Ana Sayfa IDEF 2021 – Deniz Sistemleri Özel Sayısı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar GÜLER’in IDEF 2021 Mesajı

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar GÜLER’in IDEF 2021 Mesajı

Pek çok küresel ve bölgesel aktörün politikalarından etkilenen bir konumda yer alan ülkemiz, jeopolitik konumu sebebiyle ülke güvenliğimize ve savunmamıza yönelik çok yönlü etkilere maruz kalmaktadır. Ekonomik sıkıntıların ve salgının arttırdığı küresel güvensizlik ortamı, ülkeleri ve mevcut ittifakları belirsiz, çok yönlü ve daha karmaşık problemlerle yüz yüze getirmiştir. Bu şartlar altında günümüz tehditleri ve olası riskler karşısında hiçbir ülke kendini tam anlamıyla güvende hissedememektedir.
Komşu ülkelerdeki istikrarsızlık ve çatışmalar, ülkemizde mücavir bölgelerde terör örgütlerinin yaşam alanı bulması, sınırlarımıza yönelik saldırılar, düzensiz göç hareketleri ve terör faaliyetleri, baş etmemiz gereken tehdit ve risk unsurları olarak gündemimizin üst sıralarında bulunmakta; bu nedenle millî menfaatlerimiz doğrultusunda bunlardan bir kısmına doğrudan müdahil olmak zorunda kalınmaktadır. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti’nin Savunma Stratejisi; ülkenin bağımsızlığını, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve hayati çıkarlarını korumak ve muhafaza etmek esaslarına dayanmaktadır. Dünya genelinde ve özellikle Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyadaki risk ve tehditler dikkate alındığında Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) savunma ihtiyaçları, teknolojinin akıl almaz hızı ve değişen tehdit türleriyle orantılı olarak çok hızlı değişmektedir.
TSK, uluslararası yükümlülükleri, millî menfaatleri, imkân ve kabiliyetleri çerçevesinde Barışı Destekleme ve Koruma Harekâtları ve uluslararası görevlere katkı sağlamaktadır. 2011 yılından beri Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle ülkemiz sınırlarında ve Suriye’nin kuzeyinde PKK/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin tehdit oluşturan eylemlerine karşı Suriye’de; Fırat Kalkanı Harekâtı, Zeytin Dalı Harekâtı, Barış Pınarı Harekâtı icra edilmiştir. Söz konusu harekâtlar; ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nden doğan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde ve Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edilmiştir.
Günümüz silah sistemleri, gizleme/aldatma metotları ve teknolojideki hızlı dönüşüm, geleceğin harekât ortamında muhasımın kuvvetlerini kullanmadan önce, daha uzak mesafelerden tespiti, teşhisi, hassas konumlaması ve imha edilmesi gerekliliğini zorunlu kılmaktadır. Gelecekte ülkeler arasındaki mücadelenin Kara/Deniz/Hava/Siber harekât alanlarının yanında harekâtın beşinci boyutu olan Uzay Harekât Alanı’nda yoğunlaşacağı öngörülmektedir. Bu kapsamda teknolojik olarak güçlü bir silahlı kuvvetlere ihtiyacımız vardır.
Modernizasyon ve savunma ihtiyaçlarının karşılanmasında dışa bağımlılık; finansal kaynağa sahip olunsa dahi ihtiyaç duyulan harp silah, araç ve gereçlerinin zamanında tedarik edilmesinde sorunlara yol açmaktadır. Silah sistemlerinin yerli ve millî olmaması durumunda, en ihtiyaç duyulan zamanlarda kullanılamaması riskiyle karşı karşıya kalınabilir. TSK’nın kendisine tevdi edilen görevleri yerine getirebilmesi için gerekli yetenekleri kazanması, muhafaza edebilmesi ve caydırıcılığını devam ettirmesinde, millî