Ana Sayfa Analizler / Makaleler Global Savaş Gemisi Temininde Son Bir Yıl Böyle Geçti (2019-2020) / BÖLÜM 1

Global Savaş Gemisi Temininde Son Bir Yıl Böyle Geçti (2019-2020) / BÖLÜM 1

ABD, Çin ve Rusya’dan Karşılıklı Hamleler

Sinan TOPUZ / sinantopuz1990@gmail.com

Güney Çin Denizi’nden Basra Körfezi’ne, Doğu Akdeniz’den Kuzey Denizi’ne dünya sularında gerginliklerin artması, savaş platformlarındaki yarışı da hızlandırıyor. 2017’de, 39 milyar dolar olan küresel savaş gemisi ticaret potansiyeli, 2018’de, 40 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2024’te ise 45 milyar dolara ulaşması bekleniyor. MSI Dergisi’nde geçen yıl yayınlanan ve küresel savaş gemisi gelişmelerini değerlendiren yazı dizisini, bu yıl, son gelişmeleri kapsayacak şekilde tekrar ediyoruz. 2019-2020 dönemini kapsan bu yılki diziyi, üç bölüm halinde hazırladık. Önce en sıcak cepheden; Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu ile başlıyoruz.

Amerika Birleşik Devletleri

2020’de, ABD ve belki de dünya savaş gemisi piyasasındaki en önemli gelişme, Güdümlü Mermi Fırkateyni (Guided Missile Frigate / FFG(X)) ihalesinin sonuçlanması oldu. ABD, FFG(X)’leri, gerek fiyat gerekse kabiliyet olarak ARLEIGH BURKE sınıfı destroyerle LCS’lerin (Littoral Combat Ship) arasında konuşlandırmak istiyor. İhalenin sonuçlarının, 2020’nin yaz aylarında açıklanması beklenirken nisan ayında açıklanması da bir sürpriz oldu. 5,5 milyar dolar değerindeki ihale, ilk gemi ve 9 adet ilave opsiyonlu olarak, ABD’de bulunan Fincantieri Marinette Marine’ye (F/MM) gitti. Amerikan Deniz Kuvvetleri, LCS’lerde ve FORD sınıfı uçak gemilerinde yaşanan sorunları yaşamak istemiyor. Kontrata göre, Deniz Kuvvetlerinin, ilk gemiden sonra, dokuzuncu gemiden sonra veya istediği yerde tekrar ihale açma hakkı var.

ARLEIGH BURKE sınıfı destroyerler, Amerikan Deniz Kuvvetlerinin operasyonel gücünde önemli bir yer tutuyor.

FFG(X)’in, LCS’lerden farklı olarak, hava savunma harbi ve elektronik harp kabiliyeti de olacak. Hava savunma kabiliyetleri, kruvazör ve destroyerlerinki gibi bölge savunması için değil, daha mahalli bir hava savunma sistemi olarak değerlendirildi. Denizaltı savunma kabiliyeti de önemli bir özellik olarak göze çarpıyor.

Fincantieri CEO’su Giuseppe Bono, ihaleyi kazanmalarının nedenlerini;

  • En iyi kalite- fiyat dengesini sağlamalarına,
  • Amerikan Deniz Kuvvetlerinin denizaltı harbi ağırlıklı bir gemi isteğini tam olarak karşılamalarına,
  • Rakip gemilerin kâğıt üzerinde olmasına karşın FREMM’in operasyonel olmasına,
  • Daha önce Lockheed Martin ile AEGIS sistemini çalışmaları gibi projeler sayesinde, büyük bir üstyapı (superstructure) güncellemesine ihtiyaçları olmamasına ve
  • Kendi tersanelerinde devam eden LCS inşasının, donanma ile irtibatlarını kolaylaştırmasına bağlıyor.

Şirketin kıdemli stratejisti E. Koramiral Rick Hunt ise daha yarış devam ederken bir fuarda yaptığı açıklamalarda, en önemli avantajları olarak şunları sıralıyordu:

  • Yapay zekâ ile yönlendirilen duruma (situational) bağlı bakım politikası sayesinde, yüksek göreve hazır olma oranı (Örneğin, İtalyanların harekâta hazır olma oranı, %75 ile ABD’nin üzerinde)
  • Köprüüstü dizaynının, emniyet faktörleri dikkate alınarak yapılması
  • Geminin, 32 adet Dikey Fırlatma Sistemi’ne (Vertical Launching System / VLS) ilave olarak, 16 adet Naval Strike Missile da atabiliyor olması
  • Geminin, hibrit tahrik sistemine sahip olması ve sağlanan enerji ile yönlendirilmiş enerji silahları için yeterli ve hatta Flight III ARLEIGH BURKE’ler kadar enerji üretebilmesi
  • Elektrik gücünün, ek donanım için gemide bir ekstra bir delik açmadan ya da alan yaratılmadan arttırabilmesi
  • Geminin, sessiz seyir kabiliyetlerinin; radar kesit alanından IR parmak izine kadar Amerikan Deniz Kuvvetlerinin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilmesi

İlk geminin maliyetinin 1,2 milyar dolar; ikinci geminin 1,05 milyar dolar ve sonraki gemilerin ise 0,9 milyar dolar seviyesinde olması bekleniyor.

