Ana Sayfa Manşet PEMT 2022, Petrol ve Doğal Gaz Endüstrisinin Savunma ve Havacılık Sektörü için Barındırdığı Fırsatları Gösterdi

PEMT 2022, Petrol ve Doğal Gaz Endüstrisinin Savunma ve Havacılık Sektörü için Barındırdığı Fırsatları Gösterdi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez

“Yerli ve Milli Üretim için Türkiye Buluşuyor” sloganıyla düzenlenen Petrol Endüstrisinde Millî Teknolojiler (PEMT) 2022 etkinliği, 16-17 Mayıs tarihlerinde, İstanbul’da gerçekleştirildi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO); yerli ve milli platform, sistem, cihaz ve ekipmanların geliştirilmesi için başlattığı inisiyatifin bir ayağı olan etkinlikte, ihtiyaçlar ve bunları karşılamak için yapılan çalışmalar konuşuldu. Savunma ve havacılık sektöründen temsilcilerin de katıldığı etkinlik, enerji sektörünün, savunma ve havacılık sektörüne sunabileceği iş potansiyelini bir kez daha ortaya koydu.

TPAO tarafından, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının destekleriyle düzenlenen PEMT, 2020 ve 2021’in ardından, bu yıl 3. kez gerçekleştirildi. Önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da TPAO ve TP-OTC (Türkiye Petrolleri Offshore Technology Center / Türkiye Petrolleri Açık Deniz Teknoloji Merkezi) yetkilileri, ihtiyaçlarını ve gelişen teknolojiyi anlatan sunumlar gerçekleştirdi. Petrol ve doğal gaz sektörüne; platform, sistem, cihaz ve ekipman sağlayan ya da bunları sağlamak için çalışmalar yapan firmalar da sunumlarıyla etkinlikte yer aldı. 2 gün poyunca, 8 farklı teknik konuda yapılan oturumların yanı sıra “Millî Enerji Bağlamında Türkiye Hidrokarbon Sektörü” başlıklı bir panel de gerçekleştirildi.

113 Yerlileşme Projesiyle 123 Milyon Liralık Tasarruf

PEMT 2022’nin açılış oturumunda bir konuşma yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, yapılan yerlileşme çalışmalarıyla ilgili şu bilgileri paylaştı: “İlk [PEMT] toplantımızdan bu yana pek çok ekipmanın yerlileştirilmesi için başlatılan çalışmalar da hız kazandı. Yeni proje ve fikirler ortaya atıldı… 2019 yılından bu yana, toplam 113 yerlileştirme projesiyle 123 milyon liralık bir tasarruf ettik. Ürünlerimizi yurt dışından getirtmiş olsaydık daha fazla miktarda kaynağı yurt dışına ödemiş olacaktık.

TPAO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Melih Han Bilgin

Bugün artık sondaj üretim ve deniz operasyonlarımızda yerli teknoloji ürünlerini kullanabiliyoruz. Muhafaza borusu, üretim borusu, kuyubaşı ekipmanları, yüzey üretim ekipmanları, kondüktör boruları, kompresör sistemleri ve sondaj kulesi gibi pek çok ekipman, artık Türkiye’de üretiliyor. Koca Yusuf adını verdiğimiz yerli sondaj kulemiz, 5 bin metre derinliğe kadar inerek sondaj yapabiliyor.”

Sanayici Önünü Görebilmeli

Bakan Dönmez, konuşmasında, sanayicilere yönelik bir mesaj da verdi. Yerlileştirilen ürünlerle ilgili başlangıçta az sayıda verilen siparişlerin ardından yeni sipariş verilmemesinin, sanayicinin önünü görmesini önlediğini ifade eden Bakan Dönmez, belli bir iş garantisinin sağlanması gerektiğini söyledi. Bunun, ilgili ürünün gelecekte güncellenebilmesi ve yeni sürümlerinin ortaya konulabilmesi için de önemli olduğunun altını çizdi.

Bakan Dönmez, konuşmasında, geleceğe dair de şunları söyledi: “Üretimden teknolojiye kadar enerjinin her aşamasına ‘Made in Türkiye’ damgası vuruyoruz. PEMT, inanıyorum ki bu uğurda suya atılan bir taş gibi halkalar halinde genişleyerek büyüyecek. Önümüzdeki dönem daha fazla girişimcimiz, daha fazla üreticimiz, daha fazla tedarikçimiz bu sürece dâhil olacak. Biz enerji sektörü olarak bugüne kadar elde ettiğimiz başarıları daha ileriye götürmekte kararlıyız. Bu yolda bizimle birlikte yürümek isteyen, bizimle yol arkadaşlığı yapmak isteyen herkese kapımız sonuna kadar açık.”

