Ana Sayfa Manşet YALTES, Kadın Çalışanlarına Yönelik Uygulamalarıyla Sektöre Örnek Oluyor

YALTES, Kadın Çalışanlarına Yönelik Uygulamalarıyla Sektöre Örnek Oluyor

Ümit BAYRAKTAR / ubayraktar@savunmahaber.com

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, günümüzde, farklı sektörlerden birçok kuruluş tarafından hatırlanan ve kutlanan bir gün haline geldi. Sektörel bir bakış açısıyla yaklaştığımızda ise kadın çalışanlar için yapılabilecekler, 8 Mart’ın kutlanmasının çok daha ötesine gidiyor. Son 8 yıldır bir dizi uygulamayla hem kadın istihdamını arttıran hem de kadın çalışanlarının üstlendiği görevleri çeşitlendiren YALTES, sektöre, kadın çalışanlar için yapılabilecekler konusunda örnek olabilecek bir noktaya ulaştı. YALTES’in bu konudaki faaliyetlerini ve uygulamalarını, gerçekleştirdiğimiz bir dizi söyleşiyle YALTES’in kadın çalışanlarından dinledik. Şimdi sözü, YALTES’in kadın çalışanlarına bırakıyoruz.

YALTES İnsan Kaynakları Yöneticisi Ayça BOSTANCI: “YALTES’te sadece kadın istihdamını arttırmıyoruz. Kadın istihdamını arttırarak yaptığımız işin kalitesini arttırıyoruz, daha rekabetçi oluyoruz, hedeflerimize daha hızlı ilerliyoruz.”

YALTES’in kadın istihdamına ve kadın çalışanlarının kariyerlerinin desteklenmesine yönelik faaliyetlerini ve uygulamalarını; bunları planlayan, gerçekleştiren ve koordine eden birimin başındaki kişiden, YALTES İnsan Kaynakları Yöneticisi Ayça Bostancı’dan dinledik.

MSI Dergisi: Ayça Hanım, YALTES’in kadın çalışanlarına yönelik özel uygulamaları nasıl başladı?

Ayça BOSTANCI: Bağlı olduğumuz Thales grubunun, 2013 yılında başlayan ve 2023’te tamamlanacak bir hedefler programı var. YALTES olarak biz de bu program doğrultusunda çeşitli faaliyetler yapıyoruz.

Thales ve ona bağlı şirketler, faaliyet gösterdikleri ülkelerde ve aynı zamanda dünya çapında, alanlarında önde gelen oyuncular arasında yer alıyor. Hedefler programının amacını, bu durumun gelecekte de devamını sağlamak olarak özetleyebiliriz. Bu kapsamda, bir dizi alanda hedefler konuldu. Bu alanlardan biri de çeşitlilik (diversity).

Tabii çeşitlilik, yerel olarak bakılması gereken bir konu. Örneğin, uluslararası nitelikteki bir firmada, eğer bir ülkenin vatandaşları yönetim kademelerinde daha ağırlıklıysa bu durum, çeşitlilik açısından olumsuz bir tablo yaratabilir. Türkiye özelinde ise çeşitlilik konusunda başta gelen dengesizliklerden biri, kadın çalışanların sayısı ve organizasyondaki yeri. Ülkemiz genelinde, kadınların iş gücüne katılma oranı çok düşük. Sektörler ve yapılan işler özelinde baktığımızda, birçok sektör erkek egemen; birçok iş dalında kadınlar hiç yer almıyor. Yönetim pozisyonları bakış açısıyla baktığımızda da kadın yöneticilerin sayısının çok az olduğunu görüyoruz.

YALTES olarak, Thales’in çeşitlilik konusunda önümüze koyduğu hedefleri; kadın çalışanlarımızın sayısını arttırmak, onların üstlendikleri görevleri çeşitlendirmek ve onların yönetim kademelerinde daha çok yer almalarını sağlamak olarak yorumladık ve çalışmalarımızı, 2014-2015 döneminden itibaren de bu doğrultuda yoğunlaştırdık.

Burada şunu vurgulamam gerekir: Konuyu gündemimize aldığımızda, hedefimizi, istatistikleri iyileştirmek olarak değil, YALTES’in yaptığı işlerin kalitesinin arttırılması olarak belirledik. Diğer bir deyişle YALTES’te sadece kadın istihdamını arttırmıyoruz. Kadın istihdamını arttırarak yaptığımız işin kalitesini arttırıyoruz, daha rekabetçi oluyoruz, hedeflerimize daha hızlı ilerliyoruz. Çeşitlilik alanındaki bu çalışmayı, YALTES olarak, tüm birimlerimizle ve çalışanlarımızla benimsemiş olduğumuzu da memnuniyetle gözlemliyoruz. Zaten böyle bir benimseme olmasa çalışmalarımız bu kadar başarılı olamazdı.

MSI Dergisi: YALTES, kadın çalışanları için neler yapıyor?

Ayça BOSTANCI: Aslında kadınlara yönelik doğrudan bir pozitif ayrımcılık yapmıyoruz. Eşitler arasında ayrımcılık yapıyoruz. Yani bir pozisyon için biri kadın diğeri de erkek 2 adayımız varsa ve pozisyona uygunluk açısından eşitlerse kadın olan adayı tercih ediyoruz. Aslında yaptığımız şey bu kadar basit.

Kadın istihdamıyla ilgili ve farklı alanlarda kadın çalışanlarımızın yüzdesiyle ilgili, her yıl güncellediğimiz hedeflerimiz bulunuyor ve bunları, en doğru adayları bularak tutturmaya çalışıyoruz.

Aksi söz konusu olamayacağı için belirtme ihtiyacı duymasam da ücret politikamızın, cinsiyete göre değil, yapılan işe göre olduğunu da ifade etmek isterim.

MSI Dergisi: YALTES, kadın istihdamında nasıl bir noktaya geldi?

Ayça BOSTANCI: YALTES’te son 8 yılda, kadın çalışan sayımızı 2,5 katına çıkarttık. Şirket genelinde, çalışanlarımızın yüzde 37’si kadın. Bu oran, yönetim kademesi için yüzde 50; mühendislik kadromuzda ise yüzde 24.

Fırsat yarattıkça hızlı bir şekilde ilerlediğimizi görebiliyoruz. Proje yönetiminde görev alan ilk kadın çalışanımız, 2019 yılında görevine başladı. 2021 yılı itibarıyla ise proje yöneticilerimizin yüzde 50’si kadın çalışanlarımızdan oluşuyor.

Thales içinde ve daha genel bir çerçeveden baktığımızda Avrupa genelinde, kadın istihdamı konusunda çok iyi bir noktada olduğumuzu görüyoruz.

MSI Dergisi: Kadın çalışanlar,YALTES’te hangi pozisyonlarda görev alıyorlar; YALTES’e nasıl bir katma değer sağlıyorlar?

Ayça BOSTANCI: Kadın çalışanlarımız; tasarım, saha faaliyetleri, yönetim gibi hemen hemen tüm faaliyet alanlarımızda görev alıyorlar. Örneğin, kadın mühendislerimizin seyir, test ve devreye alma gibi zorlu saha şartlarında gerçekleştirilen süreçlerde kritik rolleri var. Sadece üretim bölümümüzde şu an için kadın çalışanımız bulunmuyor.

Entegre Platform İzleme ve Kontrol Sistemi (EPKİS) projelerimizde; PLC kodlamadan, geliştirilen yazılım ve donanımların testine kadar bir dizi aşamada kadın çalışanlarımız rol alıyor. Ayrıca tüm projelerimizin kalite ve konfigürasyon faaliyetleri, kadın mühendislerimiz tarafından takip ediliyor. Yılda ortalama 250 ürün, bu şekilde teslim ediliyor.

Tüm bu faaliyetlerde, kadınların dikkat ve özeninden faydalanıyoruz. Bu, hem süreçlerimize katma değer sağlıyor hem de bizi hedeflerimize daha hızlı yaklaştırıyor. Aynı zamanda, kadınların yıllardır toplumsal cinsiyet önyargıları nedeniyle üstlendiği, aileyi ve evi çekip çevirme gibi rollerden gelen sosyal becerileri ve iletişime yatkınlıkları da projelerimizde, takım ruhunu oluşturma yolunda önemli katkılar sağlıyor.

Vadedilenlerin Uygulamaya Geçtiği Kariyer

MSI Dergisi: Sizin YALTES’tekikariyer yolculuğunuz nasıl başladı ve gelişti?

Ayça BOSTANCI: 2000’li yılların başında, YALTES’te staj yapmıştım. YALTES’te işe başlamam ise çok daha sonra, 2015 yılında gerçekleşti. Onun öncesinde enerji, izolasyon, zemin kaplama gibi farklı sektörlerde, daha çok koordinasyon ağırlıklı işlerde çalıştım.

