Ana Sayfa Manşet KoçSavunma Yönetici Direktörü Mehmet Hakan ÖKTEM: “Ürünlerimizin rekabet gücünü arttıracak teknoloji kazanımları elde etmeye ve ürün portföyümüze sürekli yeni ürünler eklemeye devam edeceğiz.”

KoçSavunma Yönetici Direktörü Mehmet Hakan ÖKTEM: “Ürünlerimizin rekabet gücünü arttıracak teknoloji kazanımları elde etmeye ve ürün portföyümüze sürekli yeni ürünler eklemeye devam edeceğiz.”

Ümit BAYRAKTAR / ubayraktar@savunmahaber.com
K. Burak CODUR / b.codur@savunmahaber.com

Bu yıl, kuruluşunun 15’inci yılını geride bırakacak olan KoçSavunma, ürünlerinin ortaya çıkması, envantere girmesi ve nihayet ihracat başarıları kazanmaya başlaması ile kurumsal gelişiminde yeni bir aşamaya geçiyor. Bu aşamada KoçSavunma’nın dümeninde olacak isim ise 1 Mart itibarıyla KoçSavunma’nın Yönetici Direktörlüğü görevine atanan Mehmet Hakan Öktem. Öktem, KoçSavunma’nın 15 yılını ve gelecek planlarını, MSI Dergisi okuyucuları için anlattı.

MSI Dergisi: Hakan Bey, 1 Mart itibarıyla KoçSavunma Yönetici Direktörlüğü görevini üstlendiniz. KoçSavunma, aralık ayında kuruluşunun 15’inci yılını geride bırakacak. Öncelikle size, nasıl bir şirketin başına geçtiğinizi sormak istiyoruz: KoçSavunma, 15 yılda nasıl bir konuma ulaştı?

Mehmet Hakan ÖKTEM: KoçSavunma olarak, hem ulusal hem de uluslararası sertifikasyonlara çok önem veriyoruz ve neler başardığımızı, böyle somut şeylerle anlatmayı tercih ediyoruz. O yüzden sorunuza, Savunma Sanayii Başkanlığımızın (SSB) yürüttüğü Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı (EYDEP) üzerinden cevap vermek isterim.

KoçSavunma, yakın zamanda EYDEP değerlendirmesinden geçti ve Yazılım ve Tasarım (ES-501) kategorisinde en yüksek puan olan “A seviye” sertifika almaya hak kazandı. Sektörde belli başlı firmaların alabildiği A seviyesi ne ifade ediyor diye baktığımızda, şunu görüyoruz:

  • A seviyesi firmalar, SSB projelerinde ana yüklenici olarak teklif verebiliyor,
  • Ana entegratör firmalar için projelerinde iş ortağı veya ana yüklenici olabiliyor,
  • Paydaş ana entegratör firmalar için doğrudan onaylı tedarikçi olabiliyor ve
  • Yabancı yükleniciler için doğrudan tedarikçi olacak şekilde adres gösteriliyor.

KoçSavunma’nın, 15 yılda nasıl bir konuma ulaştığını bu şekilde özetleyebiliriz.

Biraz daha açacak olursak… Koç Holding’in öz sermayesi ile 27 Aralık 2006 tarihinde kurulan KoçSavunma’nın, bugün, 50 kişilik bir ekiple faaliyet gösteren, belli bir alana odaklanmış bir şirket haline geldiğini görüyoruz. Deniz platformlarına yönelik elektronik sistemler alanında çalışıyoruz ve özelleştiğimiz alan ise sualtı akustiği. Sektörümüzde, sadece bu alana odaklanmış; tüm faaliyetlerini bu alanda gerçekleştiren ve tüm gelirlerini bu alandan elde eden başka bir firmanın olmadığını görüyoruz.

Böyle özel bir konumda olmanın getirdiği bazı zorluklar da var. Örneğin, dar bir alanda sürekli proje ve ürün geliştirmeniz gerekiyor. Biz de tam olarak bunu yapıyoruz. Bildiğimiz, iyi olduğumuzu düşündüğümüz, kendimize güvendiğimiz bu alanda yolumuza devam edeceğiz.

