Ana Sayfa Tanıtıcı Makaleler Gelişen Hava Tehditlerine Karşı Pantsir-S1M Kısa Menzilli Hava Savunma Füze ve Top Sistemi

Gelişen Hava Tehditlerine Karşı Pantsir-S1M Kısa Menzilli Hava Savunma Füze ve Top Sistemi

Şekil 1. JSC “KBP”, yeni tehditlerin analizi neticesinde, Pantsir-S1M adı verilen, yeni nesil bir kısa menzilli hava savunma füze ve top sistemi geliştirdi.

Bu tanıtıcı makale, Slugin V.G., Filin P.V. ve Grigorieva N.A. tarafından hazırlanan makaleye dayanarak hazırlanmıştır.

21’inci yüzyılın muharebe sahasına getirdiği yeni tehditler dikkate alınarak geliştirilen Pantsir-S1M Hava Savunma Füze ve Top Sistemi (HSFTS), son teknoloji yazılım ve donanımıyla kullanıcısına üstün koruma sağlıyor.

Pantsir-S1M’nin öncülü olan Pantsir-S1, havadan gelen tehditlere karşı, kısa menzilli bir son safha savunma silahı olarak geliştirildi.

Peki, böyle bir sistemin, hangi özelliklere sahip olması gerekir?

Böyle bir sistem, her şeyden önce, son savunma hattına ulaşabilen tüm hedef türleri üzerinde, çok yönlü bir etki yaratma kabiliyetine sahip olmalıdır.

Bu nedenle Pantsir-S1 sistemi tasarlanırken dikkate alınan kriterlerden biri de başta seyir füzeleri ve hava araçlarından atılan güdümlü mühimmat olmak üzere, yüksek hassasiyete sahip silahlara karşılık verebilecek bir savunma sistemi geliştirmekti. Bu doğrultuda, Pantsir-S1 HSFTS, sahip olduğu füzeler ve toplar sayesinde, 20 kilometre menzile ve 15 kilometre irtifaya sahip bir angajman bölgesinde etkin koruma sağlayabiliyor. Radar, optik hedef tespit sistemi ve silah güdüm sistemi sayesinde, görevlerini başarıyla yerine getirebiliyor. Ciddi miktarda mühimmat taşıma kapasitesine sahip olan silah sistemine, 12 adet satıhtan havaya füze ve 1.400 atımlık 30 milimetre mühimmat yüklenebiliyor. Tüm bunlar, yaklaşık 20 ton taşıma kapasitesine sahip bir araç şasisi üzerinde taşınıyor. Hareket halindeyken de hedeflerine angaje olabilen Pantsir-S1 HSFTS, bu özelliği sayesinde, sabit birliklerin yanı sıra hareket halindeki birliklere de koruma sağlayabiliyor.

Gelişen Tehditler

Peki, 21. yüzyılın başlarında, bu silah sisteminin ortaya koyulmasından bu yana neler değişti?

  • Havadan gelen tehditlerde önemli değişiklikler oldu.
  • Silah sistemlerinin muharebe sahasında kullanımı konusunda kapsamlı tecrübeler edinildi.
  • Hava saldırısında kullanılan silahların daha da geliştirilmesine yönelik çalışmalar başladı.
  • Hâlihazırda keşif gibi görevlerin yanı sıra taarruz amaçlı olarak da kullanılmakta olan mini insansız hava araçlarının yaratabileceği tehlikenin farkına varıldı.

Bu doğrultuda ayrıca, Çok Namlulu Roketatar Sistemleri (ÇNRS) tarafından ateşlenen mühimmatın da hava savunma sistemlerinin hedefinde yer alıp almaması konusundaki anlaşmazlıklar da sona ermiş gibi görünüyor. Çünkü gerek silah sisteminin kendini koruyabilmesi gerekse de savunulan birlik ve tesislerin korunması için, bu roketlerin de hava savunma sistemlerinin hedefinde olması gerektiği ortada.

Kısa menzilli silah sistemlerinin birincil hedeflerinde, örneğin seyir füzelerinde ne gibi değişiklikler olduğuna da bir bakalım. Ses hızının altında bir azami sürate sahip olan seyir füzeleri, modern hava savunma sistemlerine “kolay av” olabildikleri için, bunların üretiminde bir düşüş söz konusu. Yakın gelecekteki seyir füzeleri, hipersonik özellikte olacak. Bu durum, hiç şüphesiz bu füzelerin geliştirilmesini ve üretimini hızlandırıyor. Bunun en büyük sebebi de Rusya ile ABD arasında imzalanmış olan; orta ve uzun menzilli füzelerle ilgili anlaşmanın sona ermiş olmasıdır.

