Ana Sayfa Manşet Nero Endüstri Yönetim Kurulu Başkanı Alican ÖKÇÜN: “Yarı iletken sensör yatırımımızla Türkiye’nin bu alandaki ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, kurguladığımız ticari modelle küresel ölçekte bir oyuncu haline geleceğiz.”

Nero Endüstri Yönetim Kurulu Başkanı Alican ÖKÇÜN: “Yarı iletken sensör yatırımımızla Türkiye’nin bu alandaki ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, kurguladığımız ticari modelle küresel ölçekte bir oyuncu haline geleceğiz.”

Alper ÇALIK / a.calik@savunmahaber.com

Nero Endüstri, yarı iletken sensörler konusunda Türkiye’de bir yatırım yapma kararı aldı ve firmanın planladığı bu yatırımın 1,6 milyar liralık kısmı, Cumhurbaşkanlığı tarafından proje bazlı teşvik sistemi kapsamına alındı. Nero Endüstri, bu sayede, Türk savunma ve havacılık sanayisindeki “güvenilir sistem tedarikçisi” konumunu daha da güçlendirdi. İlgili Cumhurbaşkanlığı kararının, 20 Nisan tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından yaşanan en son gelişmeleri ve projenin detaylarını, Nero Endüstri Yönetim Kurulu Başkanı Alican Ökçün’den dinledik.

MSI Dergisi: Alican Bey, yatırımınızın proje bazlı teşvik sistemi kapsamına alındığının ilan edilmesinin ardından geçen sürede, ne gibi geri dönüşler aldınız?

Alican ÖKÇÜN: Öncelikle bu gelişme, sadece Türkiye’deki değil dünya genelindeki sektör firmaları açısından çok önemli bir yankı uyandırdı. Bundan eminiz; çünkü yatırım kararı açıklandığından beri telefonlarımız neredeyse hiç susmadı. Tebrik telefonlarının ötesinde, bizimle iş birliği yapmak isteyen pek çok firma, bu konudaki taleplerini iletti. Sadece ABD’den 10 civarında firma, bu yatırımla oluşturacağımız ekosistemin içerisinde yer almak istediklerini belirtti. Benzer şekilde, İsviçre’den de 4 farklı firma talepte bulundu. Biz bu yola, zaten belirli bir motivasyonla çıkmıştık; ancak bize ulaşan bu güzel iş birliği talepleri, bu zorlu yolda çokça ihtiyaç duyacağımız şevki bize şimdiden vermiş oldu.

MSI Dergisi: Peki bu yatırımın neden bu kadar zorlu ve devlet tarafından desteklenmeyi gerektirecek kadar önemli olduğunu okuyucularımıza anlatır mısınız?

Halihazırda, Nero Endüstri bünyesindeki 400 metrekarelik temiz odada, firmanın ARES, MARS ve UMAY ürünlerinde kullanılan yarı iletken sensörler tasarlanıyor ve düşük miktarlarda üretiliyor.

Alican ÖKÇÜN: Yapacağımız yatırımın zorluğu, hem bu işin teknolojisinde hem de ekonomisinde yatıyor. Öncelikle yarı iletken konusunun, çok fazla uzmanlık gerektiren bir alan olduğunu söylemeliyim. Laboratuvar koşullarında bu ürünleri üretmek her ne kadar mümkün olsa da söz konusu olan seri üretim olunca, işin boyutu değişiyor. Ayrıca bu sektördeki kâr marjları çok düşük.

Bununla birlikte, yüksek teknolojili ürünler üretebilen bir ülke olarak, halen daha yarı iletken sensörler konusunda, pratikte dışa bağımlıyız. Şu ana kadar Türkiye’de bu konuda çeşitli girişimler yapılmış olsa da çoğundan istenilen sonuçlar elde edilemedi. Çünkü neredeyse tamamında, daha en başta hedeflenen üretim rakamları çok düşüktü. Biz ise tam tersine, yatırımımız tam kapasiteye ulaştığında, her yıl, yaklaşık 100 milyon sensör üretmeyi hedefliyoruz. Bizi başarıya taşıyacak stratejimizin ardında da bu yatıyor. Buna rağmen aslında çok da fazla maddi kazanç beklemiyoruz. Devletimizin bizi bu şekilde destekleme kararı almasının ardında yatan temel sebeplerin bunlar olduğunu düşünüyorum.

