Ana Sayfa Manşet Nurol Makina Genel Müdürü Engin AYKOL: “Kalite, gelecek planlamamızda ve stratejik hedefleri planlamamızda destekleyici bir rol üstleniyor.”

Nurol Makina Genel Müdürü Engin AYKOL: “Kalite, gelecek planlamamızda ve stratejik hedefleri planlamamızda destekleyici bir rol üstleniyor.”

Zeynep KAREL / zeynep@zeynepkarel.com

Savunma ve havacılık sektörü, doğası gereği, hem ulusal ve uluslararası hem de teknolojik gelişmelerin etkilerine çok açık. Bu tabloda, firmaların kalite kavramına yaklaşımları ve bu kavramı uygulamaya nasıl dönüştürdüğü, rekabette önemli bir fark yaratıyor. Türk savunma ve havacılık sektöründe, kalite deyince ilk akla gelen ve kalite uygulamalarında öne çıkan firmalardan biri de Nurol Makina. İş Mükemmelliği ve Yönetim Sistemleri Danışmanı, Mentor Yük. Müh. Zeynep Karel tarafından hazırlanan söyleşi dizisinin beşinci bölümünde, Nurol Makina Genel Müdürü Engin Aykol, kalite alanındaki faaliyetlerini ve kaliteye bakış açılarını, MSI Dergisi okuyucuları için anlattı.

Zeynep KAREL: Engin Bey, gerek sektör tecrübeniz gerekse yöneticilik tecrübeniz, bizi, “kalite” temalı bu söyleşimizde, ilk soru olarak şunu sormaya itiyor: Savunma ve havacılık sektöründe kalite konusu, sizce nasıl ele alınmalı?

Engin AYKOL: Bilindiği üzere sektörümüz, faaliyetlerini proje bazlı yürütüyor. Tüm proje bazlı faaliyetlerde en önemli faktörlerin de zaman ve maliyet yönetimi olduğu düşünülürse firmalara avantaj sağlayacak en önemli unsur, kalite kavramına nasıl yaklaştıklarıdır. Proje teslimatları zamanında ve planlanan bütçe dâhilinde gerçekleştirilse dahi müşteri beklentilerini karşılama yolunda kendilerine rehberlik edecek kalite araçlarının kullanılması, büyük önem arz eder.

Bu kapsamda, proje sözleşmeleri ve yasal şartlar öncelikli olmakla birlikte, yönetim sistemi standartlarının etkin şekilde yürütülmesi, tüm aşamalarda müşteri memnuniyeti için avantaj sağlar. Burada, sektörümüz için dikkat çekmek istediğim bir nokta var: Sözleşme isterlerine ek olarak, mutlaka ürün ve hizmetlerle ilgili izlenebilirlik, güvenilebilirlik isterlerini karşılayan standart süreçler oluşturularak müşterilerin güveni sağlanmalıdır.

Sektördeki firmalar, rekabet güçlerini arttırmak adına sürekli iyileştirme hedefleri koymalı ve uygulamalıdır. Nitekim savunma ve havacılık sanayisinde öne çıkan kuruluşlarda, “Toplam Kalite Yönetimi” odaklı yaklaşım; iç ve dış müşteriler ve yardımcı sanayinin kalite yaklaşımlarını da içerecek şekilde değerlendiriliyor ve sürekli iyileştirme bakış açısı ile ele alınıyor.

Engin AYKOL: En büyük dayanağımız ve gücümüz; kurguladığımız süreçler, kalite anlayışımız ve çalışanlarımız olmaya devam edecek.

Zeynep KAREL: Nurol Makina’nın kalite konusuna yaklaşımını nasıl tarif edersiniz?