Akustik İzleme ve Yakalama Sistemi’nin (AİYS) önemli bir özelliği ve farklılığı, taşınabilir olması ve ihtiyaç halinde farklı platformlarda kullanılabilmesi.

Deniz platformlarına yönelik elektronik sistemler alanında çalışıyoruz ve özelleştiğimiz alan ise sualtı akustiği. Sektörümüzde, sadece bu alana odaklanmış; tüm faaliyetlerini bu alanda gerçekleştiren ve tüm gelirlerini bu alandan elde eden başka bir firmanın olmadığını görüyoruz.

MSI Dergisi: Yeni görevinizle ilgili vizyonunuzu sizden dinleyebilir miyiz? Öncelikli hedefleriniz neler olacak?

Mehmet Hakan ÖKTEM: Öncelikle şunu vurgulamak isterim. KoçSavunma’da, klasik anlamda bir görev değişimi gerçekleşmedi. Genelde görev değişimleri, birinin o görevden ayrılması ve başka birinin o göreve gelmesi şeklinde olur. Görevi devraldığım Dr. Hakan Başaran, KoçSavunma’yı bugünlere getiren, ilerlediğimiz yolu çizen kişidir. Beni de yaklaşık 2 yıldır bu göreve hazırlıyordu. Birçok işi bana delege etmişti. Zaman zaman zorlanmama göz yumarak; ama her zaman desteğini sürdürerek beni bugünlere hazırladı. Bizi de bırakmadı; daha onursal bir görevde, bizim yanımızda olmaya devam ediyor. Bu açıdan sektöre örnek olacak bir görev değişimi yaşadığımızı düşünüyorum ve Dr. Hakan Başaran’a buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum.

Bu görev değişimi, KoçSavunma’nın bir değişim yaşadığı döneme denk geldi. Hem bu değişim hem de görev değişimi, planladığımız gelişmelerdi. Kuruluşumuzdan itibaren, kabiliyetlerimizi ve ürünlerimizi geliştirdiğimiz yıllar boyunca, bir denizaltı gibi derinlerde, sessiz bir şekilde ilerledik. Artık yetişmiş insan kaynağımızla, gelişmiş kabiliyetlerimizle ve kendini sahada ispat etmiş ürünlerimizle suyun üzerine çıkmamızın ve kendimizi göstermenin zamanı geldi.

KoçSavunma’nın bu yeni döneminde, 3 bacaklı bir strateji uygulayacağız. Ancak en tepede, geçmişten gelen ve “Teknolojinin türevi, ürünlerin integrali” sloganımızla özetlediğimiz stratejimiz devam edecek. Ürünlerimizin rekabet gücünü arttıracak teknolojik kazanımlar elde etmeye ve ürün portföyümüze sürekli yeni ürünler eklemeye devam edeceğiz. Hatta bu stratejinin, bizim için bir kurumsal kültür haline geldiğini bile söyleyebiliriz. Üstlendiğimiz işin niteliğinden bağımsız olarak, her konuya böyle bakıyoruz. Örneğin, bildiklerimizi uygulayacağımız, Ar-Ge bileşeni olmayan bir proje üstlensek bile bunun bazı bileşenlerini Ar-Ge çalışması haline getiriyoruz. Ya da çok özel bir platforma yönelik çok özel bir çözümü geliştirmeyi üstlensek bile bundan, başka alanlarda da kullanabileceğimiz ürün fikirleri çıkartıyoruz.