YALTES’teki kariyerim ise proje yönetim ofisinde başladı. Bir yandan da sağlık, güvenlik ve çevre (health, security and environment / HSE) konularında katkı veriyordum. 2016’da insan kaynakları bölümüne geçtim. Son 1 yıldır da İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak görev yapıyorum.

MSI Dergisi: YALTES’teki kariyeriniz, aile hayatınızı nasıl etkiledi?

Ayça BOSTANCI: Sorunuza, YALTES’teki uygulamalarımızı anlatarak, dolaylı bir cevap vermek istiyorum. Farklı iş yerlerinin, kadınların aile hayatıyla ilgili farklı kıstasları vardır. Örneğin, “Çocuk planlıyor musunuz?” diye soran iş yerleri vardır. YALTES, bu konuda çok farklı bir konumda. Ben, YALTES’e başvurmadan önce evlenmiştim. İş görüşmesi sırasında, çocuk düşünüp düşünmediğim bana hiç sorulmadı. Hatta bu durum, YALTES’i seçmemde önemli bir rol oynadı. Ben de şimdiki görevimde bu uygulamayı sürdürüyorum. Hatta adayın medeni durumunu sormadığım zamanlar oluyor.

Bir kadın aday ile iş görüşmesi yaparken “Bu kadın ileride çocuk doğurmak isterse ne yaparız?” diye düşünmek zorunda olmamanın rahatlığını yaşıyorum; aynı şekilde, karşı tarafın da bu konuda bir rahatlık yaşadığını görebiliyorum.

MSI Dergisi: YALTES’te bir kadın çalışan olarak görev almak sizin için ne anlama geliyor?

Ayça BOSTANCI: İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak tüm işe alımlarda ve maaş ve yan haklar bütçelerinin yönetiminde sorumluluk alıyorum. Bölüm yöneticileriyle işe alım planlamalarını gerçekleştiriyoruz, bunları takip ediyoruz. Özlük konularıyla ben ilgileniyorum. Sosyal aktiviteler konusu da benim sorumluluğumda. Savunma sanayisinin bir parçası olmak ve sektörün, alanında önde gelen firmalarından YALTES’te, böyle önemli bir rol almak, bana büyük bir gurur veriyor. YALTES’in bir Thales firması olması da özgeçmişimize büyük bir prestij kazandırıyor.

YALTES; uygulamalarıyla, yönetim sistemiyle, gelişim programlarıyla kariyerinize başlamak ve kariyerinizi geliştirmek için çok önemli bir yer. YALTES bir okul; fakat mezun olabileceğiniz değil, emekli olabileceğiniz bir okul.

Kadın Çalışanlar Konusundaki Hassasiyet, Tüm Sektöre Yayılmalı

MSI Dergisi: Önümüzdeki dönem için kadın çalışanların oranının yüzde 50’ye ya da 60’a çıkması gibi hedefleriniz var mı?

Ayça BOSTANCI: Biz aslında rakamlardan çok, önümüze gelen adayların potansiyelini değerlendirmeyi daha önceliklendiriyoruz. Bununla beraber, dünya genelinde, kadın kotası konması gibi yaygınlaşan uygulamaları da takip ediyoruz. Ayrıca, Thales’in bir sonraki 10 yıllık planında, bu konularda daha yüksek hedefler olmasını bekliyoruz.

MSI Dergisi: Kadın çalışanlara yönelik uygulamalarınızdan hareketle sektöre vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Ayça BOSTANCI: Aslında tüm firmaların, bizimle aynı hassasiyetleri göstermeleri gerektiğini düşünüyorum. Kadınların iş hayatına ve özellikle savunma sanayisi gibi erkek egemen sektörlere kazandırılması, ülkemiz için de çok önemli bir konu. Bu sebeple konunun tüm kurumlar tarafından, aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi olarak ele alınması gerekiyor.

Kadınların profesyonel yaşamın birçok alanında tam ve eşit bir şekilde entegrasyonu devam ederken, savunma sanayisi gibi alanlar, diğer endüstri alanları kadar gündeme gelmeyebiliyor. Bu konuda daha yapacak çok şey var. Örneğin; üniversitelerdeki potansiyel kadın çalışan adaylarına bu sektörün anlatılması ve kadın çalışan sayısının arttırılması misyonunun, kadınlar kadar erkek çalışanların da gündeminde olması gibi.

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Ayça BOSTANCI: Kadınların iş yaşamında gereken yeri alması için ülkemizde, geçmişte, büyük çabalar gösterildi. Tarihimizde bize gurur veren meslek ilklerinin önemli bir bölümü, kadınlardan çıktı. Bu geçmişi arkamıza alarak devam etmemiz; kadınlar için kendilerini ispatlayacakları yeni alanlar açmamız, onlara verilen sorumlulukları arttırmamız gerekiyor. Böylece kadınların iş hayatına ve şirketlerin gelişimine verdikleri katkıları daha net görmemiz mümkün olacak.

Yeter ki kadınlarımıza güvenelim.

YALTES Proje Yönetim Ofisi Müdürü ve Proje Yöneticisi Sema MUSLU: “Artık dünya genelinde silahlı kuvvetlerde görev alan kadınların sayısı artarken onların kullandığı sistemleri geliştirenlerin arasında kadınların azınlıkta kalması düşünülemez.”

YALTES, kadın çalışanlarına, kariyerlerinde ciddi rota değişiklikleri yapma fırsatı da sunuyor. YALTES Proje Yönetim Ofisi Müdürü ve Proje Yöneticisi Sema Muslu, bu konuda önde gelen örnek konumunda. Kalite alanındaki kariyerini proje yönetimine yönlendiren Muslu, bu süreçte müdürlük pozisyonuna da yükseldi.

MSI Dergisi: Sema Hanım, öncelikle kariyerinizin gelişiminden kısaca bahseder misiniz?

Sema MUSLU: Elektronik mühendisiyim. Çalışma hayatım 2004 yılında başladı. Beyaz eşya sektöründe, elektronik kart üretimi yapan bir firmada kalite mühendisi olarak çalıştım. 2007 yılından beri de YALTES’te çalışıyorum.

YALTES kariyerime, yine kalite mühendisi olarak başladım. 2011’de Kalite Müdürü oldum. Daha sonra önüme bir fırsat çıktı ve Thales genelinde düzenlenen özel bir kariyer programına da katılarak 4 yıl önce proje yönetimi alanına geçtim. Son 1 yıldır, proje yönetimi görevimin yanı sıra Proje Yönetim Ofisi Müdürlüğü görevini de yerine getiriyorum.

MSI Dergisi: Kariyerinizdeki rota değişikliğinin hikâyesini anlatabilir misiniz?

Sema MUSLU: YALTES’te 15 yıldır çalışıyorum ve iş dinamikleri hiçbir zaman aynı kalmadı. Aynı iş yerinde olsam da sanki çok iş değiştirmişim gibi bir deneyim yaşadığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Örneğin, YALTES’teki ilk yıllarımda, kalite alanında farklı süreçleri takip ederken, YALTES’in hisselerinin tamamının Thales bünyesine dâhil olmasıyla, süreçlerimiz baştan sona değişti. Bunları oturtmak ve etkin bir şekilde çalıştırmak için çok fazla emek harcadık.

Tabii kaliteden proje yönetimine geçiş, önemli bir değişiklik oldu. Thales’in çeşitlilik (diversity) inisiyatifi kapsamında, 1 yıllık gelişim programları oluyor. Genç yetenekleri alıyorlar. Önce onların güçlü ve zayıf yönlerinin tespit edileceği, 1 haftalık analiz programına dâhil ediyorlar. Örnek durumlar (case) verip onları çözmenizi istiyorlar. Mülakat tekniklerini öğretiyorlar, sunum yeteneklerinizi geliştiriyorlar. Kariyerinizde yeni yollar açan bir program. YALTES, bu programa katılmamı sağladı.

Thales, 5 yıl aynı işi yaptıktan sonra, sizi yeni alanlara yönlendirmek istiyor. Çünkü farklı kişilerden farklı alanlarda nasıl faydalanabileceklerini görmek istiyorlar. Katıldığım program kapsamında da kalite alanındaki uzun geçmişimin ardından, benim yeni bir alanda çalışmak isteyip istemediğimi sorguladılar.

O sıralarda YALTES’te, proje yönetimi konusunda çalışanların hepsi erkekti. Bir diğer ortak noktaları da emekli subay olmalarıydı. Ben hem ilk kadın hem de askeri geçmişi olmayan ilk kişi olacaktım.

Kalite alanında çalışırken hem tüm süreçleri kontrol ediyorsunuz hem de ürünlerin testlerine katılıyorsunuz. Proje yönetimi de bu konuları kapsıyor; bunların üzerine finansal ve idari konular ekleniyor.