MSI Dergisi: Bu noktada; “Nero Endüstri, ticari getirisi bu şekilde düşük olan bir sektörde, böylesine zorlu bir yatırımı neden yapıyor?” sorusu akla geliyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Alican ÖKÇÜN: Bunun iki nedeni var. Birincisi, ülkemize olan borcumuz. Nero Endüstri olarak, bugünlere gelene kadar pek çok zorluğu geride bıraktık. Ancak bu süreçte, devletimizin ve ana yüklenicilerimizin desteğini, her zaman için arkamızda hissettik. Bu konuda kendimizi borçlu hissediyoruz ve elimize geçen her fırsatta da borcumuzu ödemek için bir şeyler yapmak istiyoruz.

İkinci neden ise Nero Endüstri’nin risk alabilme kabiliyeti. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse Nero Endüstri bugün, kardeş firması Standart Test için, Türkiye’nin en büyük kum testi kabinini, kendi kendine tasarlayıp üretebilmiş bir kuruluş. Ayrıca savunma ve havacılık sanayisinin ihtiyaç duyduğu pek çok alt sistemi yerlileştirmeyi başarmış ve çok farklı disiplinlerde uzmanlıkları olan bir firmayız. Bu yetkinlikler de bize risk alabilme kabiliyetini ve gücünü veriyor. Neticede, ülkemizin yarı iletken sensörler alanındaki ihtiyacını gördük ve bu konuda adım atmaktan çekinmedik.

Nero Endüstri’nin yeni kurulacak tesisi tam kapasiteye ulaştıktan sonra her yıl yaklaşık 100 milyon sensör üretimine ev sahipliği yapması hedefleniyor.

MSI Dergisi: Bu yatırımla birlikte, Nero Endüstri, sektörde kendisini nereye konumlandırmış olacak?

Alican ÖKÇÜN: Türk savunma ve havacılık sanayisinin en güvenilir alt sistem tedarikçilerinden birisi konumundayız. Yatırımımızın ardından artacak yerlilik oranımızla birlikte, tedarik sürelerimiz daha da düşecek ve güvenilir tedarikçi konumumuzu daha da güçlendirmiş olacağız. Bunun yanında, üreteceğimiz sensörlerin, sivil sektörlerde de çok geniş bir kullanım alanı bulunuyor. Biz de yüksek kaliteli sensörlerimiz ile Türkiye’nin bu alandaki ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, her yıl 100 milyon adetlik üretim öngören ticari modelimiz ile küresel ölçekte bir oyuncu haline geleceğiz.

“Türkiye’deki Tecrübeyi Harmanlayacağız”

MSI Dergisi: Bu yatırım, Nero Endüstri’nin ekosistemini nasıl şekillendirecek?

Alican ÖKÇÜN: Ekosistem söz konusu olduğunda, yetişmiş personel açısından sıkıntı çekmeyeceğimizi söyleyebilirim. Çünkü hâlihazırda, Türkiye’deki, neredeyse her üniversitede bir yarı iletken laboratuvarı var. Bu laboratuvarlarda da çalışan 100’e yakın yetişmiş personel bulunuyor. Şu ana kadar hepsinin hayali de Türkiye’de çatı görevi üstlenebilecek, böyle bir firma kurulmasıydı. Biz de bu hayali gerçekleştirerek, bu alanda, kendi çevremizde yaklaşık 500 firmadan oluşan bir ekosistem oluşturacağız. Bu alandaki 100 kişilik mevcut çalışan sayısını ise 2.000’e çıkaracağız. Bu sayede, yarı iletken sensör konusunda Türkiye’de birikmiş mevcut tecrübeyi harmanlayıp, aynı zamanda yurt dışından ülkemize getireceğimiz kıymetli insanlar ile tersine beyin göçü yaratacağız.