Engin AYKOL: Nurol Makina’da kalite; iş geliştirme sürecinden tasarıma, üretimden satış sonrası hizmetlere kadar tüm faaliyetlerimizde destekleyici ve tamamlayıcı bir rol oynar. Süreçlerimizi, “kalite, tüm çalışanların sorumluluğundadır” bakış açısı ile oluşturuyoruz ve sürekli iyileştiriyoruz. Kaliteyi, sadece operasyonel kontrol faaliyetleri olarak görmüyoruz. Süreçlerimizi, “Entegre Yönetim Sistemi” yaklaşımı ve “İş Mükemmelliği” bakış açısı ile güvence altına alıyoruz.

Yalnızca Nurol Makina bünyesinde değil, alt yüklenicilerin ve yardımcı sanayinin ürün kalitesinin arttırılması ve kalite yönetim sistemlerinin iyileştirilmesi amacıyla destek faaliyetlerimizi de sürdürüyoruz.

Zeynep KAREL: Konuyu yönetim açısından ele alacak olursak Nurol Makina’nın kalite konusuna yaklaşımı, şirketin günlük faaliyetlerini yönetmenizi nasıl destekliyor?

Engin AYKOL: Yönetim olarak, kalite kültürünün tüm kademelerde yaygınlaştırılmasını sağlamak için öncü ve destekleyici bir rol oynuyoruz.

Gerçekleştirilen günlük faaliyetlerin, kendi rutininde, kalite bakış açısıyla yürütülüp daha da geliştirildiğini görmek, bizler için bu sürecin içselleştirildiğinin en büyük kanıtıdır. Süreçlere yönelik iç denetimler ve denetimlerin sonuçları neticesinde oluşturup ortaya koyduğumuz ve takip ettiğimiz iyileştirme çalışmaları, günlük faaliyetlerimizin de her geçen gün daha verimli hale gelmesine önemli katkılarda bulunuyor.

EJDER YALÇIN, NGVA (NATO Generic Vehicle Architecture / NATO Jenerik Araç Mimarisi) uyumlu altyapısı ve taşıdığı faydalı yüklerle NATO konseptlerine uyumlu ağ destekli muharebe sahasının bir parçası olarak görev yapabiliyor.

Zeynep KAREL: Benzer şekilde, bu yaklaşım, Nurol Makina’nın geleceğini planlamanıza nasıl destek oluyor?

Engin AYKOL: Kalite, gelecek planlamamızda ve stratejik hedefleri planlamamızda destekleyici bir rol üstleniyor. Biz, kullanıcılarımızı tatmin edecek çözümün, üstün teknik performansın yanı sıra iyi bir fiyat ve hızlı bir teslimat takvimi gibi geniş bir perspektifle oluştuğuna inanıyoruz. İyi bir çözümün ancak iyi bir firmadan çıkacağının bilincinde bir kuruluş olarak, tüm fonksiyonlarımızı içeren kolektif bir iyileşme süreci yürütüyoruz. Bu kapsamda stratejik planlama çalışmalarımızda odaklandığımız operasyonel iyileşme ve rekabette farklılaşma faaliyetlerimizi, entegre yönetim sistemi ile eşgüdüm içinde gerçekleştiriyoruz.

Zeynep KAREL: Bu yaklaşımınızın, Nurol Makina’nın geliştirdiği; başta EJDER YALÇIN, YÖRÜK gibi platformlara yansıması nasıl oluyor?

Engin AYKOL: Tüm birimlerimizin ve fonksiyonlarımızın, uyum içinde ve sürekli iyileşme odaklı çalışmasının en güzel göstergesinin EJDER YALÇIN olduğunu görüyoruz. EJDER YALÇIN, kendi segmentinde, gerek satış rakamları gerekse kullanımda olduğu ülke ve coğrafya çeşitliliği ve görev başarısı açısından, rakiplerinden açık ara önde bir araçtır. Artık NGVA (NATO Generic Vehicle Architecture / NATO Jenerik Araç Mimarisi) uyumlu altyapısı ve taşıdığı faydalı yüklerle NATO konseptlerine uyumlu ağ destekli muharebe sahasının bir parçası olarak görev yapabiliyor. Bu gelişmişlikte bir aracın oluşturulmasının ve pazarda uzun süreli varlığını korumasının arkasında, operasyonel bölümlerden destek birimlerimize kadar, özveri ile sürekli gelişime ve iyileşmeye inanan kadromuz bulunuyor. Burada, göstermiş oldukları başarı sebebi ile tüm çalışma arkadaşlarımla gurur duyduğumu belirtmek isterim.