Hedef Hem Enerji Hem de Teknoloji Bağımsızlığı

TPAO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Melih Han Bilgin, konuşmasında, firmanın PEMT’i neden ve nasıl bir kurguyla düzenlediğini anlattı: “TPAO olarak son dönemde milletimizin bize verdiği görev çerçevesinde denizde ve karada yaptığımız çalışmalarla elde ettiğimiz başarılı sonuçlar, bize yeni sorumluluklar ve yeni görevler verdi. Elbette ülkenin enerji bağımsızlığıyla alakalı birincil görevimizi önde tutuyoruz. Ancak petrol ve doğal gaz endüstrisi gibi son derece yüksek teknoloji bileşenlerini içeren bir endüstriyi, mümkün olduğu kadar yüksek katma değeri üreten bir ekosistemde dönüştürmek de bizim görevimiz. Türkiye’nin enerji bağımsızlığına giden yolda ilerlerken, ülkemizin teknoloji bağımlılığını da kıracak, bir başka deyişle teknolojik bağımsızlığımızı da gerçekleştirecek stratejiler geliştirmeyi hedefliyoruz. Bugün, özellikle şu konuların üzerinde duracağız: Teknoloji alanında yaptıklarımızın içeriği, milli teknoloji firmalarımızın bu sürece sağlayabileceği katkılar ve bu katkıların nasıl geliştirilebileceğiyle ilgili yol haritaları ve stratejiler.

Petrol ve doğal gaz endüstrisi, disiplinler arası bir endüstridir. Diğer pek çok endüstrinin en yüksek teknoloji içeren bileşenlerini bir araya getirerek hibrit çözümler geliştiren bir endüstridir. Dolayısıyla bütün mühendislik disiplinlerini; yazılımdan mekaniğe, elektronikten meteorolojiye, kimyadan yönetim bilimlerine ve hatta sosyal bilimlere kadar uzanan geniş bir yelpazede kapsar.

‘Bütün bu sektörlerle ilişkili yerli oyuncularımız kimlerdir? Bu oyuncularla hangi projeleri gerçekleştirebiliriz? Bu projeleri firmalar özelinde nasıl geliştirebiliriz?’ sorularıyla başladık. İşin başından beri buna çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz. Bu sayede PEMT, artık kurumsallaşmış bir yapıyla yoluna devam ediyor.”

Bilgin, millileştirme konusunda kaydettikleri başarıları da şöyle sıraladı: “Deniz tabanında yaptığımız işlemleri yürütecek sualtı robotlarını yerli bir firmamız geliştirdi. KAŞİF ismi ile sualtı robotlarımız üretildi. 1.500 beygir gücünde ilk yerli sondaj kulesi Koca Yusuf üretildi ve bugün Adıyaman’da sondajına devam ediyor. Türkiye’nin ilk yerli ve milli sismik veri işleme yazılımı Orhun projesi geliştirme aşamasında.”

Sektörü ARMELSAN Temsil Etti

Bakan Dönmez, PEMT 2022’de, yerlileştirilen sistemler hakkında bilgi aldı.

Petrol ve doğal gaz endüstrisinde kullanılan platform, sistem, cihaz ve ekipman, savunma ve havacılık sektöründe kullanılanlarla bir çok ortak noktaya sahip. Bu açıdan bakıldığında enerji sektörü, savunma ve havacılık firmaları için önemli bir potansiyel oluşturuyor. Bu konuda savunma ve havacılık sektörünün PEMT’te öne çıkan firması ise ARMELSAN oldu.

TPAO’nun sondaj gemilerinde kullanılan KAŞİF iş sınıfı uzaktan kumandalı sualtı robotu (ROV) ürün ailesi, ARMELSAN tarafından geliştirildi. Ürün ailesi, KAŞİF 1 ve KAŞİF 2’nin ardından KAŞİF 3 sürümüyle devam ediyor. KAŞİF 3, aynı zamanda PEMT 2022 sırasında sergilenen ürünlerden biri oldu.

