Ana Sayfa Manşet ARES Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Kerim KALAFATOĞLU: “Hayal ettiğimiz sürece var olacağız ve üretmeye devam edeceğiz.”

ARES Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Kerim KALAFATOĞLU: “Hayal ettiğimiz sürece var olacağız ve üretmeye devam edeceğiz.”

Ümit BAYRAKTAR / ubayraktar@savunmahaber.com

Türkiye’nin yanı sıra dost ve müttefik ülkeler için askeri ve güvenlik uygulamalarına yönelik olarak farklı sınıflarda çok sayıda gemi teslim eden ve projelerine yüksek bir tempoda devam eden ARES Tersanesi, 6 Nisan’da, kuruluşunun 15’inci yıldönümünü kutladı. ARES Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Kalafatoğlu, firmanın bu 15 yılık süreçte neler başardığını ve bu başarıların, firmanın geleceğini nasıl şekillendirdiğini, MSI Dergisi okuyucuları için anlattı.

MSI Dergisi: Kerim Bey, ARES Tersanesi’nin geride bıraktığı 15 yılda başardıklarını sıralamanızı istesek ilk 3 sıraya neleri koyardınız?

Kerim KALAFATOĞLU: Kuruluşumuzun ilk yıllarında başardıklarımızın, ilk sırayı hak ettiğini düşünüyorum. ARES Tersanesi’ni 15 yıl önce kurduğumuzda, gemi inşa sektörü, dünyada ve özellikle Türkiye’de altın çağını yaşıyordu. Rekabetin zirvede olduğu o dönemde, bir yıl gibi çok kısa bir sürede kendimizi ispat ettik. Gezi teknelerinde seri üretime geçtik. Güvenlik uygulamalarına yönelik yarı askeri teknelerde ise son kullanıcıya yönelik imalat ile doğrudan ihracata yöneldik. Bu başarılar, ARES Tersanesi’nin can suyu, temelleri ve bugünkü yatırımlarının ilk kaynağıdır.

Can suyunu sağlam temellerle almış bu genç firma, kazandığı her kuruşla personele, yönetim sistemlerine, tesislere, altyapılara, yenilikçi üretim teknolojilerine ve Ar-Ge’ye yatırım yaptı. Böylece askeri, güvenlik ve ticari gemi inşa alanlarında, özellikle yüksek performanslı teknelerin üzerinde uzmanlaştık. 2014’te, o tarihte Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük askeri gemi ihracatını, Katar İçişleri Bakanlığı ile imzaladığımız 17 gemilik sözleşme ile gerçekleştirdik. Seçim yapmak zor olsa da sanıyorum bu başarılı proje, çok önemli bir kilometre taşı olarak ikinci sırada yerini alacaktır.

Üçüncü sıraya geldiğimizde, seçim yapmak çok daha güçleşiyor. Baktığımızda, geçtiğimiz 5-6 yıllık döneme birçok başarıyı sığdırdık. Bunların arasında;

  • “Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen Firması” olmak,
  • “Dünyanın En İyi Karakol Gemisi Üreticisi” seçilmek,
  • “Dünyanın En İyi Açık Deniz Karakol Gemisi Tasarımcısı ve Üreticisi” seçilmek,
  • Türkiye’den Umman Sultanlığı’na ilk askeri gemi ihracatını gerçekleştirmek,
  • Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğümüz için toplam 122 botun inşa edilmesini konu alan projeyle adet olarak dünyanın en büyük seri gemi inşa projesinin yüklenicisi olmak,

yer alıyor. Yine de ben üçüncü sıraya, Türkiye’nin ilk, dünyanın en iyi ve kabiliyetli Silahlı İnsansız Deniz Araçlarını, tamamen öz sermayemiz ile geliştirmeye karar vermemizi ve elbette başarılı olmamızı koyuyorum.

ARES Tersanesi, insansız deniz araçları alanına adımını ULAQ ürün ailesi ile attı.

MSI Dergisi: Bu 15 yıllık süreçte, ARES Tersanesi’nin, Türkiye’ye kazandırdığı yetenekler ve sağladığı katma değer hakkında neler söylemek istersiniz?