En tepedeki stratejimizin altında uygulayacağımız 3 bacaklı stratejinin birinci bacağı, ihracat. Ürün portföyümüzün yurt dışına pazarlanmasına yönelik faaliyetlerimizi yoğunlaştıracağız. İkinci bacağı, savunma dışındaki sektörlere açılım. Hem ürünlerimiz hem de kabiliyetlerimiz, bir dizi başka sektöre de hizmet verebilmemizi sağlıyor. Silahlı kuvvetlerin yanı sıra güvenlik güçlerine, diğer kamu kurumlarına ve enerji, balıkçılık ve turizm gibi sektörlere çözümler sağlayabilecek bir konuma geldik. Üçüncü bacağı ise ticarileşme potansiyeli yüksek ürünler üretmek olacak. Mevcut projelerimizdeki seri üretim miktarlarımız, projelerin doğası itibarıyla çok yüksek değil. Portföyümüzde, proje süreçlerini tekrar yaşamadan, seri olarak çok sayıda üretebileceğimiz ürünlerin bulunmasını hedefliyoruz.

Bu süreçte, mevcut ürünlerimizi ve yeteneklerimizi, hedef kitlelerimize etkin olarak tanıtmaya da odaklanacağız.

Sualtı Telefonu, KoçSavunma’nın ihracat pazarlarında öne çıkan ürünlerinden biri.

Uluslararası Rekabette Öne Geçiren Avantajlar

MSI Dergisi: Yeni dönemdeki stratejinizin ilk bacağının ihracat olacağını söylediniz. KoçSavunma, uluslararası rekabette hangi noktalarda öne çıkıyor?

Mehmet Hakan ÖKTEM: KoçSavunma olarak, gerçekten kaliteli ürünler ortaya koyuyoruz. Ancak uluslararası rekabet öyle bir noktaya geldi ki; rekabet potasına girebilmeniz için mutlaka belli bir kalite seviyesini yakalamanız gerekiyor. O kaliteyi yakalamadan rekabette ben de varım demeniz zaten mümkün değil. Bu durumda da sizi öne çıkartabilecek şey, bu kalite seviyesini nasıl bir maliyetle sunduğunuz. KoçSavunma olarak, ilk tedarik maliyetlerinde her zaman rekabetçi çözümler sunabiliyoruz. Bunu ömür devrine genişlettiğimizde, hizmet maliyetini de kattığımızda ise sunduğumuz çözüm, hemen hemen her zaman rekabetin önünde oluyor. Bu duruma önemli katkı sağlayan etmenlerden biri de Koç Holding. Koç Holding’in, dünya çapında çok geniş bir iş ağı var. Birçok ülkede yerleşik ürün destek operasyonları bulunuyor. Biz de bu ağdan yararlanabiliyoruz.

Bir diğer önemli avantajımız, müşteri memnuniyetini her zaman en üst seviyede tutmamız. Müşterimizin taleplerini çok iyi dinliyoruz ve analiz ediyoruz. Müşterimizin her dediğine “evet” demek yerine onların ihtiyacını karşılayacak ve yapılabilir çözümler üretmeye odaklanmış durumdayız. Bu çözümleri de çok hızlı ortaya koyabiliyoruz. Bunun sonucunda da yüksek bir müşteri memnuniyeti elde ediyoruz. 2012’de, daha sonra thyssenkrupp Marine Systems (TKMS) olacak HDW ile tek bir sözleşme imzalayarak çıktığımız yolda, 5 yeni sözleşme daha imzalamış olmamız; şu anda TKMS’nin Türkiye dışındaki projelerinde de önde gelen alt yüklenici adayları arasında yer almamız, sağladığımız müşteri memnuniyetinin güzel bir örneği.

Gerektiğinde terzi usulü çalışabilmemiz ve ürünlerimizi, müşteri ihtiyaçlarına göre uyarlayabilmemiz de bizi uluslararası rekabette öne geçiren noktalardan biri.

KoçSavunma olarak, ilk tedarik maliyetlerinde her zaman rekabetçi çözümler sunabiliyoruz. Bunu ömür devrine genişlettiğimizde, hizmet maliyetini de kattığımızda ise sunduğumuz çözüm, hemen hemen her zaman rekabetin önünde oluyor. Bu duruma önemli katkı sağlayan etmenlerden biri de Koç Holding. Koç Holding’in, dünya çapında çok geniş bir iş ağı var. Birçok ülkede yerleşik ürün destek operasyonları bulunuyor. Biz de bu ağdan yararlanabiliyoruz.

