen firmaların bunu bir görev olarak kabul etmesi bu stratejinin ana başlıklarıydı. Meteksan Savunma’ya da sualtı akustiği alanındaki faaliyetlerin tek bir firmada odaklanması adına görev verilmişti. Sonraki 3-5 yıllık süreçte, sualtı akustiği alanındaki ihtiyaçlar Meteksan Savunma üzerinden değerlendirildi. Projeler için yaptığımız AR-GE çalışmaları, bizde ciddi bir birikim oluşturdu ve birikimlerimiz sayesinde de zaman içerisinde ürünleşebildik.

Bu sürecin sonrasında ise başka firmaların da bu alanlara girebileceği daha rekabetçi bir dönem başladı. Bu konuda bardağın hem dolu hem de boş tarafı oldu. Dolu tarafından bakarsak klasik rekabetin getirdiği avantajları ve alternatif çeşitliliğini sayabiliriz. Rekabet ortamı, firmaları her zaman gelişime zorlar, ayakta kalmak için sürekli kendinizi geliştirmeniz gerekir ki; bunlar rekabetin olumlu tarafı. Bardağın boş tarafı ise sonar dünyasının çok küçük bir pazar olması. Son gelen raporlardaki rakamlara baktığım zaman; 3,5-4 milyar dolar civarında bir pazardan bahsediyoruz ve bunun içerisinde askeri, sivil ve bilimsel alanda kullanılan sonarların tamamı bulunuyor. Şu an bir beyaz eşya firmasının cirosu, dünya sonar pazarının cirosunun en az 3 katıdır diye tahmin ediyorum. Yurt dışına baktığımızda, genelde uzmanlığın derinleşmesi için rekabet yaratmak yerine, tek bir firmaya odaklanıldığını görüyoruz. Seçilen bu firmaların ciddi AR-GE bütçeleri yaratmalarına imkân verilir ve çok geniş bir ürün portföyüne ulaşmaları sağlanır. Biz de dünya çapında bir Türk sonar firması yaratmak istiyorsak bu şekilde hareket etmeli ve globaldeki firmaların ciro, portföy ve insan kaynağı seviyelerine ulaşabilmeliyiz.

Meteksan Savunma’nın korvet ve fırkateynler için geliştirdiği orta frekans Karinaya Monteli Sonar Sistemi YAKAMOS 2020’nin ıslak taraf birimi ve konsolu

MSI Dergisi: Meteksan Savunma sonarlarının yerlilik ve millîlik oranları nedir?

Özgür CANKARA: Yerlilik ve millîlik oranımız çok çok yüksek. Yüzde 80’lerin üstünde  olduğunu söyleyebilirim. Çok küçük bazı şeyler haricinde dışarıdan hiçbir şey almıyoruz. Sonar dünyasında -bunu sadece Meteksan Savunma adına söylemiyorum- diğer bütün Türk şirketlerinde de yurt dışına bağımlılık çok azalmıştır.

“Fiber Optik Akustik Sensörler daha Hassas Dinleme Sağlıyor”

MSI Dergisi: Meteksan Savunma Genel Müdürü Selçuk Bey’in, yakın geçmişte yaptığımız söyleşide, “Sualtı akustiğinde oyun değiştirici teknolojiler üzerinde çalışıyoruz” şeklinde bir açıklaması vardı. Burada kast edilen oyun değiştirici teknolojiler konusunda sizden bilgi alabilir miyiz?

Özgür CANKARA: Meteksan Savunma’nın şöyle bir şansı var: Hem sualtı akustik konusu hem de lazer teknolojileri bizim faaliyet alanlarımız. Bu iki teknoloji konusunda aynı çatı altında çalıştığımız için bir süredir dünyada da devam eden lazer teknolojilerini sualtında kullanma hedefine yönelik çalışmalarımızı ilerlettik. Bu çalışmalara dünyayla aynı zamanda başlamış ve devam ettiren firmalardan biriyiz. Bu projeler, önce SSB’nin AR-GE destekleriyle başladı. Şimdi de kendi kaynaklarımızla ÜR-GE’sini yapmaya devam ediyoruz.