YÖRÜK, yeni geliştirdiğimiz bir araç. Bu sene ilk teslimatlarını yurt dışı kullanıcılarımıza yapmaya başlıyoruz. YÖRÜK’ün geliştirilmesinde, hem EJDER YALÇIN’ın farklı kullanıcılarından ve yoğun operasyonel kullanımından gelen geri beslemeleri hem de kurumsal seviyedeki dinamik ve çevik iş yapma modellerimizden faydalandık. Bu kolektif iyileşmenin bir yansıması olarak, YÖRÜK ile EJDER YALÇIN’ın da üstünde bir satış başarısı göstereceğimizi göreceksiniz.

Bu arada, bu sürekli iyileşme ve gelişme odaklı kurumsal yaklaşımımızı, EJDER KUNTER ve ILGAZ gibi diğer platformlarımıza ve platform üstünde yer alan özgün görev donanımı ve sistem çözümlerimize de uyguladığımızın altını çizmek isterim.

Nurol Makina, YÖRÜK’ün geliştirilmesinde, hem EJDER YALÇIN’ın farklı kullanıcılarından ve yoğun operasyonel kullanımından gelen geri beslemeleri hem de kurumsal seviyedeki dinamik ve çevik iş yapma modellerimizden faydalandı.

İlk Temasta Güven Ortamı Oluşturmak

Zeynep KAREL: Nurol Makina, ihracat alanında da çok aktif bir firma ve ülkemiz için büyük bir katma değer yarattığını da görüyoruz. İhracat faaliyetlerinizde, özellikle son yıllarda artan bir performans gösteriyorsunuz. Kurmuş olduğunuz entegre yönetim sistemi, ihracat faaliyetlerinize nasıl yansıyor?

Engin AYKOL: Nurol Makina, son yıllarda ihracatta göstermiş olduğu başarılarla sadece Türkiye’de değil, yurt dışı basında da gündeme geliyor. Bunu, global varlığımızın bir göstergesi olarak görüyoruz. Nitekim bugün araçlarımız; Güney Amerika’dan Uzak Doğu’ya, Sahra Altı Afrika’dan Avrupa’ya kadar birçok ülkede ve NATO’dan Birleşmiş Milletlere kadar birçok uluslararası organizasyonda hizmet veriyor. Bu geniş coğrafyada yürütmekte olduğumuz iş geliştirme faaliyetlerinde, potansiyel müşterilerimizle ilk temasımızda bir güven ortamının oluşmasında, sahip olduğumuz entegre yönetim sistemi sertifikalarımız önemli bir katkı sağlıyor.

Kurmuş olduğumuz bu sistemin şirket genelinde etkin olarak uygulanması da sözleşmeye dönen satışlarımızı sürdürülebilir kılıyor. Bizim için önemli olan, sadece bir satış sözleşmesini imzalamak değil; sözleşmede belirlenen takvimde teslimatları yapabilmek ve kullanıcının, araçlarımızı etkin olarak ömür boyu kullanabilmesini sağlamaktır. Bu kapsamda Entegre Yönetim Sistemimiz rehberliğinde yürütülen proje yönetimi ve satış sonrası hizmet desteği sayesinde, satış yaptığımız hemen her ülkeden devam siparişler aldığımızı, gururla belirtmek isterim. Ayrıca, mevcut kullanıcılardan gelen ilave taleplerin ötesinde, portföyümüze her sene birkaç yeni ülkenin eklendiğini ve envanterde bulunan araç sayımızın giderek arttığını da görüyoruz.

