Ana Sayfa Söyleşiler ANDAR Kurucu Ortağı ve CEO’su Gökhan Koyuncu:“Bugün Türkiye’de geliştirilen mühimmat, İHA ve insanlı hava araçlarının hemen hepsinde ANDAR’ın bir ürünü var.”

ANDAR Kurucu Ortağı ve CEO’su Gökhan Koyuncu:“Bugün Türkiye’de geliştirilen mühimmat, İHA ve insanlı hava araçlarının hemen hepsinde ANDAR’ın bir ürünü var.”

Türk savunma ve havacılık sektörünün; mühimmat, insansız hava aracı (İHA) ve insanlı hava aracı gibi platformları için tasarladığı ve ürettiği elektromekanik hareket sistemi çözümleriyle öne çıkan teknolojik KOBİ’si ANDAR hem yurt içinde hem de yurt dışında adından daha fazla söz ettireceği yeni bir döneme giriyor. Yeni döneme hazır olabilmek için özellikle kalite ve seri üretim altyapısını güçlendiren firma, ihtiyaç duyulan elektromekanik hareket sistemini ya da alt bileşenlerini kısa sürelerde tasarlayabilmenin yanı sıra kısa teslimat sürelerini yakalayabilmek için çok daha yüksek adetlerde üretim yapabilecek. Firmanın son 5 yıldır sürekli olarak yüzde 25 ila 30 bandında büyüme kaydettiğini belirten ANDAR Kurucu Ortağı ve CEO’su Gökhan Koyuncu, “Bugün Türkiye’de geliştirilen mühimmat, İHA ve insanlı hava araçlarının hemen hepsinde ANDAR’ın bir ürünü var. Türkiye’nin uzay programı kapsamında geliştirilecek sistemlerde de elektromekanik hareket sistem çözümlerimiz ya da bu çözümlerimiz için yine kendi tasarladığımız ve ürettiğimiz elektrik motoru, sürücü, dişli ve sensör gibi alt bileşenlerimizle yer alacağımızdan eminiz. Sadece teknolojik seviyemiz değil üretim altyapımız da bunun için hazır. ANDAR, bugün dünyadaki teknoloji seviyesini yakalayan, hatta bazı noktalarda ötesine geçen bir konuma ulaştı. Teknoloji bir dalga ise ANDAR onun en önünde sörf yapıyor.” dedi.

MSI Dergisi: Gökhan Bey, ANDAR’ın 2023 yılını oldukça hareketli geçirdiğine şahit olduk. Öncelikle ANDAR açısından 2023 yılının öne çıkan gelişmelerini değerlendirir misiniz?

Gökhan KOYUNCU: Özellikle Orta Doğu’daki varlığımızı daha da arttırmak için çalışmalar yaptık. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) çeşitli projeler için hem sivil havacılık hem de savunma tarafında ürünler vermeye başladık. Akıllı mühimmatın güdüm sisteminin bir parçası olan kontrol tahrik sistemi (control actuation systems / CAS) çözümümüzün lansmanını da yaptığımız Şubat ayında gerçekleştirilen IDEX 2023 fuarında, BAE’nin önde gelen devlet kuruluşlarından Tawazun ile bir mutabakat zaptı imzaladık. İmzaladığımız mutabakat zaptı, savunma ve havacılık projelerinde iş birliği yapmamızı öngörüyor. 2023 yılında yeni kontratlar da yaptık. Bunlar içerisinde bizim açımızdan en öne çıkanı da Kasım ayında gerçekleştirilen Dubai Airshow 2023 fuarı esnasında, BAE firması Calidus ile yaptığımız kontrat oldu.

Tüm bu iş anlaşmalarımızla birlikte seri üretim başta olmak üzere üretim altyapılarımızı güçlendirmek için de yatırımlarımızı sürdürdük. Bu yatırımlarımız, seri üretimin yanı sıra ürünlerimizin test edilmesi, kalite sisteminin daha da geliştirilmesi ve insan kaynağı konularını da kapsıyor. Ürettiğimiz tüm ürünlerin test edilerek paydaşlarımıza sunulacağı bir altyapıyı kurmuş durumdayız. Testlerimizi, çevresel şartlar da dahil olacak şekilde; elektronik, elektromekanik ve elektrik motorları tarafında ayrı ayrı yapabiliyoruz.