Fincantieri’nin rakiplerine baktığımızda ise Austal ABD, Independence sınıfı dizaynın silah sistemleri arttırılmış hali olan AUSTAL fırkateyni ile yarıştaydı. F/MM, 6.700 tonluk FREMM dizaynı; General Dynamics ve Bath Iron Works Tersanesi ise 6.000 tonluk Navantia Álvaro de Bazán sınıfı F100 fırkateyni ile süreçte yer aldı. İhalenin diğer yarışmacısı Huntington Ingalls Industries’in dizaynı ise açıklanmadı.

F/MM’nin FREMM dizaynı ile seçilme nedenlerinden, açık kaynaklardan yakalayabildiklerimizi şöyle özetleyebiliriz: ABD Kongresi’ne sunulan rapora göre, teklif edilen dizayn; İtalyan FREMM’lerinden yaklaşık 500 ton daha büyük deplasmana sahip ve 7.400 tonluk deplasmanı ile Amerikan Deniz Kuvvetlerinin en çok kullanılan gemisi ARLEIGH BURKE’lerin yaklaşık %76’sı; ama birim başına maliyeti, %49 daha ucuz. İtalyan FREMM’in 144 metrelik uzunluğuna karşı, yaklaşık 7 metre daha uzun; 151 metre. Diğer taraftan, 1.000 ton başına maliyet hesabında, aynı gemilerden %36 daha ucuz. Aynı hesabı LCS – 1 (Freedom) ile yaptığınızda da %15 daha ucuz. Bu hesapları, ABD’nin ulusal sahil güvenlik gemisi programı ile yapınca da daha hesaplı bir gemi olarak karşımıza çıktığı, kaynaklarda yer alıyor.

FREMM programı kapsamında, Fincantieri tarafından İtalyan Deniz Kuvvetleri için inşa edilen BERGAMINI sınıfı fırkateynlerin operasyonel olarak görev yapması, Amerikan Deniz Kuvvetlerinin ihalesinin de etkileyen unsurlar arasında gösteriliyor.

Not etmekte fayda var. Norveç’in F100’ü diyebileceğimiz Helge Ingstad’ın, 13 Kasım 2018’de, ticari gemi ile çarpışarak önce karaya oturması ve sonra batması olayının, Amerikan Deniz Kuvvetlerinde, F100’lerin dizayn hatası olarak görülmesi olasılığından da bahsediliyor. Dolayısı ile bu, kimsenin almak istemeyeceği bir risk olarak görülebilir.

Austal’ın LCS dizaynı konusunda da Amerikan Deniz Kuvvetlerinin alüminyum gemiyi sevmediği; makine konfigürasyonun istenilen sessizliği sağlamadığı; Huntington Ingalls’ın kamuoyuna açıklanmayan dizaynının da riskler içerdiği konuşuluyor. FREMM ve F100, emsallerinden daha büyük olarak not edilmişti. Ama F100’ün talihsizliği ve LCS’nin Deniz Kuvvetlerinde güveni kaybetmesi; FREMM’i adeta yarışta tek bıraktı gibi görünüyor.

Tablo 1. FFG(X) Programında Yarışan Gemilerin Teknik Özellikleri

TipÜreticiEn/Boy (m)Ağırlık (t)SAMSSMMakinePersonel
FREMMF/MM19,8 / 1517.40032 Hücreli Mk 41 + 16 NSMCODLAG140
F100General Dynamics Bath Iron Works Navantia18,6 / 146,75.85348 Hücreli Mk 41CODOG250
AUSTAL FrigateAustal32 / 139+2.30032 Hücreli Mk 41 + 16 Strike MissilesCODAD Waterjet / GasTurbine130
Huntington IngallsAçıklanmadı.