Kerim KALAFATOĞLU: Aslında ilk üç sıraya koyduğum başarılarımıza baktığımızda, bu sorunun cevapları da ortaya çıkıyor.

Öncelikle ARES Tersanesi’nin, gemi inşa sektörüne; eksik olan kurumsallık, kurum kültürü, hem personel hem de son kullanıcı açısından insan odaklılık ve sürdürülebilirlik kavramlarını getirdiğini görüyoruz.

Personel, yönetim sistemleri, yenilikçi üretim teknolojileri, tesis ve altyapı yatırımlarımızla ülkemiz için bir dizi katma değer yarattık. Bunların arasında; istihdam, ihracata dayalı döviz geliri, seri gemi inşa kabiliyeti ve Türkiye’nin gemi inşa kabiliyetlerine dair dünya çapında pozitif algı yaratılması da yer alıyor.

Meteksan Savunma ile yaptığımız gibi, kurduğumuz stratejik ortaklıklarla ülkemize yeni ve ileri teknolojiler kazandırmak da katkı sağladığımız, önemli noktalar arasında yer alıyor. Böylece, insansız deniz sistemleri alanında, ULAQ gibi bir dünya markasını ülkemize kazandırdık.

Bugün Türkiye’deki gemi inşa sektörüne baktığımızda, ARES Tersanesi, kurumsallık ve sürdürülebilirlik alanlarında, en üst sıralardadır. Uzmanlık alanları; bu alanlarda sahip olduğu altyapılar ve kabiliyetler ile tasarladığı ve inşa ettiği yüksek performanslı gemiler ise “tek”tir.

Türkiye’de Tek, Dünyada Lider

MSI Dergisi: ARES Tersanesi, bugün Türkiye’de nasıl bir konuma ulaştı?

Kerim KALAFATOĞLU: Bugün Türkiye’deki gemi inşa sektörüne baktığımızda, ARES Tersanesi, kurumsallık ve sürdürülebilirlik alanlarında, en üst sıralardadır. Uzmanlık alanları; bu alanlarda sahip olduğu altyapılar ve kabiliyetler ile tasarladığı ve inşa ettiği yüksek performanslı gemiler ise “tek”tir.

ARES Tersanesi, dünyanın adet olarak en büyük seri gemi inşa projesi kapsamında, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü için toplam 122 adet ARES 35 FPB modeli bot inşa edecek.

MSI Dergisi: ARES Tersanesi’ni, dünya genelinde nasıl bir konumda görüyorsunuz?

Kerim KALAFATOĞLU: Dünya geneline baktığımızda ARES Tersanesi; her kıtada tanınan, kabiliyetleri bilinen, hemen her projede teknik veya ticari görüşüne başvurulan bir tersane konumunda. Bunun örneklerini sıklıkla yaşadığımız için rahatlıkla ifade edebiliyorum.

ARES Tersanesi, TOBB tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketlerini belirleyen Türkiye 100 yarışmasında, 2012-2015 yılları arasını kapsayan dönemde, Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketi oldu. 25 Ocak 2017 tarihinde gerçekleştirilen törende, ARES Tersanesi’nin ödülü, o tarihte Başbakan Yardımcısı olan Nurettin Canikli ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından, ARES Tersanesi Yönetim Kurulu Üyesi Yonca Kotiloğlu’na takdim edildi.

Fiziksel bir değerlendirme yaptığımızda ise ARES Tersanesi, bugün Avrupa’nın üretim hacmine dayalı olarak en büyük kompozit ve alüminyum tekne üreticisi konumunda. Halen Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü için inşa faaliyetleri devam eden 122 botluk projenin, üretim kapasitemizin yalnızca beşte birini kapsadığı göz önüne alındığında, söylemek istediğim daha net anlaşılacaktır.

ULAQ serisi insansız deniz araçları ile birlikte, dünya genelinde yüksek performanslı bot üreticileri arasında üst sıralarda yer alan koltuğun da artık ARES Tersanesi’ne dar geldiğini görüyoruz.

ARES Tersanesi, 2014’te, Katar İçişleri Bakanlığı ile 17 gemilik bir sözleşme imzaladı. Bu gemiler arasında, ARES 150 HERCULES de yer alıyor.