Türk savunma ve havacılık sanayisinin geliştirme fazından seri üretim fazına geçtiği, ihracatını sürekli arttırdığı bu dönemde, ANDAR’ın kapasite arttırımını zamanında yapmış olması önemliydi. Özetle 2023 bizim için pek çok açıdan yoğun bir yıl oldu.

Dubai Airshow 2023’te BAE’nin Calidus firmasıyla B-250 uçağının ana uçuş kontrol sistemlerinde de elektromekanik eyleyicilerin kullanılmasına yönelik bir sipariş sözleşmesi imzalayan ANDAR, eğitim ve bulut tohumlama gibi görevlerde kullanılan B-250’nin otopilotta uçmasını sağlayacak çözümler geliştiriyor.

MSI Dergisi: Bu genel değerlendirmenizin detaylarına ilişkin olarak öncelikle ilk kez Calidus firması ile imzaladığınız kontrat hakkında bilgi verir misiniz?

Gökhan KOYUNCU: Calidus ile firmanın B-250 uçağının ana uçuş kontrol sistemlerinde elektromekanik eyleyicilerin kullanılmasına yönelik bir sipariş sözleşmesi imzaladık. Calidus ile iş birliğimizin, sivil havacılıkta ANDAR için yeni yolları açacak bir referans olacağını düşünüyoruz. B-250 hem askeri havacılık hem de sivil havacılık alanlarında, eğitim ve bulut tohumlama gibi görevlerde kullanılan bir uçak. Halihazırda B-250’nin modernizasyonu için yürütülen projede, ANDAR olarak, otopilot uygulamasının kullanacağı trim eyleyicileri geliştirmek üzere seçildik. Üretilecek 100’e yakın platform için tasarlayacağımız ürünlerin teslimatını da 2024 yılı sonuna kadar tamamlayacağız. Tasarlayacağımız ürünler, bundan sonra üretilecek her B-250 uçağı için standart konfigürasyonun bir parçası olacak.

“Dünyada Bir İlki Başarmak İstiyoruz”

MSI Dergisi: ANDAR’ın Calidus ile yapacağı iş birliği sadece B-250 uçaklarıyla mı sınırlı olacak; başka projelerde de birlikte çalışmayı hedefliyor musunuz?

Gökhan KOYUNCU: Bir sonraki hedefimiz, Calidus’un geliştireceği B-350 uçağının konfigürasyonunda yer alabilmek. Bu konu bizim için çok kritik; çünkü B-350’de hidrolik kontrol olmayacak. Tüm uçuş kontrol yüzeyleri elektromekanik sistemlerle hareket ettirilecek. Dünya üzerinde henüz böyle bir uçak yok. Bunun mümkün olabileceğinin ilk kanıtı B-350 olacak. Biz de bu kritik projenin bir parçası olarak dünyada bir ilki başarmak istiyoruz.

MSI Dergisi: Gerek Tawazun gerekse Calidus’la yürüttüğünüz çalışmaları da göz önünde bulundurduğunuzda, ANDAR’ın yurt içindeki ve yurt dışındaki rekabet gücü ve seri üretim altyapısına ilişkin neler söylemek istersiniz?

