Ana Sayfa Özel Haberler TSSK, Geleneği Sürdürdü: 7. Proje Pazarı ve İş Birliği Zirvesi Hedeflerine Ulaştı

TSSK, Geleneği Sürdürdü: 7. Proje Pazarı ve İş Birliği Zirvesi Hedeflerine Ulaştı

MSI Dergisi’nin 191’inci sayısında yayımlanan Özel Haber, derginin internet sitesinde paylaşılmıştır:

Şebnem ASİL / s.asil@savunmahaber.com

Ümit BAYRAKTAR / ubayraktar@savunmahaber.com

Hande ÇALIK/ h.calik@savunmahaber.com

Turan SALCI / t.salci@savunmahaber.com

Teknokent Savunma Sanayii Kümelenmesi (TSSK) 7. Proje Pazarı ve İş Birliği Zirvesi, 5 Şubat’ta, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Kültür ve Kongre Merkezi’nde (KKM) gerçekleştirildi. Sektörde geleneksel hale gelen etkinlik, önceki yıllarda olduğu gibi; tedarik makamları, ana yükleniciler, alt yükleniciler ve akademisyenleri bir araya getirmeyi ve yeni fikir ve iş birliklerine zemin oluşturmayı başardı.

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir

Ana teması; “Sektörel İş Birliği ve Nitelikli İş Gücü” olarak belirlenen TSSK 7. Proje Pazarı ve İş Birliği Zirvesi, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ve Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) desteğiyle; Ticaret Bakanlığı, TÜBİTAK, Ankara Sanayi Odası ve Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği’nin (SaSaD) de iş birliğiyle ODTÜ, ODTÜ Teknokent ve TSSK tarafından düzenlendi. Etkinliğe; Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Alpaslan Kavaklıoğlu, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi ve ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök başta olmak üzere; MSB, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile özel sektörden birçok kişi katıldı.

MSI Dergisi’nin de “Resmi Yayın ve Basın Sponsoru” olarak katkı verdiği etkinliğin ziyaretçi sayısı 1.046 olurken; fuaye alanında ise 63 firma stant açtı. Bunlardan 52’si savunma ve havacılık sanayisi firması, 5’i medya kuruluşu, 2’si kümelenme, 4’ü ise girişimci oldu. Etkinlikte düzenlenen iki ayrı panelde ise etkinliğin ana temaları olan; “Sektörel İş Birliği” ve “Nitelikli İş Gücü” konuları ayrıntılarıyla ele alındı.

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Alparslan Kavaklıoğlu

Sektörel Sorunlara İlişkin Önemli Talepler

TSSK Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Öktem, konuşmasında, TSSK’nın; mühendislik ve tasarım kabiliyetlerine sahip, Teknokentlerde yer alan veya Teknokent dışında olmasına rağmen Ar-Ge merkezi statüsünde olan, yetkin firmaları bünyesinde barındıran bir küme olduğunu hatırlattı. Sektör gündeminde yer alan; yerlileştirme, ileri teknoloji, özgün tasarım ve ihracat gibi kavramları hayata geçirecek çalışmaları hızla sürdürdüklerini aktaran Öktem, konuşmasının devamında ise şu noktalara dikkat çekti: “Bu sene gerçekleştirdiğimiz etkinliğin iki temasını, sektörel iş birliği ve nitelikli iş gücü olarak belirledik. İş birliği, bizler için çok önemli bir konu. Geçtiğimiz yıl, bir dizi temaslarda bulunarak kümemiz hakkındaki farkındalığı arttırmayı ve iş birliklerimizi geliştirmeyi hedefledik. Her yıl katılım sayısı artan, bir önceki seneye kıyasla da %10 seviyesinde üye sayısını arttırdığımız kümemizi oluşturan firmalarımızın uzmanlık konularına baktığımızda, geniş bir yelpazeye yayıldığını; özellikle kritik alt teknolojileri kullanarak ürün geliştirdiklerini görmekteyiz. Teknoloji Hazırlık Seviyesi 5-6 düzeyinde olan Ar-Ge projeleri çıktılarının, Teknoloji Hazırlık Seviyelerinin yükseltilerek, platformlarda, yerli ve milli bir ürün olarak kullanılabilmeleri için, sektördeki ana yükleniciler ve kurumlarla iş birliği içinde olunması gerekmektedir. İş birliğini oluştururken, özgün tasarımlarla ürün geliştiren, görece küçük firmalarımızı koruyan ve sürdürülebilirliklerini sağlayan, teknolojide derinleşmelerine imkân veren; ancak rekabeti de engellemeyen, stratejik iş ortaklıkları şeklinde, uzun vadeli ve sipariş garantili tedarik süreçlerinin hayata geçirilmesini ümit ediyoruz. Sağlıklı ve sürdürülebilir iş birlikleri için, özellikle alt sistem üreticisi firmaların, geliştirdikleri teknolojiler üzerindeki fikri haklarını koruyacak mekanizmaların da oluşturulması ayrı bir temennimizdir.