YALTES üst yönetiminin de destek ve önerisi ile Proje Yönetimi alanında yepyeni bir kariyer başlangıç fırsatı yakalamış oldum. Bu fırsatı yakalamamda, Thales’ in uyguladığı 1 yıllık gelişim programının (Development Booster) büyük katkısı olduğunu söyleyebilirim. Son 4 yıldır da proje yönetimi alanında çalışıyorum. Savaş yönetim sistemi ve suüstü platformlarına yönelik projeleri yönetiyorum.

Ben bu birimde, hem ilk kadın hem de askeri geçmişi olmayan ilk proje yöneticisi olmanın da haklı gururunu yaşıyorum.

Benden sonra, yine hem sivil hem de kadın olan başka bir çalışma arkadaşım, Ceren Hanım proje yönetimine geçiş yaptı. Böylece içeride bir kıpırdanma, hareketlenme yaratmış da oldum.

MSI Dergisi: Siz aynı zamanda PMP sertifikalı bir proje yöneticisisiniz. Bu sertifikayı alma hikâyenizi de paylaşabilir misiniz?

Sema MUSLU: PMP sertifikasını, Türkiye’de, kendi inisiyatifimle aldım. Benden önce YALTES’te bu sertifikaya sahip bir çalışan yoktu. Tabii diğer proje yöneticilerinin eski Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olmaları, proje yönetimi konularında onlara bir altyapı sağlıyor.

Bu sertifikayı neden aldım? Kadınların standartlara sadık kalma ve standartlara uygun çalışma konularında yatkınlıkları biraz daha fazla. Şu anda 2 tane proje yöneticimizin PMP sertifikası var ve ikisi de kadın.

MSI Dergisi: Mevcut görevinizin sorumlulukları neler?

Sema MUSLU: Proje yöneticisi olarak, projelerin alınması ve sözleşmenin imzalanmasıyla başlayan; sözleşme şartlarının yerine getirilerek garanti sürecinin bitmesine kadar devam eden sürecin yönetilmesi, sorumluluğum altında bulunuyor. Bu kapsamda tasarım, üretim, sevk ve test faaliyetleri ve gemide destek faaliyetleri de dâhil olmak üzere tüm çalışmaların, proje takvimine uygun bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlıyorum. Aynı zamanda ticari olarak, belirli kâr marjı hedeflerini tutturmak da sorumluluklarım arasında.

Proje Yönetim Ofisi Müdürlüğü görevi kapsamında, bana bağlı 2 personel bulunuyor. Bu arkadaşlarım proje planlama ve proje yönetim ofisi personeli olarak görev yapıyor. Projelerde harcanan adam-saat analizleri, sonraki dönemin iş gücü ve iş yükü planlaması, raporlanması gibi faaliyetleri yürütüyorlar.

Proje yönetimi ekibinin çalışma şekillerini, projelerde uyguladıkları süreçleri, iş akışlarını, kullandıkları araçları belirlemek ve bunların altyapısını oluşturmak gibi görevlerim de var.

MSI Dergisi: YALTES’in birlikte çalıştığı paydaşlarda, sizin pozisyonunda kadın çalışanların sayısıyla ilgili gözlemleriniz neler?

Sema MUSLU: Sayıları çok az. Benim kişisel gözlemim, yüzde 20’yi geçmediği şeklinde. Üstlendiğim daha küçük boyutlu projeleri saymazsak, görev aldığım yaklaşık 10 projede, paydaş firmalardaki benimle denk pozisyonda bir kadının bulunduğu proje sayısı sadece 2.

MSI Dergisi: YALTES’te bu görevleri üstlenmek size nasıl hissettiriyor?

Sema MUSLU: Gerçekten çok gururluyum. Hem kadın çalışanlar konusunda lokomotif ve öncü olmak hem de yaptıklarımla şirket içinde ve müşterilerde memnuniyet yaratmak beni çok mutlu ediyor.

Proje tarafına geçmek istediğimde, askeri geçmişimin bulunmamasının ve kalite gibi farklı bir disiplinden gelmiş olmamın risk oluşturduğu değerlendirmesi yapılabilirdi. Diğer yandan denemeden göremezdik. Denedik, başarılı olduk ve benden sonrası da gelmeye başladı. Başarmak ve kalıpları yıkmak çok güzel bir duygu.

MSI Dergisi: Bir kadın çalışan için görevinizin zorlukları var mı?

Sema MUSLU: Benim için tek zorluk, önyargıları yıkmaktı. Ama insan kendine güvendikten sonra gerisi kolay oluyor. Artık dünya genelinde silahlı kuvvetlerde görev alan kadınların sayısı artarken onların kullandığı sistemleri geliştirenlerin arasında kadınların azınlıkta kalması düşünülemez.

Biz YALTES’te proje bazlı çalışıyoruz ve matris organizasyonda proje ekipleri oluşturuyoruz. Takım çalışması çok önemli. Hiçbir başarımız bireysel değil; takım halinde çalışıyoruz ve başarıyoruz. Proje yöneticisi bireysel olarak istediği kadar başarılı olsun. Arkasında sağlam bir ekip yoksa proje başarıya ulaşamıyor. Bu noktada, kadınlara atfedilen, evi çekip çevirmek gibi toplumsal görevler, aslında kadınlara avantaj sağlıyor. Kadınlar, proje ekiplerini daha kolay motive edebiliyor. Takım ruhunu kolay yaratabiliyor.

Türkiye’de, cepheye silah taşıyan güçlü kadın simgesi vardır. Yeter ki kadınlarımıza güvenelim. Kadınların, herhangi bir sektörde yenemeyeceği herhangi bir zorluk olduğunu düşünmüyorum.

YALTES Kalite Müdürü İrem ÜSTÜNER TONATLI: “YALTES benim için stajyerlikten müdürlüğe giden bir yolculuk.”

YALTES’te yaptığı stajın ardından mezun olunca da YALTES’te çalışmaya başlayan İrem Üstüner Tonatlı, halen Kalite Müdürü olarak görev yapıyor. Stajyerlikten müdürlüğe giden zorlu yolu geride bırakan Tonatlı, YALTES’i farklı bir açıdan anlattı.

MSI Dergisi: İrem Hanım, stajyer olarak katıldığınız YALTES ailesinde, yönetici seviyesine kadar ulaştınız. Bu kariyerle ilgili ayrıntıları sizden dinleyebilir miyiz?

İrem ÜSTÜNER TONATLI: YALTES’te, Kalite Müdürlüğü’nde 2007 yılında staj yaptım. O sırada üniversite 2. sınıftaydım. Güzel bir ortamdı. Deniz kuvvetleri, savaş gemileri vb. benim için ilgi çekici konulardı. O sıralarda “Burada çalışmak isterdim.” diye düşünmüştüm. 2009’da mezun olduğumda da YALTES’ten iş teklifi aldım ve Kalite Müdürlüğü’nde, kalite mühendisi olarak kariyerime başladım. Bu sene 12. yılımı bitirip 13. yılıma başlayacağım. GENESİS projesinden beri YALTES’te çalışıyorum. 3 yıl önce de 2019’da Kalite Müdürü olarak atandım. Müdürlüğümüzde toplam 4 kişiyiz ve 3’ü kadın.

MSI Dergisi: Mevcut görevinizin sorumlulukları neler?

İrem ÜSTÜNER TONATLI: Kalite bölümü, şirketin bağımsızlığını sağlıyor. “Kalite, Müşterinin Gözüdür” sloganıyla çalışıyoruz. Ürüne çıkış yetkisi veren bölümüz. Yılda ortalama 250 ürünün çıkış yetkisini veriyoruz. Projelerde, teklif aşamasından itibaren sürecin içindeyiz. Garanti döneminin sonuna gelinceye ya da müşteri memnuniyeti sağlanıncaya kadar çalışmalarımız devam ediyor. Her zaman, ürünün beklenen kalitede ve zamanında teslim edilmesini hedefliyoruz.

MSI Dergisi: YALTES’te bu görevi üstlenmek size neler hissettiriyor?

İrem ÜSTÜNER TONATLI: Öncelikle gurur verici olduğunu belirtmeliyim. Bir ürün yapıyorsunuz ve o ürün, yıllar boyu, gerçekten önemli bir amaç için kullanılıyor. Hem ülkemize hem de uluslararası müşterilerimize hizmet ettiğimizi, faydalı olduğumuzu görebiliyoruz, hissedebiliyoruz.

MSI Dergisi: Bir kadın çalışan için görevinizin zorlukları ya da kolaylıkları neler?

İrem ÜSTÜNER TONATLI: Bir takımın parçası oluyorsunuz, bu güzel bir duygu. Kadın ya da erkek için bir zorluk görmüyorum. Kariyerimde, üstesinden gelmek zorunda olduğum bir önyargıya rastlamadım.

MSI Dergisi: Bir zorlukla ya da üstesinden gelmek zorunda kaldığınız bir önyargıyla karşılaşmamış olmanızda, YALTES’in nasıl bir payı var sizce?