MSI Dergisi: Savunma ve güvenlik uygulamalarına yönelik, yurt içinde ve yurt dışında yürüttüğünüz projelerin son durumları hakkında bilgi verir misiniz?

Kerim KALAFATOĞLU: İnşa faaliyetleri ve halen üretimi devam eden üç projemizin ilki olan ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ihtiyaçları için toplam 122 botu kapsayan projede, aynı zamanda prototip olan ilk ARES 35 FPB botunu denize indirdik. Botun dahili kalite kontrol süreçleri devam ediyor. Bu yılın ikinci yarısından itibaren, her 2 ayda bir 6 bot olacak şekilde teslimatlara başlayacağız.

Türkiye’nin Umman Sultanlığı’na yaptığı ilk askeri gemi ihracatı olan ve 14 adet ARES 85 HERCULES Süratli Karakol Botu’nu içeren projede ise ilk 9 botun teslimatını başarıyla tamamladık. Kalan 5 botun teslimatı ise 2022 yılı başında tamamlanmış olacak. 26 m tam boya sahip bu modelimiz, sınıfında dünyanın en yüksek süratli teknesidir. Bu evsafta 55 deniz mili sürat yapabilen başka bir bot mevcut değildir.

ARES 70 HARPOON, ARES Tersanesi’nin farklı ihtiyaçlara yönelik geliştirdiği platformlar arasında yer alıyor.

Öte yandan Türkiye’nin ilk Silahlı İnsansız Deniz Aracı olan ULAQ serisinin prototip ürünü SİDA’nın ve Sahil Kontrol İstasyonu SAKİ’nin üretim ve test faaliyetleri başarıyla tamamlandı. Mayıs ayında gerçekleştirilmesi hedeflenen güdümlü mermi atışlarıyla birlikte, artık ULAQ SİDA tamamen operasyonel olacak. Ürün ailesinin diğer üyeleri kapsamında istihbarat, elektronik harp, denizaltı savunma harbi, mayın avlama, yangın söndürme gibi farklı operasyonel konseptlere sahip insansız deniz araçlarının tasarım faaliyetleri de hızla devam ediyor. 2021 yılında, farklı kabiliyette bir insansız deniz aracının daha üretimini tamamlamayı hedefliyoruz.

ARES Tersanesi ve Meteksan Savunma, ULAQ ürün ailesinin diğer üyeleri kapsamında istihbarat, elektronik harp, denizaltı savunma harbi, mayın avlama, yangın söndürme gibi farklı operasyonel konseptlere sahip insansız deniz araçlarının tasarım faaliyetlerine devam ediyor.

Öte yandan, her ne kadar salgın nedeniyle seyahatlerimizi kısıtlamak durumunda kalsak da iş geliştirme faaliyetlerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Yine 2021 yılında sözleşme duyurularını yapmayı heyecanla beklediğimiz en az üç projemiz var. Çok yakında umuyorum sizlerle paylaşacağız.

ARES Tersanesi, Türkiye’nin Umman Sultanlığı’na yaptığı ilk askeri gemi ihracatı olan ve 14 adet ARES 85 HERCULES Süratli Karakol Botu’nu içeren projede, ilk 9 botun teslimatını başarıyla tamamladı. Kalan 5 botun teslimatı ise 2022 yılı başında tamamlanmış olacak.

Dünya geneline baktığımızda ARES Tersanesi; her kıtada tanınan, kabiliyetleri bilinen, hemen her projede teknik veya ticari görüşüne başvurulan bir tersane konumunda. Fiziksel bir değerlendirme yaptığımızda ise ARES Tersanesi, bugün Avrupa’nın üretim hacmine dayalı olarak en büyük kompozit ve alüminyum tekne üreticisi konumunda.

Mayıs ayında gerçekleştirilmesi hedeflenen güdümlü mermi atışlarıyla birlikte, ULAQ SİDA tamamen operasyonel olacak.

