Ana Sayfa Söyleşiler YALTES, İhracat Hedefleri Doğrultusunda İnsan Kaynağını ve Altyapısını Güçlendiriyor

YALTES, İhracat Hedefleri Doğrultusunda İnsan Kaynağını ve Altyapısını Güçlendiriyor

Kuruluşunun 22’nci yılını geride bırakan YALTES gerek yurt içinde gerekse yurt dışında envantere giren ve girmeye hazırlanan deniz platformlarına yönelik çözümleriyle savunma ve havacılık sektörünün global oyuncularından biri oldu. Yurt dışında dahil olduğu proje sayısını sürekli arttıran YALTES, 3’te 2’si yurt dışı projelerden olmak üzere, yıllık 15 milyon avro ciro hedefliyor. İhracat hedeflerine ulaşmak için insan kaynağı ve üretim altyapısında güçlendirmeler yapacaklarını söyleyen YALTES Genel Müdürü Bülent Hamzaoğlu, firmanın operasyonel yapısındaki gelişmeleri, ihracat hedeflerini ve yurt dışı iş birliklerini MSI Dergisi okuyucuları için anlattı.

MSI Dergisi: Bülent Bey, sizinle YALTES’in global pazardaki faaliyetleri hakkında konuşmak istiyoruz. YALTES’in yurt dışında yaptığı iş birlikleri ve yer aldığı projeler hakkında bilgi verir misiniz?

Bülent HAMZAOĞLU: Yurt dışındaki varlığımız uzun yıllara dayanıyor. Hollanda üzerinden başlamak gerekirse son dönemde Thales ile olan iş birliğimizin büyük bir ivme kazandığını söylemeliyim. Bizim Thales Hollanda üzerinden TACTICOS savaş yönetim sistemi (SYS) için sağladığımız birimler, bugüne kadar konsollarla sınırlıydı. Önümüzdeki dönemde ise konsolların yanı sıra TACTICOS SYS’ye ait farklı birimler ile birlikte TACTICOS SYS ile teçhiz edilmiş gemiler için özel olarak yapılacak donanımların tasarım, üretim, tedarik gibi faaliyetlerinde de yer almak üzere bir çalışma başlattık. Thales’in dünya üzerinde; Almanya, İngiltere, Hollanda ve Belçika için fırkateyn projeleri ile Polonya, Endonezya ve Mısır’da devam eden modernizasyon ve yeni gemi inşa projeleri var. Artık bu ve gelecek benzer projelerde YALTES daha fazla ürün ve mühendislik desteği sağlayacak.

Ayrıca HAVELSAN ile Pakistan MİLGEM projesinde savaş sistemlerini, Meteksan Savunma ile de sonar sistemlerinin donanımlarını yapıyoruz. Bu kapsamda Pakistan MİLGEM projesiyle ilgili teslimatlarımızı tamamladık. DEARSAN Tersanesi’nin Nijerya deniz kuvvetleri için inşa ettiği açık deniz karakol gemisi projesinde Entegre Platform Kontrol ve İzleme Sistemi (EPKİS) çözümümüz ve SYS donanım çözümlerimizle yer alıyoruz.

Eminim ki Türkiye, Pakistan için geliştirilen JINNAH sınıfı fırkateyn projesinde çok daha fazla yer alacak. Bu projede, tasarım eğitimleri verebilecek yetkinliğe ulaştık. ASFAT’ın JINNAH projesi için oluşturduğu tasarım teknoloji transferine, EPKİS eğitimini de ekledik ve ilgilileri için o seviyede bir faaliyet gösteriyoruz.

Yine Endonezya’da süren projeler içerisinde yer alıyoruz. Tüm bu projeler, 2029’lara kadar sürecek uzun soluklu işler. Biz de bu geminin bir tayfası olarak iş birliklerimizi sürdüreceğiz.

YALTES’in geliştirdiği EPKİS ürünü PİKET 3000, 24 metrelik botlardan fırkateynlere kadar pek çok deniz platformunda ölçeklendirilerek kullanılabiliyor.

“Thales İçerisindeki Ayak İzimiz Büyüyor”

MSI Dergisi: Thales Hollanda ile YALTES arasındaki iş birliğinin ivme kazandığını söylediğiniz bu süreç ne zaman başladı? Bu yapıdaYALTES’in konumu hakkında biraz daha detaylı bilgi verir misiniz?