İrem ÜSTÜNER TONATLI: Burada çok keyifli bir çalışma ortamı var. YALTES, çalışanlarına çok değer veren bir firma. Biz de YALTES ailesinin bir parçasıyız. YALTES, kadınlara, özellikle doğumla ilgili verdiği teminatlar ve izinlerde çok hassas yaklaşıyor. YALTES benim evliliğimi, çocuğumun doğumunu gördü; şimdi de büyüdüğünü görüyor. YALTES benim için stajyerlikten müdürlüğe giden bir yolculuk.

YALTES’te, kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık, özellikle eşitler arasında bir tercih yapılması gerektiğinde net bir şekilde hissediliyor. Benim durumumda ise ben zaten müdürümün vekili gibi görev yapıyordum. Onun proje bölümüne geçmesiyle müdürlük görevini üstlenmem, doğal bir akış içerisinde oldu. YALTES’te yükselen her çalışan gibi ben de o sırada görev alacak en uygun aday olduğum için seçildim.

MSI Dergisi: Diğer sektör firmalarında, sizin pozisyonunuzda kadın çalışanlara rastlıyor musunuz?

İrem ÜSTÜNER TONATLI: Kalite bölümünde çalışanlar arasında kadınların oranı, diğer bölümlere göre çok daha yüksek. Ancak benim gibi yönetici pozisyonunda olan kadınlara çok az rastlıyoruz. Bu da aslında bir paradoks ve sektörün değişime gitmesi gereken noktalardan biri diye düşünüyorum.

YALTES İdari İşler ve Güvenlik Yöneticisi Sezen ECİR: “YALTES’te mutlu çalışıyorum ve bunu da çevreme yansıttığımı düşünüyorum.”

Türkiye’de, bir savunma sanayisi şirketinde, güvenlik gibi bir konunun; hem kadın hem de sivil kökenli birine emanet edilmesi, belki de daha önce hiç gerçekleşmemiş bir şey. YALTES’in İdari İşler ve Güvenlik Yöneticisi Sezen Ecir, bu konudaki ezberleri bozuyor.

MSI Dergisi: YALTES’te çalışmaya başlamadan önce neler yaptınız; bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

Sezen ECİR: Sosyoloji bölümü mezunuyum. Mezun olduktan sonra, 5 yıl boyunca finans alanında çalıştım. Sonrasında, 2018’de YALTES’te işe başladım ve şu an 3 yılı geride bıraktım.

MSI Dergisi: YALTES’te İdari İşler ve Güvenlik Yöneticisi olarak, aslında farklı bir görev üstleniyorsunuz. Bize görevinizi anlatabilir misiniz?

Sezen ECİR: YALTES’te bu görevi üstlenen ikinci kadın çalışanım; diğer yandan askeri geçmişi olmayan, ilk sivil kadın çalışanım. Geriye dönüp baktığımda, 3 yıl çok keyifli geçti ve hala da öyle devam ediyor.

Aslında idari işler, sosyal arka planı fazla olan bir bölüm. Dolayısıyla iletişimin çok önemli olduğu bir görev üstleniyorum. YALTES, bu iletişimin farkını hissedebileceğiniz bir firma.

YALTES’te mutlu çalışıyorum ve bunu da çevreme yansıttığımı düşünüyorum. Tabii ki YALTES’te de çok yoğun ve yorucu zamanlarımız oluyor. Ama bunların hepsini çok etkin ve sağlıklı yönetebiliyorsunuz.

MSI Dergisi: Görevinizin sorumlulukları neler?

Sezen ECİR: Aslında2 ayrı görevim var. Birincisi, İdari İşler Yöneticiliği. Şirketin, fiziken içinde bulunduğu Teknopark İstanbul’la koordinasyonunu ben sağlıyorum. Teknoparktaki uygulamalarda değişiklikler olduğunda bununla ilgili süreçleri ve planlamaları yönetiyorum ve bunların şirketle uyumluluğunu sağlıyorum.

Şirketin rutinini bozabilecek ve günlük işleyişini aksatabilecek herhangi bir şeyin yaşanmaması, benim sorumluluğumda. Birim olarak aktif çalışmamız, ihtiyaç olan konularda ve zamanlarda şirketin tüm birimlerine destek verebilmemizi sağlıyor.

Finansal olarak büyük bir bütçeyi yönetiyorum. Bu bütçede kira, altyapı, bakım, ulaşım, büfe, kırtasiye gibi bir dizi kalem var.

Bana bağlı, 1’i kadın toplam 5 personelle çalışıyorum. Yaptığımız birçok iş; aslında geleneksel olarak erkeklerin yapageldiği işler olduğu için şimdilik erkeklerin çoğunlukta olduğu bir ekibiz.

İkinci görevim ise Güvenlik Koordinatörlüğü. Güvenlikle ilgili konularda Milli Savunma Bakanlığına bağlı olarak çalışıyoruz. Kurumumuz için Tesis Güvenlik Belgesi ve aramıza yeni katılan arkadaşlarımız için Kişi Güvenlik Belgesi başvurularının alınması, sistemsel olarak girişlerinin yapılması, sürecin takibi, güvenlikle ilgili konuların koordinasyonunun sağlanması, benim sorumluluğumda bulunuyor.

MSI Dergisi: YALTES’te bu görevi üstlenmek size nasıl hissettiriyor?

Sezen ECİR: İşimin güvenlikle ilgili kısmı biraz daha sert çerçeveli ve askeri olarak nitelendirilebilir. Ama uyum sağladığımı düşünüyorum. İdari kısmı ise kadınların yapması gereken bir iş olarak görüyorum. Çünkü görevinizi iyi yapmanız ve verimliliği sağlamanız, çok sayıda insanın ihtiyaçlarını doğru bir şekilde analiz etmenize bağlı. Bünyenizdeki olanaklar, doğru planlama ile değerlendirilirse sonucun başarısız olma ihtimali yok.

Yaptığımız işin bir başka yönü de işin küçük bir kısmının rutin işlerden oluşması ve büyük kısmının ise planlamanıza fırsat kalmadan ortaya çıkan işler ya da konular olması. Dolayısıyla çoğu zaman önceden hazırlık ya da program yapma imkânınız olmuyor. Hızlı ve etkili karar vermeniz, aynı zamanda bu kararların hedeflere uygun olması ve standartların korunması da gerekiyor. Kadınlar, toplumun kendilerine yüklediği tarihsel sorumluluklar sebebiyle erkeklere göre daha hızlı karar verebiliyor ve değişimlere daha çabuk adapte olabiliyor. Bu durum, kadınlar için iş hayatında çoğunlukla avantaja dönüşebiliyor.

MSI Dergisi: Yaptığınız işin bir kadın için zorlukları var mı?

Sezen ECİR: Genel olarak baktığımızda, bazı fiziksel işlerde, erkekler konuya daha pratik yaklaşabiliyor. Benim de daha önceden karşılaşmadığım bu tür durumlarda çözüme ulaşmam, başlangıçta biraz zaman almıştı. Şu anda ise kendimi bu tür konularda daha deneyimli ve aktif görüyorum. Fiziksel güç gerektiren işler dışındaki tüm süreçlerin, cinsiyet farkı gözetmeksizin yapılabileceğini düşünüyorum.

MSI Dergisi: YALTES’in paydaşlarında, sizin pozisyonunuzda kadın çalışanlara rastlıyor musunuz?

Sezen ECİR: Benim gördüğüm, YALTES’in bu konuda, sektörün geri kalanından çok farklı bir tercihte bulunduğu şeklinde. Benim pozisyonumdaki kişiler, genelde erkek ve asker kökenli. YALTES benimle bir farklılığa adım attı ve sonucun başarılı olduğunu düşünüyorum.

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Sezen ECİR: YALTES’te hem kadın olarak hem de şirketin bütün çalışanları olarak çok şanslıyız. Dinleyen, anlayan, çözüm bulan, yönlendiren ve örnek olan bir yönetimle çalışıyoruz. YALTES’in farkını, burada vurgulamak ihtiyacı hissediyorum; çünkü bu önemsenmeyecek bir fark değil.

YALTES Proje Yöneticisi Ceren TÜFEKÇİ DOĞAN: “YALTES’te, aileye katıldığım günden beri, iş-özel hayat dengesini sağlayabilmek adına hep destek gördüm. İş hayatında mutluluğun anahtarının da bu dengede saklı olduğunu düşünüyorum.”

YALTES’in, kariyer rotasında önemli değişiklikler yapan kadın çalışanlarından biri de Ceren Tüfekçi Doğan. Donanım mühendisi olarak başladığı YALTES kariyerine, proje yöneticisi olarak devam eden Tüfekçi Doğan, tüm bunlar olurken aile tarafını dengeleyebildiğine de dikkat çekiyor.

MSI Dergisi: Bize biraz kendinizden ve kariyerinizden bahsedebilir misiniz?

