Ana Sayfa Haberler Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Basın Mensuplarının Sorularını Yanıtladı

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Basın Mensuplarının Sorularını Yanıtladı

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, 7 Mayıs’ta, sektör basını ile gerçekleştirilen çevrim içi söyleşi ile yanıtı aranan birçok soruyu cevaplandırdı. Soruları MSI Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ümit Bayraktar, C4 Defence Genel Yayın Yönetmeni Özgür Ekşi ve Defence Turkey Şef Editörü Cem Akalın’ın sorduğu yayın, sektör temsilcileri ve vatandaşlar tarafından ilgiyle takip edildi.

Yeni Koronavirüs Hastalığı’nın (COVID-19) sektöre etkileri, sektörün gelecek hedefleri, savunma ve havacılık projelerindeki güncel durumlar gibi birçok konu başlığının ele alındığı yayında, Prof. Dr. Demir’e yöneltilen sorular ve onun cevapları şöyle oldu:

Prof. Dr. Demir ile gerçekleştirilen canlı yayın, yerli bir ürün olan Karel Video Konferans programı üzerinden yapıldı.

COVID-19 dönemi sonrasında, sektörün hangi pazarlara yöneleceğini öngörüyorsunuz?

Fırsat olan her pazara girmek durumundayız. COVID-19 öncesi ve sonrası, herhangi bir farklılaşma olacağını düşünmüyorum. Bu dönemde, Türkiye’nin sağlık konusunda kendi içinde aldığı tedbirler, [sergilediği] disiplin ve yurt dışına yardımları, bir algı değişimine sebep oldu. Bunun olumlu etkilerinin olmasını bekliyoruz. Sağlık sektörüne savunma teknolojisinin aktarımı, teknolojik gelişimimiz açısından dünyaya bir mesaj olacaktır. Algı yönünden dezavantajlı olan durumumuzu, artık avantaja çevireceğiz.

COVID-19’un etkilerini göz önünde bulundurarak bir değerlendirme yaptığınızda, önümüzdeki birkaç yıl, Türk savunma ve havacılık sanayisinin; toplam ciro, ihracat, Ar-Ge harcaması, bekleyen siparişler gibi belli başlı performans parametrelerinin nasıl bir değişim göstereceğini öngörüyorsunuz? Bu kapsamda, başta ihracat olmak üzere Türk savunma ve havacılık sektörünün 2023 hedefleri, salgından nasıl etkilenecek?

Savunma ve havacılık başlığı altında konuştuğumuzda, sivil havacılık bu salgından çok etkilendi. Bu etki devam ediyor. Bunun toparlanması da belirli bir süre alabilir. Bunun sivil havacılığa ürün üreten firmalarımızı etkilemesi de mümkün. Buradan kim daha hızlı toparlanırsa o, global pazarda önde gidecek. Diğer taraftan, mesela F-35 projesinde [Türkiye’den sağlanan bileşenlerle ilgili] ABD’de yaşanan süreç, daha önce Türkiye’ye ne kadar ihtiyaç olduğunu göstermişti. Türkiye’deki üreticilerin yerine başka üreticiler bulmada ne kadar zorlanıldığını gördük. Bu zorlanma, daha da artarak devam edebilir. Bu durum, F-35 projesine katkımızda da başka bir algı oluşmasına sebep olacaktır. Ama bu sürecin, savunmada, sivil havacılıkta olduğu kadar yıkıcı bir etki yapmayacağını öngörüyoruz.

MMU, ilk kez Paris Airshow 2019’da, mock-up olarak sergilenmişti.

Artık savunma denilince, çok daha geniş bir yelpazede bakılacak. Sadece silah teknolojileri değil; mesela sağlık, enerji, gıda, su, ulaşım ve iletişim gibi konuların da savunma sektörünün doğrudan ilgi alanı içinde olduğunu, dünya artık çok daha net görecek. Savunma denilince, çok daha geniş bir yelpazede, perspektifte bakılacaktır. Bu açıdan da Türkiye olarak, paket çözümleri ihraç etmeyi düşünüyoruz. Bir ülkeye; kamu güvenlik yönetimi ağının, araç takip sistemlerinin, iletişim altyapısının, siber güvenliğin de içinde olduğu [çözümlerin]; güvenli bir yapı kurulmasında çoklu bir modelin önerebileceğini düşünüyoruz. Artık spesifik bir ürün değil; bir modeli, bir yapıyı önermek daha öne çıkacak.