Bülent HAMZAOĞLU: Thales Hollanda’nın TACTICOS SYS tarafındaki donanım işlerini halihazırda YALTES yürütüyor. Satış sonrası destek ve gerekli durumlarda modernizasyon çalışmalarında YALTES’in daha öncesinde yer aldığı Thales projeleri de olmuştu. Burada yapacağımız çalışmalar, bizim satış sonrası hizmetlerimizi de kapsıyor olacak.

Türkmenistan’daki Variant radarlarının bakımı ile başlıyoruz. Variant radarlarının bakım anlaşması kapsamında periyodik kontrolleri, düzeltmeleri, çeşitli eğitimler gibi pek çok aşaması olacak. Çünkü gemilerdeki bu tür ürünler, yüksek maliyetlerle edinilmiş çok kıymetli ürünler ve kolay kolay gözden çıkarılmamaları gerekiyor. Bunun için de bakım anlaşmalarının yapılması gerekiyor. Kimileri bakım anlaşmalarını boşa harcanan kaynak olarak görse de YALTES olarak bunun böyle olmadığını göstermek istiyoruz. Yurt dışındaki maliyetlerin çok daha altında bu işlemlerin yapılabileceğini gösterebiliriz. Bakım anlaşmaları sayesinde bazı sorunları daha oluşmadan çözebileceğiz. Bu da müşteri tarafına ayrıca fayda sağlayan bir konu olacak.

İleride başka Thales çözümleri de bu çalışma kapsamına dahil edilebilir. Biraz bizim de olgunlaşmamızla faaliyetlerimiz çeşitlenecektir. Thales Hollanda’nın dışında diğer Thales birimleri ile yürüttüğümüz belli bir takım yenileme faaliyetlerimiz de var. Yedek parçası bulunamayan bir kısım birimlerin güncellenmesi konusu diyebilirim. Özetle Thales içerisindeki ayak izimiz büyüyor diyebiliriz.

YALTES Genel Müdürü Bülent Hamzaoğlu: “Hedefimiz yıllık 15 milyon avro ciroya ulaşmak. 2024’ten itibaren yılda yaklaşık 5 milyon avroluk bir ciroyu Thales Hollanda üzerinden, 3’te birini Türkiye’deki ihraç projelerinden, 3’te birini de yurt içi projelerden elde etmeyi amaçlıyoruz.”

“Gold Seviye Sistem Entegratörü Olmak YALTES için Bir Gurur”

MSI Dergisi: IDEF 2023’te imzaladığınız anlaşmayla, endüstriyel otomasyon ürünleri üreten Rockwell Automation’ın Gold Seviye Sistem Entegratörü oldunuz. YALTES açısından bu gelişme ne anlama geliyor?

Bülent HAMZAOĞLU: Rockwell Automation için Gold Seviye Sistem Entegratörü olmak bizim için çok önemliydi. Çünkü biz YALTES olarak gerek SYS donanımları gerekse EPKİS içerisinde kullandığımız tüm ürünlerin, dünya üzerindeki en kaliteli ürünler olmasını hedefledik. Bu durum, bizim rekabetçiliğimizi ya da kârlılığımızı düşürse de bundan vazgeçmiyoruz. Çünkü biz tamamıyla deniz platformlarına yönelik bir firma olarak, düşük kaliteli ürünler kullanmanın ileride ortaya çıkaracağı komplikasyonların farkındayız. Gemilerin ömür devirlerinin 40-50 yıl olduğunu ve bu gemilerin dünya üzerinde farklı coğrafyalara dağıldığını düşündüğünüzde, desteklenebilirlik ve güvenilirlik açısından en iyi ürünleri kullanmamız gerekiyor. Artık MİLGEM’ler bile neredeyse 15’inci yılını dolduruyor. Yeni tip karakol botlarında bizim sistemlerimizin sorunsuz ve kesintisiz çalıştığını görüyoruz. Bunun en önemli bileşenlerinden biri, ürünün en iyisi neyse onu kullanıyor olmamızdır. Otomasyon sistemlerinde kullanılan birimlerde, Rockwell Automation ile olan iş birliğimiz sürüyor.