Kurumsallaşma Yolunda Hiç Durmayan Aile Şirketi

MSI Dergisi: Firmaların uzun yıllar ayakta kalmasını ve rekabetçi olmasını sağlayan şeylerden biri de kurumsal yapıları. ARES Tersanesi’nin kurumsal gelişimi hakkında neler söylemek istersiniz?

Kerim KALAFATOĞLU: ARES Tersanesi’ni 15 yıl önce, bir aile şirketi olarak kurduk. 15 yıl sonra, tüm kurucu üyeler olarak, stratejik karar alma noktasında, yatırım ve Ar-Ge alanlarında hala işimizin başındayız. En önemli başarılarımız ve Türkiye’ye kazandırdığımız yetenekler kapsamında vurguladığım; kurumsallık, kurum kültürü ve sürdürülebilirlik kavramları, hep önceliğimiz oldu. Bu sayede üretimimiz ve ihracatımız hep süreklilik arz etti. Kazandığımız her kuruşla personel, altyapı ve inovatif üretim teknolojileri yatırımlarımı yaptık.

Kurumsallaşma, kuruluşumuzdan bu yana önceliklerimiz arasında hep üst sıralarda yer aldı. Bununla birlikte, kurumsallaşma, zaman ve emek isteyen, uzun soluklu bir süreç. Bu alanda, özellikle son 5 yılda, daha uzun adımlarla ilerliyoruz. Kendimizi sürekli yeniliyoruz; profesyonel yönetim kadromuzla sürekli kendimizi denetliyoruz, sorguluyoruz. Yönetim süreçlerimizde statükocu davranmıyoruz; her seviyede personelimizle konuşuyoruz, tartışıyoruz.

Çok yol aldığımızı büyük bir memnuniyetle belirtmek isterim. Ancak takdir edersiniz ki kurumsallaşma, varılacak sabit bir hedef değil. Sürekli yaşayan, sürekli gelişen ve değişen bir süreç. “Tamam, başardık, kurumsallaştık!” diyemiyorsunuz. Bu yaklaşımdaki şirketleri, organizasyon yönetimi ders kitaplarında vahim örnekler olarak anlatıyorlar. Dolayısıyla durmadan ve sürekli değişime açık olarak devam etmek zorundayız. Bu durumdan da erinmiyor, bilakis keyif alıyoruz.

Her ne kadar salgın nedeniyle seyahatlerimizi kısıtlamak durumunda kalsak da iş geliştirme faaliyetlerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Yine 2021 yılında sözleşme duyurularını yapmayı heyecanla beklediğimiz en az üç projemiz var. Çok yakında umuyorum sizlerle paylaşacağız.

MSI Dergisi: Geleceğe baktığınızda, ARES Tersanesi’nin önünde hangi meydan okumalar duruyor?

Kerim KALAFATOĞLU: Risk yönetimimizi ve bu konudaki stratejilerimizi gayet iyi ve detaylı bir şekilde çalıştığımıza inanıyorum. Dolayısıyla konuya sektörel bazda veya rekabet merkezli baktığımızda, girmeye çalıştığımız her yeni pazarda veya ürün alanında karşımıza çıkabilecek meydan okumaları öngörüyoruz. Faaliyetlerimize, bunlara uygun stratejilerle başlıyoruz.

Tabii sadece bu soru üzerine ayrı ve çok daha uzun bir söyleşi yapsak yeridir. Çok özel maddelere girmeden kısaca; tasarım çözümlerimiz, ürün ve tesis altyapımız ile yenilikçi çözümler geliştirmek için sürekli arayış içinde olduğumuzu belirtmek isterim. Bu da bize meydan okumalara yanıt vermek yerine doğrudan meydan okuma fırsatı yaratıyor. Birkaç örnek verecek olursam; insansız sistemler, insanlı gemilerde hibrit güç teknolojilerinin uygulamaları, hidrojen gibi alternatif yakıtların kullanımına imkân veren farklı ürün tasarımları, üretimde insan hatalarını asgari seviyeye indirmeye yönelik seri üretim teknolojileri gibi birçok alanda araştırma, geliştirme ve yatırım faaliyetlerimiz var.