Türkiye, KAŞİF ile Dünyadaki Teknolojik Eğilimi Yakaladı

ARMELSAN Genel Müdürü Can Emre Bakım, etkinliğin ilk gününde, “Deniz Operasyonları Servis Hizmetleri” başlıklı oturumda, “Bir Yerlileştirme Başarı Hikâyesi: KAŞİF” başlıklı sunumu yaptı.

Bakım, sunumunda, ROV’ların üstlendiği görevlerin önde gelenlerini; sondaj platformuna canlı görüntü aktarma, kuyubaşının temizlenmesi, boruların yerleştirilmesi ve vanaların açılması gibi faaliyetler şeklinde sıraladı. Ayrıca, bu araçların, petrol ve doğal gaz sahalarının işletilmesinde de kullanıldığını belirtti.

KAŞİF ürün ailesi, dünya genelinde de yeni bir teknoloji olan hibrit ROV teknolojisine sahip. ROV’lar, geleneksel olarak hidrolik sistemlere sahip. KAŞİF ise elektrikli motorlarıyla hem hidrolik hem de elektrikli tahrikin kullanıldığı hibrit bir ROV. Hibrit ROV’lar arasında da hem sahada kendini ispatlamış bir ürün olarak hem de rakiplerinin yarısı kadar kısa teslimat zamanıyla öne çıkıyor. Bakım, sunumunda, hibrit ROV teknolojisini, TPAO’nun teşvikiyle geliştirdiklerini de vurguladı.

KAŞİF’in yerlilik oranına da değinen Bakım, ilk aşamada hedeflerinin sistem mühendisliğini kendilerinin yapması ve yazılımları yerli olarak geliştirmek olduğunu ve bunu başardıklarını belirtti. Bunlara ek olarak, suüstü ekipmanları da yerli olarak geliştirildi. Sualtında ise yazılımın yanı sıra lamba ve navigasyon sensörleri yerli. ARMELSAN, KAŞİF 2’de yüzde 65’e ulaştığı yerlilik oranını daha da arttırmak için TPAO ile birlikte çalışmaya devam ediyor.

KAŞİF ürün ailesi, sahada kullanım rakamlarıyla da dikkat çekiyor. KAŞİF 1, FATİH sondaj gemisinde 10.000 saatin üzerinde operasyon gerçekleştirdi. KAŞİF 2 ise KANUNİ sondaj gemisinde yaklaşık 5.000 saat görev yaptı.

“Yerli ve Milli Üretim için Türkiye Buluşuyor” sloganıyla düzenlenen Petrol Endüstrisinde Millî Teknolojiler (PEMT) 2022 etkinliği, 16-17 Mayıs tarihlerinde, İstanbul’da gerçekleştirildi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO); yerli ve milli platform, sistem, cihaz ve ekipmanların geliştirilmesi için başlattığı inisiyatifin bir ayağı olan etkinlikte, ihtiyaçlar ve bunları karşılamak için yapılan çalışmalar konuşuldu. Savunma ve havacılık sektöründen temsilcilerin de katıldığı etkinlik, enerji sektörünün, savunma ve havacılık sektörüne sunabileceği iş potansiyelini bir kez daha ortaya koydu.

Bakan Dönmez, KAŞİF 3’ü yakından inceledi.

TPAO tarafından, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının destekleriyle düzenlenen PEMT, 2020 ve 2021’in ardından, bu yıl 3. kez gerçekleştirildi. Önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da TPAO ve TP-OTC (Türkiye Petrolleri Offshore Technology Center / Türkiye Petrolleri Açık Deniz Teknoloji Merkezi) yetkilileri, ihtiyaçlarını ve gelişen teknolojiyi anlatan sunumlar gerçekleştirdi. Petrol ve doğal gaz sektörüne; platform, sistem, cihaz ve ekipman sağlayan ya da bunları sağlamak için çalışmalar yapan firmalar da sunumlarıyla etkinlikte yer aldı. 2 gün poyunca, 8 farklı teknik konuda yapılan oturumların yanı sıra “Millî Enerji Bağlamında Türkiye Hidrokarbon Sektörü” başlıklı bir panel de gerçekleştirildi.

