Ana Sayfa AMAC Gündemi STM, Türkiye için Rekabetçi, İleri Teknolojili, Yenilikçi ve Özgün Çözümleri, Ekosistemi ile Birlikte Geliştiriyor

STM, Türkiye için Rekabetçi, İleri Teknolojili, Yenilikçi ve Özgün Çözümleri, Ekosistemi ile Birlikte Geliştiriyor

Dünyanın en büyük savunma sanayisi kuruluşlarının sıralandığı Defence News Top 100 listesindeki 7 Türk şirketinden biri olan STM, savunma sanayisine ve milli teknoloji hamlesine kritik katkılar sunarak Türkiye’ye; rekabetçi, ileri teknolojili, yenilikçi ve özgün çözümler kazandırıyor. STM, T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde, yüksek nitelikli insan kaynağıyla yürüttüğü mühendislik, teknoloji ve danışmanlık faaliyetleriyle askeri deniz platformlarından otonom sistemlere, siber güvenlikten uydu ve uzay teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve çözümler geliştiriyor.

STM’nin faaliyet alanlarının tümünde önceliği ise ekosistemle birlikte büyümek ve Türkiye’ye, bu sinerji ile katkı sunabilmek. STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, bu yaklaşımlarının arkasındaki nedenleri şöyle anlatıyor: “Biz, STM olarak ’birlikte daha güçlü’ olduğumuza inanıyoruz. Ülkemize, savunma sanayisi ihtiyaçları konusunda hizmet ve ürünler sunarken ülkemizin bağımsızlık mücadelesi için sorumluluk üstlendiğimizin bilincindeyiz ve iş ekosistemimize, bu gururu birlikte yaşayacak yeni ve yerli firmalar ekleyebilmeyi, onlarla birlikte bir yarın inşa edebilmeyi çok önemsiyoruz. Bu bakış açımızla da yerli firmalara, bulduğumuz her fırsatta ‘Milli projelerimizin bir parçası olarak siz de ülkemizin bağımsızlığı ve özgünlüğü yolunda bize katılın!’ diyoruz.”

Sektörde öncü rol oynadığı otonom sistemler, STM için ekosistemle sinerji yaratabileceği alanlar arasında yer alıyor.

Bu sinerji temelli iş kültürü sayesinde, STM’nin, halihazırda 1.000’in üzerinde iş ortağı ve tedarikçisi var. STM, Türkiye’nin en büyük beyaz yaka mühendis grubuna sahip şirketlerinden biri olmasına ek olarak, birlikte yol aldığı bu iş ortağı ve tedarikçi ağıyla birçok farklı alandaki uzmanlığı, bir uyum ve sistem çerçevesinde bir araya getiriyor. Ekosisteminin kabiliyetlerini odaklayıp ve senkronize ederek Türkiye için katma değerli büyük projeler gerçekleştiriyor.

STM’nin; mühendisliğinin, teknolojisinin ve tasarım kabiliyetinin daha verimli ve işlevsel olmasını sağlayan bu iş kültürü, firmanın, yenilikçi ve özgün daha çok çözüm geliştirebilmesine ve milli projelerde azami yerliliğe ulaşabilmesine de imkân sağlıyor. STM, MİLGEM gibi Türkiye’nin gurur projelerinden biri olan bir projede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ve SSB’nin ortaya koyduğu vizyon ve kararlı tutum ve Türkiye’nin milli imkanlarının azami oranda kullanılması ile gerçekleşen yüzde 70’lere varan yerlilik seviyelerine ulaşmayı, ekosistemiyle yol alarak başardı. Güleryüz, bu oranın daha da artacağını vurguluyor: “Bu başarıyı, yine iş ekosistemimizle birlikte, sınıfının ilk gemisi olarak inşa edilecek MİLGEM-5 İ Sınıfı Fırkateyn Projesi’nde, bu kez yüzde 75 yerlilik oranı için göstereceğiz.”

MİLGEM projesinde iş ekosistemi ile %70 yerlilik oranına ulaşan STM’nin, MİLGEM-5 İ Sınıfı Fırkateyn Projesi ile ilgili hedefi ise bu oranı %75’e çıkarmak.

İhracatta da Ekosistemle Yol Alıyor

STM, dost ve müttefik ülkelerle yürüttüğü projelerde de ekosistemi ile birlikte hareket ediyor. Güleryüz, bu konudaki yaklaşımları hakkında şunları söylüyor: “Yerelde ekosistemle birlikte elde ettiğimiz bu milli tecrübeyi, Pakistan Denizde İkmal Gemisi ve ülkemizden yurt dışına yapılan ilk ve tek denizaltı modernizasyon ihracatıyla da taçlandırdık. Pakistan’ın Agosta 90B denizaltılarına yönelik, kapsamı genişleyerek devam eden modernizasyon çalışmamızda, savunma sanayimizdeki ürün ve kabiliyetlerden projeye uygun olabilecekleri de azami ölçüde kullanıyoruz. Bunun için firmalarımızın kabiliyetlerini ve ürünlerini de göz önünde bulunduruyoruz ve bu bakış açımız, yereldeki projelerimizde olduğu kadar, ihracata yönelik kurgulayacağımız büyük projelerimizin de temelini oluşturuyor.”