Gökhan KOYUNCU: Elimizdeki bilgi birikimi ve teknolojiyle Calidus örneğinde olduğu gibi birçok müşterinin ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayabildiğimizi kanıtladık. Rafta hazır ürünlerimizin bulunması, ihtiyaca göre hazır ürünlerimizin modifikasyonunu yapabilmemiz ya da bu şekilde ihtiyacı karşılamıyorsak talep edilen ürünü sıfırdan tasarlayarak seri üretime hazır hale getirebilmemiz ve tüm bu işleri de kısa sürelerde ve maliyet etkin bir şekilde yapabilmemiz, rekabetçiliğimizin temelini oluşturuyor. Elektromekanik hareket sistemleri konusunda, ürün teknolojisi ve çeşitliliği anlamında yeterli bir noktaya ulaştık. Bu kabiliyetlerimizi seri üretim tarafına da yansıttık. 2023 yılında, büyük ölçüde bu ürünlerin yüksek adetli seri üretimleri için altyapı çalışmalarını yaptık. Şu an yıllık 20.000 adet teslimat yaptığımız bir bileşeni, 100.000 adet üretebilecek noktaya geldik. Sistem karmaşık hale geldikçe, özellikle de havacılık tarafında olduğu gibi talep edilen adetler azalsa da kurduğumuz altyapıyla her türlü projenin gereksinimlerini karşılayabilecek şekilde seri üretim yapabileceğiz.

Yatırım Döneminden Üretim Dönemine

MSI Dergisi: ANDAR’ın; tasarım, üretim ve teslimat süresini kısaltmasının rekabet gücünü arttırdığına vurgu yaptınız. Bu noktada, ANDAR’ın dünya genelindeki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gökhan KOYUNCU: Bugüne kadar yatırım dönemindeydik, şimdi üretim dönemine geçtik. Yatırımlarımızın meyvesini toplayacağımız çok çeşitli ürünler geliştirdik. Kuruluştan bu yana elde ettiğimiz kazanımlarımızı da yine ANDAR’da teknoloji geliştirmeye, seri üretim ve test altyapısı kurmaya ve insan kaynağına aktardık. Sonuçta da bugün dünyadaki teknoloji seviyesini yakalayan; hatta bazı noktalarda bu seviyenin ötesine geçen bir konuma ulaştık. 2023 yılında, yoğun rekabet şartları altında kazandığımız bazı uluslararası ihaleler de bunun bir kanıtıdır. Önümüzdeki dönemde bu başarılarımızı; farklı coğrafyalarda, daha büyük projelerde ve daha yüksek adetli seri üretimler yaparak, dünya pazarının gereklerine de uygun şekilde kişi başı ciro ve kârlılık rakamlarını da gözeterek sürdüreceğiz.

Elektrik enerjisini mekanik bir harekete çeviren elektromekanik sistemler, ilgili platformlarda, bir dizi kritik işlevi yerine getiriyor. Bunlar arasında, bir hava aracının birincil uçuş kontrol yüzeylerinin hareket ettirilmesinden, bir elektro-optik algılayıcının hedefe yönlendirilmesine kadar geniş bir yelpazedeki görevler yer alıyor.

MSI Dergisi: ANDAR’ı yurt içi ve dışındaki rakipleriyle mukayese ettiğinizde, teknoloji konusunda hangi noktadasınız?

Gökhan KOYUNCU: Elektromekanik hareket sistemleri alanında teknoloji dalgasının en önünde sörf yapıyoruz diyebilirim. Bir taraftan doğrusal ve açısal servo eyleyiciler, trim eyleyicileri, elektromanyetik fren, rotor freni gibi ana sistemler ve bu sistemlerin çeşitli alt bileşenlerini kapsayan rafta hazır ürün ailelerimiz oluştu. Öte yandan da yeni ürünler yapmak için kendimizi geliştirmeye devam ediyoruz. Türkiye’nin savunma bütçesine yakın ciroları olan dünya devi şirketlere karşı teklif verebilecek teknoloji seviyesinde ürünler yapabilen bir firmayız artık.. İHA yapan bir firmanın hareket sistemi ihtiyaçlarının tamamını; belli bir büyüklüğe kadar insanlı uçak veya helikopter yapan firmaların uçuş kontrol yüzeylerini, pilot destek sistemleriyle ilgili neredeyse her türlü elektromekanik hareket sistemini geliştirip üretebiliyoruz. Mühimmat geliştiren veya üreten bir firmanın ihtiyaç duyduğu uçuş kontrol sistemleri ve güdüm elemanları da buna dâhil. Teknolojimizle savunma ve havacılığın tüm alanlarını kapsamış durumdayız.