Alt Yüklenicileri Geliştirmeyi ve Onlarla Büyümeyi Sağlayan Strateji

Zeynep KAREL: Nurol Makina, aynı zamanda birçok alt yüklenici ile çalışıyor. Entegre yönetim sisteminiz, alt yüklenicilerinize nasıl bir katkı sağlıyor?

Engin AYKOL: Nurol Makina, alt yüklenicilerini geliştiren ve onlarla birlikte büyüyerek gelişmeyi hedefleyen bir stratejiye sahiptir. Bu doğrultuda, alt yüklenicilerimize kalite bakış açımızı yansıtmak ve onlarla ortak bir bilinç oluşturmak için denetim, eğitim ve iyileştirme faaliyetleri yürütüyoruz.

Stratejik planımız doğrultusunda, 2017 yılında, yardımcı sanayi altyapımızı güçlendirmek için “Yardımcı Sanayii Geliştirme ve Değerlendirme” birimini oluşturduk. Bu yeni birimi desteklemek için de ilgili operasyonel bölümlerin altında yeni sorumluluklar belirledik. Ayrıca, dijitalleşme stratejimiz ve uygulamamızın önemli bir parçası olarak, yardımcı sanayi faaliyetlerimizde kurumsal kaynak planlama yazılımını aktif olarak kullanıyoruz. Bu da geniş bir yardımcı sanayi ağını, çevik bir şekilde yönetebilmemize olanak sağlıyor.

Tüm bu çalışmalarımızın sonucunda, Nurol Makina ile beraber gelişen yardımcı sanayi firmalarımızdan da beklentilerimiz, her geçen gün artıyor.

Yüksek Rekabet Ortamında Sürdürülebilir Başarı: İki Kez Üst Üste Kaizen Ödülü

Zeynep KAREL: Günümüz savunma ve havacılık sektörü, üretilen ürün veya hizmetin mükemmelliğinin ötesinde; müşteriler için değer yaratmak, yarınlar için sürdürülebilir bir gelecek sunmak, yönetişim, yenileşim ve yeniliği teşvik etmek, iş birlikleri yaratmak gibi birçok farklı unsuru kapsayacak şekilde hızla büyüyor.

Zeynep KAREL: Nurol Makina, sürekli iyileştirme faaliyetleri kapsamında, 2018 Yılı KalDer Kaizen Ödülüne layık görüldü ve böylece, savunma sektöründe bu ödülü alan ilk firma oldu. 2020 yılında da ikinci kez bu ödüle layık görüldünüz. Burada sürdürülebilir bir başarı sağladığınızı görüyoruz. Bu başarı hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz? Bu başarı hikâyesi kapsamında, okuyucularımıza ne gibi önerilerde bulunmak istersiniz?

Engin AYKOL: Geçmiş yıllar ile bugünkü iş yapış biçimimizi kıyasladığımızda, arada büyük farklar olduğunu görüyoruz. Bunu ilk günden bu yana, konfor alanımızı terk ederek özümsemeye çalıştığımız sürekli iyileştirme felsefesi ve yalın imalat kültürüne borçluyuz. Dolayısıyla çalışanlarımızı bu yönde motive etmek ve onlara bu kültürü aşılamak üzere 2017 yılında, yeni bir organizasyonel yapılanma ile “Mükemmeliyet Merkezi” birimimizi oluşturduk.

Bulunduğumuz an itibarıyla şirket genelinde bu süreçlere, büyük yüzdelerde katılım sağlandığını görüyoruz. Artık sadece üretim faaliyetlerimizi değil, şirket süreçlerimizi de mükemmellik anlayışına dâhil ederek İş Mükemmelliği bakış açısıyla kendimize yeni hedefler belirliyoruz. Sürekli iyileştirme ile bundan sonra varmak istediğimiz ana noktanın, yalın bir değer zinciri oluşturmak olduğu bilinci ile hareket ediyoruz.