ÖKÇÜN: Yatırımımız sayesinde, Türkiye’de bu alanda birikmiş mevcut tecrübeyi harmanlamakla kalmayacağız, aynı zamanda yurt dışından ülkemize getireceğimiz kıymetli insanlar ile tersine beyin göçü yaratacağız.

MSI Dergisi: Nero Endüstri’nin, yarı iletken sensörler alanında nasıl bir tecrübesi bulunuyor?

Alican ÖKÇÜN: Nero Endüstri bünyesinde, her firmada olduğu gibi Ar-Ge ve Ür-Ge bölümleri zaten mevcut. Ancak diğerlerinden farklı olarak, bizde, gelecek 5 yıl içerisinde ihtiyaç duyacağımız ürün ve bileşenleri tasarlayan, “İleri Ar-Ge” olarak adlandırdığımız bir departmanımız var. Yine kendi bünyemizdeki 400 metrekarelik temiz odada çalışmalarına devam eden bu departmanımız, zaten son 2 yıldır; ARES, MARS ve UMAY gibi ürünlerimizde de kullanılan yarı iletken sensörleri tasarlıyordu. Ayrıca yeni yatırımımızın tamamlanmasının ardından, seri imalat metotları ile üreteceğimiz sensörlerden yaklaşık 400 tanesinin tasarımını da bu temiz odada tamamladık. Hatta bu temiz odada, küçük ölçekli üretimler de yapabiliyoruz; ancak çok maliyet etkin olmuyor. Zaten belirttiğim gibi, bu alanda sürdürülebilir bir başarıya sahip olmak istiyorsanız büyük ölçekli üretimleri hedeflemeniz şart.

1 ABD’li, 1 İsviçreli Firma Satın Alındı

MSI Dergisi: Yatırım konusunun somutlaşmasının ardından ne gibi adımlar attınız?

Alican ÖKÇÜN: Daha şimdiden, bizimle iş birliği yapmak isteyen pek çok kurum ve kuruluş mevcut. Biz de bunlarla görüşmeye başladık; hatta çeşitli konuları imza altına aldık. Teşvik kapsamında, ilk etapta, 100 milyon liralık parasal destek aldık. Bu kaynağı da çeşitli firma satın alımları ve yeni personel istihdamı için kullanıyoruz. Şimdiye kadar, yarı iletken sensör tasarımı üzerine çalışan ABD’li bir firma ile yarı iletken bileşen imalatında kullanılan makinaları üreten İsviçreli bir firmayı satın aldık. Aralarında, seri imalat makinası üreticileri de bulunan, Türkiye’deki 6 firma ile görüşüyoruz. Bunlardan da özellikle 2 tanesinin olumlu sonuçlanması halinde, çok ciddi bir tecrübeyi de bünyemize katmış olacağız.

MSI Dergisi: Biraz da yatırımın takviminden bahsedebilir misiniz? Örneğin, ilk ürününüz, seri üretim bandından ne zaman çıkacak?

Nero Endüstri’nin yeni tesisleri, 400.000 metrekarelik alan üzerine inşa edilecek.

Alican ÖKÇÜN: Yatırımımız, toplam 4 fazda gerçekleşecek ve 400.000 metrekarelik alana bir fabrika inşa edilecek. Bunun birinci fazı kapsamında, bu yıl 18 milyon dolarlık bir yatırım yapacağız. Bunu, 2021’de 50 milyon dolarlık ve 2022’de 75 milyon dolarlık bir yatırım izleyecek. 2 yıl içinde de inşaat tamamlanacak. Bunun ardından, hızlı bir şekilde, seri üretim bandından ilk ürünü çıkaracağız. 4’üncü yılın sonunda, yılda 1 milyon adetlik üretim rakamına ulaşmayı hedefliyoruz. 6 yıl içerisinde ise tam kapasiteye ulaşacağız ve yılda 100 milyon adet sensör üretmeye başlayacağız.