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay

Küme olarak önem verdiğimiz bir diğer önemli husus da nitelikli iş gücümüz. Küme özelinde, söz konusu nitelikli iş gücüne kolay ulaşmada, özellikle üyemiz olan Teknokent şirketlerinin, üniversite ile iç içe olmasının avantajı çok büyüktür. Üye firmalarımızın sahip olduğu 3.000’e yakın kalifiye insan kaynağına baktığımızda, bunlarının çoğunun; temel bilimler, mühendislik ve tasarım konularında yetişmiş; çoğu yüksek lisans ve doktoralı personel olduğunu görmekteyiz. Nitelikli iş gücüne ulaşmada sıkıntı yaşamayan firmalarımızın en büyük problemlerinden biri, bu iş gücünü bünyelerinde uzun süre tutamamaları. Bunun en önemli sebeplerinden biri; KOBİ ölçeğindeki firmalarımızın, biraz önce de belirttiğim gibi, yıllara sari iş potansiyelinin yaratacağı; sağlıklı, sürdürülebilir ve vaat edici bir kariyer planlamasını, genç arkadaşlarımızın önüne sunamamaları. Bunun neticesinde de sektör içerisinde küçük firmalardan büyük firmalara geçişler olmakta, bazı durumlarda bu personel, tamamen sektör dışına kaymakta; hatta yurt dışını tercih edebilmektedir. Bunun sonucunda, teknoloji üreten firmalarımız, kısıtlı imkânlarla yetiştirdikleri nitelikli iş gücünü kaybederek çok büyük zararlar görmektedirler. Bu bağlamda, yetişmiş olan iş gücünü sektör içinde tutacak, özellikle kümemizi oluşturan KOBİ’leri, nitelikli iş gücü için birer cazibe merkezi haline getirecek teşvik ve politikaların oluşturulmasını temenni ediyoruz.

Bir diğer isteğimiz de sektörde zaman zaman karşılaştığımız, adam-saat veya adam-gün hesaplaması ile hizmet alımı yöntemi ile KOBİ’lere iş vermek yerine, yürütülen projelerden iş paylarının alt projeler olarak firmalarımıza verilmesi. Bu sayede, firma içinde edinilen bilgi ve tecrübe yine firmada kalacak, sonraki iş ve projelerde bu birikim kullanılarak, firmalarımız güçlenerek faaliyetlerine devam edebilecektir.”

Üniversite-Sanayi İş Birliğine Örnek Model: ODTÜ

ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar R. Alemdar

ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök ise ODTÜ’nün, üniversite-sanayi iş birliğinin en başarılı örneklerinin merkezi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Kök, savunma sanayisinde; Ar-Ge çalışmalarının hız kazanması ve iş birliklerinin giderek artmasıyla doğan ihtiyaç sonucu, 2006 yılında, ODTÜ Teknokent’te, Savunma Sanayi Araştırma ve Teknoloji Geliştirme Alt Bölgesi kurulduğunu hatırlattı. Bu sayede, başta ASELSAN, HAVELSAN ve TUSAŞ gibi sektörün ana yüklenicileri olmak üzere, birçok firmanın Ar-Ge birimlerinin, ODTÜ Teknokent’te bulunduğunu ekledi. ODTÜ Teknokent’te yer alan 400’ün üzerindeki firmanın, 3’te 1’inin savunma ve güvenlik alanında çalıştığını ifade eden Prof. Dr. Kök, şunları ekledi: “ODTÜ olarak, farklı bölümlerdeki çalışmalar, araştırma merkezlerimiz ve Teknoloji Transfer Ofisimiz ile savunma sektörüne katkı sağlama noktasında, önemli iş birlikleri gerçekleştirmekteyiz. 29 araştırma merkezimizde, çeşitli savunma sanayisi projeleri yürütülüyor. Bunun yanı sıra 2019’da, 50’nin üzerinde savunma sanayi firması ile ortak proje veya Ar-Ge çalışması yürüttük.”