COVID-19 salgını süreciyle beraber birçok sektör firmamızda alınan önlemler çerçevesinde, çalışma düzenlerinde ciddi değişiklikler meydana geldi. Firmalarımızın üretim süreçlerinde ve nakit akışlarında yaşanan düzensizlikler, istihdam konusunda nitelikli personeli elde tutma ve firmaları rahatlatacak mali fonlama ya da düşük faizli kredi sağlanması konularında nasıl çalışmalar yürütüyorsunuz? Diğer yandan, özellikle mevcut sözleşmelerdeki teslimatların ötelenmesi, cezai işlem uygulanmaması ve mevcut projelerin ve sonraki dönemde imzalanacak sözleşmelere mücbir sebepler olarak, salgın gibi maddelerin eklenmesi konusunda da bir çalışmanız var mı?

Biz, çalışma düzeni ile ilgili bir duyuru yaptık ve bununla psikolojik rahatlamayı sağlamak istiyoruz. Bu rahatlamadan sonra, her durumun, proje bazlı olarak ayrı ayrı ele alınacağı ve buna göre atılacak adımların belirleneceğini bir modelde çalışıyoruz. Ama öncelikle bu algıyı düzeltmek istiyoruz. Herkes olabildiğince etkiyi azaltarak üretime devam etsin istiyoruz. Mesela sokağa çıkma yasağında çalışmalar aksamasın diye, firmalarımızın da talepleri doğrultusunda özel çalışma izni aldık.

Finansman ve nakit akışı konusunda çok hassasız. Biliyorsunuz, proje sayımız bir hayli fazla. Savunma sanayisi, önemli kaynak tüketen bir sektör. Burada ana prensip, kimsenin işinden gücünden olmamasıdır. SSB’nin ana görevlerinden bir tanesi, savunma sanayisini destelemek ve ekosistemi ayakta tutmaktır. Alt yüklenicilere, KOBİ seviyesine kadar sıkıntı ve zorlukları birebir takip edip çözümler üretmek üzere devredeyiz. Gerektiğinde, bu tür konuları Savunma Sanayii İcra Komitesi’ne (SSİK) de taşıyarak alınması gereken tedbirlerin neler olduğunu açıklayabiliriz. Çünkü bizim şu andaki asıl fonksiyonumuz; süreci takip etmek, sektörün nabzını çok net şekilde tutmak, sektörde oluşması muhtemel sorunları öngörerek devletin çeşitli makamları ile görüşerek bu tedbirleri aldırmak. Özellikle nakit akışı konusunda, küçük firmalarımızdan bizimle temasa geçmesini istiyoruz. Bizim amacımız, onların devamlılığını ve büyümesini sağlamak.

Prof. Dr. Demir, BMC’nin üreteceği ALTAY Ana Muharebe Tankı’nın motor konusunun yakında çözüleceği müjdesini verdi.

COVID-19, Planlanmış Teslimatları Etkilemedi

COVID-19 nedeniyle birçok farklı sektörde işler durma noktasına gelse de savunma ve havacılık sanayisinde, Ar-Ge ve üretim faaliyetleri aralıksız devam etti. Bu süreçte yapılanların daha iyi anlaşılabilmesi adına, sizden COVID-19 sürecinde yürütülen faaliyetler hakkında bilgiler alabilir miyiz?

Birçok alanda teslimatlarımız devam ediyor. KAPLAN STA’nın ilk seri üretim teslimatlarını yaptık. KARGU-2’nin teslimatları devam ediyor. Genel Maksat Helikopteri programı kapsamında çeşitli faaliyetlerimiz sürüyor. ASELSAN ile Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemi (JEMUS) projesinde imzalar atıldı. Kent Güvenlik Sistemi’nde de aynı şekilde. Yeni Nesil Kriminal İnceleme Aracı KIRAÇ teslimatı yapıldı. HAVELSAN Denizaltı Komuta Kontrol Sistemi teslimatlarımız oldu. İHA üretimlerimiz devam ediyor. Milli Muharip Uçak’a (MMU) ilişkin bir alt yüklenici sözleşmesi imzaladık. Lazer silahlar olsun, elektromanyetik toplar olsun, bunlarla ilgili şirketlerimizin çalışması devam ediyor. Bunlar, Mart-Nisan aylarının faaliyetleri ve bunların hepsi planlanmış ve planlandığı üzere giden projeler. Bu dönemde, yurt içinde daha önceden planlanıp da ertelenen bir şey yok.