Ceren TÜFEKÇİ DOĞAN: Lisans eğitimimi Orta Doğu Teknik Üniversitesi fizik bölümünde; yüksek lisans eğitimimi ise yine aynı üniversitenin elektrik-elektronik mühendisliği bölümünde tamamladım. ODTÜ MEMS Merkezi’nde ve ODTÜ Teknopark’ta elektronik tasarım mühendisi olarak çalıştıktan sonra, otomotiv sektöründe proje mühendisi olarak görev yaptım. 2015 yılından beri de YALTES’te çalışıyorum.

YALTES’te, ilk olarak donanım mühendisi olarak çalışmaya başladım. Bu görevi 4 yıl kadar sürdürdüm. YALTES’in içinde bulunduğu projelerin donanım tasarımı faaliyetlerinde aktif rol aldım. Bu süreçte, sualtı ve kara platformları projelerinin proje teknik yöneticiliği görevlerini de paralelde yürüttüm. Bu 4 yılın ardından, Donanım Mühendisliği Müdürü pozisyonuna yükseldim. Bu pozisyonda, mekanik ve elektronik donanım tasarımcılarının bulunduğu 8 kişilik bir ekiple birlikte çalıştım.

2021 yılında, kariyerimde önemli bir değişikliğe giderek proje yöneticiliği görevine talip oldum ve bu göreve atandım. Uluslararası PMP sertifikam olduğu; ayrıca daha öncesinde çeşitli projelerin teknik yöneticiliği yapmış olduğum için bu yeni göreve hazırdım.

MSI Dergisi: Kariyerinizdeki bu değişim nasıl gerçekleşti? Siz mi istediniz yoksa YALTES’in bir yönlendirmesi mi oldu?

Ceren TÜFEKÇİ DOĞAN: Aslında her ikisi de. PMP sertifikasını, kendimi geliştirmek için almıştım. Donanım tarafında, özellikte teknik yöneticilik görevlerini yürütürken insan ilişkilerinde iyi olduğumu, müşteriyle ilişkileri yönetiminde başarılı olduğumu ve keyif aldığımı fark ettim. Teknik tarafta yapabileceğim birçok şeyi de başarmıştım. Artık projelerin yönetim tarafında çalışabileceğim bir noktaya ulaştığımı düşündüm. Bu düşüncemi yöneticilerimle paylaştığımda, onların da desteğini aldım. Sonrasında bu değişim gerçekleşti. Yönetim kadromuz, bu tarz kendini ve şirketi geliştirmek isteyen herkese ışık tutuyor, yol açıyor.

MSI Dergisi: Proje yöneticisi olarak görev ve sorumluluklarınız neler?

Ceren TÜFEKÇİ DOĞAN: Proje yöneticisi olarak, projelerin başlangıcından tamamlanmasına kadar olan süreçte; paydaşlar ile iletişimi sağlamak, proje takımı arasındaki koordinasyonu yönetmek, projenin zaman, kapsam, maliyet yönetiminden sorumlu olmak ve planlara uyum, performans kontrolleri gibi kritik konular başlıca görevlerim arasında yer alıyor.

Teknik taraftayken 2016 yılından beri tüm denizaltı projelerinin teknik yöneticiliğini yaptım. Proje Yöneticisi olarak da sualtı platformlarının proje yöneticiliğini yürütüyorum. Geçtiğimiz yıl gerçekleşen 10. Deniz Sistemleri Semineri’nde de “AY Sınıfından MİLDEN’e Özgün, Yerli ve Milli Denizaltı Savaş Sistemi Çözümleri” başlıklı sunumu gerçekleştirdim. Aynı zamanda da Birleşik Krallık Deniz Kuvvetlerinin Tip 31 projesi ve Endonezya Projeleri gibi Thales Hollanda ile çalıştığımız yurt dışı projelerini yönetiyorum.

MSI Dergisi: Sektördeki sizinle benzer görevleri üstlenen kadın çalışanların oranı konusunda ne düşünüyorsunuz?

Ceren TÜFEKÇİ DOĞAN: Sektörde ve YALTES’te, birçok pozisyonda veya departmanda kadın çalışanlar mevcut. YALTES’te, proje yöneticiliği özelinde birkaç sene öncesine kadar kadın çalışan hiç yokken şuan %50’lik bir orana sahibiz. Sektördeki diğer şirketlerde kadın proje yöneticilerine rastlıyoruz; ancak bu sayı çok az ve oransal olarak da çok düşük.

MSI Dergisi: YALTES’te proje yöneticisi olmak size nasıl hissettiriyor?

Ceren TÜFEKÇİ DOĞAN: Her şeyden önce yaptığım işle çok büyük bir gurur duyuyorum. Örneğin, Türkiye’de ilk defa yerli ve milli bir denizaltı savaş yönetim sistemi geliştiriliyor ve YALTES olarak denizaltılar için kritik sistemler teslim ediyoruz. Sualtı platformları için ilk defa, konsol ve kabinetleri de dâhil olmak üzere sıfırdan 5 farklı tasarım yaptık. Bu ürünleri, zorlu çevre koşul testlerinden tek seferde başarıyla geçirdik. Preveze sınıfı ilk denizaltı olan TCG PREVEZE, bu ürünlerle birlikte SAT testlerini başarıyla tamamladı. Bir diğer örnek olarak da Birleşik Krallık Deniz Kuvvetlerinin Tip 31 sınıfı fırkateynleri için sağladığımız sistemleri söyleyebilirim. Bu projede de konsol ve kabinet tasarımlarını yapıp ürünlerimizi, müşterimiz olan Thales Hollanda’ya teslim edeceğiz. Böyle projelerde görev almak çok büyük bir onur.

MSI Dergisi: Size göre proje yöneticisi olmanın, kadın çalışanlar için zorlukları var mı ya da kadın çalışanlar bu görevi daha mı kolay yapıyorlar?

Ceren TÜFEKÇİ DOĞAN: Savunma sanayisi, erkek egemen bir sektör olsa da bu durum son yıllarda yavaş yavaş değişmeye başladı. Evet, geçmişten erkek egemen olarak geldiği için kadınlar açısından bazı zorluklar olabiliyor; ama onları aşabiliyorsunuz.

Diğer yandan kadınların kattıklarını da göz ardı etmemek gerekiyor. Kadınlar genel olarak çok titiz çalışabiliyor ve aynı anda birçok farklı şeyi düşünebiliyor. Birden fazla projeyi yönettiğinizde, bu iki özellik de önem kazanıyor ve kadın olmanızı avantajlı hale getiriyor.

MSI Dergisi: YALTES’te bir kadın çalışan olmak sizin için ne ifade ediyor?

Ceren TÜFEKÇİ DOĞAN: YALTES’te, aileye katıldığım günden beri, iş-özel hayat dengesini sağlayabilmek adına hep destek gördüm. İş hayatında mutluluğun anahtarının da bu dengede saklı olduğunu düşünüyorum. Ben de üstlendiğim görevleri en iyi şekilde yerine getirmeye çalışarak karşılıklı güvenin oluşması için elimden geleni yaptım ve yapmaya da devam ediyorum. Attığınız her adımda, arkanızda size güvenen bir ekibin olması çok değerli.

YALTES Sistem Mühendisi Büşra AKIN: “Saha, kadınlar için zor diyorlar. Hatta bizi sahada görünce şaşıranlar da oluyor. Ama biz başarıyoruz ve bizden sonra geleceklere ilham oluyoruz.”

YALTES’te 4 yıldır sistem mühendisi olarak çalışan Büşra Akın, elektronik ve haberleşme mühendisi. EPKİS projelerinde görev yapıyor. Akın, sistemlerin gemilere entegrasyonunda da aktif olarak görev alıyor ve 4 yıllık kariyerinin 1 yılının sahada geçtiğini vurguluyor.

Akın, yaptığı işi şöyle tarif ediyor: “Sistemlerimizi önce YALTES’te, ofisimizde tasarlıyoruz. Ana yüklenicilerle ve alt yüklenicilerle beraber çalışıp sahadan gelen isterleri sistemimize yansıtıyoruz. Sistem ve yazılım tasarımı yapıyoruz. Sonrasında da üretim ve entegrasyon aşamalarından geçiyoruz. Sahada cihazların ve programların kurulumu, cihazların birbiriyle haberleşmesi, sistemin devreye alınması ve test edilmesinde aktif olarak rol alıyorum.”

Akın, yaptığı işin hayallerinden biri olduğunu belirtiyor: “Üniversitede okuduğum bölüm, daha çok ofis ortamında yapılacak işlere yönelikti. Benim ise hayalim savunma sektöründe çalışmaktı. YALTES’te bu hayalimi gerçekleştirdim.