Bir de şunu söylemek istiyorum: Burada bahsi geçen Gold Seviye Sistem Entegratörlüğü, YALTES’in gidip de isteyebileceği bir şey değil. Yani, “YALTES onlardan çok ürün alıyor. O yüzden de gold seviye entegratör oldu.” şeklinde düşünmek yanlış olur. Gold seviye, aslında firmanın teknik yeterliliğini belirliyor. Rockwell Automation gibi firmalar, artık sadece otomasyon sistemlerinin malzemelerini satmıyorlar; çok ciddi eğitim ve teknik destek de veriyorlar. Bizim gold seviyede kalabilmemiz için çalışanlarımızın, yıllık belirli periyotlarda “Rockwell Automation University” denilen organizasyon üzerinden eğitimler alması; eğitimin sonunda da yapılan sınavdan başarıyla geçmeleri gerekiyor.

Gold seviye entegratörlere sağlanan teknik destekler, diğer seviyelere göre daha yüksek oluyor. Bu teknik desteğin içerisinde; eğitimlerden birtakım ücretsiz hizmetlere ve yazılım araçlarına (toolkit) erişimin yanı sıra dünya üzerinde yapılan tüm atölye çalışmalarına (workshop) katılım gibi konular da yer alıyor. İşin en büyük avantajı da bu aslında. Çünkü kontrol otomasyon alanı çok kapsamlı bir alan. Odaklanmış olduğunuz alana göre, o atölye çalışmalarına önceden kayıt yaptırıyorsunuz. Böylece daha önce çok karmaşık yoldan yaptığınız bir otomasyon çözümünü, çok basit halde yapılabilmenin ve daha güvenilir hale getirilebilmenin yöntemlerini öğrenebiliyorsunuz.

Bu saydıklarım, tabii ki kullanıcı gözünde doğrudan bir anlam ifade etmeyebilir. Çünkü kullanıcı “Düğmeye bastım motor çalıştı.” diyor. Ama aslında, sizin bu işlemin arkasındaki algoritmayı daha güvenilir ve kullanıcı dostu yapmış olduğunuzu görmeyebilir. Rockwell Automation ürünlerinin dünyanın her yerinde ulaşılabilir ve desteklenebilir olması, müşteriye de ayrıca bir avantaj sağlıyor. Tüm bu faydalarının yanında gold seviye olmak, büyük bir prestij de katıyor. YALTES’in bu seviyeye ulaşmış olması bizim için büyük gurur.

Yeni nesil Entegre Platform Kontrol ve İzleme Sistemi (EPKİS)

Yıllık İhracat Hedefi 10 Milyon Avro

MSI Dergisi: YALTES’inyurt dışındaki ağırlığını her geçen gün daha da arttırdığını görüyoruz. Bu durumun ihracat rakamlarınıza nasıl yansıdığı hakkında bilgi verir misiniz?

Bülent HAMZAOĞLU: Önümüzdeki dönemde görev alacağımız projeler, 2030 hatta 2035’lere kadar devam edecek olan çok büyük ve uzun soluklu projeler. Bu nedenle ciro hedefi koyarken bu süreleri de göz önüne alıyoruz. Hedefimiz, yıllık 15 milyon avro ciroya ulaşmak. 2024’ten itibaren yılda yaklaşık 5 milyon avroluk bir ciroyu, Thales Hollanda üzerinden sağlamayı amaçlıyoruz. Şu anda bu rakam 2 milyon avro civarında. Görev aldığımız tüm projeleri düşündüğümüzde, eğer öngördüğümüz gibi ciromuzu 15 milyon avro seviyesine çıkarırsak bunun 3’te birini Thales Hollanda üzerinden, 3’te birini Türkiye’deki ihraç projelerinden, 3’te birini de yurt içi projelerden elde edeceğiz. Bu durumda da ciromuzun 3’te 2’sini ihracattan sağlamış olacağız.

MSI Dergisi: Tüm bu anlattıklarınızdan yola çıkarak, YALTES’in daha da büyüyüp gelişeceğini; uzun soluklu projelerde kritik görevler üstleneceğini anlıyoruz. Bu durum YALTES’in kendi ekosistemine nasıl yansıyacak?