Sponsorlar Kendilerini Anlatma Fırsatı Buldu

Etkinlik, açılış konuşmalarının ardından, sponsor konuşmaları ile devam etti. Bu kapsamda, Altın Sponsorlar ASELSAN ve HAVELSAN yetkilileri sahne aldılar.

Etkinliğin Resmi Yayın ve Basın Sponsoru olan MSI Dergisi’nin plaketini, derginin İş Geliştirme Koordinatörü Şebnem Asil aldı.

ASELSAN Savunma Sistem Teknolojileri Deniz Sistemleri Programı Direktörü Behçet Karataş, konuşmasında, ASELSAN’ın sürdürülebilir büyümesinde, yurt içi tedarikçilerin payı arttıkça yerel ekonomiye desteğin de arttığını ifade etti. ASELSAN ile Stratejik İş Birliği yapan firma sayısının 36’ya ulaştığını ifade eden Karataş, TSSK üyesi 80 firma ile ikili iş birliklerinin bulunduğunu da ekledi. 2019’da, yerli çözüm ortakları ve sanayiden, 241 milyon dolarlık hizmet ve ürün satın alındığını söyledi.

HAVELSAN Genel Müdürü ve CEO’su Ahmet Hamdi Atalay da konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye, ihraç ettiği kilogram (kg) başına değer itibarıyla yaklaşık 1,2-1,3 dolar/kg’lik bir ihracat göstergesine sahip ki bu çok düşük. Yüksek teknolojili ürünler, toplam ihracatın içinde %4-5 mertebesinde bir paya sahip. Savunma ihracatımızın kg başına değeri de yaklaşık 40 dolar civarında. Savunma endüstrisi yüksek katma değerli olması sebebiyle de ekonomik olarak çok özel bir yere sahip. Biz yazılım yoğun ürünler geliştiren bir firmayız. Neredeyse kg ile ölçülemeyecek, o kategorinin dışında bir statümüz var. Örnek vermek gerekirse Umman’a bir CD verdik, tabiri caizse 10 milyon dolardan yüksek bir bedel ile. Bunların artması için Ar-Ge ve inovasyon hayati öneme sahip. Gayri Safi Milli Hasıla’daki Ar-Ge payı, şu an %1 seviyesinde. Bu rakamın çok hızlı bir şekilde arttırılması lazım.”

MSI Dergisi’nin 7. Proje Pazarı ve İş Birliği Zirvesi Özel Sayısı sayesinde, firmalar, ürün ve hizmetlerini daha geniş kitlelere tanıtma fırsatı buldu.

HAVELSAN’ın, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Birimi’nin, ODTÜ Teknokent’te yer aldığını ifade eden Atalay, burada yaklaşık 500 çalışanlarının olduğunu kaydetti. HAVELSAN’ın, toplam satışlarından %20’nin üzerinde bir payı Ar-Ge’ye ayırdığını ifade eden Atalay, ayrıca, ODTÜ Teknokent’te, Türkiye’nin savunma alanındaki ilk Açık İnovasyon Merkezi’ni açtıklarını hatırlattı. Burada, başta ODTÜ’lü öğrenciler olmak üzere, tüm üniversitelerden öğrencilerin, fikirlerini hayata geçirmelerini sağlayacakları bir ortam yarattıklarını söyledi. Atalay, 20 civarında üniversite ile iş birliği yürüttüklerini de vurguladı. Atalay, son olarak, bu etkinliğin iş ekosistemi ile buluşmak için bir fırsat olduğunu belirterek bugüne kadar olan etkinliklere katıldıklarının, bundan sonrakilere de katılacaklarının altını çizdi.