Sonuçta iş hayatını çok bilmeden üniversite tercihi yapıyoruz. Yaptığım işle ilgili gelen tepkiler, sektörde erkeklerin egemen olduğunu vurguluyordu ve bana ‘Yapabilecek misin?’ diye soruyorlardı. Belki babamın polis olmasının da etkisiyle hayalimdeki iş buydu ve YALTES, hayallerimi gerçekleştirme fırsatını verdi.

Saha, kadınlar için zor diyorlar. Hatta bizi sahada görünce şaşıranlar da oluyor. Ama biz başarıyoruz ve bizden sonra geleceklere ilham oluyoruz.”

Akın, YALTES’te kadın çalışan olmakla ilgili duygu ve düşüncelerini şöyle ifade ediyor: “YALTES’te kadın çalışan olmak, gerçekten çok değerli. Başka sektörden arkadaşlarımla konuşunca, onların neler yaşadığını öğrenince bunu daha net görüyorum. YALTES’te bize değer veriliyor. Çok sayıda kadın yöneticimiz var. Kadınlara bu fırsatların verilmesi çok güzel. Diğer firmalarda da kadın çalışanlar var; ama yönetimde ya da sahada olanlar çok daha az.”

YALTES Proje Planlama Uzmanı Büşra Mangan: “YALTES’te, bize değer verildiğini hissediyorum ve uygulamalarda da bunu görüyorum.”

Üniversiteden endüstri mühendisi olarak mezun olan Büşra Mangan, mezuniyetinin ardından YALTES’te çalışmaya başladı ve 2 yıldır da proje planlama uzmanı olarak görev yapıyor. Mangan, başlangıçtan itibaren projelerin aktivitelerinin ve süreçlerinin izlenmesi faaliyetlerini yerine getiriyor.

Mangan, sektörde bir kadın çalışan olmanın zorlukları ve YALTES’te çalışmanın avantajlarıyla ilgili şunları söylüyor: “Savunma sektörünün, erkek egemen bir sektör olduğunu biliyordum. Kariyer basamaklarında yükselme konusunda da bu sektörde erkeklerin daha avantajlı olduğunu düşünüyordum. Ama YALTES’e iş görüşmesine geldiğimde, burada bunun geçerli olmadığını gördüm. Bana, iki adayın şartları eşitse kadın olana öncelik verildiğini söylediler. YALTES’in bu anlayışı sayesinde, bu sektörde kariyerimi ilerletebileceğimi düşünüyorum.

YALTES’te, bize değer verildiğini hissediyorum ve uygulamalarda da bunu görüyorum. Görüşlerimize önem veriliyor ve birçok konuda fikrimize başvuruluyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde de çok güzel organizasyonlar yapılıyor, özel hediyeler veriliyor.”

YALTES Test Mühendisi İrem ÖNAL DEDE: “YALTES’te birçok görevde kadın çalışanları görünce, ‘Kadınlar yapabilir!’ diyorsunuz ve motivasyonunuz daha da artıyor.”

Üniversiteden elektrik-elektronik mühendisi olarak mezun olan İrem Önal Dede, YALTES’ten önce, bir inşaat şirketinde, şantiye ortamında, teknik ofis mühendisi olarak çalışmış. Önal Dede, bu tecrübesini şöyle anlatıyor: “Birebir sahada değildim; ama sahaya gidip geliyorduk. Kadın olmanın zorluklarını o sektörde gördüm.”

YALTES’te test mühendisi olarak çalışan Önal Dede, işine olan sevgisini vurguluyor: “Alanımdan çok memnunum. Savunma sanayisi, hep çalışmak istediğim bir sektördü. Bir hedef değil daha da üstünde, bir hayaldi. YALTES’te, ben ve çalışma arkadaşlarım, sistemlerin test süreçlerini yönetiyoruz. Dokümantasyonu hazırlıyoruz, test düzeneklerini kuruyoruz, testleri yapıyoruz.”

Nisan ayında YALTES’teki ilk yılını tamamlayacak olan Önal Dede, evliliğini de YALTES’te çalışırken yapmış. Bu konuda, YALTES’te çalışmanın pozitif katkılarıyla ilgili şunları söylüyor: “YALTES, çok anlayışlı bir firma. Bunu, kendim tecrübe ettiğim ve inandığım için söylüyorum. Tabii bu anlayış, karşılıklı güvene dayalı. İş, hayatınızda çok önemli bir yer tutuyor. Tüm gün buradasınız. Ailenizle geçirdiğinizden daha çok zaman geçiriyorsunuz. YALTES’in her konuda bana çok destek olduğunu söyleyebilirim. Burada insana değer veriliyor.”

Önal Dede, yaptığı işi, hem kadınların hem de erkeklerin rahatlıkla yapabileceğini belirtiyor. YALTES’te kadın çalışan olmanın avantajlarını ise şöyle ifade ediyor: “Gözlemlediğim kadarıyla YALTES, sektördeki diğer firmalara kıyasla kadın çalışanlara daha fazla önem veriyor. Ben YALTES’e iş görüşmesine gelmeden önce, bana, kadın çalışanlara pozitif ayrımcılık yapıldığı anlatılmıştı. YALTES’te birçok görevde kadın çalışanları görünce, ‘Kadınlar yapabilir!’ diyorsunuz ve motivasyonunuz daha da artıyor. YALTES’te, 8 Mart çok renkli bir şekilde kutlanıyormuş. İşe Nisan ayında başladığım için geçen yıl bu kutlamalara katılamamıştım. Bu yılki kutlamaları sabırsızlıkla bekliyorum.”

YALTES Sistem Mühendisi Kübra BAL ARIKEL: “YALTES’te yaptığımız iş takdir ediliyor ve gerçekten yüksek motivasyonla çalışıyoruz. Hem işimizi yapıyoruz hem de sosyal bir alanımız var.”

Ailesinde hem kadın hem de erkek çok sayıda mühendis bulunan Kübra Bal Arıkel, çalışma hayatına, karşılaşabileceklerini öngörerek atılmış. 2017 yılında, üniversiteden elektrik-elektronik mühendisi olarak mezun olan Bal Arıkel, kariyer yolculuğunu şöyle anlatıyor: “Mezun olduktan sonra, birçok kadın mühendisin istediği; ama çevrelerinin pek tasvip etmediği şeyi, şantiyede çalışmayı tecrübe etmek istedim. Gaziantep’te, şehir hastanesi projesinde çalıştım. Tabii ki yorucu yönleri vardı; ancak profesyonel olarak ilk iş tecrübemdi. Daha sonra, yaklaşık 1 yıl, İstanbul Havalimanı’nda çalıştım. Bu deneyimlerle birlikte, hem ofiste hem de sahada çalışmak istediğimi anladım.

YALTES’te 6 aydır çalışıyorum. EPKİS projelerinde, sistem mühendisi olarak görev alıyorum. Elektronik sistem tasarımı, PLC programlama, SCADA tasarımı ve geliştirmesi yapıyorum. Hem ofiste çalışıyorum hem de gemide; bu sistemlerin kurulması, devreye alınması, test edilmesi gibi tüm süreçlerde yer alıyorum.”

Bal Arıkel, çalışma alanında bir kadın olmanın avantajlarını şöyle anlatıyor: “Eşim de elektrik-elektronik mühendisi ve benzer işleri yapıyoruz. Cinsiyet anlamında kıyaslama yaptığımda; kadın çalışanlar, konuya çok detaylı bakıyor ve problemlere titizlikle yaklaşıp pratik çözümler bulabiliyor. Bu da önemli bir avantaj.”

Geçmiş iş tecrübelerini de göz önüne alarak YALTES’te bir kadın çalışan olmanın avantajlarını sorduğumuz Bal Arıkel, şunları söylüyor: “YALTES’te kadın çalışanların oranı, birçok kuruluşa göre daha fazla. Pek çok yerde işinizi severek yapabilirsiniz; ama iş ortamında yakınlık kurabileceğiniz hemcinsleriniz olduğunda, paylaşımlarınız artıyor, yakın arkadaş çevreniz oluşuyor ve işinizi çok daha severek yapıyorsunuz.

YALTES’te yaptığımız iş takdir ediliyor ve gerçekten yüksek motivasyonla çalışıyoruz. Hem işimizi yapıyoruz hem de sosyal bir alanımız var. Bu, beni çalışma anlamında motive ediyor. ‘İşini yap ve eve git!’ anlayışı YALTES’te yok. O yüzden YALTES’te çalışan kadınlar olarak çok şanslıyız.”

YALTES Yazılım Mühendisi Özge ÖZBİRİNCİ: “YALTES, kadın-erkek eşitliği konusunda çok yol kat etmiş bir şirket. YALTES’te bir ayrım yapılmamasının ötesinde, kadınlara yönelik ciddi bir destek de var. Burada işi kimin yaptığı değil, işin nasıl yapıldığı önemli.”