Sualtı Telefonu’nun transdüserleri de KoçSavunma’nın imzasını taşıyor.

MSI Dergisi: Bu noktada, KoçSavunma’nın ihracata yönelik faaliyetlerinin güncel durumunu sizden dinleyebilir miyiz?

Mehmet Hakan ÖKTEM: TÜBİTAK lisansı ile ürettiğimiz Sualtı Telefonu’nun, biri İngilizce menülü olmak üzere, iki gemiye entegrasyonuna yönelik imzalanan sözleşmemiz devam ediyor. Çok yakın zamanda, başka bir ülkenin envanterindeki bir gemiye entegre edilmek üzere yine Sualtı Telefonu teslim edeceğiz. Bu gemiye, başka bir ürünümüzü daha sağlayacağız. Şu anda sözleşme görüşmeleri aşamasında olduğumuzdan daha fazla detay veremiyoruz.

İhracata yönelik çok sayıda iş geliştirme faaliyeti yürütüyoruz. Bu faaliyetlerde; Sualtı Telefonu, Dalgıç Tespit Sonarı, Sualtı Akustik Ortam Modeli (SORTAM) ve Gemi Entegre Bilgi Sistemi ürünlerimiz öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl, çok sayıda temsilcilik anlaşması imzaladık ve bu anlaşmaların yakın bir zamanda meyvelerini vereceğine inanıyoruz.

Kısa bir süre önce, SAHA İstanbul üyesi olduk ve bu kümelenmemizin çalışmalarında aktif olarak yer alıyoruz. SAHA İstanbul’un ihracat konusundaki çalışmalarının da içinde olmayı hedefliyoruz.

Müşterimizin taleplerini çok iyi dinliyoruz ve analiz ediyoruz. Müşterimizin her dediğine “evet” demek yerine onların ihtiyacını karşılayacak ve yapılabilir çözümler üretmeye odaklanmış durumdayız. Bu çözümleri de çok hızlı ortaya koyabiliyoruz. Bunun sonucunda da yüksek bir müşteri memnuniyeti elde ediyoruz.

KoçSavunma’nın; DenizTemiz Derneği (TURMEPA), Fethiye Belediyesi, İMEAK Deniz Ticaret Odası Fethiye Şubesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirdiği “Smartium Blue Akıllı Şamandıralı Ölçüm Sistemi” projesi ile Fethiye Körfezi’ndeki deniz suyu kalitesi gözlemlenecek ve toplanan veriler anlık olarak değerlendirilebilecek.

Yeni Açılımlar

MSI Dergisi: Stratejinizin ikinci bacağı olan diğer sektörlere açılımı kapsamında, hangi ürünleriniz öne çıkacak?

Mehmet Hakan ÖKTEM: Dalgıç Tespit Sonarı, bu konuda akla gelen ilk ürünlerden biri. Bu ürünümüz, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın bir üssünde ve Türkiye’nin stratejik bir tesisinde kullanılıyor. Bu ürünümüzün, ana yurt güvenliği ve kritik tesis güvenliği kapsamında, hem diğer kamu kurumları hem de özel şirketler tarafından yaygın olarak kullanılacağını öngörüyoruz.

Akıllı şamandıralarımız, çevre kirliliği kontrolü ve deniz suyu ile ilgili bilgi toplanması gibi çeşitli konularda; bakanlıklar ve belediyeler başta olmak üzere diğer kamu kurumları tarafından ve sivil toplum örgütleri tarafından kullanılabilecek bir çözüm.

Uluslararası Denizcilik Organizasyonunun (International Maritime Organization / IMO) alt gruplarındaki tartışmaları da yakından takip ediyoruz. Geçtiğimiz yıl, Uluslararası Seyir Yardımcıları ve Fenerler Otoriteleri Birliğinin (International Association of Marine Aids to Navigation and Lighthouse Authorities / IALA) teknik üyelerinden biri olduk. Türkiye’den sadece 6 kuruluşun üye olduğu IALA’nın faaliyetlerine aktif olarak katılıyoruz ve yeni konularda farkındalığımızı ve bilgimizi arttırıyoruz. Tüm bunlar, farklı sektörlere açılım yolculuğumuzda, bize önemli katkılar sağlıyor.