Sektörün İnsan Kaynağı Analizlerini Açıkladı

İlk protokol konuşmasını yapan isim ise olarak Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay oldu. Doç. Dr. Atay, ofis olarak politika yapıcılara, karar vericilere doğru veri sağlama ve veriye dayalı karar verme süreçlerine destek olma gibi hedeflerinin olduğunu belirtti. Bu amaçla farklı projeler üzerinde çalıştıklarını bildiren Doç. Dr. Atay, “Ofis olarak politikamız, başkaları da bizim ülkemizi tercih edebilsin şeklindedir. Bizim insanımız başka bir ülkeye giderse yine eninde sonunda gelmesi gereken en önemli ülkenin burası olduğunu görsün bilincini aşılamaktır.” diye konuştu.

ODTÜ Teknokent Ampüte Futbol Takımı da etkinlikteydi.

Doç. Dr. Atay, Türkiye’nin insan kaynağı envanteri çalışmasının hızla sürdüğünü belirterek, yakın zamanda, ilgili kurum ve kuruluşlara sağlıklı insan kaynağı planlaması yapabilmeleri için katkı sağlayacaklarını ifade etti.

Konuşmasında, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi’nin, Üniveri Projesi kapsamında analiz edilen verileri paylaşan Doç. Dr. Atay, son 5 yıl içerisinde, savunma sanayisinde işe girenlerin sayısının 4 kat arttığını vurgulayarak, bunların %26’sının kadın, geri kalan %74’ünün erkek olduğunu belirtti ve ekledi: “Savunma sanayisinde işe girenlerin %92’si mühendislik bölümü mezunu iken, bu çalışanlardan %30’u elektrik-elektronik mühendisi, %24’ü makine mühendisi, %15’i bilgisayar mühendisidir. Savunma sanayisine en çok mezun veren ilk üç üniversite; sırasıyla %28 ODTÜ ; %11 Bilkent ve %9 İTÜ’dür.”

Doç. Dr. Atay, savunma sanayisine giren yeni mezun gençlerin ortalama iş bulma süresini 5,4 ay; ilk maaş ortalamasını ise 5.696 lira olarak açıkladı. Tatmin ve aidiyet düzeyi en yüksek personelin de savunma sanayisinde çalıştığını ekledi.

MSB’den, TSSK’nın Önemine Vurgu

Millî Savunma Bakan Yardımcısı Alpaslan Kavaklıoğlu da konuşmasında şunları söyledi: “Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu her türlü savunma sanayisi ürününün, azami ölçüde yerli ve milli olarak karşılanmasında, savunma sanayisinin, TSSK gibi çağın gereklerine uygun dinamik yapılar ile güçlendirilmesinin katkısı yadsınamaz. Oluşturulan politikaların hayata geçirilmesi sürecinde ise Ar-Ge birimlerinden üniversitelere, finansman sağlayan kurumlardan Ar-Ge sonuçlarını değerlendiren kurumlara; teknik ve teknolojik alt yapı hizmetleri sunan sektörlerden, bütün üretici sektörlere kadar uzanan, birbirinden çok farklı ve çok sayıda kurum, kişi ve sektör yer almaktadır. Bu çok aktörlü oyunda başarı, etkin koordinasyon ve iş birliği ile elde edilebilir. MSB olarak, bizim bu ve benzeri platformları fırsat olarak gördüğümüzü ve buralardan gelecek geri beslemeleri her zaman dikkate almaya açık olduğumuzu belirtmek isterim.”

Prof. Dr. Demir’den, Ar-Ge Kaynakları Konusunda Önemli Mesajlar

ICterra, etkinlikte, digital çalışma alanı ürünü Workit başta olmak üzere, ICterra Bal Küpü Sistemi, Esnek Ağ Saldırı Engelleme Sistemi, Uç Cihazlar için Güvenlik ve Yönetimi Altyapısı Sistemi, Sensör Verisi ile Kestirimsel Analitik Projesi gibi birçok ürün ve kabiliyetini ziyaretçilere anlattı. Standı ziyaret ederek bilgi alan isimler arasında, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi de vardı.