Ancak yurt dışı bağlantılarından kaynaklı bazı sıkıntılar var. Mesela T129 ATAK helikopterimizde, İtalyanlarla bir ortaklığımız var. İtalya’daki durumdan dolayı, helikopterin teslimatları etkilendi. Ufak tefek aksaklıklar var; ama bunlar yurt dışı kaynaklı oldu. Bu etkiyi, minimumda tutuyoruz. Stratejik projelerimizde aksama olmaması ile ilgili çok net tavrımız ve duruşumuz var.

Devam eden projelerin mali değerleri göz önünde bulundurulduğunda, Savunma Sanayii Destekleme Fonu gelirlerinin arttırılması için herhangi bir çalışma mevcut mu?

Fonun arttırılması için adım atıldı. Projeler artarak devam ediyor. Bu da kaynak ihtiyacını arttırıyor. İleride projelerin sayısı daha da arttıkça; özellikle tank, uçak motoru vb. milli projelerde önemli miktarda kaynağa ihtiyaç duyacağız. Bu konuyu, SSİK’de gündemde tutuyoruz.

F-16’lar için yapısal ve aviyonik modernizasyonlar, SSB’nin gündeminde bulunuyor.

Yurt dışında; Pakistan ve Filipinler T129 ATAK projesi, Azerbaycan’a SOM füzesi satışları; yurt içinde ise ALTAY Ana Muharebe Tankı, motor konusunda yaşanan ambargolar nedeniyle bir türlü sonlanamıyor. Bu yaşanan ambargoların son durumunu, ilk ağızdan sizden öğrenebilir miyiz? Bu tarz ambargoların aşılabilmesi için ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz? İhracat lisansının alınamaması ihtimaline karşı, B ve C planlarınız mevcut mu?

Ambargo kelimesi net olarak dillendirilmeyen, ama uygulanan bir kavram. Milli ve yerli kavramlara vurgumuzun sebebi de bu tür bir sürecin geleceğini öngörmemizdi. Bağımsız bir savunma sanayisi geliştirmeliyiz. Ortak projelerde, birçok ülkeyle iş birliği yapıyoruz, teknoloji transferleri oluyor; ama Türkiye, kendi milli ve bağımsız politikalarını ortaya koyunca, önümüze engeller çıkıyor. Türkiye’nin, milli çıkarlarını korumak için attığı adımlarda, dost ve müttefik denen ülkelerin garip tavırları oluyor. Türkiye, kendi insanına güveniyor; mühendislerimize güveniyoruz. Çalışmalar başladı; ama belli ölçüde sabır da gerekiyor. Hiçbir ürün, bugün başladık yarın hazır olsun şeklinde olmuyor. B ve C planlarımız devrede. Ama engelleme tavrı herkese zarar veriyor. Biz ihracat faaliyetlerimize de devam edeceğiz. Takdir edersiniz ki geçmişte, 3-5 tane jet uçağı tasarlayıp uçurmuş bir ülke değiliz. İlk defa beşinci nesil uçak tasarlıyoruz. Biraz süreye ihtiyacımız var.

Deniz projeleri, son dönemde ivme kazandı. Mevcut durum ve gelecek projeler nelerdir?

Şu anda, Yeni Türk Tipi Hücumbot projemiz ve milli denizaltı projemiz devam ediyor. TF-2000 de daha gelişerek belirli bir noktaya doğru gidiyor. Mavi Vatan’ın ne kadar önemli olduğu, bugün ortaya çıktı. Gerek Millî Savunma Bakanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki gerekse de özel tersaneler, önemli yetkinliklere sahipler. Gemiye konan sistemler de son derece önemli. Deniz platformunda kullanacağımız sistemlerde, motor konusunda da bir takım dışa bağımlılıklar var. Yerlileşme ve millileşme yol haritamızda, bunlar da gündemimizde.

