Ana Sayfa Manşet SEMPRO, Hizmetleri Arasına, Kurumsal Risk Yönetimi Eğitimi’ni de Ekliyor

SEMPRO, Hizmetleri Arasına, Kurumsal Risk Yönetimi Eğitimi’ni de Ekliyor

Alper ÇALIK / a.calik@savunmahaber.com

Sempro, savunma ve havacılık sektörü başta olmak üzere pek çok sektöre yönelik geniş bir yelpazede sunduğu hizmetleri arasına, Kurumsal Risk Yönetimi Eğitimi’ni de ekledi. İlk kez, 21-22 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek olan eğitimde, Kurumsal Risk Yönetimi konusu, tüm boyutları ile ele alınacak. Kurumsal risklerin, aslında hem bir tehdit hem de bir fırsat olduğuna değinilecek eğitimde, benzerlerinden farklı olarak; günümüzde ayrı birer risk faktörü haline gelen sosyal medya, iş güvenliği, pazarlama ve insan kaynakları gibi alanlarda yaşanabilecek olumsuz senaryolar da uygulamalı örnekler ile anlatılacak.

Sempro Kurucusu Semiha Yaşar

Doğrudan Sempro eğitmenleri tarafından verilecek Kurumsal Risk Yönetimi Eğitimi, finansal ve ekonomik risklerin ötesinde, bir kuruluşun yapısını ve iş yapış tarzını bozabilecek; gelecekteki varlığını tehlikeye atabilecek tüm faktörlere odaklanacak. Sempro’nun eğitimi, bu yönüyle benzerlerinden ayrılıyor. Yapılan vaka analizleri ile şirketlerin, risklerin öngörülemediği durumlarda nasıl zarara uğrayabileceği; öngörüldüğü durumlarda ise bu riskleri nasıl bertaraf ettikleri incelenecek.

Günümüzde sosyal medya, bir kuruluşun itibarını arttırabilen veya aşağı çekebilen etmenler arasında yer alıyor. Öyle ki kuruluşun sunduğu ürün ya da hizmetlerde yaşanan sıkıntılar, sosyal medyada çok hızlı şekilde gündem haline gelebiliyor. Bu tip riskler, daha önceden öngörülmediği durumlarda ise kuruluşların itibarı ciddi şekilde zarar görebiliyor. Bu sebeple Sempro’nun eğitimi, sosyal medya konusuna özellikle eğilecek.

Ayrıca katılımcılara, hiç önem verilmeyen ve basit gibi görülen bir olayın, kuruluş bünyesinde bir “Kelebek Etkisi” yaratıp yaratmayacağını nasıl öngörebilecekleri anlatılacak.

Sempro, Kurumsal Risk Yönetimi Eğitimi’nin yanı sıra sunduğu danışmanlık hizmetleri ile de talep eden kuruluşların risk yönetimi süreçlerini detaylı şekilde inceliyor ve bu süreçlerin iyileştirilmesi noktasında tavsiyelerini sunuyor.

SMART, Risklerin Ölçülebilmesini Sağlıyor

Sempro’nun Kurumsal Risk Yönetimi Eğitimlerinde, yönetim kurullarının görevlerinden, en alt seviyedeki bir personelin görevlerine kadar, kuruluş bünyesindeki tüm süreçlerin, riskler açısından nasıl inceleneceği anlatılacak. Ayrıca, risklerin daha etkili şekilde tanımlanabilmesi için kullanılan çeşitli yöntemler, atölye çalışmaları ile uygulamalı şekilde aktarılacak. Bunlar arasında, Kelebek Ağacı ve SMART (Specific, Measurable, Achievable, Relevant, Time Bound / Özgün, Ölçülebilir, Ulaşılabilir, Alakalı, Zamanla Sınırlı) gibi yöntemler de yer alıyor.

Sempro’nun eğitimlerinde anlatılacak olan SMART yöntemi, risk tanımlamalarının; sıradan, öngörüsüz ve özensiz şekilde hazırlanmasının önüne geçiyor.

Bunlardan SMART, risk tanımlamalarının; sıradan, öngörüsüz ve özensiz şekilde hazırlanmasının önüne geçiyor. Örneğin, risklerin; “Tedarik departmanının geç malzeme getirmesi” şeklinde kaba hatları ile tanımlanmasını engelliyor. Çünkü bu tip genel bir risk tanımı, “Hangi malzeme?”, “Ne kadar geç?”, “Hangi proje?”, “Maliyet etkisi ne?” gibi soruları da beraberinde getiriyor. Bir başka deyişle bu tip bir risk tanımı, içerdiği pek çok belirsizlikten ötürü, sayısal ve objektif verilerle ölçümü zorlaştırıyor. Bu durum da risklerin sağlıklı şekilde yönetilmesine müsaade etmiyor. Örneğin, 100.000 liralık bir projede, kritik bir malzemenin gecikmesi 1.000 liralık bir zarar yaratırken, 10 milyon lira değerindeki projede yaşanan benzer bir gecikme, 100.000 liralık maliyet artışına yol açabiliyor.