Hedef, 6 Milyar Liralık Yatırım

MSI Dergisi: Yatırımın tamamlanmasının ardından, ufukta yeni projeler de görünüyor mu?

Alican ÖKÇÜN: Yarı iletken sensörler alanında yatırım yapmaya devam edeceğiz. Hatta yaklaşık 15 yıllık bir süre içerisinde, toplamda 6 milyar liralık bir yatırım yapmayı hedefliyoruz.

MSI Dergisi: Ürünlerkonusuna tekrar geri dönecek olursak ilk etapta üreteceğiniz sensörler hakkında da bilgi verebilir misiniz?

Alican ÖKÇÜN: Daha önce de dediğim gibi pek çok farklı sektörde kullanılabilecek, 400’e yakın sensör tasarladık. Bunların da tamamı, dünyada en yaygın şekilde kullanılan sensör tiplerinden oluşuyor. Seri üretime ilk olarak bu 400 kalemlik ürün gamı ile başlayacağız. Bunlar içerisinde de başta kızılötesi sensörler olmak üzere; tek, çift ya da 4 kristalli sensörler bulunuyor.

Toplam 4 fazda gerçekleşecek yatırımların birinci fazı kapsamında, bu yıl 18 milyon dolarlık bir yatırım yapılacak.

MSI Dergisi: Yarı iletken sensör pazarının güncel bir fotoğrafını çekmek gerekirse bununla ilgili bize neler söyleyebilirsiniz?

Alican ÖKÇÜN: Yarı iletken sensörler alanında, dünyada, yaklaşık 600 milyar dolarlık bir pazar mevcut. Ancak bu sektörün çıktıları, toplam büyüklüğü 30 trilyon doları bulan pek çok farklı sektör tarafından kullanılıyor. Basit bir örnek vermek gerekirse bu sensörlerin bir bölümü ile dijital kameralar üretiliyor. Bu kameralar ise cep telefonlarından kişisel bilgisayarlara kadar her yerde kullanılıyor. Teknoloji ilerledikçe, endüstri 4.0, akıllı arabalar ve ev tipi robotlar gibi ürünler hayatımızın içerisine girdikçe bu sensörlerin kullanımı daha da artacak. 1990’lı yıllarda, ortalama bir arabadaki elektronik bileşenlerin oranı %2 iken 2025 yılında, bu oranın %48 civarında olacağı söyleniyor. Bunun da ciddi bir bölümünü sensörler teşkil ediyor olacak.

MSI Dergisi: Okuyucularımız için daha iyi fikir vermesi açısından, çeşitli ürünler üzerinden, kullanılan sensörlerin sayısına yönelik birkaç örnek verebilir misiniz?

Alican ÖKÇÜN: En basitinden bir beyaz eşyada bile onlarca sensör kullanılıyor. Bu sensörler, kokudan sıcaklığa, pek çok farklı şeyi algılıyorlar. Akıllı arabalarda ise en az 120-130 sensör kullanılıyor olacak. Şunu da belirtmekte yarar var; buzdolabındaki bir koku sensörü ile KBRN sistemindeki sensörler aslında birbirinde çok farklı değil. Sektörümüz açısından örnek vermek gerekirse de söz gelimi 4×4 taktik tekerlekli bir zırhlı araçta kullanılan ARES İnfilak Bastırma ve Yangın Söndürme Sistemi’nde, bu tip yarı iletken sensörlerden yaklaşık 15 tane bulunuyor.

Nero Endüstri, yeni tesislerinde, pek çok farklı sektörde kullanılabilecek, 400 farklı tipteki sensörün seri üretimini gerçekleştirecek.

Nero Endüstri Yönetim Kurulu Başkanı Alican Ökçün’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

 444 Toplam Görüntüleme,  7 Günlük Görüntüleme

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.