Denizaltımızın tasarımını Almanlarla başlatmıştık; o düzlemde de bizim daha önce iş birliği yapmaya başladığımız ülke veya şirketler, bu iş birliğine devam etmek istememeleri durumunda, biz devam ediyoruz. İsteksizlik varsa biz kendi yolumuzda devam ediyoruz. Biz çeşitli ilişki ve projelerimizde, her zaman yapıcı olunması gerektiğini vurguluyoruz. Bizimle ortak proje yapan firmalar, iş yapmaya istekli iken ülkelerinden gelen kararlar ve engeller, onları da engelliyor.

F-35’ler konusundaki belirsizlikler sürüyor.

Deniz altında ve deniz üstünde, insansız sistemler ile ilgili bazı çalışmalarımız ve yarışmalarımız var. Denizde de otonom sistemlerin zamanı geldi. Gençlerimizin araştırmalarını, sadece hava sistemlerine değil kara ve deniz sistemlerine de yönlendiriyoruz.

Önümüzdeki dönemde, Türkiye’nin uluslararası alandaki rolü ve uluslararası iş birlikleri açısından ne gibi gelişmeler olmasını beklemeliyiz?

Bu dönemdeki faaliyetlerin ve yardımların ilk meyvelerini, F-35’te görmemiz muhtemel. Türkiye’nin gösterdiği performans ve işlerini doğru yürütmesi de buna katkı sağlıyor. Uluslararası ilişkilerde, başka şirketlerle yaptığımız iş birlikleri var. Bu iş birliklerinde daha önceki model, bizim dışarıdan tasarım almak gibi bir şeyler istediğimiz bir modeldi. Bu modelin, artık tarafların birbirine katkıda bulunabileceği bir modele dönüştüğünü göreceğiz. Bütün faaliyetlerin bir kazan-kazan ilişkisine döneceği bir modelimiz var.

F-35 projesi kapsamında, 2020 yılı mart ayı içinde, Türk Şirketlerinin programdan çıkarılması konusu tartışılıyordu. Mevcut durum nedir?

F-35 projesinde, üretime katkıyı durdurmak için tarih, Mart 2020’ydi. O yaklaşım şu anda ortada yok. Firmalarımız üretime ve teslimata devam ediyor. Bu tarihler tekrar düşünülecektir; ancak Türkiye’yi çıkarmanın o kadar kolay olmadığı zaten görülüyor. Biz F-35’in sadık bir ortağıyız. Türkiye’deki firmaların katkısı, çok net olarak görülüyor. Bu yaklaşımın devam etmemesini öngörüyoruz. Üretime sadık kalmaya devam edeceğiz. “Küstük oynamıyoruz” olmayacak.

FNSS’nin geliştirdiği KAPLAN STA’nın teslimatları, COVID-19 döneminde de devam etti.

Gündemdeki savunma ve havacılık projelerdeki son durum nedir?

MMU’da ana hedefimiz, geniş ölçüde Türkiye’deki bütün kabiliyetleri kullanmaktır. Büyük savunma şirketleri ve TÜBİTAK başta olmak üzere, herkesle temas içinde ilerliyoruz. Geçiş sürecinde [kabul edilebilir] olsa da ileride alt sistemlerin yabancı olması önümüzü tıkar. Hiçbir yabancı sisteme güvenemeyeceğiz. Ne kadar bağlayıcı anlaşma olursa olsun bir tıkanma olabiliyor. Bu işten çok ağzımız yandı. Aslında her sistemi yerli yapmak, global sistemde oldukça pahalı bir iş. Bu kapsamda, bağlayıcı olmayan yurt dışı iş birliklerine de açığız. İlk aşamada hazır motor kullanacağız. Nihai motor milli olacak.