Katılım sağladığımız ilk yılda Kaizen Ödülü’nü alarak, savunma sektöründe bir ilk oluşumuzun, bu süreçte bizler için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirtmeliyim. Son olarak, 2020 yılında KalDer tarafından düzenlenen 23. Kalite Çemberleri Paylaşım Konferansı’nda, bir kez daha Kaizen Ödülü’ne layık görülmüş olmamız, yüksek rekabet ortamında sürdürülebilir başarı için sürekli iyileştirme faaliyetlerine inançla devam ettiğimizin en önemli göstergesidir.

Bu çalışmalara yeni başlamış veya başlamayı düşünenlere tavsiyem; değişimin zor olduğu gerçeğini unutmadan, kendilerine; kısa, orta ve uzun vadeli hedefler koyarak adım adım ilerlemeleri olacaktır. Özellikle üst düzey yöneticilerin ekiplerini ve çalışanları bu süreçte sabırla desteklemeleri çok önemlidir. Yönetim desteği olmadan, çalışanların kendi imkânları ile başarı elde etmesini beklemek, gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır.

Zeynep KAREL: İçinde yaşadığımız ortamda, bir yanda hızla gelişen ve değişen müşteri istekleri, bir yanda çok hızlı gelişen teknoloji, diğer yanda pandemi süreci ve sürekli gündemde olan tehditler var. Bu çok değişkenli ortamda, önünüzde nasıl bir yol haritası var?

Engin AYKOL: Belirttiğiniz üzere artık teknolojiden jeopolitik gündeme kadar çok hızlı ve radikal değişimler yaşamaya başladık ve içinde bulunduğumuz ekosistemde de bu durumun etkilerini görüyoruz. Öncelikle bu durumu, Nurol Makina için bir tehditten çok fırsat olarak gördüğümüzü belirtmek isterim. Bu değişimi iyi okuyabilmek ve bize etkileri kestirebilmek için kurumsal seviyede risk ve fırsat yönetimini etkin olarak yürütüyoruz. Bu süreçte, proaktif olarak tedarikçilerimiz ve kullanıcılarımız ile görüşüp gelişmelerin, programlarımıza ve ürünlerimize etkilerine yönelik gerekli tedbirleri alıyoruz ve iyileştirmeler yapıyoruz. Bu proaktifliğimizin kullanıcılar tarafından da takdir edildiğini ve bize yeni fırsatlar yarattığını söyleyebilirim.

Dönemsel gelişmeler doğrultusunda, ürün ve teknoloji geliştirme yol haritalarımızda da güncellemeler yapıyoruz. Ticari gizlilik sebebi ile bunun kapsamı hakkında bilgi paylaşamıyorum ama zaman zaman yapılan güncellemeler ile beraber, stratejik planımızda hedeflediğimiz konuma geleceğimize olan inancım tamdır.

Sürekli iyileştirme faaliyetleri kapsamında “2018 Yılı KalDer Kaizen Ödülü”ne layık görülen ve savunma sektöründe bu ödülü alan ilk firma olan Nurol Makina, 2020 yılında da ikinci kez bu ödüle layık görüldü.

Zeynep KAREL: Eklemek istediğiniz başka bir konu ya da konular var mı?

Engin AYKOL: Artan rekabet koşulları, ticaret savaşları ve değişen jeopolitik dengeler nedeniyle savunma ve havacılık sanayimizin, yurt dışı ile iş yapabilme potansiyeli açısından daha zor bir döneme giriyoruz. Nurol Makina olarak Türk bayrağını yurt dışında birçok ülkede dalgalandırmanın gururunu yaşıyoruz. Bunu gerçekleştirebilmek için özveriyle ve yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Global varlığı olan bir firma olarak, ihracatımızın artması için var gücümüz ile çalışmayı sürdüreceğiz. Bunu yaparken en büyük dayanağımız ve gücümüz; kurguladığımız süreçler, kalite anlayışımız ve çalışanlarımız olmaya devam edecek.