İhracata yönelik çok sayıda iş geliştirme faaliyeti yürütüyoruz. Bu faaliyetlerde; Sualtı Telefonu, Dalgıç Tespit Sonarı, Sualtı Akustik Ortam Modeli (SORTAM) ve Gemi Entegre Bilgi Sistemi ürünlerimiz öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl, çok sayıda temsilcilik anlaşması imzaladık ve bu anlaşmaların yakın bir zamanda meyvelerini vereceğine inanıyoruz.

MSI Dergisi: Stratejinizin üçüncü bacağının, ticarileşme potansiyeli yüksek ürünler üretmek olduğunu belirttiniz. Bu kapsamda ne gibi adımlar atacaksınız?

Mehmet Hakan ÖKTEM: Burada amacımız, proje süreçleri gibi ön aşamalar geçirmeden, hızlı şekilde seri olarak üretebileceğimiz ürünlerimizin olması. Deniz platformlarına yönelik elektronik sistemlerin pazarına baktığımızda, askeri sistemlerin, bazı açılardan çok küçük bir payının olduğunu görüyoruz. Askeri gemiler, dünyadaki gemilerin %10’undan daha azını oluşturuyor. Sadece savunma odaklı olduğunuzda, gözden kaçırabileceğiniz çok büyük bir pazar var. Bahsettiğim şekilde seri olarak üretilebilecek ürünler, aynı zamanda böyle bir pazara da hitap edebilecek ürünler.

IMO’nun çalışmalarını takip etmemiz ve IALA üyeliğimiz de ticari ürünler ortaya koyma yolculuğumuzun önemli adımları. Tabii oturmuş bir düzen ve on yıllardır ürün sunan firmalar olduğunun farkındayız. Emin adımlarla ilerleyip “Biz de varız!” demeyi hedefliyoruz.

Ürün Ailesi Büyüyor

MSI Dergisi: KoçSavunma’nın geçtiğimiz yıllarda geliştirdiği birçok ürün, envantere girdi ve bazıları da girmeye hazırlanıyor. Okuyucularımız için de bir güncelleme olması için, ürünler cephesinde son dönemdeki gelişmeleri sizden dinleyebilir miyiz?

Mehmet Hakan ÖKTEM: Tüm çalışmalarımıza, “Buradan yeni ürün olarak ne çıkartabiliriz?” bakış açısı ile yaklaştığımız için ürünler tarafında çok hızlı bir gelişim içindeyiz. 2020’ye girerken pandemi öncesinde tanıtımını yaptığımız 14 ürünümüz vardı. Şu anda bu sayı, 19 oldu. Bahsettiğim rakamlar, ana ürünleri kapsıyor; alt sürüm olarak geliştirdiklerimiz bu rakamlara dâhil değil.

Bir örnek vereyim: DESAN Tersanesi tarafından inşa edilen ve geçtiğimiz Ağustos ayında teslim edilen Acil Müdahale ve Dalış Eğitim Botlarına, Akustik İzleme ve Yakalama Sistemi (AİYS) ürünümüzü sağladık. Bu sistem, temelde bir arıza ya da hasar nedeni ile denizin dibine batan denizaltılardan yayılan sonar beacon sinyallerini tespit etmek için kullanılıyor. Bu noktada, sonar beacon sistemlerini de üretip denizaltılara sağladığımızı da belirteyim. AİYS, gemiden sarkıtılarak kullanılabilen, çok pratik bir çözüm. Bir yerde ölçüm yapıyorsunuz; sinyal tespit edemezseniz başka bir derinliğe daldırabiliyorsunuz ya da hızlıca başka bir konuma geçip tekrar sinyal tespit etmeye çalışabiliyorsunuz. Bu çözümü, balıkadamlar için de uyarlayabileceğimizi öngördük ve çalışmalara başladık. Bünyesinde balıkadamlar bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı, böyle bir çözümün potansiyel kullanıcıları arasında yer alıyor. Aynı zamanda, turistik dalış faaliyetleri de bu çözümün kapsayabileceği bir alan.