ALTAY’da, bir ülkeyle çalışmalarımız devam ediyor. İmzalar atıldı diyebiliriz. Orada yapılacak iş birliği ile motor için B, hatta C planımız olduğunu söylemek mümkün. Nihai hedefimiz olan milli ve yerli motor için çalışmalarımız devam ediyor. Ama diğer taraftan, elektrikli olsun hibrit olsun bazı güç sistemleri için de Ar-Ge boyutunda çalışmalarımız var.

HİSAR-A ve HİSAR-O konusunda; bu sistemlere ihtiyaç, harekâtlarda da görüldü. Orta irtifa ihtiyacının daha önde olduğunu gördük. HİSAR-O, belirli unsurları ile sahada; ancak tamamlanması gereken kısımlar var. Bu ay içinde biraz çalışmalar yavaşlasa bile belirli sistemler, birkaç ay içinde sahada çalışmaya başlayacak. Torpido çalışmamız devam ediyor. ATMACA’nın testlerini yaptık, seri üretime geçmesini bekliyoruz. ATMACA ve SOM tipi füzelerimizin motorları ile ilgili önemli mesafe kaydettik. Onların da entegrasyonu ve kullanımı yakında başlamak üzere.

Seyir füzesi ailesinin hepsini tamamlayacağız. GEZGİN’ler, daha uzun mesafede etkili ve yüksek harp başlıklı olacak. ATMACA ve SOM ile ilgili motor çalışmamız çok iyi yerde. Güdüm teknolojilerinde, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Birçok alanda firmalarımız, yoğun çalışmalar yapıyorlar. ATMACA’nın gemiden-gemiye olduğu gibi karadan-karaya ve karadan-deniz hedeflerine etkili olacak versiyonu da geliştirilecek.

F-16’lar için AESA radarı projesi var. Yapısal ve aviyonik modernizasyonlarının da yapılması gündemde. Malum orada ana üretici şirkete bir bağımlılık var. Ama orada ÖZGÜR projesi ile bu uçakların milli sistemler ile donatılması için bir faaliyetimiz var.

F-4’lerin ömrünün uzatılması ile ilgili bir talep gelmedi; ama bu konuda da çalışmalar var.

C-130’ların modernizasyonu da devam ediyor.

Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi ANADOLU’nun inşa ve sistem entegrasyonu faaliyetleri, planlandığı şekilde devam ediyor.

Jet İHA konusunda kesinlikle projemiz var. İHA boyutunda çok geniş çalışmalarımız var. Mini İHA’lar, mikro İHA’lar, sürü İHA çalışmaları, gemiye konuşlu İHA, otonom İHA’lar gibi çok farklı çalışmalarımız var.

Fırkateynlerimize entegre edilecek silah sistemlerinin yerli olması, bizim ana hedefimiz. İSTİF sınıfına, belki sadece bir gemiye yetişir, GÖKDENİZ’i ve ATMACA’yı koyarız. Dikey Fırlatma Sistemleri (Vertical Launch System / VLS) yine yabancı bir ürün devam eder; ama onun da entegrasyonunu Roketsan’a yaptırıp TF-2000 için bir yerli sistemin olmasını tercih ederiz. Torpidolarımız da aynı şekilde. Sistemler geliştikçe, gemilere entegrasyonunu mutlaka yapacağız.

ANADOLU gemimizde işler çok iyi ilerliyor, takvim işliyor. Üzerine sistemler entegre edilmesi çalışmaları devam ediyor.

HİSAR-A ve HİSAR-O’daki teknolojiler, SİPER’e de aktarılacak. Daha uzun menzilli ve daha modern bir radar kullanılması, arayıcı başlıkların çeşitli fonksiyonlarının olması gündemde.

Buna ilave olarak, MANPADS türü omuzdan atılan sistemlerin de Türkiye’de yerli ve milli olarak yapıldığı bir sürece girdik. Onun da teslimatlarını çok yakında göreceğiz.

S-400’lerin bakım ve idamesini kim üstlenecek?

Kesinlikle Türk firmaları yüklenecek. Eğitimlerin şu anda bir kısmı alındı ve devam ediyor. Kurulum aşamasındaki çalışmalar da sürüyor. Bakım ve idameden, alınan eğitimler kapsamında Türkiye sorumlu olacak. Sisteme dokunan, iş yapan her şeyi Türkiye üstlenecek.