113 Yerlileşme Projesiyle 123 Milyon Liralık Tasarruf

PEMT 2022’nin açılış oturumunda bir konuşma yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, yapılan yerlileşme çalışmalarıyla ilgili şu bilgileri paylaştı: “İlk [PEMT] toplantımızdan bu yana pek çok ekipmanın yerlileştirilmesi için başlatılan çalışmalar da hız kazandı. Yeni proje ve fikirler ortaya atıldı… 2019 yılından bu yana, toplam 113 yerlileştirme projesiyle 123 milyon liralık bir tasarruf ettik. Ürünlerimizi yurt dışından getirtmiş olsaydık daha fazla miktarda kaynağı yurt dışına ödemiş olacaktık.

Bugün artık sondaj üretim ve deniz operasyonlarımızda yerli teknoloji ürünlerini kullanabiliyoruz. Muhafaza borusu, üretim borusu, kuyubaşı ekipmanları, yüzey üretim ekipmanları, kondüktör boruları, kompresör sistemleri ve sondaj kulesi gibi pek çok ekipman, artık Türkiye’de üretiliyor. Koca Yusuf adını verdiğimiz yerli sondaj kulemiz, 5 bin metre derinliğe kadar inerek sondaj yapabiliyor.”

Sanayici Önünü Görebilmeli

Bakan Dönmez, konuşmasında, sanayicilere yönelik bir mesaj da verdi. Yerlileştirilen ürünlerle ilgili başlangıçta az sayıda verilen siparişlerin ardından yeni sipariş verilmemesinin, sanayicinin önünü görmesini önlediğini ifade eden Bakan Dönmez, belli bir iş garantisinin sağlanması gerektiğini söyledi. Bunun, ilgili ürünün gelecekte güncellenebilmesi ve yeni sürümlerinin ortaya konulabilmesi için de önemli olduğunun altını çizdi.

Bakan Dönmez, konuşmasında, geleceğe dair de şunları söyledi: “Üretimden teknolojiye kadar enerjinin her aşamasına ‘Made in Türkiye’ damgası vuruyoruz. PEMT, inanıyorum ki bu uğurda suya atılan bir taş gibi halkalar halinde genişleyerek büyüyecek. Önümüzdeki dönem daha fazla girişimcimiz, daha fazla üreticimiz, daha fazla tedarikçimiz bu sürece dâhil olacak. Biz enerji sektörü olarak bugüne kadar elde ettiğimiz başarıları daha ileriye götürmekte kararlıyız. Bu yolda bizimle birlikte yürümek isteyen, bizimle yol arkadaşlığı yapmak isteyen herkese kapımız sonuna kadar açık.”

Hedef Hem Enerji Hem de Teknoloji Bağımsızlığı

TPAO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Melih Han Bilgin, konuşmasında, firmanın PEMT’i neden ve nasıl bir kurguyla düzenlediğini anlattı: “TPAO olarak son dönemde milletimizin bize verdiği görev çerçevesinde denizde ve karada yaptığımız çalışmalarla elde ettiğimiz başarılı sonuçlar, bize yeni sorumluluklar ve yeni görevler verdi. Elbette ülkenin enerji bağımsızlığıyla alakalı birincil görevimizi önde tutuyoruz. Ancak petrol ve doğal gaz endüstrisi gibi son derece yüksek teknoloji bileşenlerini içeren bir endüstriyi, mümkün olduğu kadar yüksek katma değeri üreten bir ekosistemde dönüştürmek de bizim görevimiz. Türkiye’nin enerji bağımsızlığına giden yolda ilerlerken, ülkemizin teknoloji bağımlılığını da kıracak, bir başka deyişle teknolojik bağımsızlığımızı da gerçekleştirecek stratejiler geliştirmeyi hedefliyoruz. Bugün, özellikle şu konuların üzerinde duracağız: Teknoloji alanında yaptıklarımızın içeriği, milli teknoloji firmalarımızın bu sürece sağlayabileceği katkılar ve bu katkıların nasıl geliştirilebileceğiyle ilgili yol haritaları ve stratejiler.

PEMT 2022’ye katılan ARMELSAN ekibi ve KAŞİF 3.

Petrol ve doğal gaz endüstrisi, disiplinler arası bir endüstridir. Diğer pek çok endüstrinin en yüksek teknoloji içeren bileşenlerini bir araya getirerek hibrit çözümler geliştiren bir endüstridir. Dolayısıyla bütün mühendislik disiplinlerini; yazılımdan mekaniğe, elektronikten meteorolojiye, kimyadan yönetim bilimlerine ve hatta sosyal bilimlere kadar uzanan geniş bir yelpazede kapsar.