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir de yeni dönemin teknolojilerini ıskalamamak için, çok geniş ve dikkatli bir çalışma yapılması gerektiğini ifade etti: “2019-2023 Dönemi Stratejik Planımızda, silahlı kuvvetlerimizin ve güvenlik güçlerimizin ihtiyaçlarını, sürekli gelişim anlayışı ile azami ölçüde, milli teknolojiler ve yerli imkânlarla karşılamak ve sürdürülebilir savunma sanayi için de savunma ihracatını artırmak üzere, savunma sanayisinin ekosistemini güçlendirmek, savunma sanayisinde edinilen becerilerin sivil sektöre yayılmasını temel amaç olarak belirledik.”

Prof. Dr. Demir, bu hedeflere ulaşmak için; sistem, alt sistem ve bileşen seviyesinde dışa bağımlılığın azami ölçüde azaltılacağını aktardı ve şunları ekledi: “Özellikle ana yüklenici firmalarımızın Ar-Ge’ye ayırdıkları kaynakları memnuniyetle takip ediyoruz. Ancak ülke genelinde ve karşılaştırılmalı yapılan analizlerde, Ar-Ge’ye yapılan yatırımın ve desteğin hâlâ arttırılması gerektiğinin çıktığını belirtmek lazım. Bu kaynağı arttırmak gerekirken kaynağın ne kadar verimli kullanıldığını da sonuçlara bakarak, verileri analiz ederek tartışmak gerektiğine inanıyorum. Yatırdığımız kaynağa, harcadığımız emeğe karşın ne kadar bir çıktı elde ettiğimizi somut verilerle; elde edilen patent sayısı, çıkartılan ürün sayısı ve ihracat rakamları ile karşılaştırmak gerekiyor. İhracat konusunda da artık kg karşılaştırmasının çok doğru olmadığına inanıyorum. Yakında, çalışan başına ihracat rakamı gibi bir ölçüte de yer verebiliriz.”

SSB öncülüğünde yürütülen Vizyoner Genç programı kapsamında, insan kaynakları çalışmalarının da devam ettiğini ifade eden Prof. Dr. Demir; “Teknokent faaliyetleri, bizim için çok önemli. Bunların yurt çapına yayılması gerekiyor.” dedi. Savunma Sanayii İcra Komitesinin ve SSB’nin yapısının değiştiğini anımsatarak, “Bu, Türkiye için şu mesajı veriyor: Ortada etkinliği daha da artırılmak istenen bir yapı var. Bu da savunma sanayinin ülkemiz için önemi anlaşılmış demek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘Bizzat şahsi himayemde’ dediği bir sektör olmuş durumda.” ifadelerini kullandı.

ODTÜ Teknokent’ten 1,5 Milyar Dolarlık İhracat

ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar R. Alemdar, etkinlik kapsamında, çalışmalarını özetleyen bir konuşma yaptı. ODTÜ Teknokent’in, 400’den fazla firmaya ev sahipliği yaptığını vurgulayan Alemdar, bunların yaklaşık 300 tanesinin, ilk kez ODTÜ Teknokent’te kurulduğunu ifade etti. 75 firmanın ise ODTÜ’lü akademisyenler tarafından açıldığını ekledi. ODTÜ Teknokent’teki firmalarda, 1.200’den fazla Ar-Ge projesinin faal olarak yürütüldüğünü söyleyen Alemdar, ODTÜ Teknokent’teki firmaların, bugüne kadar 1,5 milyar dolara yakın ihracata imza attığını da paylaştı. Ayrıca, Ar-Ge satışının ise 15 milyar liraya yaklaştığını kaydetti. Alemdar, konuşmasının devamında, ODTÜ Teknokent bünyesinde yürütülen çalışmalardan bahsetti.

Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’dan “Stratejik” Konuşma

Etkinliğin bu seneki konuk konuşmacısı ise ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı oldu. “Küresel ve Bölgesel Trendler Çerçevesinde Türkiye’yi Bekleyen Sorunlar ve Meydan Okumalar” başlıklı bir konuşma yapan Prof. Dr. Bağcı’nın konuşması, hem etkinlik katılımcıları hem de ODTÜ’lü öğrenciler tarafından ilgiyle takip edildi.