Bu vesile ile size ve tüm MSI Dergisi ailesine, sektörümüzü bilgilendirme ve aydınlatma yolunda uzun yıllardır kalitesinden ödün vermeyen yaklaşımınız için teşekkür ederim.

Zeynep KAREL: Savunma ve havacılık şirketlerinin, yalnızca işlerini yaparak ayakta kaldıkları günler çok geride kaldı artık. Savunma ve havacılık şirketleri, temel faaliyetlerinin yanı sıra tedarikçilerinden müşterilerine, liderlerinden çalışanlarına, süreçlerinin her seviyesinde mükemmelliği yakalamak ve sürdürülebilir hale getirmek zorunda. Çünkü artık bu anlayışı içselleştiren, müşteri odaklı yaklaşımı benimseyerek paydaşları için değer yaratmayı hedefleyen; aynı zamanda süreçlerinde yenilikçiliği ve verimliliği ön planda tutan şirketler, küresel rekabette öncü oluyor ve öne geçebiliyor.

Günümüz savunma ve havacılık sektörü, üretilen ürün veya hizmetin mükemmelliğinin ötesinde; müşteriler için değer yaratmak, yarınlar için sürdürülebilir bir gelecek sunmak, yönetişim, yenileşim ve yeniliği teşvik etmek, iş birlikleri yaratmak gibi birçok farklı unsuru kapsayacak şekilde hızla büyüyor. Tüm bu alanlarda mükemmelliği yakalama ve sürdürülebilirliği devam ettirme hedefini, politika ve stratejilerine entegre eden şirketlerde, çalışan ve müşteri memnuniyeti artıyor; bu durum, şirket itibarını arttırırken pazar payını da olumlu yönde etkiliyor.

Söyleşimizde sizi dinlerken bu yönde ilerlediğinizi bir kez daha gördük; özellikle çok değer verdiğim “müşterilerin güvenini sağlamayı” amaç edinmeniz ve yine bu yönde çalışmalar gerçekleştirdiğinizi anlatmanız, gurur verici. Sözleşmelerinizde belirlenen takvimde teslimatları yapmaya özen göstermeniz; kullanıcılarınızın araçlarınızı etkin olarak ömür boyu kullanabilmesini sağlamayı hedeflemeniz; ürün ve hizmetlerinizle izlenebilirlik, güvenilebilirlik gibi istekleri en iyi şekilde karşılamayı amaçlamanız; entegre yönetim sistemi uygulamalarınız, çok önemli. Süreçleriniz, iç tetkikleriniz, iyileştirme çalışmalarınız, sürdürülebilirliğe yönelik çalışmalarınız, dinamik ve çevik iş yapma modeliniz, yardımcı sanayilerinizin ürün kalitesinin arttırılması ve kalite yönetim sistemlerinin iyileştirilmesini de sağlamayı amaçladığınız çalışmalarınız da öne çıkıyor.  Gelecek planlarınızda ve stratejik hedeflerinizde, kalite kültürünün, tüm süreçlerinizde ve tüm kademelerde yaygınlaştırılmasını sağlamak adına öncü bir yönetim desteği verdiğinizi, sizden, ilk ağızdan duymak çok sevindirici. Okuyucularımız için bu söyleşimizin, çok güzel bir farkındalık sağlayacağından, onlara yön vereceğinden ve katma değer yaratacağından eminim. Kaliteyi, iş yapma biçimi haline getirdiğinizi görmek çok güzel; size ve tüm ekibinize teşekkür ederim.

Zeynep KAREL ve Engin AYKOL’a, bu söyleşi kapsamında vakit ayırdıkları ve verdikleri bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

 186 Toplam Görüntüleme,  3 Günlük Görüntüleme

İlgili İçerikler

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyoruz, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Detaylı bilgi almak için tıklayın.