Ana Sayfa IDEF 2021 – Deniz Sistemleri Özel Sayısı Millî Savunma Bakanı Hulusi AKAR’ın IDEF 2021 Mesajı

Vatanımızın, mavi vatanımızın, semalarımızın ve asil milletimizin güvenliği için güçlü bir orduya sahip olmak tercih değil, zorunluluktur.

15 Temmuz sonrası, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) etkin, caydırıcı ve saygın niteliklerini artırmak için personel eğitiminden reform niteliğindeki yeni askerlik sistemine, teşkilat yapısından savunma sanayiine kadar geniş bir yelpazede önemli adımlar atılmış, büyük başarılar elde edilmiştir.

Yeni askerlik sistemi ile hem vatandaşlarımızın talepleri karşılanmış hem ordumuz daha profesyonel ve dinamik bir yapıya kavuşmuştur.

Yine savunma sanayiinde mevcut kapasitemizi daha etkin kullanabilmek, fabrika/tersane imkânlarımızı ekonomiye kazandırabilmek ve katma değer oluşturabilmek için mevzuat düzenlemesi yapılmış, özel sektör dinamizmiyle hareket edebilen ASFAT A.Ş. kurulmuştur.

Takip edilen savunma sanayii politikaları sayesinde silahlı kuvvetlerimizin ihtiyaçları karşılanırken diğer taraftan da askerî fabrika ve tersanelerimizin tam kapasite kullanılması sağlanmış ve ihracata odaklanılmıştır. Bu şekilde küresel pazara giren ay-yıldızlı markalarımız, önemli bir başarı elde etmiş ve gurur kaynağımız olmuştur.

Küresel ve bölgesel risk, tehdit ve tehlikeler göz önünde bulundurularak savunma ve güvenliğimize yönelik proaktif çalışmalarımız tüm hızıyla devam etmektedir.

TSK’nın en iyi harp teknolojisi ve silahlarına sahip olması için çalışıyoruz. Ordumuzun etkin, caydırıcı ve saygın nitelikleri ancak bu şekilde muhafaza edilip ilerletilebilir; imkân ve kabiliyetleri sahaya ancak bu şekilde tam olarak yansıtılabilir.

Bu kapsamda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, destek ve teşvikiyle %70’lere varan yerli ve millî savunma sanayiimizin ürettikleri ve yurt dışından aldıklarımız dâhil, envantere giren yeni harp silah ve araçları, TSK’nın karada, denizde ve havada etkinliğini ve caydırıcılığını her geçen gün arttırmaktadır.

Bugün, başta savunma sanayii olmak üzere, birçok alanda uzun dönemli stratejik planlamaların başarılarına şahit oluyoruz.

Özellikle son yıllarda geliştirdiğimiz teknolojiler, TSK’nın imkân ve kabiliyetlerini her geçen gün daha da artırmıştır.

TSK’nın yurt içi ve sınır ötesinde başarıyla icra ettiği terörle mücadele operasyonlarında bunu çok açık bir şekilde müşahede ediyoruz.

Elde edilen başarılarda personelimizin fedakârlığı ve kahramanlığının yanı sıra sahip olduğumuz yerli ve milli teknolojilerin de önemli rolü vardır.

Donanmamızın mavi vatanımızdaki hak, alaka ve menfaatlerimizi korumada gösterdiği kararlı duruşun arkasında da bu teknik birikim bulunmaktadır.

TSK; tüm bu faaliyetlerinin yanı sıra BM, NATO, AGİT, AB ve ikili antlaşmalar kapsamında Kosova’da, Afganistan’da, Bosna Hersek’te, Katar’da, Somali’de ve dünyanın birçok bölgesinde barış ve istikrara katkı sağlamakta; dünya orduları arasındaki saygın ve seçkin yerini korumaktadır.

Yerli ve millî teknolojinin büyük rol oynadığı savunma sanayiimiz, TSK’nın görevlerini yerine getirmesini sağlayan unsurlar arasında önemli bir paya sahiptir.

Savunma sanayiinde dışa bağımlılığın sıkıntılarını; Osmanlı’nın son dönemlerinde, Kıbrıs’ta, terörle mücadele harekâtında ve şimdiye kadar yaşanan gelişmelerle gördük.

Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi: “Siyasette ne kadar bağımsız olursak olalım, iş dönüp dolaşıp savunma sanayiimizin gücüne dayanıyor.”

Yıllarca tankı, topu, mühimmatı millî imkânlarla üretemediğimiz için dışarıdan bekledik. Müttefik, hatta stratejik ortak olmamıza ve parasını ödememize rağmen satın aldığımız silahı, mühimmatı en ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda dahi vermediler.

Bu nedenle “kendi göbeğimizi kendimiz kesecek” şekilde gerekli tedbirleri almaktayız, alıyoruz. Atalarımız da dediği gibi “Kötü komşu, kişiyi ev sahibi yapar.”

Yerlilik ve millilik parolasıyla çıktığımız bu yolda ülkemizin millî savunma stratejilerini ve teknolojilerini geliştirmek için çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürmekteyiz.

Yüksek teknolojiye dayalı savunma sanayii ürünlerinin milli ve yerli tasarım ve üretimine çok büyük önem veriyoruz. TSK’nın ve dost ve müttefiklerimizin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yerli ve milli üretimde kararlıyız. Öne çıkan milli projelerimiz kapsamında, tersane ve fabrikalarımız ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunda;

  • Milli Gemi,
  • Havadan Bağımsız Tahrikli Denizaltı,
  • FIRTINA ve POYRAZ sistemleri,
  • PANTER obüsleri,
  • Ağır, orta ve hafif silah sistem ve mühimmatı,

Vakıf şirketlerimizde;

  • ATAK ve GÖKBEY helikopterleri,
  • HÜRKUŞ,
  • Milli Muharip Uçak,
  • ATMACA, BORA, KASIRGA, HİSAR füze sistemleri,
  • Çeşitli elektronik harp sistemleri,

Özel sektör firmalarımızda;

  • İHA, SİHA projeleri,
  • Zırhlı araç projeleri başarıyla devam etmektedir.

Önemli ve acil ihtiyaçlarımızdan biri olan milli tankımız ALTAY’ı da en kısa sürede, Kara Kuvvetlerimizin kullanımına sunmak üzere gerekli çalışmalar yapılmaktadır.

Bilinmelidir ki, 2023 hedeflerimize ulaşmamızda en önemli lokomotif sektörlerden biri; etkin, yerli ve yenilikçi bir anlayışla millî değerlerimiz ve menfaatlerimiz üzerinde yükselen savunma sanayiimiz olacaktır.

Hulusi AKAR

Millî Savunma Bakanı

 160 Toplam Görüntüleme,  4 Günlük Görüntüleme

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.