Ulusal ve Uluslararası Boyutta Sektörel İş Birliği

FNSS sponsorluğunda gerçekleştirilen Sektörel İş Birliği Paneli’nde ise bu konuda yapılması gerekenler, panelistler tarafından değerlendirildi. TSSK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökçe Yıldırım Kalkan moderatörlüğündeki panelin konuşmacıları ve değindikleri konular, sırası ile şunlar oldu:

SSB Sanayileşme Daire Başkanı Murat Çizgel, sürdürülebilir olmanın önemine değinerek başladığı konuşmasında, 1974’te başlayan, savunma sanayisinin gelişme sürecine dikkat çekti. 2004’teki Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısı ile birlikte yerlilik hedeflerinin devreye alındığını belirten Çizgel, son yıllardaki önemli gelişmelere rağmen hedefe ulaşmak için daha çok yolun kat edilmesi gerektiğini ekledi. Savunma sektörünün, diğer sektörlerle de entegre olmasının gerekliliğine dikkat çeken Çizgel, Savunma Sanayi Yetenek Envanteri (YETEN) ve Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı (EYDEP) gibi projelerin; sektörün ölçülmesi, değerlendirilmesi ve doğru yönlendirilmesi açısından önemli olduğuna vurgu yaptı. Kümelenme faaliyetlerinin önemine dikkat çeken Çizgel, iş birliğinin arttırılması için, firmaları kümelenmelere üye olmaya davet etti.

SaSaD Genel Sekreteri Hüseyin Baysak, sektörde iş birliğinin öneminden bahsettiği konuşmasında, kurum ve kuruluşlar arasında açık ve sürekli iletişim sağlanması gerektiğinin altını çizdi. Sektörün çeşitli sorunlarını ele alan Baysak, KOBİ’lerin, yaşanan ödeme gecikmelerinden ciddi şekilde etkilendiğini belirtti. SaSaD olarak sektörün sorunlarını dinlediklerini ve çözmek için girişimlerde bulunduklarını ifade eden Baysak, iş birliğinin artmasıyla sorunların da daha sağlıklı ve hızlı bir şekilde çözüleceğini kaydetti.

TÜBİTAK Başkan Danışmanı Dr. Orkun Hasekioğlu iseTÜBİTAK’ın sunduğu destek programlarına değindi. Programlar hakkında katılımcıları aydınlatan Hasekioğlu, TÜBİTAK’ın sektörle rekabet için değil tam aksine firmaların teknoloji geliştirme, onların projelerini destekleme ve TÜBİTAK projelerini sanayileştirme amacıyla hareket ettiğini belirtti.

Yalçıner Patent Kurucusu Uğur G. Yalçıner’in gündeminde ise sektörde patent kullanımı konusu vardı. Patent konusunda, sektörler arası iş birliğinin de önemli olduğunu vurgulayan Yalçıner, boya üzerinden örnek verdi. Savunma sanayisinde keşfedilen çeşitli özelliklere sahip bir boyanın; otomotiv, denizcilik gibi çeşitli sektörlerde de önemli ticari boyutları olabileceğine dikkat çekti.

FNSS İş Geliştirme Müdürü Haldun Olgun, ihracat için de iş birliğinin gerektiğini belirtti. FNSS’nin Malezya’daki AV-8 ve Endonezya’daki KAPLAN MT projelerinin, yerel firmalar ile iş birliği içinde ve teknoloji transferi yapılarak yürütüldüğünün altını çizen Olgun, sürdürülebilir ilişkiler için, bunun önemli bir etken olduğunu ekledi. Yurt içindeki projelerden de örnekler veren Olgun, ana yüklenicisinin ASELSAN olduğu KORKUT projesinde, platformu FNSS’nin ürettiğini kaydetti. Özel Maksatlı Taktik Tekerlekli Zırhlı Araç (ÖMTTZA) projesinde ise FNSS’nin ana yüklenici, ASELSAN ve TÜMOSAN’ın ise alt yüklenici olduğunu söyledi. Nurol Makina ile de özellikle 4×4 araçlar özelinde önemli ortaklıklar yürüttüklerini vurgulayan Olgun, Silah Taşıyıcı Araç (STA) projesi kapsamında üretilen PARS 4×4 STA’nın, bunun iyi bir örneği olduğunu vurguladı. STA projesinde, SDT gibi birçok KOBİ düzeyindeki firma ile de iş birliği içinde olduklarını ifade etti.