ANDAR, bir merak ve mühendislik yapma firmasıdır. Tersine beyin göçü yapılmasına da vesile oluyoruz. Bu konularla ilgili tatmin olamadığı için yurt dışına giden arkadaşlardan geri getirdiklerimiz oldu. Burası kişinin kendisine çok şey katacağı bir kuruluş olduğu gibi çalışanın da firmada henüz olmayanı sürece dahil edebilmesine imkân veriyor. Bu alanda çalışmak, mühendislik yapmak, kendini geliştirmek isteyenler için Türkiye’de ANDAR’dan daha iyi bir firma olabileceğini düşünmüyorum.

ANDAR’ın elektromekanik hareket sistemleri ürün ailesinde; çeşitli akıllı mühimmat türleri, insansız hava araçları, askeri uçaklar ve helikopterlerde kullanılan, geniş bir yelpazedeki ihtiyaçları karşılayan, sahada kendini ispat etmiş ve yüz binlerce uçuş saatine ulaşmış, olgun ürünler yer alıyor.

MSI Dergisi: ANDAR ürünleri hangi platform ve sistemlerde görev yapıyor?

Gökhan KOYUNCU: Bugün Türkiye’de geliştirilen mühimmat, İHA ve insanlı hava araçlarının hemen hepsinde ANDAR’ın bir ürünü var. AKSUNGUR, ANKA, , ATAK, GÖKBEY, HÜRJET, HÜRKUŞ, KAAN… Hepsinde birden fazla ürünümüzle yer alıyoruz. KAAN’da görev alan az sayıda teknolojik KOBİ’den biriyiz. Mühimmat tarafında da Türkiye’nin hem ihraç edilen hem de yeni geliştirdiği ürünlerde varız. Güdüm tarafında sadece kontrol yüzeylerinde değil, arayıcı başlıkların hareketi tarafında da ANDAR’ı görebilirsiniz. Yurt dışında sayısı giderek artan platformlardan biri olan Calidus’un B-250 uçakları için yapacağımız iş, ayak izimize en çarpıcı örnek olabilir.

MSI Dergisi: Bu platform ve sistemlerin türünün artması için ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?

Gökhan KOYUNCU: Ürün ailemiz;

  • Akıllı mühimmat çeşitlerini,
  • İHA’larda taktik ve üzeri boydakileri,
  • İnsanlı hava araçlarında ise uçak ve helikopterlerin askeri ve sivil kısımlarını,

kapsıyor. Uçan platformların geleceğine baktığımızda; hava taksilerin bir potansiyel olduğunu ve bunlarda da hidrolik değil, elektrikli sistemlerin kullanılacağını öngörüyoruz. Dolayısıyla doğrudan bizim ürünlerimize ihtiyaç duyulacak. Bunun hazırlıklarını da yapıyoruz. Uzay taşımacılığının ticari olarak da genişlediği günümüzde, bu alanda kullanılmaya başlamış ürünlerimiz de olduğu için yeni bir platform çeşitliliğine gitmeye çalışıyoruz. Daha uzun vadede ise sivil havacılık tarafında elektrikli eyleyicilerin daha fazla kullanılacağına yönelik beklentimiz doğrultusunda sürekli AR-GE çalışması yapıyoruz. Havacılıkta bu konunun öncülüğünü yapan dünyanın en büyüklerinden en az bir firmayla stratejik AR-GE yapma hazırlığımız da var.

“Dronlar için Bir Ürün Ailesi Düşünüyoruz”

MSI Dergisi: Uçan platformlar arasında son yıllarda dronlar da dikkat çekici bir varlık gösteriyor. Dron pazarında yer alıyor musunuz ya da bu pazara yönelik bir faaliyetiniz bulunuyor mu?