Kelebek Ağacı ile Risklerin Haritası Çıkıyor

Sempro’nun eğitiminde uygulamalı örneklerle anlatılacak bir diğer yöntem de Kelebek Ağacı. Bu yöntem, önemsiz gibi görünen olayların, aslında gerçekten önemsiz mi olduğunun analiz edilmesini sağlıyor. Çünkü bazen önemsiz gibi görünen riskler gerçekleştiğinde, bir Kelebek Etkisi yaratarak daha ciddi riskleri beraberinde getirebiliyor. Örneğin, bir çalışanın işten ayrılması söz konusu olduğunda, çalışanın ilgili kuruluşta kritik bir role sahip olup olmadığı ve kuruluştaki kaç farklı riskin bu kişinin işten ayrılması ile aktif hale geleceği, bu yöntem sayesinde görülebiliyor.

Kelebek Ağacı yöntemi, önemsiz gibi görünen olayların, bir kelebek etkisi yaratarak daha büyük risklere dönüşüp dönüşmeyeceğinin analiz edilmesini sağlıyor.

Eğitimde üzerinde durulacak konu başlıklarından biri de “Risklerin Olasılık-Etki Matrisine Yerleştirmesi”. Risk analizi üzerine çalışanların en çok zorlandığı konulardan biri olan bu uygulama, risk yönetiminde önemli bir yer tutuyor. Risklerin gerçekleşme olasılıklarının gerçekçi bir şekilde hesaplanamaması, söz konusu risklerin gerçekleşmesi halinde ortaya çıkacak maliyetlerin de yanlış hesaplanmasına yol açıyor. Bunun sonucunda da yöneticiler, risklerin ortadan kaldırılması ya da etkilerinin azaltılması noktasında, sağlıklı bir önceliklendirme yapamıyor. Sempro’nun eğitiminde ise risk olasılıklarının nasıl daha sağlıklı şekilde hesaplanabileceği anlatılıyor.

Yeni Çağın Gerekliliklerine Uygun Bir Eğitim

Sempro Kurucusu Semiha Yaşar, Kurumsal Risk Yönetimi Eğitimi’ni neden düzenlediklerini şöyle açıklıyor: “Günümüzün global, rekabetçi ve sürekli değişen dünyasında, kurumların ayakta kalması, ancak iş yapış şekillerini sürekli olarak gözden geçirmeleri ve yenilemeleri ile mümkün olabiliyor. Bu yeni dünya yapısı da kuruluşların, kendi geleceklerini, gerçeğe olabildiğince yakın şekilde tahmin etmelerini gerektiriyor. Bunu başarabilen şirketler uzun ömürlü olurken, başaramayanlar ise kısa sürede yok oluyor. Peki, gelecek bilinmezliklerle dolu olduğuna göre bunu nasıl tahmin edeceğiz? İşte Kurumsal Risk Yönetimi Eğitimimizi böyle bir bakış açısı ile kurguladık.”

Bu eğitimi, yeni çağın gerekliliklerine uygun şekilde yenilikçi bir yaklaşımla kurguladıklarının altını çizen Yaşar, geleneksel risk yönetimi yaklaşımının sakıncalarına da değiniyor: “Geleceğin bilinmezliklerine karşı bilinen en iyi yöntem, risk yönetimi. Ancak günümüzde geleneksel risk yönetimi yaklaşımları geçerliliğini kaybetmiş durumda. Geleneksel risk yönetiminde riskler, kuruluşun sadece bir bölümünün veya tek bir fonksiyonun riski olarak inceleniyor. Ayrıca, ağırlıklı olarak finansal ve ekonomik riskler konu alınıyor. Öyle ki risklere, yaşanabilecek felaketler olarak bakılıyor. Dahası, iş dünyasının yaşadığı en büyük problemlerden biri olan “silolaşma”nın bir sonucu olarak, baskın karakterli yöneticiler, kendi bölümü ile ilgili risklerin kurumsal risk listelerinde görünmesine izin vermiyor.”

Yaşar, risklerin aslında fırsatları da kapsadığına dikkat çekiyor: “Bununla birlikte, artık zaman değişti. Risklere bu şekilde dar kapsamdan bakmanın, kurumlara yalnızca zarar verdiği kabul edilmeye başlandı. Risk kavramı da kurumsal kültürde yerini aldı. Günümüzde risklere artık sadece tehditler olarak bakılmıyor. Her risk, kendi içinde fırsata veya tehdide dönüşme potansiyeli taşıyor. Nasıl ki aynı pencereden bakınca herkes farklı bir manzara görüyorsa risklere de aynı şekilde yaklaşmak gerekiyor. Covid-19, tüm insanlık için sağlık açısından önemli bir faktör haline gelip, birçok şirketin kapanmasına yol açarken, başka birçok şirkete de avantaj sağladı. E-ticaret, hiç olmadığı kadar önem kazandı; maske, solunum cihazı vb. ürünleri üreten şirketlerin ciroları katlandı ve video oyunu satışları patladı. Dolayısıyla riskler; hazırlıklı olunursa fırsat, hazırlıksız olunduğu durumda ise acı bir tehdit olarak karşımıza çıkıyor.”

Kurumsal Risk Yönetimi Eğitimi hakkında daha detaylı bilgi için Sempro’nun web sitesini ziyaret edebilirsiniz: https://www.sempro.com.tr/

 76 Toplam Görüntüleme,  1 Günlük Görüntüleme

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.