Koç Savunma, Yeni Tip Denizaltı Projesi kapsamında geliştirdiği Solunan Havayı İzleme Sistemi gibi çözümlerle Milli Denizaltı Projesi’nde de görev almayı hedefliyor.

Daha da ötesini düşündüğünüzde, insansız sualtı araçlarının ve uzaktan komutalı su altı araçlarının (ROV) yaygınlaşması ile AİYS çözümünün kullanım alanı daha da genişleyecek. Bu araçların kaybolması durumunda bulunması da AİYS sayesinde mümkün olacak. Bu kullanım alanına yönelik de çözümlerimiz olacak.

Son dönemde, gelişmeler yaşadığımız ürünlerimizle devam edecek olursam: Dümensuyu Dedektörümüz, seri üretim aşamasına geldi. Sualtı telefonu alanında, hem TÜBİTAK lisansı ile ürettiğimiz bir ürünümüz hem de kendimizin geliştirdiği bir ürünümüz var. Artık dünyada, sualtı telefonlarının sesli muhaberenin yanı sıra sayısal haberleşme işlevine de sahip olması talep ediliyor. Biz de ürünlerimizi bu yönde geliştiriyoruz.

Dalgıç Tespit Sonarımızı, gündeme gelen ihtiyaçlara göre sürekli geliştiriyoruz. Bunun herhangi bir anda bir gemiden ya da platformdan sarkıtılarak kullanılabilecek bir sürümünü de geliştirdik ve Sahil Güvenlik Komutanlığımıza gösterimini yaptık. Türkiye’de, bu alanda ortaya çıkabilecek tüm ihtiyaçları karşılayabilecek bir noktaya geldiğimizi görüyoruz.

Ürünler konusunda bir diğer önemli çalışmamız da markalaşma. Ürünlerimizi, markalarımızın altında toplayacağız. Yakın zamanda bu konuda paylaşacağımız gelişmeler olacak.

Koç Savunma, AİYS’nin yanı sıra sonar beacon sistemlerini de üretip denizaltılara sağlıyor.

Gündemdeki Projelerin Çözüm Ortağı

MSI Dergisi: Türkiye’nin önündeki; Milli Denizaltı, TF-2000 muhribi gibi iddialı projelerde KoçSavunma hangi görevleri üstlenmeyi hedefliyor?

Mehmet Hakan ÖKTEM: Türkiye’nin önünde, sorunuzda belirttiğiniz iddialı projelerin yanı sıra alt sistem bazında da önemli çalışmalar yer alıyor. Bunların hepsinin içindeyiz. İlgili taraflarla iletişim halindeyiz. Görüş ve bilgi taleplerine cevap veriyoruz. Başta sensörler ve bunların arkasındaki karar destek sistemleri olmak üzere, ürün ve çözümlerimizle bu projelere katkı vermeyi hedefliyoruz. Birçok alanda da görev alacağımıza inanıyoruz. Biliyorsunuz Yeni Tip Denizaltı Projesi’nde, 4 farklı alt sistemi biz sağlıyoruz. Buradan Milli Denizaltı’ya geldiğimizde, hem bu alt sistemleri hem de kabiliyetlerimiz kapsamında yer alan, bir ürün ortaya koyduğumuz ya da koyabileceğimiz diğer alt sistemlerde de olmak istiyoruz. Bu süreçte, iş birliklerine de açığız ve bu yönde de adımlar atıyoruz. Diğer projelerimizde görüyorsunuz; biz TÜBİTAK’la, ASELSAN’la ya da Meteksan Savunma’yla, zaman zaman rakip olsak da çeşitli projelerde, verimli iş birlikleri yapıyoruz.

Savunma Sanayii Başkanlığımızın kurduğu Sualtı Akustik Odak Teknoloji Ağı’nın üyelerinden biriyiz. Oradaki çalışmalara da aktif olarak katılıyoruz.