Gökhan KOYUNCU: Dron pazarı, sabit ve döner kanatlı hava araçlarından ve İHA’lardan farklılaşan bir pazar. Ne kadar dronun kullanımda olduğunu ya da hangi firmanın kaç adet dron sattığını takip etmek hiç de kolay değil. Dron platformunun küçüklüğü ve fiyatının daha makul olması sebebiyle sistem emniyetine çok fazla önem verilmiyor ve dolayısıyla ucuz çözümler tercih ediliyor. Biz, sabit ve döner kanatlı platformlar için yaptığımız sistemleri İHA seviyesine indirdik. Burada da her iki sınıftaki hava araçları arasında, özellikle uçtukları hava sahası ve kullanım amaçları bakımından çok büyük emniyet gereksinimi farkı var. Dronlar söz konusu olduğunda ise konu daha da farklı bir noktaya ve tabir yerindeyse daha “piyasa işi” ürünlerin kullanımına gidiyor şimdilik. Ama bu pazarın büyüklüğünü de göz ardı etmememiz gerektiğini düşünüyoruz. Dron pazarındaki kalite anlamında tatmin edilemeyen ihtiyacı, diğer uçan platformlarda yaptığımıza benzer emniyet seviyelerini gözetecek ve fiyat olarak da maliyet etkinliği yakalayabileceğimiz bir ürün ailesi geliştirmeyi, 2024 yılı planlarımız arasına aldık.

ANDAR, Türkiye’nin en kritik özgün savunma ve havacılık projelerinden biri olan Milli Muharip Uçak’ta (MMU) TUSAŞ tarafından geliştirilen KAAN’da ürünleriyle yer alan KOBİ seviyesindeki birkaç alt yükleniciden biri.

“Yurt Dışı Rekabette Başarılı Olmak için AR-GE Yapıyoruz”

MSI Dergisi: ANDAR’ın AR-GE faaliyetlerine büyük önem verdiğini biliyoruz. AR-GE için ayırdığınız kaynak ve AR-GE çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Gökhan KOYUNCU: Ciromuzun önemli bir bölümünü AR-GE bütçesine ayırıyoruz ve bunun yüzde 90’ı öz kaynaklarımızdan karşılanıyor. Biz, disiplinler arası bir iş yapıyoruz. Dolayısıyla her disiplinin de kendi AR-GE’sini yapmamız gerekiyor. Elektrik motoru, kontrolcü, sensör ve dişliler gibi alt bileşenlerin hepsi için de ayrı ayrı AR-GE yapıyoruz. Elektrik motoru dediğimiz zaman, piyasadaki envaiçeşit motorlardan birinden bahsetmiyoruz. Uzay platformları üzerine takılan, uzayda operasyon yapan serinin bir benzerini burada yapmamız gerekiyor ki savunma ve havacılık sanayisinin ihtiyacını karşılasın. O seviyede bir ürün yapabilmek de kolay değil. Ama yaptığımız ana ürünler ya da alt bileşenlerin tamamı şu anda performans olarak ayırt edilemeyecek kadar bu serilere yakın.

Öte yandan Türkiye’ye satılmasında problem yaşanan ya da yurt dışına bağımlılıktan kurtarılması istenen ürünler için de yeni teknolojilerle uyarlama yapıyoruz. Örneğin, yurt dışından tedarik edilen fırçalı elektrik motorları da bunlardan bir tanesidir. Aslında fırçalı motor geliştirme sürecine en başından beri girmek istememiştik. Hatta bazı fırçalı motor ihtiyaçlarını fırçasız motorlar ve sürücüleri ile değiştirerek kullanıcıya performans artışı sağladığımız durumlar oluyor. Ancak sorunun sektörümüz açısından bir kangrene dönüştüğünü ve müşterinin ihtiyacını başka türlü karşılayamadığını görünce, fırçalı motor geliştirmek için kolları sıvadık ve kısa bir süre içerisinde başlayıp bitirdik.