‘Bütün bu sektörlerle ilişkili yerli oyuncularımız kimlerdir? Bu oyuncularla hangi projeleri gerçekleştirebiliriz? Bu projeleri firmalar özelinde nasıl geliştirebiliriz?’ sorularıyla başladık. İşin başından beri buna çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz. Bu sayede PEMT, artık kurumsallaşmış bir yapıyla yoluna devam ediyor.”

Bilgin, millileştirme konusunda kaydettikleri başarıları da şöyle sıraladı: “Deniz tabanında yaptığımız işlemleri yürütecek sualtı robotlarını yerli bir firmamız geliştirdi. KAŞİF ismi ile sualtı robotlarımız üretildi. 1.500 beygir gücünde ilk yerli sondaj kulesi Koca Yusuf üretildi ve bugün Adıyaman’da sondajına devam ediyor. Türkiye’nin ilk yerli ve milli sismik veri işleme yazılımı Orhun projesi geliştirme aşamasında.”

Sektörü ARMELSAN Temsil Etti

Petrol ve doğal gaz endüstrisinde kullanılan platform, sistem, cihaz ve ekipman, savunma ve havacılık sektöründe kullanılanlarla bir çok ortak noktaya sahip. Bu açıdan bakıldığında enerji sektörü, savunma ve havacılık firmaları için önemli bir potansiyel oluşturuyor. Bu konuda savunma ve havacılık sektörünün PEMT’te öne çıkan firması ise ARMELSAN oldu.

TPAO’nun sondaj gemilerinde kullanılan KAŞİF iş sınıfı uzaktan kumandalı sualtı robotu (ROV) ürün ailesi, ARMELSAN tarafından geliştirildi. Ürün ailesi, KAŞİF 1 ve KAŞİF 2’nin ardından KAŞİF 3 sürümüyle devam ediyor. KAŞİF 3, aynı zamanda PEMT 2022 sırasında sergilenen ürünlerden biri oldu.

Türkiye, KAŞİF ile Dünyadaki Teknolojik Eğilimi Yakaladı

ARMELSAN Genel Müdürü Can Emre Bakım, etkinliğin ilk gününde, “Deniz Operasyonları Servis Hizmetleri” başlıklı oturumda, “Bir Yerlileştirme Başarı Hikâyesi: KAŞİF” başlıklı sunumu yaptı.

Bakım, sunumunda, ROV’ların üstlendiği görevlerin önde gelenlerini; sondaj platformuna canlı görüntü aktarma, kuyubaşının temizlenmesi, boruların yerleştirilmesi ve vanaların açılması gibi faaliyetler şeklinde sıraladı. Ayrıca, bu araçların, petrol ve doğal gaz sahalarının işletilmesinde de kullanıldığını belirtti.

KAŞİF ürün ailesi, dünya genelinde de yeni bir teknoloji olan hibrit ROV teknolojisine sahip. ROV’lar, geleneksel olarak hidrolik sistemlere sahip. KAŞİF ise elektrikli motorlarıyla hem hidrolik hem de elektrikli tahrikin kullanıldığı hibrit bir ROV. Hibrit ROV’lar arasında da hem sahada kendini ispatlamış bir ürün olarak hem de rakiplerinin yarısı kadar kısa teslimat zamanıyla öne çıkıyor. Bakım, sunumunda, hibrit ROV teknolojisini, TPAO’nun teşvikiyle geliştirdiklerini de vurguladı.

KAŞİF’in yerlilik oranına da değinen Bakım, ilk aşamada hedeflerinin sistem mühendisliğini kendilerinin yapması ve yazılımları yerli olarak geliştirmek olduğunu ve bunu başardıklarını belirtti. Bunlara ek olarak, suüstü ekipmanları da yerli olarak geliştirildi. Sualtında ise yazılımın yanı sıra lamba ve navigasyon sensörleri yerli. ARMELSAN, KAŞİF 2’de yüzde 65’e ulaştığı yerlilik oranını daha da arttırmak için TPAO ile birlikte çalışmaya devam ediyor.

KAŞİF ürün ailesi, sahada kullanım rakamlarıyla da dikkat çekiyor. KAŞİF 1, FATİH sondaj gemisinde 10.000 saatin üzerinde operasyon gerçekleştirdi. KAŞİF 2 ise KANUNİ sondaj gemisinde yaklaşık 5.000 saat görev yaptı.

 131 Toplam Görüntüleme,  6 Günlük Görüntüleme

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.