Uygulanabilir bir proje ile gelen her firmaya kapılarının açık olduğunu söyleyen Olgun, onları dinlediklerini, gerekirse yönlendirme ve danışmanlık yaptıklarını ekledi.

Beyin Göçüne Karşı Yapılması Gerekenler

Nitelikli İş Gücü Paneli’nde ise odak noktası beyin göçünün önlenmesi, yurt dışına giden çalışanların geri kazanılması ve iş gücünün nitelikli hale getirilmesi oldu. TSSK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Ünal moderatörlüğündeki panelin konuşmacıları ve değindikleri konular ise sırası ile şunlar oldu:

İnsansız sistemler üzerine uzmanlaşan Otonom Teknoloji’nin standı, etkinliğin dikkat çekenleri arasındaydı. Otonom Teknoloji Kurucusu ve Genel Müdürü A. Nezir Ertürk; Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir ve Milli Savunma Bakan Yardımcısı Alparslan Kavaklıoğlu’na ürünlerini tanıttı.

SSB Personel Daire Başkanı Ali Arslan, SSB’nin nitelikli insan gücü için yaptığı çalışmalara değindi. Savunma sanayisinin, nitelikli insan gücünün artmasıyla gelişebileceğini ifade eden Arslan, SSB’nin de Vizyoner Genç gibi programlar ile bu niteliği arttırmak için çalıştığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başmüşaviri Semih Süslü de iş gücünün nitelikli hale getirilmesi konusunda, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi bünyesinde yürütülen çalışmaları anlattı. Savunma sanayisinde çalışanların not ortalamasının 4 üzerinden 3,11 olduğunu ve savunma sanayisinin nitelikli iş gücü açısından güçlü bir sektör olduğunu vurguladı.

TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanı Ömer Faruk Ursavaş ise Milli Teknoloji Hamlesi’ne katkı için çalıştıklarını vurgulayarak program kapsamındaki çalışmalardan bahsetti. Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı kapsamında, 450’ye yakın bilim insanının Türkiye’ye döndüğünü belirten Ursavaş, bu konuda çalışmaların devam ettiğini de ekledi.

TOBB Savunma Sanayi Meclis Başkanı Yılmaz Küçükseyhan, nitelikli iş gücünün geliştirilmesi ve muhafazası konularını ele aldı. Savunma sanayisinde çalışanları birer kahraman olarak adlandıran Küçükseyhan, her çalışanın da bu bilinçte olması gerektiğini söyledi. Çalışanların yurt dışına gitmesinden de çeşitli fırsatlar çıkarılabileceğini vurgulayan Küçükseyhan, onların yetişmiş bir personel olarak dönmelerini garanti etmek için, iyi imkânların sağlanması gerektiğini belirtti.

Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN) İç Anadolu Yönetim Kurulu Başkanı Devrim Aksu ise yurt dışına gidişleri azaltmak için “neden ayrılıyorlar” sorusunun cevabının araştırılması gerektiğini söyledi. Özellikle yazılım şirketlerinin yetenek olgunluk seviyelerini ölçen ve dünyada kabul görmüş bir standart olan CMMI’ın (Capability Maturity Model Integration / Yetenek Olgunluk Model Entegrasyonu) bir benzeri olan P-CMM’in (People Capability Maturity Model / İnsan Yeterliliği Olgunluk Modeli) da firmalar tarafından dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

HRM Danışmanlık Genel Müdürü Bürge Atalay, beyin göçünün azaltılması için, çalışma standartlarının iyileştirilmesi ve personelin sorunlarının dinlenerek dikkate alınması gerektiğini belirtti.

 2,795 Toplam Görüntüleme,  4 Günlük Görüntüleme

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.