Yaptığımız işlerin arka planında kişi başı ciro, kârlılık gibi ticari sürdürülebilirlik boyutunu göz önünde bulundurarak adımlarımızı atmaya çalışıyoruz. Fakat az önce verdiğim örnekte olduğu gibi Türkiye’nin ihtiyaçları söz konusu olduğunda, bu yaklaşımlarımızdan vazgeçerek ihtiyaç neyse tüm gücümüzle bunları yapmaktan da geri durmuyoruz. Yurt dışından tedarik edilemeyen belli ürünlerde, bugün ANDAR olarak tüm ticari kaygıları bir kenara bırakmış olarak çözüm sunuyoruz.

Bu ürünleri tasarlarken de ileride ciroya dönüşme potansiyelini gözetiyoruz. Her zaman için temel amacımız sadece o anki ihtiyacı karşılamak değil, yurt dışındaki rekabetten başarılı çıkabilmek oldu. Bu açıdan baktığımızda, aslında yurt dışı rekabette başarılı olmak için AR-GE yapıyoruz diyebiliriz.

Bu noktada bir konuyu daha vurgulamak istiyorum. Bir elektromekanik hareket sistemini belli bir performansa ve boyuta indirdiğinizde, bu sistemin üretimi de bir probleme dönüşebiliyor. Ürünler herkesin üretemeyeceği şekilde özelleşmeye başladıkça, üretimde kullanılacak altyapı ihtiyaçları da artıyor. Biz bu noktada da AR-GE yapıyoruz. Sıfırdan makine AR-GE’si yaparak, tasarladığımız bu makinelerle üretim yapıyoruz. Kazandığımız üretim tecrübesiyle makinelerimizi de sürekli iyileştiriyoruz.

Makine süreçlerini de iyileştiriyoruz. Çünkü makineyi kullanmak da aynı bir zanaat. Örneğin, normalde makineyi ve bu makineyi nasıl kullanacağınızın eğitimini alıp kullanmaya başlarsınız. Bizim ekibimiz makineyi alıp, bütün parametrelere göre keşfini yapıp, sonra istedikleri ürünü o makineye ürettiriyorlar. Bu süreçte bazı makinelerin ne yapabileceğini, makineyi üretenden daha iyi biliyoruz artık. Arkadaşlarımız makineler için de yazılım geliştiriyor ve kullanıyorlar.

Burada bazı süreçleri alt yükleniciyle çözemeyeceğimizi de zaman içerisinde öğrenmiş olduk. Dolayısıyla hem süreç hem de makine anlamında tasarımın yanında üretime de yatırım yapmak zorunda kaldık. Türkiye’nin uzay programı kapsamında geliştirilecek sistemlerde de elektromekanik hareket sistem çözümlerimiz ya da bu çözümlerimiz için yine kendi tasarladığımız ve ürettiğimiz elektrik motoru, sürücü, dişli ve sensör gibi alt bileşenlerimizle yer alacağımızdan eminiz.

Tüm bunları alt alta koyunca da bitmiş bir üründe, yurt dışındaki fiyatın yüzde 30-35 altına inebildiğimiz oluyor. Böylece platform geliştiriciler için çeşitli avantajlar yaratıyoruz.

ANDAR Kurucu Ortağı ve CEO’su Gökhan Koyuncu: “Dron pazarındaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Orada havacılıktan gelecek şekilde emniyeti gözetip, fiyatı da maliyet etkin bir seviyede olacak bir ürün ailesi geliştirmek, 2024 yılı planlarımız arasında.”

“Yerlilik Oranımız Neredeyse Yüzde 100’e Ulaştı”

MSI Dergisi: Ürünlerinizdeki yerlilik oranı ve seri üretim faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz? Bugüne kadar toplam kaç ürün teslim ettiniz?