“Oyun değiştiren” diyoruz; çünkü fiber optik akustik sensörlerin öz gürültüleri çok düşüktür. Etrafınızı çok daha hassas dinleme şansı verir. Böylece çok daha uzak mesafelerden denizaltı, torpido ya da daha küçük hedefleri daha iyi duyabiliyorsunuz. Konvansiyonel sonarlarla yapılabileceklerin çok daha ötesinde bir avantaj sağlıyor. Modüler bir tasarımla, aynı yapı taşlarını kullanarak bir denizaltıya, bir yan dizin sonarı yapabiliyorsunuz. Ya da bunları sualtına seriyorsunuz; kritik bir tesisin korunmasıyla ilgili bir sensör ağı haline getiriyorsunuz. Tek bir fiber hat üzerinde teorik olarak sonsuz adet fiber optik sensörü koyabiliyor, çok daha uzun mesafelere taşıyabiliyorsunuz. Hem küçük hem ucuz hem de hafif olan bu sensörler, çok daha düşük frekanslarda hassas dinleme yapabiliyor. Biz kendi kaynaklarımızla önce bir tekil sensör tasarladık ve bunu kalifiye ettik. Artık çok kolay seri üretilebilir bir sensör haline geldi. Şimdi dizin halinde birden fazla sensörü aynı anda kullanıp birtakım tespit takip algoritmalarını geliştirmeye çalışıyoruz. 2023 yılı içerisinde bu konuda çok ciddi çaba harcadık ve ilk dizinimizi tamamladık. Bilkent Göletinde testlerimizi yaptık ve çok başarılı sonuçlar elde ettik. Bunu çoğaltarak devam etmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde, bu teknolojinin milli denizaltı ya da başka platformlar için veya pek çok kritik tesisimizin korunmasında kullanılabilecek bir sisteme doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. Bu çözümün, sivil sektöre yönelik de bir kapı aralayacağını düşünüyoruz.

Meteksan Savunma olarak, sentetik açıklı radar (Synthetic Aperture Radar / SAR) teknolojileri üzerinde de çalışıyoruz. MİLSAR bunun hava platformlarında uygulandığı bir örnek ve TSK’ya çok ciddi katkı sağladı. Geçen yılın sonunda SSB ile çok önemli bir AR-GE projesi imzaladık. Sualtı akustik dünyasında, sentetik açıklı sonar teknolojisini kullanarak sualtının çok daha yüksek çözünürlüklü görüntüsünü alabilme şansınız var. Yine dünyayla eş zamanlı olarak bu çalışmalara başladık. Bu sistemin en önemli askeri kullanım alanı, mayın savunma harbidir. Özellikle insansız sualtı araçları ile mayınların tespiti noktasında çok ciddi bir fark yaratacağını düşünüyorum. Çok geniş alanları kısa zamanda taramak ve mayınları çok yüksek hassasiyette tespit edebilmek, SAS sayesinde mümkün olacak. Bu ürünün, ileride sivil alanda enerji nakil hatlarının, petrol boru hatlarının gözlenmesi ve dip haritalarının çıkarılması konularına da ciddi katkı sağlayacak bir teknoloji olacağını ön görüyoruz.

MSI Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ümit Bayraktar ve Meteksan Savunma Genel Müdür Yardımcısı Özgür Cankara

MSI Dergisi: Sualtı akustiği konusunda dünyadaki çalışmaları da yakından takip ediyorsunuz. Sizin bu alanda geliştirdiğiniz teknolojiler, Meteksan Savunma’yı global anlamda nereye konumlandırıyor?