Şekil 2. Pantsir-S1M sistemi, yüksek hızlı SAM 57EB-E (üstte) ve SAM 57EBME (altta) füzelerini kullanıyor.

Çözüm: Pantsir-S1M

Yukarıdaki hususların analizi neticesinde, Rus savunma sanayisinin önde gelen tasarım firmalarından JSC “KBP”, Pantsir-S1M adını verdiği, yeni nesil bir kısa menzilli hava savunma füze ve top sistemini geliştirmeye karar verdi (Şekil 1). Firmanın uygulamaya koymuş olduğu mühendislik çözümleri, modern hava tehditlerine karşılık verme konusundaki mevcut ve gelecekte ortaya çıkacak tüm gereklilikleri yerine getirirken mevcut rakiplerinin de önüne geçiyor. Seri üretimi yapılmakta olan Pantsir-S1 sistemine kıyasla yeni Pantsir-S1M, 30 kilometre menzile ve 18 kilometre irtifaya kadar bir angajman bölgesinde etkin olan, yüksek hızlı satıhtan havaya füzeler (Surface-to-Air Missile / SAM) taşıyor (Şekil 2). Bu füzeler, yerden gelen komut ile hedefin önünde, parçacıklardan bir bulut oluşturan harp başlıklarına sahip. Bu sayede;

  • Ateşleme sonrasında SAM’e kazandırılmış olan hipersonik hız, füzenin rotası boyunca yavaşlamasının az oluşu ve yaklaşmakta olan hedefin hızı sayesinde, hedef, etkili bir şekilde etkisiz hale getiriliyor ve
  • Hedefin ve harp başlığının kapsama alanı hizalanarak çok yüksek vuruş hızları elde ediliyor.

Pantsir-S1M silah sisteminin getirdiği yenilikler, yalnızca yeni tip bir SAM’in hayata geçirilmesi değil. Standart SAM kullanım prosedürlerinin etkinliğini arttırmak için, kontrol sistemi de iyileştirildi. Bu doğrultuda, yeni sistemde, angajman esnasında radar tarafından izlenebilen hedef sayısı da dörde çıkarıldı.

Pantsir-S1M sisteminin muharebe aracı, aşağıda listelenen, yeni tasarlanmış alt sistemlerden oluşuyor:

  • İki tane faz dizili antene, iki tane alıcı-verici sistemine ve yükselme ve istikamet açısında 2 boyutlu elektronik tarama özelliğine sahip arama radarı, şunları sağlıyor:
    • Özellikle sektör arama modu sayesinde, balistik hedeflerin de tespit edilebilmesi.
    • Tespit menzilinin 80 kilometreye kadar arttırılması ve tespit edilebilecek hedef sayısının 40’a kadar çıkarılması.
    • Alıcı-verici sistemine sahip faz dizili antenin temel bileşenlerinin yedekli olması sebebiyle güvenilirliğin arttırılması.
  • Çok işlevli hedef izleme radarı, faz dizili antenin yüzey alanındaki ve verici gücündeki artışla birlikte şu özellikleri getiriyor:
    • 1 metrekarelik radar kesit alanına (RKA) sahip bir hedefin tespit ve yakalama menzilinin 1,5 katına çıkarılması.
    • Alıcı-verici bant genişliğinin 2 katına çıkarılması;
    • Hedef izleme hatalarının azaltılması.
    • Dört hedefin, aynı anda ve angajman hassasiyetinde izlenebilmesi.
  • Optronik sistem ise füzenin ve optik banttaki hedef koordinatlarının, otomatik ve yarı otomatik tespitine olanak sağlamanın yanı sıra operatör tarafından hava sahası gözetimi ve hedef arama görevlerinin yerine getirilmesini sağlıyor. Ayrıca, hedefin menzilinin ölçülmesini de gerçekleştiriyor. Optronik sistem, termal ve TV görüntüleme algılayıcılarından, lazer mesafe ölçerden, TV tabanlı otomatik izleyiciden ve SAM’ın yerinin belirlenmesine yönelik optronik sensörden oluşuyor. Optronik sistem, algılayıcı çeşitliliği ile atmosferin şeffaflığının azaldığı durumlarda da çalışabilmeyi sağlıyor. Sistem performans aralığı, meteorolojik görünürlük aralığını 5-10 kat aşıyor. Bu da hedef tespitine ve hedef koordinatlarının istenen hassasiyet düzeyinde belirlenmesine imkân sağlıyor.
  • Performansı ve hafıza kapasitesi arttırılmış ve üst düzey dil programlama özelliğine sahip veri kaydı işlevi gören bir merkezi bilgisayar.
  • Ekran yerine konsol bilgisayarların kullanıldığı, daha ergonomik iş istasyonları ise haritalama bilgisayarının ve görüntü bazlı veri kaydedicisinin işlevini görüyor.