Bülent HAMZAOĞLU: YALTES olarak, ekosistem konusunda Türkiye’deki üreticilerle çalışmaya gayret gösteriyoruz. 2003 yılında Thales’in TACTICOS SYS’si için geliştirdiğimiz MOC Mk 3 konsollarının üretimiyle bu işlere dahil olduk. Hatta birçok ülkenin gemileri için konsollar burada üretildi. Sonrasında tasarım ve kalifikasyon çalışmaları yaptık. Bu süreçlerde çok şey öğrendik; öğrendiğimiz şeyleri ekosistemimize de yansıttık. Dünyadaki trendi takip ediyor, en yüksek seviyedeki müşteri taleplerini anlıyor ve değişen üretim tekniklerini alt yüklenicilerimize yansıtıyoruz. Boyadan tutun da kaplamada kullandığımız perçinin tipine, kullandığımız elektromanyetik contaya kadar, Thales’te gördüğümüz her şeyin, yaptığımız her işin yerli üreticimize mutlaka bir yansıması oluyor. Kaldı ki; örneğin sanayide boya yaptırdığımız firmayı da Thales denetlediği için o firmalar da kendi içlerinde özdenetim yapmak durumundalar. Konfigürasyon yönetimi de çok önemli bir konu. Tedarikçiden üreticiye, mühendislik hizmeti aldığımız firmalara, kısacası çözüm ortaklarımızın tamamına etki ediyor bu durum. Ekosistem içindeki bu bütünlük, onların hem bilgi birikimine hem üretim kalitesine katkı sağlıyor.

Türk askeri denizcilik sektörünün; özgün, etkin ve ihraç edilebilir suüstü ve sualtı platformlar geliştirmesi çalışmalarına önemli katkılarda bulunan YALTES, dünyanın dört bir yanında endüstriyel otomasyon ürünleri üreten Rockwell Automation’ın Gold Seviye Sistem Entegratörü oldu.

Ürün Bazlı Üretim Hatları Oluşturulacak

MSI Dergisi: Son dönemde yaşananbu gelişmeler, YALTES’in organizasyon yapısına nasıl yansıdı ya da yansıyacak? İnsan kaynağı ya da üretim anlamında bir büyüme planlıyor musunuz?

Bülent HAMZAOĞLU: YALTES olarak, yeni bir organizasyon yapısı kurma yolunda ilerliyoruz. Thales ile yapacağımız çalışmaların da etkisiyle yurt içinde ve yurt dışında daha fazla tedarikçi firma ile ilişki kurmamız gerekecek. Mühendislerimiz daha fazla tasarım faaliyeti yapacak ve daha fazla donanım üretmemiz gerekecek. Tüm bunlar da insan kaynağını arttırmamızı ve üretim alanında büyümemizi gerektirecek. Bu konuda da tedbirler aldık. Artık ürün hatlarına göre üretim hatlarını da oluşturmak istiyoruz. Aynı üretim hattında “Bugün EPKİS yarın başka bir şey üretelim” demekten öte, her bir faaliyet için ayrı alanlarda üretim hatları oluşturmak istiyoruz. Böylece üretim kalitesini arttıracak, izlenebilirliği ve çalışanlarımızın ürün hatlarına göre profesyonelleşmesini sağlayacak bir yaklaşım izlemiş olacağız. Örneğin, Almanya için yapılan projede, mutlaka AQAP belgenizin olması gerekiyor. YALTES’in AQAP belgesi var. Bu belgeye sahip olmanın da birtakım gereklilikleri var. Onları korumak ve bundan sonraki denetimlerde de sağlamak bizim için kritik. Büyüme planlarımızı yaparken tüm bu koşulları da göz önünde bulundurarak kapasite planımızı güncelledik.

YALTES, EPKİS ve SYS donanım çözümleriyle, DEARSAN Tersanesi’nin Nijerya deniz kuvvetleri için inşa ettiği açık deniz karakol gemisi projesinde de yer alıyor.

Herkes bize şunu soruyor; “Bir sürü iş alıyorsunuz, yeni işlere de talip oluyorsunuz. Sizin üretim kapasiteniz yeterli mi?” Bu sorunun cevabının net olarak ortaya çıkması için insan kaynağımız ile üretim alanlarımızın kapasite hesabını çıkardık. Artık bu sorunun yanıtını, sanayi odasından aldığımız resmi kapasite raporuyla veriyoruz. Şu anki tesisimizde, yılda 400’ün üzerinde askeri özellikte çevre koşullarına uyumlu elektromekanik konsol ve kabinet üretip teslim edecek bir kapasiteye sahibiz. Geçtiğimiz 2023 yılı içerisinde teslim ettiğimiz ürün sayısının 350’yi bulduğunu göz önüne alırsak, kapasite raporumuzun gerçeği doğruladığını da rahatlıkla söyleyebiliriz.

YALTES Genel Müdürü Bülent Hamzaoğlu’na, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

Loading

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.