Gemilerin açık kaynaklardaki fiziksel özelliklerine bakmak da konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır (Tablo 1). Donanmanın DEMAM (Devlet Malı Malzeme) / DEMAT (Devlet Malı Teçhizat) olarak sağladığı geniş yelpazede yer alan; silah sistemleri, komuta kontrol sistemleri ve sensörler (57 mm top, SEA RAM, Sonar, COMBATSYS – 21 komuta kontrol sistemi, elektronik harp sistemleri gibi) ile FREMM’in, elimizdeki bilgilerle rakiplerini elemesi sürpriz olmamış gibi gözüküyor. Şüphesiz burada, fiyat tekliflerini tam olarak bilmediğimizin altını çizmek gerek.

Fincantieri’nin, ABD’deki tersanesine, ihale sonuçlanana kadar 180 milyon dolar yatırım yaptığı; 80-100 milyon dolarlık daha yatırım yapılacağı da şirket kaynaklarınca açıklandı.

Bu proje dışında, 355 gemi hedefi ile yola çıkan ABD’den, yıl boyunca değişik sinyaller geldi. Önce ARLEIGH BURKE Flight I’lerin 35 yıl olan ömürlerinin 45 yıla çıkarılması için plan hazırlamışlardı; ancak daha sonra, projenin rafa kaldırıldığını açıkladılar. Proje, özellikle radarı kuvvetlendirilmiş (SPY-6) Flight III’lerle devam edecek. 13 adet Flight III ARLEIGH BURKE için kontrat yapılmış durumda.

Büyük insansız deniz araçlarının da 2024’ten itibaren denizlerde görüleceğine dair basında açıklamalar yer aldı. 2021-2025 yılları arasında, insansız araçlar için talep edilen bütçe, 12 milyar dolar. Bu bütçenin 4,3 milyar doları, MQ-4C Triton Deniz Gözetleme Sistemi; 1 milyar doları, MQ-25 Stingray Uçak Gemisine Konuşlu Tanker Sistemi; 2,2 milyar doları, insansız su üstü araçlarına; 1,9 milyar doları da su altı araçlarına ait. Bütçenin, 2019’a göre, %129 artış kaydettiği anlaşılıyor.

ABD, geçtiğimiz dönemde, maliyet etkin olacak diye inşa ettiği LCS’lerin test gemisi olarak görev yapan ilk dört gemisinin, büyük bir bakıma girmeden emekliye ayrılacağını; bu gemilerin bakımı için ayrılan kaynağın da diğer önceliklere kaydırılacağını açıkladı.

Çin’in ikinci uçak gemisi Shandong (Tip 001A), Aralık 2019’da, Çin Halk Kurtuluş Ordusu Deniz Kuvvetlerinde göreve başladı. (Not: Çin resmi makamlarının, savunma sistemlerindeki gelişmelerin duyurulması ile ilgili kontrollü bir politika izlemesi nedeniyle birçok Çin savunma sisteminin güncel fotoğrafı, birincil kaynaklardan elde edilemiyor.)

ABD kamuoyu, son olarak, 11 olan uçak gemisi sayısını 9’a indirmeyi ve 70-80 büyük savaş gemisi, 55-70 küçük savaş gemisi kullanımı ile insansız araçların arttırılmasını tartışmaya başladı. Bu tartışma ve devamında yaşanacak gelişmeler, Amerikan Deniz Kuvvetlerinin gelecek stratejileri açısından da önem taşıyor.

İSTİF ve FREMM Sınıfı Fırkateynlerin Karşılaştırması Hakkında

Gemilerin savaş güçlerini birebir karşılaştırmayı uygun bulmam ve günün sonunda, farkın insan tarafından yaratıldığına inanırım. Ancak bugünden elimizdeki bilgilerle fiziksel özelliklere baktığımızda, İSTİF sınıfı fırkateynimiz ile ABD’nin seçimi arasında tonaj farkı ve dolayısı ile silah ve sensör seçimlerinde farklar olduğunu görebiliriz. İSTİF sınıfında, 3.000 ton deplasmandan bahsediliyorken FREMM, iki katından büyük bir gemi. Dolayısı ile taşıyabildikleri daha fazla. VLS sayısı, FREMM’de 32 iken İSTİF sınıfında bu sayı 16. FREMM’deki top 57 mm iken İSTİF sınıfında 76 mm top tercih edilmiş. IDEF 2019’da sergilenen İSTİF sınıfı fırkateyn modelinde, ABD’de de tercih edilen SEA RAM’ı gördük; ama diğer taraftan, ASELSAN’ın GÖKDENİZ sisteminin oyuna nasıl gireceği konusunda kamuoyunda henüz bir bilgi yok. Satıhtan satıha güdümlü mermi ATMACA ise önemli bir fark olacak. Kayda değer sayıda ülkenin, tedarik listelerine dâhil etmek için, bu sistemleri Türkiye’nin envanterinde görmek istediklerini biliyoruz. Şüphesiz önemli fark; ton başına maliyet, platform başına maliyet, ateş gücüne karşılık maliyet gibi faktörlerle ortaya çıkacak. Nasıl ki kaynaklardan bahsedilmeden, stratejiden bahsetmek büyük bir hata ise maliyet faktörünü ortaya koymadan da gemileri fiziksel olarak dahi karşılaştırmanın hata olacağı değerlendirilmektedir. Maliyetler ortaya koyulduğu zaman, İSTİF sınıfının daha iyi parametrelerle karşımıza geleceğine hiç şüphem yok.