Özgür CANKARA: Fiber optik akustik sensörler ve sentetik açıklı sonar gibi konular, zaten dünyayla paralel ilerlediğimiz konular. Bunların ürünleşmesiyle birlikte de dünya pazarında oldukça rekabetçi bir konumda olacağımızı düşünüyorum. Başkalarını takip ettiğimiz değil, onlarla aynı zamanda ürünleşebileceğimiz bir süreçten bahsediyorum. Bu bizim sadece doğuya değil batıya da dönmemize katkı sunacak.

“AR-GE Çalışmaları Bizi Dünyayla Eş Seviyeye Getirecek”

MSI Dergisi: Meteksan Savunma’nın AR-GE ve ÜR-GE çalışmalarının güncel durumu ve yeni ürün geliştirme çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz? Bu çalışmaları nasıl bir ekiple sürdürüyorsunuz?

Özgür CANKARA: AR-GE politikamızı, ürünleştiğimiz konularda gelişmek üzere belirledik. YAKAMOS gibi akustik başlık gibi zaten seri üretime dönmüş birtakım ürünlerimiz var. Bunların performansını arttırmak yönünde ya da farklı platformlar için varyantlarını geliştirmek üzere daha çok AR-GE yapmaya çalışıyoruz. Aslında yaptığımız çalışmaların bir kısmı AR-GE, bir kısmı da ÜR-GE nitelikli.

Dünyada sonar sistemlerinin otomatik çalışmasıyla ilgili bir trend var. YAKAMOS’un da otomatik tespit ve takip algoritmaları var. Yani sonar operatöründen bağımsız olarak da bir şeyleri tespit edip gösterebiliyor. Yapay zekâ ile çok iyi geliştirilebilecek bir konu. Biz de yapay zekâdan faydalanarak sonarı otonom kılmak için birtakım çalışmalar yürütüyoruz. Yaptığımız bu çalışma, biraz AR-GE biraz ÜR-GE oluyor. Birden fazla değişik frekansta çalışan sonarı, aktif ya da pasif olabilir, sanki tek bir sonarmış gibi çalıştırabilen bir altyapıya sahip olan multistatik sonarlar konusunda da AR-GE çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Gelecekte yurt içinden ya da yurt dışından bir kullanıcı, sonarı alırken tek başına çalışan bir sistem almak istemeyecek. Hep multistatik çalışan, envanterindeki sonarlarla birlikte çalışan bir ürün isteyecek.

Bu tür çalışmalarla ileride bir ürün ortaya çıkardığımız zaman hem kendi sonar ailemize hem yurt içindeki kullanıcılara hem de yurt dışındaki rekabetimize değer katacağını düşünüyorum. Bu tür AR-GE çalışmaları, bizi dünya ile eş seviyeye getirecek çalışmalardır. Çünkü çok yetkin bir ekibimiz var ve yeni arkadaşlarımız da aramıza katılıyor. Sualtı akustik konusu, üzülerek söylüyorum ki üniversitelerimizde çok fazla önemsenen bir konu değil. Zor bir konu. Sualtı söz konusu olduğunda, hangi prototipi yaparsanız yapın, test etme koşulları çok kolay değil. O yüzden de üniversitelerimizde ilgi daha az. Biz genelde ilgili arkadaşları bulup ekibimizin içerisinde tekrar yetiştirmeye dikkat ediyoruz. Bu anlamda ekibimiz büyüyor. AR-GE projelerimiz ekibi heyecanlandırırken onların gelişimine de katkı sağlıyor. Bu anlamda iyi bir akustik ekibimiz var diyebilirim.

Meteksan Savunma’nın “Görünmeyeni Açığa Çıkartın” yaklaşımıyla TÜBİTAK BİLGEM ortaklığıyla geliştirdiği denizaltı sonarı Intersept Pasif Sonar (IPS).

Sonarlar İki Farklı Kanaldan Alıcı Buluyor

MSI Dergisi: Bugün Meteksan Savunma’nın sualtı akustik ürünleri ve çözümleri uluslararası pazarlarda nasıl karşılık buluyor?