Roketsan tarafından geliştirilen ATMACA Satıhtan Satha Güdümlü Mermi’nin atış testlerinden bir görüntü.

COVID-19 ile birlikte gelen süreç, bize, savunma sektöründeki yeteneklerin diğer alanlara da aktarılabileceğini bir kez daha gösterdi. ASELSAN ve Baykar’ın öncülüğünde üretilen solunum cihazları, hayat kurtarmaya başladı. NANObiz firması tarafından, SSB’nin de destekleriyle geliştirilen BIOSENS ürünü, COVID-19’a göre uyarlandı ve LAMP4U moleküler tanı kiti adında yeni bir ürün ortaya çıktı. Salgının, KBRN alanında yapılan çalışmaları biraz daha öne çıkarttığını söylemek mümkün. Bu doğrultuda, sizce, salgın sonrasında, hangi konular ve alanlar ön plana çıkacak?

Sağlık sektörü, kendi içinde dinamikleri olan bir alan. Bizim buradaki önceliğimiz, savunma teknolojilerinin, buraya ne kadar hizmet edeceği ile ilgili. Bu konuda, şu başlıkları belirledik:

  • Hasta bakım, muayene ve uzaktan tedavi işlemleri
  • Dezenfektanlar ve antiviral işlemler
  • Veri analizi ve analitiği modellemesi
  • Görüntüleme cihazları ve görüntü işleme faaliyetleri

Bunlar, bizim sağlık sektörüne katkılarımız olacak. Bunlarla ilgili, çeşitli Ar-Ge çalışmalarımız var.

Savunma sanayisindeki milli ve yerli modelinin uygulaması, sağlıkta da olacak. Kamu alımlarında, zamana bakmaksızın, öncelikle yerli ürünler düşünülerek alımlar yapılması, bizim tavsiye ve önceliğimizdir. Hızlı sonuç adına yabancı ürünlere gitmek, uzun vadede sağlıklı olmayacaktır.

İSTİF Sınıfı Fırkateyn Projesi kapsamında, ilk fırkateynin inşa faaliyetleri devam ediyor, diğer 3 geminin inşa faaliyetleri ile ilgili süreç nasıl ilerliyor? MMU’lar hazır motor temininde herhangi bir sıkıntı söz konusu mu? EUROSAM ile bir çalışma yürütülüyordu, bu çalışmada son durum nedir? F-35’lerin F135 turbofan motorlarının depo seviyesi bakımı için, TEI bölgesel olarak nihai montaj hattı olarak seçilmişti. Burada son durum nedir?

Türkiye, kara araçları alanda güçlü bir konumda. Türkiye’nin ismini yurt dışında temsil eden firmalardan biri olan Nurol Makina’nın EJDER YALÇIN Zırhlı Muharebe Araçları, Katar Müşterek Özel Kuvvetlerinin gerçekleştirdiği Impregnable Guard (Zaptedilemez Muhafız) 2020 Tatbikatında böyle görüntülenmişti.

F-35 projesinin bütün unsurları askıya alındı. TEI’deki çalışmalar da donduruldu. Biz MMU motoru için çalışmalara başladık; ama ilk aşamada, F110 motoru kullanılacak. Tasarımları, hem F110’a hem de yerli motora uygun iki farklı şekilde düşünüyoruz. F110 motoru tedarikinde, şu anda sorun yok. Bu motor, çok yakından tanıdığımız bir motor. Buradan başlamak daha emniyetli geldi. Milli motor çalışmaları devam ediyorken bazı ülkelerle iş birliği çalışmalarımız da devam ediyor.

EUROSAM ile tanımlama çalışmaları için imzalar atılmıştı. Bu tanımlama çalışması sonuçlandırıldı. Bu tanımlanma çalışmasının sonrasında, bu sürecin getirdiği bazı aksamalar oldu. Şu anda sonuçlara imza atılması gerekiyor. Bundan sonra proje tanımlama aşamasında olacağız.

İSTİF sınıfı fırkateynler için de birincisinde çalışmalar devam ediyor. Diğer 3’ü için de hem özel sektör tersaneleri hem de deniz kuvvetleri tersaneleri gündemde. Sürecin hızlı yürümesi açısından, biz resmi ortaya çıkardık. Ne yapılacağı net, bugün düğmeye bastığımızda, hemen ihaleyi tamamlayıp sürece başlayabiliriz.