YALTES’in işe yeni girmiş çalışanlarından Özge Özbirinci, üniversiteden 2019 yılında, yazılım mühendisi olarak mezun oldu. Akademisyen olma hayalinin peşinden koşan Özbirinci, İzmir’de ve İstanbul’da, iki farklı üniversitede araştırma görevlisi olarak çalıştıktan sonra, Ocak ayında YALTES’te işe başladı. Özbirinci, kariyer değişikliğini şöyle açıklıyor: “Kariyer gelişimimi gözden geçirdiğimde, akademik kariyerde aradığımı bulamazsam ve özel sektöre geçmek istersem, ilerleyen yıllarda bunun daha zor olabileceğini fark ettim. Diğer yandan akademik kariyerinize, çalışırken de devam edebiliyorsunuz. Bu nedenle özel sektöre geçtim.”

Özbirinci, üniversitede okurken makine sanayisinde, hem yazılım hem de donanım işleri yapmış. Tüm bu iş tecrübelerinin ardından, iş hayatının kadınlara yönelik zorluklarıyla ilgili şu değerlendirmeleri yapıyor: “Sanayide montaj yaparken ‘Aaa, burada kadın var!’ diyorlardı. Yazılım mühendisliği açısından baktığınızda, işinizi beyninizle yapıyorsunuz ve cinsiyetin bir önemi yok. Bu önyargılardan sonra, çalışmak istediğim firmalarda önceliğim, cinsiyet farkı gözetilmemesi oldu.

YALTES, kadın-erkek eşitliği konusunda çok yol kat etmiş bir şirket. YALTES’te bir ayrım yapılmamasının ötesinde, kadınlara yönelik ciddi bir destek de var. Burada işi kimin yaptığı değil, işin nasıl yapıldığı önemli.”

YALTES Proje Teknik Yöneticisi Yeliz GÜNDOĞDU: “Bir kadın olarak YALTES’te çalışmak ayrıcalıklı hissettiriyor. YALTES’te, kadınları erkeklerden geri tutmayan, aksine daha önceleyen bir anlayış var.”

Lisans eğitimini elektrik-elektronik mühendisliği alanında tamamlayan, mekatronik alanında yüksek lisans yapan Yeliz Gündoğdu, 3 yıldır YALTES’te çalışıyor. Gündoğdu’nun çalışma hayatı ise 15 yılı buluyor.

Farklı firmalarda, teknik bölümlerde ve Ar-Ge bölümlerinde çalışan Gündoğdu, YALTES’te, EPKİS projelerinde, proje teknik yöneticisi olarak görev yapıyor. Gündoğdu’nun görevi, geniş bir yelpazedeki işleri kapsıyor. Gündoğdu, görevini şu sözlerle anlatıyor: “YALTES içinde ve dışında birçok kişiyle iletişim halindeyim. Bunların arasında, müşterilerimiz, tedarikçilerimiz ve teslim ettiğimiz sistemlerin son kullanıcıları da bulunuyor.

Müşterilerimizle görüşmeler yapıyorum. Kullanıma alınacak sistemin isterlerini karşılamak için proje ekibimizde yer alan sistem mühendisleriyle, donanım mühendisleriyle ve test mühendisleriyle entegre bir şekilde çalışıyorum. Aynı zamanda tedarikçi yönetimi de yapıyorum. Malzeme seçimi, tedarikçinin sağladığı çözümlerin uygunluğunun değerlendirilmesi gibi görevleri de üstleniyorum.”

Gündoğdu, kadınların, bu görevler için çeşitli avantajlara sahip olduğunu düşünüyor: “Üstlendiğim görevlerin, kadınlar için zor olmadığını düşünüyorum. Hatta kadınlar, daha dikkatli çalıştıkları için bu konuda daha avantajlılar. Örneğin, ister dokümanları, bizim çalışmalarımızda her şeyin temelini oluşturuyor. Bu dokümanları dikkatli ve titizlikle incelemek gerektiğinden kadınlar daha avantajlı. Masa başında olduğu kadar sahada da çalışmamız gerekiyor ve saha görevlerini de rahatlıkla yerine getiriyoruz.”

İş hayatında farklı kuruluşları deneyimlediği için YALTES’in çalışma ortamı ve sunduğu imkânlar konusunda karşılaştırmalı değerlendirmeler yapabilen Gündoğdu, şunları söylüyor: “Bir kadın olarak YALTES’te çalışmak ayrıcalıklı hissettiriyor. YALTES’te, kadınları erkeklerden geri tutmayan, aksine daha önceleyen bir anlayış var. Yöneticilerimiz de her zaman anlayışlı ve her zaman destek veriyor.

Gündoğdu’nun en büyük dileğiyse sektörde kadın çalışanların artması: “EPKİS projelerine başladığımda, bölümümde tek kadın çalışan bendim. Şimdi 3 kişiyiz. Maalesef sektördeki paydaşlarımızda, YALTES’teki kadar kadın çalışan olmadığını görüyoruz. Temennim, tüm sektörde kadın çalışan sayısının artması.”

YALTES Entegre Lojistik Destek Mühendisi Buse VAROL: “YALTES, çalışanlarına kadın ya da erkek olarak değil insan olarak yaklaşıyor. YALTES’te, cinsiyetinize değil yaptığınız işin kalitesine ve şirkete sağladığınız katma değere bakılıyor.”

Buse Varol’un YALTES kariyeri, üniversiteden mezun olmadan önce başlamış. Mezuniyetine yakın bir tarihte YALTES’le iş görüşmesi yapan Varol, teklifi hemen kabul etmiş. Varol, bu süreci, “Hem şirketin itibarı nedeniyle hem de burada öğreneceğim çok şey olacağına inandığım için tekliflerini kabul ettim.” sözleriyle anlatıyor.

Elektrik elektronik mühendisliği eğitim alan Varol, YALTES’te, 2019’dan beri Entegre Lojistik Destek Mühendisi olarak çalışıyor. Aynı zamanda, mühendislik yönetimi alanında yüksek lisans öğrenimine devam ediyor.

Varol, YALTES’in, hem EPKİS hem de SYS ürünleri için ürün dokümantasyonunun oluşturulması, ürünlerin lojistik verilerinin oluşturulması ve yedek parça ihtiyaçlarının belirlenmesi başta olmak üzere bir dizi faaliyette görev alıyor. İşe girerken tahmin ettiği gibi birçok yeni şey öğrenen Varol, bunların başında, üzerinde çalıştığı sistemlerle ilgili terminolojiyi sayıyor: “Hazırladığımız dokümanlarla sistemimizin kullanımını ve bakımını karşı tarafa anlatıyoruz. Burada, deneyim ve askeri sistemi bilmek çok önemli. Benim en çok zorlandığım kısım, terimler oldu; ama bunları kısa zamanda öğrenerek işimi en iyi şekilde yapmaya başladım.” Üstlendiği görevleri kadınların daha iyi yapabildiğini ise şöyle anlatıyor: “Hata yapmamanız, üzerinde çalıştığınız her şeyi titiz bir şekilde yapmanız gerekiyor. Tüm bu süreçlerde, kadınların daha titiz çalıştığını düşünüyorum.”

Çalıştığı projelerde, YALTES’in paydaşlarında çoğunlukla erkek çalışanlar olduğunu gözlemleyen Varol,  şunların altını çiziyor: “YALTES’te kadınlara değer veriliyor ve ben bunu, işe giriş sürecinden itibaren gördüm. İş görüşmesi sürecinde bana; ‘Evli misin, çocuk planlıyor musunuz?’ gibi sorular sorulmadı. Bence bu çok kıymetli. Böyle sorular, bana biraz özel hayata müdahale gibi geliyor.

Burada kendimi değerli hissediyorum. YALTES, çalışanlarına kadın ya da erkek olarak değil insan olarak yaklaşıyor. YALTES’te, cinsiyetinize değil yaptığınız işin kalitesine ve şirkete sağladığınız katma değere bakılıyor. Ağır bir iş yapılacaksa bile ‘O kadın, yapamaz’ gibi bir söz duymadım ve bu çok değerli.”

YALTES Konfigürasyon Yöneticisi Tuğçe ÖĞÜTLÜ: “Geleceği düşündüğümde, kendimi güvende hissediyorum. YALTES’te huzurlu çalışıyorum, işe severek geliyorum.”

Elektronik ve haberleşme mühendisi olarak 2016 yılında mezun olan ve 5 yılı aşkın bir süre savunma sektöründe çalışan Tuğçe Öğütlü, yaklaşık 2 yıldır da YALTES ailesinin bir parçası. Öğütlü, YALTES’i, işe başlamadan önce tanıdığını belirtiyor: “Aslında Teknopark İstanbul’un koridorlarında, YALTES’in çalışanlarına ve özellikle kadınlara verdiği önem, sohbetlerde konuşulan konular arasında yer alıyordu. Ben de YALTES’e iş başvurumu, bunu bilerek yaptım. YALTES’e iş başvurusu yapmış olmanın benim için ne kadar doğru bir karar olduğunu da işe başladıktan sonra anladım. YALTES, gerçek anlamda benim ailem gibi oldu.”