Özgür CANKARA: Sonarlarımızı iki farklı iş modeliyle satma şansımız oluyor. Biri platform satışları diğeri de modernizasyon çalışmaları. Türkiye’nin gerçek anlamda gelişmiş yerli platform tasarımları var ve bu tasarımlar yurt dışında da değer bulmaya başladı. Bizim sonar sistemlerimiz de bir platformun konfigürasyonuna girdiyse genellikle o platformla birlikte yurt dışına da gidiyor. Gördüğümüz kadarıyla bu tip değerli platformlarımızın yurt dışına satışıyla ilgili devletin de ciddi desteği var. Bu çabaların sonucunda, önümüzdeki yıllarda platform satışlarının artacağını tahmin ediyoruz. Biz de konfigürasyonuna girdiğimiz platformların sayısını mümkün olduğu kadar arttırmaya çalışıyoruz. Sivil tersanelerin de ciddi çabaları var. Onlar da korvet ve fırkateyn tasarımları yapıyorlar ve onlarla da yakın çalışıyoruz.

Modernizasyon projeleri kapsamında belli yaşı dolduran platformların üzerindeki tüm sensör sistemleri yenileriyle değiştiriliyor ve platformun ömrü bir miktar daha uzatılıyor. Burada da fırsatları takip ediyoruz. Suüstü platformlarında böyle bir fırsat çıkmadı henüz ama denizaltı yarı ömür modernizasyonları konusunda dünyada bir talep olduğunu görüyoruz. Burada da STM’nin çok başarılı olduğunu düşünüyorum. STM’nin bu faaliyetleri içerisinde biz de sonar suiti sağlayıcısı olarak yer alabileceğimizi düşünüyoruz. Genelde uluslararası pazardaki faaliyetlerimiz önümüzdeki yıllarda bu iki kanal üzerinden şekillenecek.

Küçük, düşük maliyetli ve hafif olan fiber optik sensörler sayesinde düşük frekanslarda daha hassas dinleme yapılabiliyor.
Deniz kuvvetlerinin daha sığ sularda görev yapabilen küçük deniz platformları için denizaltı savunma harbi amaçlı kullanmak üzere askeri standartlarda üretilmiş sonarlara ihtiyaç duyduğunu gördük. YAKAMOS 2020’nin aynı arayüzlerini kullanan küçük ve daldırılabilir bir versiyonu olan YAKAMOS-RT’yi bu amaçla geliştirdik. 

“İhracatta Platform Üreticilerini Yalnız Bırakmıyoruz”

MSI Dergisi: Önümüzdeki dönemde suüstü platformlarla ilgili birtakım gelişmeler bekleniyor. Suudi Arabistan ve Malezya gibi ülkelerde yakın zamanda önemli sonuçlar alınabilecek gibi görünüyor. Sizin ürünlerinizin bu platformlarda yer almasını kullanıcı mı talep etmeli yoksa buradaki ana yüklenici mi önermeli?

Özgür CANKARA: Bizler son kullanıcılar nezdinde elimizden geleni yapıyoruz. Kendi kaderimizi kendimiz çizmek adına gidip kendimizi anlatıyoruz. Talebin bize yönelik olması için çaba gösteriyoruz. Fakat platform üreticilerinin de mümkün olduğu kadar yerli ve milli ürünlerin kullanımı için mücadele vermesi bizim gibi alt sistem üreticileri açısından çok önemli. Biz de fiyat ve performans noktasında platform üreticilerimizi mümkün mertebe rahatlatmaya çalışarak onların bu mücadelelerini destekliyoruz.