Gökhan KOYUNCU: Kompleks bir ürünün alt bileşenlerine baktığımızda; elektrik motoru tarafında bakır tel ve yurt dışından aldığımız mıknatıs -ki bu da bizim tasarladığımız şekilde üretiliyor- dışında geri kalan her şeyi hammadde olarak alıp kendimiz üretiyor ve ürettiğimiz parçaların montajını da kendimiz yapıyoruz. Dişli tarafında yine dişlileri kendimiz üretiyoruz. Sensör tarafında sadece çipleri yurt dışından alıyoruz; devresi, tasarımı ve üretimi bize ait. Kontrolcüyle ilgili de kendi tasarladığımız kartı yurt dışında ürettiriyoruz. O kartın bir sürücü veya eyleyici haline dönüşmesi sürecinde entegreler geliyor, diğer alt bileşenler geliyor ve bunları birleştirerek ana ürünü oluşturuyoruz. Saydığım hammaddeleri ve çipi dışarıda bırakırsak yerliliğimiz yüzde 100 diyebilirim.

Seri üretimde; sıfır hata, yalın üretim, otomasyon, insan katkısının azaltılması gibi konularda çalışmaya devam ediyor, yatırımlarımızı yapıyoruz. Gerekli noktalarda kullanacağımız makineleri de daha önce belirttiğim gibi hem yatırım hem de AR-GE faaliyeti olarak kendimiz tasarlıyoruz. Bugüne kadar 30.000’e yakın ürün teslim ettik. Teslim edilen ilk ürünümüz de yaklaşık 10 yıldır havada.

Sivil Pazarda Gelişmek için de Çalışmalar Başladı

MSI Dergisi: Teknolojik bir KOBİ olan ANDAR’ın sivil pazara yönelik çalışmaları hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Gökhan KOYUNCU: Robotik teknolojinin büyük bir ivme kazandığı günümüzde, ANDAR olarak biz de sivil pazarda bu yönde ayrı bir yapılanma konusunda çalışma başlattık. Çünkü sivil taraf için 100.000 adetlik seri üretim altyapısının bile yetersiz kalacağını öngörüyoruz. Sivil pazarda katalogdan seçilebilecek standart bir ürün yapısı ve yeterli seviyede stoğa üretim yapılması gerekiyor. Buna ulaştığımızda, sivil pazar için çalışmaya başlayabiliriz. Özellikle medikal tarafta, ameliyat aletlerinden robotlarına kadar uzanan çok geniş bir yelpaze var. Sadece medikal sektörü düşündüğümüzde bile savunma ve havacılık sektörünün en az 5 katı bir pazar olduğunu söyleyebilirim.

ANDAR, elektromekanik hareket sistemi çözümlerinde kullandığı sürücüler, sensörler, elektrik motorları ve dişliler gibi alt bileşenlerin tamamını da yine kendisi tasarlayıp üretiyor.

MSI Dergisi: ANDAR’ın kurumsal yapısındaki gelişmeler konusunda bilgi verir misiniz?

Gökhan KOYUNCU: Son birkaç yıldır, şirketteki insan kaynağını sabit tutarak kişi başı ciroyu arttırmaya odaklandık ve bu şekilde ürettiğimiz katma değeri yükseltmeye çalıştık. Şu an 120 civarında çalışanımız var. Çalışanlarımızın yüzde 33’ü kadın. Bu oranı yüzde 50’ye çıkarmak gibi bir hedefimiz var. Önümüzdeki 2 yılda, ciro ile birlikte bu sayının biraz daha artmasına izin vereceğiz. Kuruluşumuzdan bu yana, yaklaşık 10 milyon dolarlık bir makine yatırımı yaptık. Bir o kadar da AR-GE çalışması yapıldı. ODTÜ Teknokent’te 500 metrekare AR-GE alanı, Teknopark Ankara’da 2.000 metrekare AR-GE ve elektronik üretim alanı ve OSTİM’de hassas talaşlı imalat için 4.000 metrekare olmak üzere, toplamda 6.500 metrekarelik bir tesisimiz var. Bu tesis yatırımının, önümüzdeki asgari 3 yıllık ihtiyacı karşılayacağını düşünüyoruz.

ANDAR, seri üretimini yaptığı ürünlerin test edilmesi ve kalite sisteminin oluşturulması için de altyapısını güçlendirdi.

MSI Dergisi: ANDAR’ın ihracat faaliyetleri ve yurt dışındaki varlığı hakkında bilgi verir misiniz?