ve yerli savunma sanayiimizin geliştirdiği üstün teknolojiye dayanan harp silah, araç ve gereçlerinin önemi açıkça görülmektedir. Savunma sanayiindeki temel hedeflerimizden biri, özgün tasarım ve ileri teknoloji yetenekleriyle savunma ve güvenlik alanında Türkiye’yi küresel bir oyuncu haline getirmektir. Biz, teknolojinin alınması ve kullanılması yerine teknolojinin üretilmesi ve millîleştirilmesini hedefliyoruz. Savunma sanayii ürünlerinin millî imkânlarla geliştirilmesi, üretilmesi ve ömür devri boyunca işletme-bakım-idamesi, dünyadaki konumumuzu çok daha iyi yerlere getirmektedir.
Türkiye, ihtiyaçları doğrultusunda yerli ve millî bir savunma sanayiine geçiş yapmaktadır. TSK ve tüm güvenlik teşkilatlarımızın imkân ve kabiliyetlerini arttırmak hedefiyle savunma sanayii atılımlarına devam ediyor, savunma sanayiinde yerlilik oranını her geçen gün arttırıyoruz. Övünçle ve güvenle belirtmek gerekir ki gelişimini artan bir ivme ile sürdüren Türk Savunma Sanayii, TSK’nın savunma ihtiyaçlarını yüzde 70’e varan yerlilik ve millîlik oranı ile karşılayabilecek kapasiteye ulaşmıştır. Savunma sanayimiz, yakın zamanda ana silah sistemlerinin tamamını millî imkânlar kullanarak gerçekleştirme kabiliyetine sahip olacaktır. TSK tarafından, savunma imkân ve kabiliyetlerini geliştirme gayretlerine yönelik teknolojik gelişmeler yakından takip edilmekte; geleceğin harekât ortamında icra edeceği görevlerin gerektirdiği yeteneklere sahip olabilmek maksadıyla, 600’ün üzerinde modernizasyon projesi yürütülmekte; bununla birlikte 100’ün üzerinde Ar-Ge projesi ile de yeni teknoloji kazanımı ön plana çıkarılmaktadır. Azami yerlilik ve millîlik kriterleri çerçevesinde önümüzdeki dönemde envantere alınacak savunma sanayii ürünleri ile çok daha modern silah sistemleri ve teçhizatla günümüz ve geleceğin muharebe ortamında etkinlik ve caydırıcılığın artırılması hedeflenmektedir.
Savunma sanayiimiz son yıllarda ATAK helikopteri, ALTAY Tankı, Silahlı/Silahsız Operatif/Taktik İHA Sistemleri, Millî Gemi (MİLGEM), Türk Başlangıç/Temel Eğitim Uçağı (HÜRKUŞ), GÖKTÜRK Uyduları ve Stand Off Mühimmat (SOM), FIRTINA Obüsü, BORA Silah Sistemi, Yeni Özgün Taarruz Helikopteri, Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi, Yeni Tip Denizaltı, Hava Savunma Harbi Fırkateyni (TF-2000), Denizde İkmal Muharebe Destek Gemisi, Millî Muharip Uçak ve Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi gibi birçok millî projedeki başarıları ile büyük bir atılım gösterecek ve dışa bağımlılığımızı büyük oranda azaltacaktır.
Teröristle mücadele harekâtı ve hudut güvenliğinde, silahlı İHA/İKU’lar birinci öncelikli kuvvet çarpanı olmuştur. Bunların teröristle mücadele harekâtımızda kullanımı devrim yaratmıştır. Ayrıca siber savunma yeteneklerinin millî olarak üretilmiş donanım ve yazılımlar ile kazanılması ve siber savunma alanında yetiştirilmiş nitelikli insan gücü tarafından millî menfaatlerimiz yönünde kullanılması için yoğun gayret sarf edilmektedir.
Bu çerçevede; ülkemizin ve savunma sanayiimizin ulaşmış olduğu imkân ve kabiliyetlerin tüm dünyaya tanıtılmasında önemli katkılar sağlayan IDEF 2021 fuarının katılımcılar için faydalı ve başarılı geçmesini diler, fuarın düzenlenmesinde emeği geçen tüm ilgililere teşekkür ederim.

Orgeneral Yaşar GÜLER
Genelkurmay Başkanı

 444 Toplam Görüntüleme,  2 Günlük Görüntüleme

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.