Baykar’ın iki prototipini hazır hale getirdiği AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), Türkiye’nin İHA’lar alanında önemli bir kozu olacak.

SSB, Ödemelerdeki Bütün Süreçleri Takip Ediyor

Ödemelerde gecikme olacak mı?

COVID-19 ile doğrudan bağlantılı bir gecikme olmaz; ama teslimatlarda gecikme olursa ödemelerde de olur. Çünkü belirli kilometre taşlarında ödeme yapılabiliyor. Artan projeye göre, Savunma Sanayii Destekleme Fonu’nun güncellenmesi gerekiyor. Bizim görevimiz, sektörü desteklemek ve ekosistemi canlı tutmak. O açıdan, şirketlerimizin nakit akışına kadar her süreci takip ediyoruz. Gerekirse [nakit açısından sorun yaşamayan] birinin ödemesini geciktirip [diğerlerinin] nakit akışında [sorun yaşanmamasını] sağlıyoruz. Ana yüklenicilerimizi de alt yüklenicilere bunları gözeterek davranmasını söylüyoruz. Ödeme önceliklendirme sırasında, mağdur olmamak asıldır. Kimsenin işten çıkarılmaması da asıldır. İçinden geçtiğimiz dönemler, bütün ülkelere belirli yükler getirdi. Türkiye’de bundan istisna değil. Burada biz sektörün nabzını tutarak ilerlemek zorundayız.

Özellikle bu süreç sonrasında, ihracat pazarlarında önemli fırsatlar çıkacak. Şirketlerimizin yapısını bu fırsatları değerlendirecek dinamizminde tutmak çok önemli diye düşünüyoruz.

Kara araçları sektörüne de değinecek olursak; kara araçları sektöründe neler olacak?

Kara araçlarımızın, özellikle gövde zırh çeliği dışarıdan geliyor. OYAK bir adım attı. Zırh çeliğinin Türkiye’de üretilmesi gündemde bulunuyor. Motor da dışa bağımlı olduğumuz bir alan. Zırh, motor, kule ve optik sistemlerin yerli olması, bizim için oldukça önemli. Bu süreç sonrasında da yurt dışı pazarlarda var olmaya devam edeceğiz. Aynı zamanda, bu araçlar için çok önemli alt sistemler ve donanımlar geliştiriyoruz. Atış kontrol sistemleri, stabilizasyon sistemleri ve personel koruma sistemlerinin de yerli olması, pazarlamada da önemli avantajlar sağlıyor.

Meteksan Savunma’nın Retinar Çevre Gözetleme Radarları, askeri üs ve tesis güvenliğinde sunulacak paket çözümlerin önemli bir üyesi olmaya aday.

Siber Güvenlikte Farkındalık Oluşturuluyor

Prof. Dr. Demir, toplantıda, siber güvenlik konusuna da vurgu yaptı. Siber güvenlik konusunda da bir farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Prof. Dr. Demir, şunları söyledi: “SSB öncülüğünde, Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi oluşturduk. Burada, 149 üye firmamız bulunuyor. Türkiye’de siber savunma ve güvenlik alanında yerli ürün kullanımı yüzdesi çok düşük. Ürünlerimiz yerli olması, kullanıcılarımızın bilinçlendirilmesi gerekiyor. Yerli ürünlerimizin tanıtılması, bizim açımızdan önemli. Aynı zamanda, kümelenme üyelerimizi değerlendirecek ve denetleyecek EYDEP benzeri bir modeli gündeme alacağız. Bu sayede, firmalarımızın güvenilirlik ve uzmanlığını ortaya koyacağız. Son zamanlarda, özellikle savunma sanayi firmalarımıza korsan saldırılar oldu. Bu da Türkiye’de, belirli odakların savunma sanayisini hedef aldığı gibi bir algı oluşturdu. O açıdan biz, kümelenme bünyesinde oluşturacağımız kapasite ile firmalarımıza bu konuda destek vereceğiz.”

 4,477 Toplam Görüntüleme,  6 Günlük Görüntüleme

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.