Gökhan KOYUNCU: Son 5 yıldır, yüzde 25-30 arası büyüme içerisindeyiz. Türkiye’nin ihtiyacından ötürü, şu an aynı anda 7-8 proje yürütüyoruz. Elimizden geldiği kadar savunma ve havacılık sanayisinde yeni geliştirilen ürünleri desteklemeye çalışıyoruz. Bu temponun devam etmesini sağlamaya çalışıyoruz. Hâlihazırda ciromuzun yüzde 10’unu ihracattan elde ediyoruz. Hedefimiz bu oranı yüzde 50’ye çıkarmak.

İhraç ettiğimiz ürünlerin dışında, bir de yurt dışında stratejik iş birliği anlaşmalarımız var. Hem Suudi Arabistan hem de BAE’de büyük bir potansiyelin olduğunu biliyoruz. Ama tek gittiğimiz yön de burası değil. Avrupa’da ve Güney Amerika’da genişlemek için çalışmalarımız var. Teklif verip de kaybettiğimiz işlerde bile hem teknolojimiz hem de kalite sistemlerimize yönelik memnuniyet ifade eden dönüşler alıyoruz. Şimdilik kaybettiğimiz bu projelerde, orta vadede yeniden çalışma imkanımızın olacağını düşünüyoruz. Mesela Dubai Airshow 2023’te sipariş anlaşması imzaladığımız Calidus’ta da böyle oldu. 2019’dan beri çeşitli alternatifler denediler ama sonuçta bizimle çalışmayı tercih ettiler. Onlara, ANDAR’ın çalıştıkları herkesten daha iyi olduğunu göstermek için bu fırsatı iyi değerlendireceğiz. Biraz zaman ve ısrarla her firmayla iş birliğine gidebiliriz.

ANDAR, halihazırda yüzde 33 olan kadın çalışan oranını yüzde 50 seviyesine çıkarmayı planlıyor.

MSI Dergisi: ANDAR için teknoloji tarafından nasıl bir gelecek öngörüyorsunuz?

Gökhan KOYUNCU: Yeni teknoloji ihtiyacı olan alanlarda AR-GE’lerimizi uzun süredir devam ettiriyoruz. Bunların en başında da yolcu uçaklarında dahi kullanılabilecek ve emniyeti ispatlanmış ürünler geliyor. İlk teslim ettiğimiz ve 10 yıldır uçan üründen başlayarak biriktirdiğimiz tecrübeyle dünya çapında çözülememiş problemleri de içerecek şekilde bir inovasyon yapabilir miyiz diye şu an AR-GE çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hidrolik olmayan, tamamen elektromekanik bileşenlerden oluşan ve sivil havacılığın emniyet beklentisini karşılayabilecek bir dişli kutusu üzerinde çalışıyoruz. Bunu başardığımızda, ticari havacılık için uçak üreten firmaların da bizim ürünlerimizi kullanılmaya başlayacağını düşünüyoruz. Bir akıllı mühimmat ne kadar küçülürse güdüm ve kontrol yüzeyleri için geliştirilmesi istenen elektromekanik hareket sistemleri de o kadar zor ve karmaşık hale geliyor. Çözülmesi istenen problem ne kadar zorsa onu çözmek bizim için daha da keyifli oluyor.

ANDAR, IDEX 2023 fuarında BAE’nin önde gelen devlet kuruluşlarından Tawazun ile mutabakat zaptı imzaladı. ANDAR Kurucu Ortağı ve CEO’su Gökhan Koyuncu ile Tawazun Savunma ve Güvenlik Sanayi İlişkileri Sektör Başkanı Muammer Abdulla Abushehab tarafından imzalanan mutabakat zaptı; tarafların, savunma ve havacılık alanındaki projelerde iş birliği yapmasını öngörüyor.

ANDAR Kurucu Ortağı ve CEO’su Gökhan Koyuncu’ya, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için okuyucularımız adına teşekkür ederiz.

Loading

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.