Milli Savunma Bakanlığı Tersaneler Genel Müdürlüğü ile imzaladığımız stratejik iş birliği anlaşması da birçok çalışmayı daha rahat ve hızlı bir şekilde yapabilmemizi sağlıyor. Bu anlaşma, sadece geliştirilmekte olan sistemlere yönelik değil, mevcut sistemlere yönelik çalışmalarda da her iki tarafa avantaj sağlıyor. Yakın zamanda, fırkateynlerimizde kullanılan sualtı telefonlarının transdüserlerinin tedariki ile ilgili bazı sorunlar yaşandı. Stratejik iş birliği anlaşması sayesinde, konu bizim önümüze geldi. Biz de hemen kendi ürünümüzdeki transdüserleri uyarlayarak bir çözüm geliştirdik. Çok güzel bir iş birliği örneği oldu.

İnsansız araçların sualtında seyrüsefer yapabilmesi, derin uzmanlık gerektiren bir konu. Biz de sağladığımız sensörler ve onları tamamlayan karar destek sistemleri ile bu alanda yetkin çözümler sunabiliyoruz.

MSI Dergisi: İnsansız sistemlere yönelik çalışmalarınız var mı?

Mehmet Hakan ÖKTEM: İnsansız araçların sualtında seyrüsefer yapabilmesi, derin uzmanlık gerektiren bir konu. Biz de sağladığımız sensörler ve onları tamamlayan karar destek sistemleri ile bu alanda yetkin çözümler sunabiliyoruz. Bu çözümlerimizi ve kabiliyetlerimizi, sektörde bu alanda çalışan paydaşlarımıza anlatıyoruz, onları bilgilendiriyoruz. Bu alandaki çalışma gruplarına aktif olarak katılıyoruz. Bir yandan da Ar-Ge ve konsept gösterimi gibi alanlarda kullanacağımız prototip araçlar üzerinde çalışıyoruz.

Soldan sağa: KoçSavunma İş Geliştirme Yöneticisi Özay Öymez, Yönetici Direktörü Mehmet Hakan Öktem ve MSI Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ümit Bayraktar  

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu ya da konular var mı?

Mehmet Hakan ÖKTEM: Yeni görevimin başlangıcında ve 15’inci yılımızı geride bırakırken tüm paydaşlarımıza, bugüne kadar bize verdikleri destek için tekrar teşekkür etmek isterim. Milli Savunma Bakanlığımız, Silahlı Kuvvetlerimiz ve Savunma Sanayii Başkanlığımız başta olmak üzere son kullanıcı ve tedarik makamlarımıza, bize güvendikleri için müteşekkiriz. Onların güvenini boşa çıkartmayacak şekilde çalışmaya devam edeceğiz.

Kurulduğumuz günden itibaren, Koç Holding’den büyük bir destek alıyoruz. KoçSavunma’nın bugün ulaştığı noktanın, Koç Holding’in Türkiye’ye verdiği önemli hizmetlerden biri olduğunu değerlendiriyoruz.

Sualtı akustiği gibi; tecrübenin, teknoloji kadar fark yarattığı ve bu tecrübenin de ancak, çalışan sistemlerle uzun saha testleri gerçekleştirilerek kazanıldığı, zorlu bir alanda çalışıyoruz. Bizim en önemli yatırımımız, yetişmiş insan kaynağımız. Tüm bunları, 50 kişilik bir ekip ile başarıyoruz. Her bir çalışanımız bizim için çok değerli ve gelecek planlarımız için en önemli gücümüz.

Bugün; EYDEP değerlendirmesinde A notu almış, CMMI Seviye 3 belgesine sahip bir firmayız ve önümüzde daha nice 15 yıl var. Ülkemizin ve sektörümüzün, bizim gibi şirketlere ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Daha çok şey yapacağız.

KoçSavunma Yönetici Direktörü Mehmet Hakan Öktem’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

 582 Toplam Görüntüleme,  4 Günlük Görüntüleme

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.