Rusya Federasyonu Savunma Bakanlığı tarafından paylaşılan Knyaz Vladimir (Prens Vladimir) denizaltısının deniz testlerinden görüntüler.

Yukarıda, ABD’nin tercihlerinde de olduğu gibi İSTİF sınıfında da gemiyi savaş gemisi yapan özelliklerin, DEMAM/DEMAT olarak geleceğini söyleyebiliriz. Bizim ürettiğimiz teknoloji ile gemiler donatılacak; ama diğer fırkateynlerle İSTİF sınıfının arasındaki en önemli fark, Türk Deniz Kuvvetlerinin nadide personeli tarafından, bu silah ve sensörlere uygun üretilen taktik ve doktrinlerle en yüksek performansta kullanılmaları olacaktır.

Çin Halk Cumhuriyeti

ABD raporlarına göre, 2020 sonlarında, Çin’in 360; ABD’nin 297 savaş gemisi olacak. Rakamın, 2025’te, Çin için 400 olması bekleniyor.

Bazı açık kaynaklarda yer alan ve teyit edilemeyen bilgilere göre, 2019 yılında Çin; 16 adet 1.370 tonluk Tip 56 korvet, 8 adet 7.000 tonluk Tip 52D destroyer, 2 adet 13.000 tonluk Tip 55 destroyer ve birer adet 20.000 ve 30.000 tonluk Tip 71 ile 75 LPH denize indirdi.

2020’nin ilk göreve kabul edilen gemisi, 112 dikey fırlatıcı taşıyabilen, 10.000 tonluk Tip 55 destroyeri oldu. Dördüncü nesil savaş gemisi olarak adlandırdıkları gemi, Çin tersanelerinin ürettiği en büyük savaş gemisi olarak nitelendirildi. Bu gemilerden altıncısı, Aralık 2019’da denize indirildi.

Kaynaklarda farklılıklar gösterse de Çin’in envanterinde, 66 (4 SSBN, 7 SSN ve 55 SS) denizaltı olduğu değerlendiriliyor. Bu rakamın, 2030’larda 76 (8 SSBN, 13 SSN ve 55 SS) denizaltıya çıkacağı tahmin ediliyor.

Çin’in ikinci uçak gemisi Shandong (Tip 001A), Aralık 2019’da, Çin Halk Kurtuluş Ordusu Deniz Kuvvetlerinde göreve başladı. Çin’in üçüncü uçak gemisinin, 2024’te göreve başlayacağı tahmin ediliyor. Dördüncü geminin de Tip 002 dizaynında olduğuna; inşasına 2021’de başlanacağına ilişkin duyumlar var. Tabii bunların hepsi, COVID-19’un patlak vermesinden önceydi…

Çin’in odaklandığı diğer bir gemi tipi de 1.500 tonluk Jiangdao (Tip 056) sınıfı korvet. Şubat 2020’de, 50’den fazlasının göreve başlamış olacağı; 15 tanesinin inşasına devam edildiğine ilişkin bilgiler mevcut. 90 metrelik gemilerin türevleri, C13 adıyla Nijerya ve Bangladeş’e de ihraç edildi. Kazakistanve Venezuela’nın da P18 adı verilen ihraç modelini almak üzere görüşme yaptığı basına sızmıştı.

Çin’de, 2006-2018 yılları arasında üretilen 30 adet Tip 54 fırkateyninden sonra, ABD’deki FFG(X) tartışmalarına benzer şekilde, yeni Tip 54’ün nasıl olacağına dair değerlendirmeler basında yer almaya başladı. Yeni geminin, Tip 54 AP veya Tip 57 olarak adlandırılabileceğine ilişkin duyumlar mevcut.

Çin, Eylül 2019’da, yaklaşık 40.000 tonluk helikopterli amfibi taarruz gemisi Tip 75’i denize indirdi. Şubat 2020’de, aynı anda bu gemilerden 3 adedinin inşa safhasında olacağı değerlendiriliyor.