“İhracat Hedefimiz Yılda 10 Milyon Dolar”

MSI Dergisi: Bu çerçevede sualtı akustiği alanında 2023 yılı ihracat rakamlarınız ve ihracatta önce çıkan çözümleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Özgür CANKARA: Sualtı akustik tarafında, sonar ihracatı anlamında baktığımızda YAKAMOS ile son 5 yıl içerisinde 30 milyon dolar gibi bir kontrat hacmine ulaştık. Şu an için yıllık yaklaşık 6 milyon dolar mertebesindeyiz. Bu rakamı yılda 10 milyon dolar seviyesine çekebileceğimizi düşünüyoruz.

Beni heyecanlandıran konu, ihraç edilebilir yerli ve milli platformlarımızın sayısının artması. 10 milyon dolar mertebesine de yalnızca YAKAMOS ile ulaşmayacağız. Şu an dünya genelinde mini denizaltı furyası var. Ülkemizde pek duymuyoruz ama yurt dışında bu tip platformlara ciddi bir talep var. Bunlar genelde az sayıda personelle yönetilebilen denizaltılar. Türkiye’de STM, bazı tersaneler ve üniversitelerin bu konuda çalışmaları var. Biz de sonar süiti anlamında bu platformlara değer katabiliriz. Konuyla ilgili bazı tekliflerimiz de oldu. Bu platformların da ihracat potansiyeli olabilir. Denizaltılarda, gizlilik sebebiyle daha çok pasif sonarlar kullanılıyor. Bizim de geliştirdiğimiz Intersept Pasif Sonar (IPS) ve Intersept Tespit ve Mesafe Kestirim Sonarı (IDRS) gibi pasif sonarlarımız var. Hedeflerimize ulaşmada bu ürünlerin de katkısı olacak.

Meteksan Savunma, ULAQ benzeri insansız deniz araçlarının denizaltı savunma harbi amaçlı kullanabileceği uygun sonarlar geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

MSI Dergisi: 2023 yılını üretim ve teslimatlarla tamamlıyorsunuz. Sualtı akustiği alanında 2024 yılı için beklentilerinizi paylaşır mısınız?

Özgür CANKARA: 2024 yılı, teslimatını yaptığımız ürünlerin liman ve deniz testleriyle geçecek gibi görünüyor. Çok yoğun bir test programımız olacak. Öte yandan özellikle deniz kuvvetlerinin platform ihtiyaçları doğrultusunda, önümüzdeki 3-4 yıl için iç pazarda önemli bir sonar talebi olacağını tahmin ediyoruz. Deniz platformlarını inşa edecek ana yüklenicilerin çok kısa teslimat takvimlerinde talepleri olacağını da öngörüyoruz. Bu dönemin teslimatlarımızın bitişine denk gelmesi bizim açımızdan çok kritik. Teslimat döneminde çok iyi bir seri üretim altyapısı oluşturduğumuz için kısa süredeki teslimat taleplerine cevap verebilecek bir çevikliğe ve bilgi birikimine sahibiz. Bu açıdan 2024’ün yeni anlaşmalar ve sözleşmeler yapabileceğimiz bir yıl olacağını tahmin ediyorum.

İnsansız deniz araçları (İDA) konusunda da önemli çalışmalar yapılıyor. ULAQ benzeri platformların denizaltı savunma harbi amaçlı kullanabileceği sonarlar geliştirmeye çalışıyoruz. Yüksek süratli küçük platformların taşıyabileceği büyüklükte ve sağlayabileceği güç isterleriyle çalışabilen sonarlardan bahsediyorum. 2024’ün hem ULAQ’a hem bu tür diğer platformlara katkı sağlayacak sonarlar geliştirme açısından önemli bir yıl olacağını düşünüyorum. Çalışmalarımızı biraz daha olgunlaştıracağız. Bu çalışmalar, er ya da geç sualtına da inecektir. İDA’lardaki çeşitlilik, bence bu yıl sualtı otonom araçları konusunda da ilerleyecek. Burada da yapacak işlerimizin olacağını düşünüyorum.

Meteksan Savunma Genel Müdür Yardımcısı Özgür Cankara’ya, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

Loading

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.