ARES Tersanesi’nin yenilikçi yaklaşımını gözler önüne seren tasarımlarından biri de ARES 125 FAMB hücumbotu. ARES 125 FAMB, saatte 40 deniz milini aşan sürati, düşük radar ve kızılötesi izi ve güdümlü mermi taşıma kapasitesi ile öne çıkıyor.

Bununla birlikte, elbette her türlü riski öngörmemiz mümkün değil. Bu tür durumlarda da genç personel yapımız ve iş birliğine açık yönetim kadromuz vasıtasıyla çabuk adapte olma kabiliyetimiz bize avantaj sağlıyor. Bunun da en güncel örneğini, maalesef küresel çapta krizlere yol açan salgınla görüyoruz. Her türlü kısıtlamaya rağmen adaptif yapımızla faaliyetlerimizi kesintisiz olarak sürdürmeye devam ediyoruz. Umuyorum hepimiz için sağlıkla atlatacağımız geçici bir süreç olur bu zor zamanlar.

Tasarım çözümlerimiz, ürün ve tesis altyapımız ile yenilikçi çözümler geliştirmek için sürekli arayış içindeyiz. Bu da bize meydan okumalara yanıt vermek yerine doğrudan meydan okuma fırsatı yaratıyor.

Trendlere Uyan Değil, Trend Yaratan Hedefler

MSI Dergisi: ARES Tersanesi’nin geleceği ile öngörülerinizi sormak istiyoruz. 10 yıl sonra nasıl bir ARES Tersanesi hayal ediyorsunuz?

Kerim KALAFATOĞLU: Aileme, yakın çevreme ve çalışma arkadaşlarıma hep aynı mottoyu salık vermişimdir: “Hayal ettiğiniz kadarını başarabilir, hayal ettiğiniz kadarını yaşarsınız.” Bugün konuştuğumuz başarıların hepsi, geçmişte birer hayaldi. Ama kafamızın içindeydi. Biz kurduk bu hayalleri.

ARES Tersanesi’nin 15’inci yıldönümü paylaşımlarında da dikkatiniz çekmiştir. “Hayal etmeye devam ettiğimiz sürece, var olacağız ve üretmeye devam edeceğiz.” der, ARES Tersanesi.

Dolayısıyla hayal etmeye devam ediyoruz. Bundan 10 yıl sonra, 25’inci yıldönümümüzde; otomasyona dayalı bir yönetim ve otomasyona dayalı bir üretim altyapısıyla çalışmayı; tasarladığımız ve inşa ettiğimiz tüm platformları, boyutlarından bağımsız olarak tamamen insansızlaştırmayı hayal ediyoruz. Bunu sektör bağımsız olarak; askeri, ticari hatta yat sektörünü de dâhil ederek ifade ediyorum. Trendin bu yönde olacağı öngörüsüyle değil, trend yaratmak için koyuyoruz bu hedefleri. Zorluklara reaksiyon gösteren değil, zorluklara meydan okuyan bir firma olmaya devam edecek ARES Tersanesi.

Hayal etmeye devam ediyoruz.  Bundan 10 yıl sonra, 25’inci yıldönümümüzde; otomasyona dayalı bir yönetim ve otomasyona dayalı bir üretim altyapısıyla çalışmayı; tasarladığımız ve inşa ettiğimiz tüm platformları, boyutlarından bağımsız olarak tamamen insansızlaştırmayı hayal ediyoruz.

Soldan sağa: ARES Tersanesi Yönetim Kurulu Üyesi Ersan Kotiloğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Kalafatoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Yonca Kotiloğlu ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Kalafatoğlu

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu ya da konular var mı?

Kerim KALAFATOĞLU: MSI Dergisi’ne, bu samimi söyleşi ve güzel sorular için çok teşekkür ederim. Bu söyleşi, ARES Tersanesi’nin 15’inci yaş günü için olduğu kadar ARES’in yöneticileri ve çalışanları olarak bizler için de çok anlamlı oldu. Ülkemiz için kısa süre içinde daha nice güzel haberler paylaşacağımız müjdesiyle öncelikle sağlıklı günler ve yayınlarınızda başarılar diliyorum.

ARES Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Kalafatoğlu’na, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

 398 Toplam Görüntüleme,  3 Günlük Görüntüleme

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.