Öğütlü, YALTES’te konfigürasyon yöneticisi olarak çalışıyor. Projelerin başlangıcından bitişine kadar tüm süreçlerde yer alıyor, ürünlerin ve dokümanların konfigürasyon takibini gerçekleştiriyor. Bir anlamda, doğru ürünün doğru konfigürasyona göre üretilmesini sağlıyor. Öğütlü, kadınların, bu görevi daha iyi yapabildiğini düşünüyor: “Kadınlar daha dikkatliler ve konuların üzerine daha titiz yaklaşıyorlar. Konfigürasyon yöneticiliği de dikkat isteyen bir iş. Yanlış bir doküman ya da konfigürasyon, bütün üretimi etkileyebiliyor. Maliyete de etkisi olabiliyor.”

Öğütlü, YALTES’te bir kadın çalışan olmanın avantajlarıyla ilgili şunları kaydediyor: “Geleceği düşündüğümde, kendimi güvende hissediyorum. YALTES’te huzurlu çalışıyorum, işe severek geliyorum. Burada güzel bir arkadaşlık ortamı var, yöneticilerimizden destek görüyoruz. Kariyer hedeflerimiz var. Tüm bunlar beni daha fazla motive ediyor.”

YALTES Kalite Güvence Mühendisi Selin YAĞMURKAYA CEYLAN: “YALTES’te, bir pozisyon için eşit şartlara sahip olan bir kadın ve bir erkek aday varsa kadın adaya öncelik veriliyor.”

Çalışma hayatında 7. yılını tamamlamaya hazırlanan Selin Yağmurkaya Ceylan, enerji sektöründe başladığı kariyerini, yaklaşık 1 yıldır YALTES’te sürdürüyor. Yağmurkaya Ceylan, ilk günden itibaren, sanki 40 yıldır YALTES’te çalışıyormuş gibi hissettiğini belirtiyor: “Kariyerim boyunca, hep kalite güvence mühendisi olarak çalıştım ve YALTES’te de bu görevi yürütüyorum. Hem tecrübem olduğu hem de YALTES’e hemen uyum sağlayabildiğim için sanki 40 yıldır YALTES’te çalışıyormuşum gibi hissediyorum.”

2014’te, malzeme bilimleri mühendisi olarak mezun olan Yağmurkaya Ceylan, kalite güvence mühendisi olarak, YALTES’teki kalite süreçlerinin sürekliliğini sağlıyor. Ürünlerin üretildikten sonraki kontrol aşamalarında rol alıyor. Teslimat süreçlerinde ve sonrasındaki garanti süreçlerinde ortaya çıkabilecek problemlerin takibini yapıyor ve çözülmesini sağlıyor. Ayrıca problemlerin bir daha yaşanmaması için iyileştirme süreçlerini yürütüyor.

Yağmurkaya Ceylan, YALTES’te kadın olmanın avantajlarıyla ilgili şunları söylüyor: “YALTES’te, bir pozisyon için eşit şartlara sahip olan bir kadın ve bir erkek aday varsa kadın adaya öncelik veriliyor. Benim yöneticim de kadın. Ayrıca görev aldığım projelerdeki proje yöneticileri ve teknik yöneticiler arasında da çok sayıda kadın var. Bize iyi birer rol model olan böyle yöneticilere sahip olduğumuz için çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Kısacası, iyi ki YALTES’teyim.”

YALTES Test Mühendisi Ezgi ANSEN: “Saha şartlarında da görevimi başarıyla yaptığımı görmek beni daha çok motive ediyor.”

Savunma sektörüne YALTES’le adım atan Ezgi Ansen, 3 yıldır YALTES’te test mühendisi olarak görev yapıyor. Ansen, 2013 yılında, üniversiteden yazılım mühendisi olarak mezun olmuş ve YALTES’ten önce, 4 yıl boyunca, sigorta sektöründe, yine test mühendisi olarak çalışmış.

Ansen, sigortacılık gibi kadın çalışanların daha yoğun olduğu bir sektörden, savunma gibi erkek egemen bir sektöre geçiş yaptığına dikkat çekiyor: “Savunma sektörünün geneline göre YALTES’te kadın çalışan sayısı çok daha fazla. YALTES’te, kadın ya da erkek diye bir ayrım yok ve uygun olan herkes o işi yapabiliyor. Kadınlara da güven duyuluyor ve sorumluluk veriliyor.”

YALTES’in geliştirdiği SYS alt sistemlerinde koşan yazılımları test eden Ansen’in görevi, bu yazılımların YALTES tesislerinde test edilmesinden alt sistemlerin entegre edildiği gemideki test faaliyetlerine kadar uzanıyor. Ansen, bu kapsamda, gemi üzerinde, hem liman hem de seyir testlerine katılıyor. Saha şartlarında da görevini en iyi şekilde yapmak, Ansen’in iş motivasyonunu arttırıyor: “Görevim gereği bir savaş gemisine gidiyorum ve seyre çıkıyorum. Deniz ortamındaki zorlu şartlar, kadınlar için de erkekler için de aynı. Saha şartlarında da görevimi başarıyla yaptığımı görmek beni daha çok motive ediyor.”

Ansen, YALTES’in kariyerindeki önemini, şu sözlerle vurguluyor: ”YALTES ile savunma sektörüne girdim ve bu sektörde çok mutluyum.”

Ansen, tüm sektörlerdeki kadınlar için dileklerini de şöyle dile getiriyor: “Hem iş hayatında hem de günlük hayatta kadın olmak kolay bir şey değil. Ülke genelinde çalışanlar arasında kadınların sayısı çok az. Kadınlara daha fazla şans tanınmalı, daha fazla sorumluluk verilmeli. Hepimiz görüyoruz ki kadınlar her işi çok iyi bir şekilde yapabiliyor.”

YALTES Genel Müdürü Bülent Hamzaoğlu

YALTES Genel Müdürü Bülent HAMZAOĞLU: “Gelecekte YALTES’in dümenine, kadın çalışanlarından birinin geçeceğinden eminim.”

YALTES Genel Müdürü Bülent Hamzaoğlu, konu kadın çalışanlar olunca geri planda kalmayı tercih ediyor. Yine de YALTES’in dümenindeki kişi olarak onun vurgulaması gereken konular da bulunuyor ve bu nedenle, Hamzaoğlu’nun da görüşlerine başvurduk.

Hamzaoğlu, YALTES’in kadın çalışanlara yönelik faaliyetleriyle ilgili şunları söylüyor: “YALTES olarak tüm faaliyetlerimizi, paydaşlarımıza azami katkı vermek ve YALTES’in sürdürülebilirliğini sağlamak için yapıyoruz. Dolayısıyla bizim için ürünlerimizin kalitesinden ya da zamanında teslim edilmesinden ödün vermek söz konusu olamayacağı gibi proje hacmi ya da kârlılık hedeflerimizi göz ardı etmemiz de söz konusu olamaz. Tüm bunları sağlamanın birinci şartı, yetkin insan kaynağıdır. Kadın çalışanlarımıza yönelik yaptığımız tüm çalışmaları, bu bakış açısıyla gerçekleştiriyoruz. Diğer bir deyişle kadın çalışanlarımıza yönelik faaliyetlerimizi; kalite, zamanında teslimat, proje hacmi, kârlılık gibi hedeflerimizi desteklemek için de yürütüyoruz. Kadın çalışanlarımız, YALTES’in hedeflerine ulaşmasında itici güç oluyor.

Kadın çalışanlarımız için yaptıklarımızı, sektöre ve kamuoyuna duyurmak istiyoruz. Bu duyuru sayesinde yetişmiş, nitelikli, YALTES’te kalıcı olacak kişilerin de ilgisini çekmek istiyoruz. Sektöre yeni çalışanlar kazandırmak istiyoruz.

Şunu da büyük bir gururla ifade etmek isterim: Gelecekte YALTES’in dümenine, kadın çalışanlarından birinin geçeceğinden eminim.”

Sektörün Bir Okulu Olarak YALTES
YALTES yetkilileri, YALTES’in, kadın çalışanlarına yönelik faaliyetlerinin yanı sıra sektöre nitelikli insanlar yetiştiren bir okul olduğunun da altını çiziyorlar. Şu anda 100 kişilik bir ekibe sahip olan YALTES’te, kuruluşundan beri, yaklaşık 350 kişi çalıştı. Bunların önemli bölümü, halen sektörde çalışmayı sürdürüyor. Daha önceden YALTES’te çalışmış olan 46 erkek ve 12 kadın, toplam 58 kişi, savunma ve havacılık sektörüne, farklı firmalarda ve farklı pozisyonlarda hizmet vermeye devam ediyor.

 135 Toplam Görüntüleme,  1 Günlük Görüntüleme

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.