dm, mm ve IR dalga boylarında çalışan bütünleşik, çok modlu, multispektral radar-optik güdüm sistemi, Pantsir-S1M sisteminin, elektronik karıştırmalara karşı yüksek dirence sahip olmasını sağlıyor ve böylelikle sistemin muharebe performansında, kayda değer bir artış elde ediliyor.

Pantsir-S1M sisteminin mobil versiyonu ise şu bileşenlerden oluşuyor: İki farklı tipte SAM taşıyan muharebe aracı (bir bataryada en fazla 6 araç), 30 milimetrelik mühimmat, taşıma-yükleme aracı (iki muharebe aracı için bir araç), bakım unsurları ve eğitim amaçlı yardımcı malzemeler.

Pantsir-S1M sistemi, modüler bir tasarıma sahip olduğu için, hem tekerlekli ve paletli şasilere monte edilebiliyor hem de sabit şekilde kullanılabiliyor (Şekil 3).

Ayrıca, Pantsir-S1M’nin modüler bir yapıya sahip olacak şekilde, yeni bir yaklaşımla tasarlanması sayesinde, sistem; petrol platformlarının ve hayati öneme sahip idari, askeri-taktiksel ve kritik lokasyonlarda bulunan diğer yerlerin korunması amacıyla kullanılabiliyor. Demiryolu platformlarına da kurulabilen sistem, bir platforma ya da başka bir sisteme, düşük maliyetlerle entegre edilebiliyor. Kullanıcının envanterinde, ilgili sistemin halihazırda mevcut olması durumunda ise bu entegrasyon; düşük bakım, eğitim ve lojistik maliyetleriyle sağlanabiliyor. Söz konusu konsept, sistemin, müşterinin özel coğrafi koşullarda kullanabileceği şekilde özelleştirilmesine de olanak tanıyor.

Şekil 3. Pantsir-S1M sistemi modüler bir tasarıma sahip olduğu için, hem tekerlekli ve paletli şasilere monte edilebiliyor hem de sabit şekilde kullanılabiliyor.

Yeni Konseptler

Hava savunma ve top sistemlerinin kullanıldığı modern muharebe sahası, sistemin elde ettiği verilerin tamamının, kullanıcının entegre hava savunma sistemine aktarılmasını gerektiriyor. Bu gerekliliğin arkasındaki faktörler ise şöyle sıralanıyor:

  • Entegre hava savunma sisteminin, tüm seviyelerine ve tüm bileşenlerine ilişkin hedef gözlem verilerinin bütünleşik bir şekilde mevcut olması zorunluluğu.
  • Karmaşık topoğrafik koşulların, yalnızca tek bir bataryadaki muharebe araçları arasında değil, aynı zamanda entegre hava savunma sistemi içinde de esnek hedef dağılımı olanağını gerektirmesi.
  • Yüksek hassasiyetli mühimmat ve insansız hava araçlarının sayısındaki sürekli artış ve bunun sonucunda, uçaksavar sistemlerinin, radar emisyonuna ihtiyaç duymadan, gerekli tüm verileri yakındaki muharebe araçlarından ve dış arama radarlarından alacak şekilde geliştirilmesi gerekliliği.

Sistemde, dijital alan haritalarını içeren bir haritalama bilgisayarının bulunması; otomatik görev planlamasının, müşterinin coğrafi ve topoğrafik koşullarla ilgili ihtiyaçlarını dikkate alarak etkili bir şekilde yapılmasına olanak sağlıyor.

Pantsir-S1M yeni nesil silah sistemi, modern ve gelişmiş yüksek hassasiyetli mühimmatla yapılan saldırıların geri püskürtülmesinde, oldukça etkili bir çözüm olarak öne çıkıyor. Bu özelliği sayesinde Pantsir-S1M, kısa menzilli hava savunma sistemlerinin önemli bir bileşeni haline geliyor. Sistem, mevcut ekonomik koşullar altında, vazgeçilmez ve yeterli bir hava savunma sistemi oluşturma konusunda, rakipsiz bir çözüm teşkil ediyor.

 974 Toplam Görüntüleme,  10 Günlük Görüntüleme

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.