“Küresel Rekabetimize Ortak Olun”

STM, bugüne dek, sadece askeri deniz platformu inşa ve modernizasyon projelerinde, yaklaşık 300 sistem sağlayıcısı ve 400’ü aşkın inşa malzemesi üreticisi ve tedarikçisiyle iş birliği yaptı. Askeri platformlarda yerli üreticilerle yakaladığı bu birlikte hareket etme, birlikte üretme ve birlikte ihraç etme kültürünü, geliştirdiği otonom sistemler ve siber güvenlik alanına da aynı başarıyla taşıyabilmek, STM’nin öncelikli konuları arasında yer alıyor. Bu doğrultuda STM; görüşmeler yapıyor, tedarikçi ağını genişletiyor ve ekosistemle birlikte ihracat yapma odaklılığıyla Güney Amerika’dan Uzak Doğu’ya, 20’den fazla ülkede iş birlikleri, ihracat ve iş geliştirme çalışmaları sürdürüyor.

Güleryüz, bu noktada bir çağrı yapıyor: “Savunma sanayisine üretim yapabilecek yerli firmalarımızı, dünyanın en büyükleriyle rekabetimize ortak olmaya çağırıyoruz. Başta KOBİ’ler olmak üzere, savunma sanayisine yönelik üretim yapan yerli firmaları daha etkin ve verimli kılarak teknik altyapılarını geliştirmek için, firmalara eğitim ve danışmanlık desteği de veriyoruz. STM olarak tek başına dünya devleriyle yarışabilme imkânı yakalayamayan ya da hâlihazırda ihracat yapmayan yerli tedarikçilerimize, yurt dışına iş yapabilme tecrübesi kazandırıyor; ihracatlarına köprü oluyoruz.”

STM, askeri platformlarda yerli üreticilerle yakaladığı; birlikte hareket etme, birlikte üretme ve birlikte ihraç etme kültürünü, otonom sistemler ve siber güvenlik alanlarına da aynı başarıyla taşıyabilmeyi hedefliyor.

STM, savunma sanayisine yönelik üretim yapabilecek sektörlerle de iş birlikleri geliştiriyor. STM, savunma sanayisinin ihtiyaçlarını, daha fazla yerli iş birliği ve milli kaynaklarla karşılayabilme hedefiyle çıktığı bu yola, ilk olarak 2018 yılında Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı iş birliğiyle, Konya Huğlu ve Üzümlü bölgelerinde başladı. Bu çerçevede, dünyanın en büyük ikinci av tüfeği ihracatçısı olan Türkiye’nin, bu alandaki toplam ihracatının yüzde 75’ini karşılayan Huğlu ve Üzümlü’de, bölgedeki av tüfeği üreticilerinin verimliliğinin artırılmasını ve savunma sanayisine entegrasyonlarını hedefledi ve projeyi, başarıyla tamamladı. Eylül ayında ise benzer bir biçim ve yöntemle, Gaziantep ekonomisi için itici bir güç olan ve ilin sanayileşmesinin yapı taşlarını oluşturan metal ve makine sektöründe dinamizmi, verimliliği ve katma değeri artırmak üzere yola çıkan STM, İpekyolu Kalkınma Ajansı’yla iş birliği anlaşması imzaladı. Bu anlaşma kapsamında STM, söz konusu sektörlerde üretim ekosisteminin anlaşılması, ekosistem imkân ve kabiliyetleriyle uyumlu potansiyel alanların belirlenmesi ve potansiyel alanlara ilişkin üretim ekosisteminin oluşturulmasına yönelik, rehber niteliğinde bir yol haritasının geliştirilmesine vesile olacak.

STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz
Güleryüz’den 200’üncü Sayı Tebriği
Güleryüz, MSI Dergisi’nin 200’üncü sayısı için şunları söyledi: “Ülkemizden, çalışanlarımızdan ve iş ekosistemimizden aldığımız güç ve tüm faaliyet alanlarımızda elde ettiğimiz başarılı çıktılarla, Türkiye’ye ve sektörümüze katkı sunmaya, önümüzdeki süreçte de devam edeceğiz. Bu katkıyı sürdürürken, sektörümüzdeki profesyoneller de dâhil olmak üzere tüm savunma sanayisi paydaşlarına yönelik yayın yapan yayınınızı ve haberlerinizi, gururla okuduğumuzu bilmenizi isterim. 200’üncü sayınız vesilesiyle sizleri tebrik ediyor, Türk savunma sanayiinin son dönemde yazdığı başarı öyküsüne yaptığınız tanıklığın, daha uzun yıllar sürmesini temenni ediyorum."

“Güç Birliği Kaldıraçtır” Vurgusu Devam Edecek

Güleryüz, STM’nin gelişimini, ekosistemi ile sürdüreceğinin altını çiziyor: “Savunma sanayimizi yenilikçi ürün ve hizmetlerle geleceğe taşırken, değişen ve gelişen dünyamızın yarattığı ihtiyaçları karşılamak için, ekosistemle güçlerimizi birleştirmekten ve ihtiyaçlarımıza uygun üretim yapabilecek sektörlere yol açmaktan vazgeçmeyeceğiz. Denizlerimizin, kendi ürettiğimiz askeri gemilerimizle korunmasından, kişi ve kurumların siber tehditlere yönelik güvenlik ihtiyacının karşılanmasına, savunmayı bir bütün olarak ele alıyoruz ve tüm bu ülkemiz için kritik olan noktalarda, güç birliğini kaldıraç olarak görüyoruz.

Dünyanın, en büyük ilk 50 savunma sanayisi şirketi arasında yer alma vizyonumuzla ekosistemle yol almaya, gelecekte de kararlılıkla devam edecek, tedarikçilerimizle güç birliğimizi artıracağız.”

 519 Toplam Görüntüleme,  1 Günlük Görüntüleme

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.