Rusya Federasyonu

Amiral Sergei Gorshkov sınıfı fırkateynler, Rusya’nın açık denizlere tekrar inme politikasının ilk parçası olarak görülüyor. 2017’de denize indirilen; 130 metre, 4.500 tonluk sınıfın ilk gemisinden sonra, Mayıs 2020 sonu, üçüncü geminin denize indirildiği basına açıklandı. 7 gemilik program, Proje 22350 olarak anılıyor.

İlk gemisi Aralık 2019’da Rus Deniz Kuvvetlerine katılan, Karakurt korvetlerinden (Proje 22800) beşinci gemi Odintsovo, Şubat 2020’de liman tecrübelerine başladı. Bu gemilerden, 16 adet sipariş edildiği açık kaynaklarda yer alıyor.

İlki 2001 yılında kızağa konan, 2.200 tonluk ve 100 metreden biraz uzun Steregushchiy sınıfı korvetlerden (Proje 20380) yedincisi, 12 Mart 2020’de denize indirildi. Bu sınıftan dört geminin daha inşa aşamasında olduğu; bu gemilerin daha gelişmişi olan Proje 20385 ve 20386’dan 3 geminin de inşasının devam ettiği veya deniz tecrübelerinde bulunduğu bilgisi basında yer aldı.

Rus Deniz Kuvvetlerinin, önce 2 adet planladığı, daha sonra üretim planını 4’e çıkardığı 6.600 tonluk amfibi gemi projesi 11711’in ikinci gemisi, deniz tecrübeleri tamamlandı. 13 tank veya 36 zırhlı personel taşıyabilecek Petr Morguno’un, Baltık filosunda yer alması öngörülüyor.

Amiral Sergei Gorshkov sınıfı fırkateynler, Rusya’nın açık denizlere tekrar inme politikasının ilk parçası olarak görülüyor.

Mayıs 2020’de, TASS haber ajansından yansıyan haberlere göre, Karadeniz ve Baltık Filoları ve Hazar filotillası modernizasyonundan sonra, Rus Pasifik Filosuna da yeni platform katılımı ve modernizasyon faaliyetleri gündemde. Modernizasyon projeleri, genellikle gemilerin ve denizaltıların daha modern füzelerle donatılması ile ilgili. Haber ajansı ayrıca, Pasifik Filosu için devreye alınacak modernize ve yeni gemi sayısının, küçüklü büyüklü 15’i bulacağını belirtti.

Rus Pasifik Filosu için, Rus Deniz Kuvvetleri kaynaklarınca, dünyanın sayılı sessiz denizaltılarından sayılan, gelişmiş 4.000 tonluk Kilo sınıfı (Proje 636.3) denizaltılarının inşasına devam ediliyor. Rus Deniz Kuvvetleri, 6 adet planlanan denizaltılardan ilkini, Kasım 2019’da teslim almıştı. İkinci geminin liman tecrübeleri devam ederken iki adedinin de inşası devam ediyor.

Yenilemeden geçirilmiş Proje 971 Akula sınıfı denizaltısı, Kalibir PL füzeleri ile Nisan 2020’de Deniz Kuvvetlerine katıldı. Nisan 2020’de testlerini bitirerek Deniz Kuvvetlerine katılması planlanan Proje 955A Borei A-sınıfı balistik füze denizaltısının testlerinin uzaması nedeni ile teslimin Haziran 2020’ye kaldığı açıklandı. İlk gemi Knyaz Vladimir (Prens Vladimir), Mayıs 2020’de, ilk seyir denemelerine başladı. 29 Mayıs 2020’de, testlerin başarı ile sonuçlandığı basında yer aldı. İkinci Proje 885M Yasen M denizaltısı, Aralık 2019’da Severodvinsk’de denize indirildi. 2013’te kızağa konan geminin, 2020 sonunda hizmete girmesi bekleniyor. Kaynaklara göre, halen inşa süreci devam eden 4 adet Yasen M denizaltısı bulunuyor.

Rus Deniz Kuvvetleri, daha önce Oskar sınıfı denizaltı (Proje 949A) olarak değerlendirdikleri, daha sonra, Proje 09852 ile nükleer başlık taşıyan insansız deniz araçlarını kullanabilecek denizaltıya dönüştürdükleri Khabarovsk nükleer denizaltısından ikincisinin, Haziran 2020 sonunda denize indirilebileceği açıkladı.

 2,181 Toplam Görüntüleme,  6 Günlük Görüntüleme

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.